alemlerin aslı hayaldir

Teröre verilen tepkiler üzerine

Pazar gününden beri acılı gözlerle basındaki terör yorumlarını takip ediyorum. Akılalmaz bir propagandaya şahit oluyoruz. Propagandanın anafikri şu:

Selahattin bana yumruk attı, demek ki beni kavgaya çekmek istiyor, onun bu oyununa gelmemeliyim.

Arkadaşlar, konunun bu yönü, bu kadar derin düşünülecek bir yön değil. Hem Türk halkını hem de bütün dünya halklarını paranoyak hale getirmek A.B.D. nin görevi iken bir anda bizim basınımız da köşe yazarlarıyla bu görevi üstlendi.

“Bizi kuzey ıraka çekmek istiyorlar” paranoyası tamamen Türkiye’nin terör sorununun çözümüne dair kıpırdamamasını sağlamak için ortaya atılan bir propagandadır. Sanki Türkiye’de toplam 50.000 kişi yaşıyor, bu 50.000 kişi kuzey ıraka gidince ülkede kimse kalmayacak da kapana kısılmış olacağız.

Ben bu köşe yazarlarının salak olmadığından adım gibi eminim. Hükümetin ve iktidar partisinin de salak olmadığından adım gibi eminim. Geriye kalan tek seçenek var. Bu insanlar ne yaptıklarını gayet iyi bilerek yapıyor, ne yazdıklarını gayet iyi bilerek yazıyorlar.

Bugün gündeme gelen Rice önerisi bile (kuzey ıraka Türkiye yerine Amerika’nın operasyon yapması) Türkiye’nin askeri bir güçle bölgeye girmesinin, kontrol sahibi olmasının ne kadar istenmeyen bir olay olduğunu gözler önüne sermiyor mu?

Bu fikir, aynı zamanda TSK’ya karşı yapılan bir manevi saldırıdır. Amaç büyük ihtimalle Türk halkının aklına “TSK kuzey ıraka girerse ülkede hiç asker kalmayacak” fikrini sokmak.

Arkadaşlar bir hususu hatırlatmak istiyorum TSK hakkında. Hava ve deniz kuvvetlerini bilemem, onlar hakkında bilgim yok o nedenle fikir yürütmek de istemiyorum. Ben askerliğimi kara kuvvetleri içerisinde yaptım. İster inanın, ister inanmayın, dünyada Türk kara kuvvetlerini yenebilecek askeri bir güç yok. Ayrıca günümüzde yaşanan her savaşın sonucu dönüp dolaşıp kara savaşıyla alınıyor. Bu nedenle de kimse bana A.B.D. teknolojisinden, silahlarımızı onların verdiğinden falan bahsetmesin. Türkiye 1974′te Beş Parmak dağlarına iki günde çıkarken A.B.D. bu harekatın altı ay süreceğini öngörüyordu.

Dolayısıyla şu anda basında sürdürülen propagandanın en önemli amaçlarından biri TSK’nın caydırıcı gücünü Türk halkına unutturmaktır. Hadi diyelim bu yazarlardan üç beş tanesi tamamen bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak üzerine kuruyor yazılarını. Bu yazarlar bir iki haftalarını Türkiye’nin herhangi bir yerinde bir kışlada geçirseler ufukları açılır. Bütün fikirleri değişir. Ama tabii TSK nereden geldiği ve nereye gideceği belli olmayan, nereden emir aldığı ve nereye istihbarat yetiştirdiğini bilmediği (ya da bildiği) üç beş yazarı hayatta bir kışladan içeri sokmaz.

A.B.D.’nin askeri gücüne gelince, ben arada sırada bize televizyonlardan izlettirilen üç beş kısa videoya bakarak bu adamların nasıl bir teknolojiye sahip olduklarını anlamıyorum. Askeri güçleri hakkında konuşmaktan başka gösterebildikleri birşey yok. Örnekler ortada. A.B.D. savaş gücüne dair örnekleri Irak’ta ve Afganistan’da görüyoruz. Bunun dışında somut bir örneğimiz yok. Bizim burada son iki haftada verdiğimiz 30 can kaybını A.B.D. kuvvetleri Irak’ta her gün veriyor.

Geriye kalan tek birşey var. Türkiye’nin terör tehdidini ortadan kaldırmaya dair bir kararlılığı var mı yok mu? Bunu önümüzdeki günlerde hepberaber göreceğiz.

