Osman S Börütecene

alemlerin aslı hayaldir

Televizyonun Yerini Internet Alınca

20 Aralık 2006 Çarşamba 02:19, Osman Seyit Börütecene

Dün akşam StumbleUpon‘un yeni video servisinde TED Konferanslarından birinin videosunu izledim. Ardından birkaç video daha izledim. Bu videoları izlerken aklımdan geçenlerden biri şu oldu: Yıllardır televizyon izlemiyordum. Bir gün TV’nin yerini internet alacaktı, bunu biliyordum. Arkadaşlarıma bundan bahsediyor, konu hakkında iddialaşıyordum. İnsanların televizyon karşısında geçirdikleri zamandan çok daha fazlasını internet ve bilgisayar başında geçiren biriyim ve insanların televizyondan aldıklarının kat kat fazlasını alıyorum. Ancak dün gece videoları izlerken bir başka jeton düştü sanki.

BMW, TED Konferanslarına sponsor olmuş, videoların başında ve sonunda kısa BMW reklamları vardı. Reklamlar son derece güzel hazırlanmış ve insanı rahatsız etmiyor. Hiç televizyonda en sevdiğiniz şeyleri izlerken araya dalan reklamlar gibi değil. Bir diğer yandan, tv’deki gibi sesli ve hareketli birşey izliyorsun ama onu izlemeyi tamamen sen seçmişsin. Hem yıllar öncesinden alışık olduğumuz videoyu durdurup ihtiyaç molası verme opsiyonu var, hem de o videonun yanına notlar alma, anında üç beş arkadaşına yollama opsiyonu.

Şimdi neden bugün sanki ilk defa görüyormuşcasına ya da çok yeni bir teknolojiymişcesine internette video izlemek üzerine bunları yazıyorum? Çünkü 2006 yılı boyunca Türkiye’de internet konusunda hızlı bir gelişme yaşadık. Her ne kadar telekom servisimiz internette dünya standartlarını yakalayamadıysa da 2006 yılının sonuna geldik ve artık dünya ortalamasından biraz daha az gerideyiz geçmiş yıllara oranla. Videoları, sesleri, kısaca çeşitli internet yayınlarını kesintisiz izleme fırsatı buluyoruz.

Bir yandan da aklımı kurcalayan başka bir soru var, acaba tüm bu gelişmeler ülkemizdeki büyük medyanın kendisini internete biraz daha hazır hissetmesinden sonra mı gerçekleşti?

Şimdi başlıkta bir değişiklik yapalım: Televizyonun yerini internet aldı. Bu blogdaki ilk yazımda büyük bir iddiada bulundum, dedim ki bundan beş yıl sonra bugün, şu anda cep telefonu sahibi olan herkesin bir dizüstü bilgisayarı olacak. Herkes en sevdiği diziyi, tuttuğu takımın maçlarını, haberleri ve daha birçok şeyi (ki bunlara star yarışmaları da dahil, belgeseller de!) dizüstü bilgisayarlar üzerinden internet bağlantısı ile izleyecek. Şimdilik, evlerdeki internet bağlantımız ile izleyebiliyoruz birçok şeyi.

Eskiden olsa derdim ki, “yarın şöyle bir dünya bekliyor bizi, bu yüzden şunları şunları yapmalısınız, şu tedbirleri almalı, bu hataları yapmamalısınız”. Ama 2006 yılında edindiğim alışkanlıklardan biri de dünyaya hazır olmadığı herşeyi hemen sunmamak oldu. Sonra biri çıkıyor insanları azarlıyorsunuz diye yazılar yazıyor. Şaka bir yana, 2007′ye girerken bir yandan da “hem dediği hem yaptığı yapılan” bir hoca olmak en önemli hedeflerimden biri.

Bu yazım, her durumda yarım kalmak zorunda çünkü bu konu bir yazıya sığmaya zorlanmaması gereken bir konu. Sırada “gazete>radyo>tv>yeniden radyo>yeniden gazete” dönüşümünde olduğu gibi “tüm medyalar>internet” dönüşümünün ne halde olduğunu ve bundan nasıl faydalanabileceğinizi anlatmak var.

Siz de fikrinizi belirtin

Merhaba!

osman

Site İçi Arama

Sayfalar

Arşiv

RSS

Site Map

Sosyal Mevzular

Standartlar