Az evvel gördüm, Milliyet‘ten sonra Hürriyet de video sayfası açmış.
Eskiden televizyonun gördüğü işi şimdi bilgisayarlar ve internet görüyor. İnsanlar videoları internette izliyorlar. Bunlar bazen haber videoları oluyor, bazen eğlence. Bazen de spor. Spor burada çok önemli. Daha evvel bir yazımda bahsetmiştim, gelecek yıllarda (beş-on yıl değil, üç-dört yıl) bugün cep telefonu sahibi olan herkesin bir avuçiçi bilgisayarı ya da dizüstü bilgisayarı olacak. Sevdiğimiz dizileri, tuttuğumuz takımın maçlarını oradan izleyeceğiz.
Bilgisayardan veya internetten kimin ne kadar anladığı önemli değil burada. Teknoloji söz konusu olduğunda adapte olma açısından nesnelere verilen isimler çok etkili oluyor. Yarın biri çıkacak dizüstü bilgisayarları “kişisel haberleşme merkezi” ya da “bilgisayarlı cep telefonu” ya da “hem konuş hem seyret” gibi bir isimle satacak. O zaman hiç kimse “ben internetten anlamıyorum ki” ya da “ben bilgisayar kullanamam ki” demeden o cihazları satın alacaklar. Satın almayanları toplum ayıplayacak, onları hor görecek, küçümseyici gözlerle bakacak.
Yıllar değil aylarla hesap edilebilecek bir süre içerisinde bu ulusal gazetelerin video sayfalarına alınan reklamlar geleneksel medyaya alınan / verilen reklamlarla yarışa geçecek. En çok tıklanan site haberleri yerini “cep telefonları gazeteleri unutturdu” gibi haberlere bırakacak.
Bu gelişmeler bizi bundan on-onbeş yıl öncesini hatırlatırcasına yeni “Cem Özer” ler, “Rüstem Batum” lar, “Ciguli” ler, “Özcan Deniz” ler ile tanıştıracak. Ancak bu sefer bunlardan yüzlercesini göreceğiz. Ben bir tanesini takibe aldım bile.
2007 yılı, değişim sürecinin son yıllara oranla en hızlı yaşandığı yıl olacak. Baş döndürücü bir hızla tarihin şahitleri olacağız.
Benzer yazılar:
- Televizyonun Yerini Internet Alınca
- Internet Kültürüne ve Görgüsüne Niçin İhtiyacınız Var?
- Verinin Yeniden Kullanılabilirliği
- Bilgisayarlarda ve İnternette İçerik Sunumu Basitleştirilmeli

Son yorumlar