alemlerin aslı hayaldir
Bu yazı, web tasarımı hakkında mesleki terimler içermektedir. Bu terimlerin bazıları yazı içinde anlatılmış olmakla beraber genel ziyaretçi hedeflenmeden yazılmıştır.
Web tasarımı alanında son yılların değişmez tartışma konularından biri haline gelen tablosuz tasarım, web standartları ile tasarım yapmanın önemli unsurlarından biri. Ancak gündelik hayatın getirdiği bazı gerçekler ve fiili durum, tablosuz web tasarımı yapmayı zorlaştırıyor.
Önce kısaca tablo derken neyi kasdettiğimizden bahsedelim; ofis yazılımlarını sıklıkla kullananlar, özellikle de OpenOffice.org Writer, Microsoft Word vb. yazılımları kullananlar tabloları tanıyacaklardır. Ofis yazılımlarında düz bir sayfa yerine birden fazla sütuna ayrılmış bir sayfa düzeni için tablo kullanırsınız. İşte burada bahsettiğimiz tablolar da o tablolar.
Web tasarımında tablo kullanılmasının amacı veriyi sayfa içerisinde konumlandırmak. Tablosuz tasarımda ise, veriyi sayfa içinde konumlandırmak yerine dışarıdan bir CSS dosyası aracılığı ile konumlandırıyorsunuz. Böylelikle tabloları sadece tabular, yani mutlaka tablo gerektiren, sütunlardan ve satırlardan oluşan bir yapıdan başka bir biçimde sunulamayan veriler için kullanıyorsunuz.
Bu konuda yaşanan tartışmanın ana konusu ise şu; veri ile sunumu birbirinden ayırmak. Burada html dosyası veriyi, CSS dosyası ise bu verinin sunumunu belirleyen kodları içeriyor.
Bence sorun şurada, (x)html hala veriden ibaret değil. (x)html sunumu da barındırıyor. Evet, artık font tag’i kullanmıyor olabiliriz, tabloları kullanmıyor olabiliriz, semantik (anlamlı) kelimelerle verimizi tanımılıyor ve tarif ediyor olabiliriz ama yine de verinin sunumunu (tasarımını) oluşturmak için html’den faydalanıyoruz. Örneğin, arka plan resimleri için bazen birden fazla div tag’i kullanıyoruz, sadece CSS dosyasından faydalanarak sunumu biçimlendirmek amacıyla fazladan markup (işaretleme, tag) kullanıyoruz. Bu durumda doğal olarak içerik (veri) ile tasarımın (sunum) birbirinden ayrılması teoride kalıyor.
Sadece şu bile html’in yalnızca içeriğin değil, tasarımın da bir parçası olduğunu anlatmak için yeterli olmalı: Html dökümanımızın içerdiği verinin sırası, içeriğin görsel tasarımında rol alıyor.
Ayrıca, tablosuz tasarımın getirdiği yararlar bazı web siteleri için geçerli değil. Örneğin, ağır görsel materyal içeren ve bir kaç haftalık hayatı olan reklam ve pazarlama amaçlı siteler. Bu tür sitelerin Google’ın arama sonuçlarında yer almayı hedeflemeleri hem gereksiz, hem de hayal olur. Bir kaç haftalık ömrü olan bir web sitesine onbinlerce kişi link verse bile bu sitenin Google’da; bırakın ilk yirmi otuz arama sonucu içinde çıkmasını, endekslenmesini beklemek dahi hayal olabilir. Elbette bu konuda da yapılabilecek şeyler vardır ancak toplu (entegre) bir pazarlama planı çerçevesinde yerini almış birkaç haftalık bir reklam sitesini Google’a ihtiyacı yoktur, olmamalı da zaten. Goole ve tablosuz tasarım arasındaki ilişkiyi daha evvel şu yazılarımda anlatmıştım: Web Sitesi Tasarımı Yaparken Nelere Dikkat Etmeliyiz?, Arama Motorlarından Saklanma Yolları.
Dolayısıyla; reklam ve pazarlama amaçlı, bir reklam kampanyasının parçası olarak webde bir kaç hafta yayınlanacak olan görsel ağırlıklı bir web sitesinde nesnelerin ekranda istediğimiz gibi konumlandırılmasını garantilemek çok çok önemli bir konudur. Böyle önemli bir konuda Dünyanın büyük bir bölümünün kullandığı Microsoft Internet Explorer yazılımına güvenemeyeceğimizden bu yazılımın okumayı becereceğinden en emin olduğumuz yöntemi kullanmak mübah olacaktır: Nesnelerin yerlerini tablolar kullanarak belirlemek.
Elbette, hem tablo kullanıp hem de erişilebilir olmak mümkün. Örneğin ekran okuyucularında (screen readers) en çok rahatsızlık yaratan, daha doğrusu esas rahatsızlığı yaratan şey tabloların kendisi değil, görünümün bütünlüğünü sağlamak için kullanılan spacer.gif ve lüzumsuz yere kullanılan içiçe tablolar (nested tables). Web sitesinin anahatlarını tablolar ile belirleyip gerisini tablosuz tasarlarsak, yani melez bir tasarım yaratırsak hem müşterilerimizi memnun etmiş oluruz hem de ziyaretçilerimizi. Üstelik bu yolla web çalışanları olarak da hepimizin daha az ağrı kesici, daha az sigara ve daha az kahve tüketeceğinden eminim.


3 Eylül 2007 01:33
Eline sağlık. Diğer yazılar gibi bu da elimizde bulunması gereken bir yazı olmuş.