Benzer yazılar:


Rastgele yazılar:

10 Comments to Teröre verilen tepkiler üzerine

  1. 23 October 2007 at 21:34 | Permalink

    Halkımızın bu konuda ciddi manada kararlı olduğu ve bıraksalar tükürerek boğabilcek kadar bir saldırı gücüne sahip olduğu aşikar Osman abi ancak tepedeki abiler Bush amcadan izin almadan teskeriyi çıkarttıkları için şimdi kıvırmaya çalışıyor yok süreymişte söyleymişte.. Kuzey Irak’a girip orada PKK terör örgütüne zayiat vereceğiz elbet ancak bu kesinlikle ve kesinlikle terörün sonu olmayacak bence çünkü o bölge de kalkınma olmadıkça, eğitim, sağlık şartları iğleşmedikçe ve bölge halkı bu konularda iyi bir şekilde bilgilendirilmedikçe o lanetolasıcalar yine o bölgedeki saf, kalbi temiz bir çok insanımızı kandıracak ve kendi amaçları doğrultusunda kullanacak.

  2. 24 October 2007 at 2:08 | Permalink

    Son derece doğru bir yorum. Yapılan bu propaganda “aman ABD’nin sözünden dışarı çıkmayalım” düşüncesinin bir başka sürümüdür.

  3. 24 October 2007 at 13:37 | Permalink

    Tezinize katılMIyorum. Anti-tez olması açısından;

    http://ucanbalik.blogspot.com/2007/10/demokratikleme-srecinden-rahatsz-olan.html

  4. 24 October 2007 at 15:59 | Permalink

    Uçanbalık,
    Bizi çekmeye çalışıyorlar öyle mi? Ne zaman peki tam olarak “lan bu tuzak değil, gerçekten bu adamlar bizim başımıza bela” diyeceğiz? 35 sene daha mı öldürürlerse askerlerimizi, yoksa Ankara’da alenen anamızı “bellemeye” başlarlarsa mı? Siz demokrasinizi güle güle kullanın, biz biraz anti-demokrat olmaya karar verdik bu aralar…

  5. emin's Gravatar emin
    24 October 2007 at 17:28 | Permalink

    İyi girelim Kuzey Irak’a ama benim bir endişem var. Endişem operasyon başladıktan sonra Kuzey Irak’ta askerimize ne olacağı değil. TSK zaten ne yapılması gerekiyorsa yapacaktır.

    Endişem operasyon sırasında KÜRT’lerin ayaklanma çıkartıp çıkartmayacakları. Bahsettiğiniz aşiretler devreye girip de Kürtlere “bakın Türkler kuzey ırakta kardeşlerinizi öldürüyor, gün bugündür, gün Kürdistan günüdür” diyerek beyinlerini yıkarlarsa bir iç karışıklık çıkabilir.

  6. 24 October 2007 at 17:49 | Permalink

    Meşru Müdafa hakkımızın olduğunu düşünüyorum. Demokrasi ise bu yönden bir ilişkilendirme yapılmadı zaten. Türkiye’nin bir sınır ötesi operasyon yapması anti-demokratik elbette değil.

    Ama pkk nın saldırıları, Türkiye’de gelişen demokratik açılımların önünü kesmeye yönelik. Çunku terörün varoluş amacı bu. Siz Kürtlere demokratik haklar konusunda açılımlarda bulunursanız, pkk nın var olma sebebi ortadan kalkar, çunku desteği kendinize çekmiş olursunuz. Bu da pkk nın istemdiği birşey..

    Ayrıca, teskerenin hemen ardından bu büyük çapta saldırıların nedenini görmemek bu kadar zor mu? Açıkca ”gel ve vur” diyor.. Pkk şunu istiyor..

    TÜrkiye karşı cepheyi genişletmek

    Dünya da türkiye’yi yalnızlaştırmak..

    Çatışmayı bir Kürt-Türk çatışması gibi göstermek ve hatta buna neden olmak

    herşey yeterince açık değil mi?

    elbette bir müdahale şart, bu saldırılara cevap çok sert bir şekilde verilmelidir. Ama belli noktalara, özel birliklerle yapılmalıdır bu. Yani kapsamlı bir operasyon felaket getirir.

  1. By on 24 October 2007 at 1:34
  2. By on 27 October 2007 at 4:25