Uçak kazalarından bahsetmeyeceğim, konumuz o değil.
Yaşamayı oldum olası uçak kullanmaya benzetirim. Daha doğrusu yaşarken karar alma sürecimizi uçakların manevra yapış biçimlerine benzetirim. Uçaklarda olduğu gibi hayatta da aşırı keskin dönüşler felaket getirebilirler. Elbette hayatta bazen bazı konularda radikal değişiklikler yapmak gerekebilir. Ama bu zaten uçak kullanırken de yine böyledir.
Yaşamlarında keskin dönüşler, ani iniş çıkışları kendi elleriyle yapan insanlar hayatı savaş alanı gibi algılayan insanlar olur genellikle. Uçaklarda da böyle ani iniş çıkışları ve keskin manevraları genelde savaş uçakları yapar. Ama tabii onlar uçak ve hepsi ayrı ayrı belli görevlere göre tasarlanmışlar. Biz ise insanız.
Dolayısıyla hayatımızı yönetmek bir savaş uçağını yönetmek gibi olmaktan ziyade bir yolcu uçağını yönetmek gibi olmalı. Sık uçanlar bilir, bazen hava kuvvetlerinden emekli pilotlar özellikle sivil hayata yeni adım attılarsa ani iniş çıkışları ve keskin manevra alışkanlıkları nedeniyle hemen yakayı ele verirler.
Hayatta çok düşünmek ne kadar yanlışsa aşırı ani kararlar vermek de bir o kadar yanlıştır diye düşünüyorum. Yalnız bu arada belli süreçlerden geçerek verilmiş olan ama dışarıdan bakınca ani imiş gibi görünen kararları kastetmiyorum bu ayrı bir şey.
Özellikle baskının büyük olduğu, stresin, anksiyetenin çok yüksek seviyelerde yaşandığı yaşam dönemleri olur. Böyle zamanlara aniden sosyalistken kapitalist olmak, şii iken sünni olmak, laikken dinci olmak gibi kararlar almamak lazım. Herhangi bir takımı tutarken aniden Beşiktaş’ı tutmaya başlamayı ayrı bir yere koyuyorum (fanatik değilim de işte babamın hatrına aniden aklıma geldi).
Havaalanına yaklaşmakta olan bir uçak hayal edin. Hatta bizzat deneyimlediğiniz uçuşlardaki iniş anlarını, havaalanına yaklaşma zamanlarını hatırlamaya çalışın. Uçak asla hızlı ve ani manevralar yapmaz. Ufak bazı oynamalar olur. Biraz sağa, biraz sola, biraz sağa, biraz sola.
Yaşamda içinden çıkamıyormuşsunuz gibi gördüğünüz olaylara bir de böyle yaklaşmanızı tavsiye ederim. Tabii havaalanına yaklaşırken kafayı gözü dağıtmadan, ağzı burnu elinize almadan sağlıklı bir iniş apabilmek için bir kuleyle irtibat kurma ihtiyacı hissederseniz de ben bir yaşam koçu olarak yanınızda olabilirim mesela.
Benzer yazılar:
- Yaz mevsiminde aşk tavsiyeleri
- Peki bu bilgi gerçek hayatta ne işime yarayacak?
- Görece Bir Değer Olarak Zaman
- Zannedişler 1
Son yorumlar