Tansu, Reşat, Barış ve Ölüm
Tansu kısa bir aradan sonra blogunu yeniden açmış. Açar açmaz da Barış Akarsu’nun ölümünden sonra yaşananlara dair çok güzel bir kritik yazmış.
Ben Barış Akarsu’yu kaybetmiş olmamız üzerine hemen bir şey yazmak istemedim çünkü ortam çok kalabalıktı. Bazı konuları ilk darbeden arda kalan tortular dibe çöktükten sonra yazmakta fayda var.
Tansu’nun yazdıklarına Barış’ı tenzih ederek katılıyorum ki zaten o da Barış’ı tenzih ederek yazmış bütün bunları.
Konuya girmeden evvel söylemek istiyorum; Tansu’nun yazısı beni çok sevindirdi. Yazdıklarına katılıyorum ama katılmasam da bu tarzına sevinecektim zaten. Bu sevincimin de özel bir sebebi var. Ben Türk gençliğini uyandıracak, bilinçlendirecek, kaybettiği ruh sağlığına yeniden kavuşturacak olan üç temel yazar görüyorum Türk blog dünyasında. Bunlardan biri kaçınılmaz olarak benim çünkü insanoğlunun şuursuzluğu nedeniyle kendine zarar veriyor olmasına dayanamadığımdan bu zararın bende yarattığı manevi acıyı dindirmek için bu işin peşinde hep koşturacağım. Diğer yazarlardan biri Tansu. Tansu’nun Latin kültürünü Türk kültürüne tanıtmış olma ve dolayısıyla samba, rumba, tango, mango öğretmiş olması bir yana kendisinin son derece kararlı olduğu dünya barışı, dünyanın ruh sağlığı, tarihe olan merakı ve bilgisi gibi gün ışığına çıkmamış konularda yazacaklarını hissediyor olmam ona bu kadar değer atfetmemin nedenleri arasında.
Yine de, Tansu da ben de nisbeten insaflı insanlar olduğumuz için aramıza bir de gerçeği keskin hatlarıyla sunacak bir beyin gerekiyor. O kadar keskin hatlar ki neredeyse hayatın pornosu diyebileceğimiz kadar çıplak gerçekleri insanları rahatsız etme pahasına ve o acı gerçeklerle özdeşleşme pahasına yazmaktan vazgeçmeyen biri. Tanıyanlar için tahmin edilmesi zor olmayan bir isim: Reşat Çalışlar.
Reşat da Türkiye’yi kurtaracak olan Süpermen benim ve Türkiye’de satın almak güzeldir başlıklı yazılarıyla beni haklı çıkartıyor.
Barış Akarsu’ya dair ise yaşam koçluğu yapan bir arkadaşım olan Nazlı Çetinok’dan esinlendiğim bir yorum getireceğim. Barış Akarsu’nun ölümü nedeniyle Türkiye bir hafta boyunca ekranlarda dolu dolu “Barış” kelimesini gördü. Bunun vatana millete kesin bir fayda getirdiğinden adım gibi eminim.
Evet, devam edelim.
Benzer yazılar:
- Doctus, Hijackthis Raporları İnceleme Bölümünü Kapadı
- Anksiyetenin Hayatımızdaki Rolü ve Bir Kedinin Ölümü
- Tansu Günay Kişisel Blog Açtı
- Şuradan, Buradan, Şuraya ve Buraya Konulu Bloglar