alemlerin aslı hayaldir
Hayat belli bir düzen içerisinde başlamaz, kolay kolay da belli bir düzen içerisinde devam etmez. Zaman zaman düzene girer gibi olur ancak kısa bir süre sonra bunun dönemlik bir durum olduğu hemen anlaşılır.
Hayatın bu düzensiz yapısı içinde insanoğlu oldum olası bir kontrol sahibi olmaya çalışır. Bu bazen olur, bazen olmaz. Yaşamınızı iyi kötü istediğiniz bir düzene sokmak gerçekte elinizdedir. Ancak gözlerinizde binbir ayrı perde vardır. Yapabilir miyim? Başkaları nasıl yaptı? Elalem ne der? gibi sorular sizi girmek istediğiniz yoldan alıkoyabilir. En büyük engel zihninizdedir.
Yaşam koçluğu bu noktada gözlerinizdeki perdeyi kaldırır ve gerçekleştirmek istediğiniz şeylerin kolay olmasa bile çoğu kez sizin çabalarınıza bağlı olduğunu ve bu çabaların yine kolay olmasalar da çoğu kez hayalinizde canlandırdığınız kadar zor olmadığını size yaşatarak gösterir.
Elbette işin bir insani boyutu var. Bu insani boyut içerisinde kişinin duygularını tanıması, bunlarla yaşamayı öğrenmesi, bunları değiştirebileceğini anlaması, endişelerden kaygılardan arınması gibi şeyler var.
Bu gibi şeyler bir coaching seansını bir psikoterapi seansına benziyormuş gibi gösterebilir. Zaman zaman bir yaşam koçu müşterisinin psikolojisi ile ilgilenmek durumundadır. Ancak yaşam koçunun çabası psikologlar ve psikiyatristler tarafından tanımlanmış ve tedavi edilen ruhsal rahatsızlıklara çözüm bulmak değildir. Bu bağlamda yaşam koçu ile bir psikoterapist arasında hiçbir benzerlik yoktur.
Süpervizyon, seans, zihindeki engelleri ortadan kaldırmak gibi ifadeler günümüzde rahatlıkla yaşam koçluğu ile psikoterapi arasında bir bağ sezilmesine neden olmaktadır. Ancak bu biçimsel benzerliklere dayanarak bir yaşam koçunun psikoterapist olduğunu düşünmek yanlıştır. Elbette günümüzde içinde psikoterapinin de bulunduğu birçok meslek dalı psikoloji bilgisinden faydalanmaktadır. Bu faydalanma ve uygulama meslek erbabını psikoterapist yapmaz. Tıpkı öğretmenlerin ya da insan kaynakları uzmanlarının da tekniklerini psikoloji biliminden almalarına rağmen birer psikolog, psikiyatrist ya da psikoterapist olmamaları gibi yaşam koçu da bir psikoterapist değildir. Kaldı ki ikisinin de beceri alanları, yaklaşımları, sonuç olarak ortaya koydukları hizmet ve artı değer birbirinden farklıdır.
İş hayatı günümüzde doğal hayat ile büyük benzerlikler gösteriyor. Her geçen gün medeniyetten ve dolayısıyla ahlaktan daha da uzaklaşan bir iş dinamiği içinde buluyoruz kendimizi. Böyle bir ortamda kişinin iyi bir kariyer yapması ve işinde başarılı olabilmesi için doğal özelliklerini hatırlaması ve bunları hayata geçirmesi gerekir.
Kişisel olarak benim kariyer koçluğundan anladığım, herkesin de anlaması gerektiğini savunduğum budur. Kariyer artık bir savaş alanı haline gelmiştir ve üniversite yılları boyunca ya da iş hayatı öncesi geçirdiği zamanlar boyunca hayatta her şeyin tıkır tıkır işlediğini, her firmanın ve her bireyin temel bazı ahlak, hukuk vb. kurallara uyduğunu zanneden kişiler bu savaş alanında hayal kırıklığına uğramaktadır.
Dolayısıyla kariyer yollarında ilerlemek isteyen kişinin buna ruhen hazırlanması gerekir. Yaşam koçu, kişiyi kariyer hedeflerini elde edebilmesi için farklı bir etik, farklı bir dünya doğrultusunda ruhen hazırlar.
Okuduğunuz bu metin henüz tamamlanmamıştır. Lütfen bir süre sonra yeniden ziyaret edin. Randevu için ise bana bir mail atın: osmanborutecene@gmail.com

