alemlerin aslı hayaldir
Az evvel bir arkadaşımdan aldığım maili yayınlamak istiyorum:
Bu postayı tanıdıklarınıza dağıtmanız için gönderdim. Kamuoyu falan hesabı ama keyfiniz bilir.
Bildiğiniz (ya da bilmediğiniz) gibi www.youtube.com adresine erişim mahkeme kararı ile engelleniyor. Yani bir açıdan. Aşağıda açıklama ve yorum bölümü var.
1. Genel ilke olarak (matematikçiler buna aksiyomatik derler) vatandaşlarının bilgi erişimini kısıtlamaya çalışan bir yönetim faşist bir yönetimdir. Çatılardaki uydu antenlerini söken İran yönetimi ile internete sansür uygulamaya çalışan TC (te-ce, evet, bugün böyle) yönetimi arasında fark yoktur.
2. Teknik olarak internet erişimine sansür koyamazsınız. Tabii ki evlere girip modemleri kırmak bir çözüm olabilir ama “bu siteye erişim mahkeme kararı ile engellenmiştir” yazısı çorbadaki sinek kadar mutsuz eder insanı. Sineği çıkarmak ya da çorbayı geri göndermek kişinin insiyatifine kalmış bir durumdur. Eğer herhangi bir siteye mahkeme kararı ile erişemiyorsanız, bu sizin teknik bilgi eksikliğinizden kaynaklanan bir durumdur aslında, bir bilene danışın.
3. Biri bize hakaret etmiş. Evet. Erişimin engellenme sebebi bu. Peki erişim kime engelleniyor? Bize. Hakaret edenler erişebiliyor mu? Evet. Biz? Hayır. Cevap verebiliyor muyuz? Hayır. Neden? Erişim bize kapalı. Bu nasıl iştir? Taşları bağlamışlar köpekler serbest.
4. Bu derece düşük akıl (düşük akıl doğru Türkçe değil ama bu e-posta sebebi ile hakkımda dava açılmasını istemiyorum. Sanırım anlatmak istediğimi ifade ediyor bu tamlama) ile üretilmiş bir kararın arkasında ya taraflı bir duruş olmalı ya da cehalet diye düşünerek konuyu biraz araştırdım. Maalesef taraflı bir duruş yok ortada. Erişimin engellenmesi kararını verenler ilgili internet sitesini kapattıkları sanrısı içindeler. Evet. Sanıyorlar ki kimse göremiyor kendilerince “zararlı” buldukları görseli. Durum böyle değil ama. “zararlı” görsel orada hala. Sadece biz göremiyoruz.
5. Aslında “zararlı” görsel hala orada değil. Kaldırılalı çok oldu. Bu da müthiş hızlı çalışan adalet sistemimizin bir nişanı, madalyası olsun. Suç unsuru ortadan kalktı yani ama erişim engellemesi devam ediyor. Yaşasın adalet.
6. Her ay doğalgaz faturası öderken merak ediyorum “neden bu kadar fazla” diye. “Eski bir başbakan ve eski bir sanayi bakanı Rusya’dan alınan doğalgaz konusunda rüşvet falan mı almışlar acaba” diye düşünüyorum. Bilemiyorum ama. Çünkü anlaşma devlet sırrı. Neden bu kadar çok para ödüyorum bilemiyorum. Sır çünkü (ak). Internette de beni (de) ilgilendiren bir kötüleme yer almış. Nedir? Bilemiyorum. Bir şeyler yapayım?! Yapamıyorum. Neden? Benim görmem yasak çünkü. Sır çünkü.
Eh. Gerekenden fazla vakit ayırdım bu e-posta için.
Tanıdıklarınıza gönderin lütfen. Sonuçta “enlarge your pi-pi” ya da “arkadaş arıyor musunuz?” konulu bir posta değil bu. Biraz daha rasyonel akla hitap ediyor. Umarım.
Sevgi ve saygılarımla
Kağan Kongar (evet, imzalı bir e-posta bu; arkasında duralım yazdıklarımızın değil mi?)
Arkadaşım Kağan böyle yazmış, ne bir eksik ne bir fazla. Söyledikleri o kadar doğru ki… ben şimdi bunun üzerine bir şey eklemeyeceğim.


23 Ocak 2008 13:07
[…] Osman S Börütecene’ye gönderilmiş olan Youtube Yasağı ile ilgili e-posta. […]
23 Ocak 2008 18:19
http://guneylibaharatlar.blogspot.com/2008/01/youtube-yasayla-ilgili-mektup.html
29 Ocak 2008 22:51
Evet okkalı bir tokat bu…Tabi anlayana… Düşüncelerimiz aynı, beklentilerimiz aynı tamam da devam eden süreç de aynı… Söylüyoruz söylüyoruz değişen birşey yok. Hani diyorum eksik kalan yanlarımızı böylesi yazılarla mı örtmeye çalışıyoruz ne dersiniz? Ben kendi adıma bunu kabul ediyorum artık…
9 Nisan 2008 05:29
[…] YouTube yasağı geçti ama osman börütecene’ye bir mektup var. […]