Cross-post: Hayatkisa.com, 28 Mayıs 2007
Bu başlık geliştirilebilir, varyasyonları üretilebilir. Mesela sürekli geleceği beklemek, sürekli bir hafta sonrasını beklemek, sürekli bir gün sonrasını beklemek.
Bir çay içerken tadını almak yerine çayın bitmesini ve bir sonraki çaya geçmeyi beklemek. Yemek yerken bitirmeyi beklemek, öpüşürken sevişmeyi beklemek, kitap okurken sonunu beklemek.
Her geçen gün daha da sonuç odaklı bir hal alıyoruz. Sonuç odaklı olmak o kadar kötü birşey değil ancak süreçleri bir kenara atmak yaşama zevkini de bir kenara atmak demek.
Aslında bu düpedüz bitse de gitsek, bir an evvel ölsek de kurtulsak şu yaşamdan demek gibi bir şey. İnsanı çileden çıkaran noktası da tam olarak burası zaten.
İnsan başı ağrıdığında bunun bir an evvel bitmesini ister bu çok doğal, sağlıksız bir yönü de yok. Ancak her bekleyiş sağlıklı olmayı beklemek gibi değil.
İnsan sürekli içinde bulunduğu dönemin sonlanmasını bekleyerek aslında hiçbir zaman yaşamamaya çabalıyor.
orijinal metin: Sürekli Bir Dakika Sonrasını Beklemek
Benzer yazılar:
- Beklemek ve ertelemek: İki dipsiz kuyu
- Kaynama Noktası, nihayet doğru bir iş
- Küresel Isınma ve Ticaret
- Okullarda Fuhuş Var
Sonuca yonelik girisimlerde-”is” gibi- sonuca, surece yonelik seylerde- “yasam” gibi- surece odaklanip surecin tadini cikarabilmek benim aslonandan anladigim.
opusurken sevismeyi dusunmek, isle aski karistirmanin bir baska turu. hayatta bir sonraki adina endeksli yasanacak tek alan, kariyerdir (bence).
cunku ask-mesela- bir surec isidir, sonuc degil. hic bir askin sonucu bir yere varmaz zaten. en iyi ihtimalle, “sevgiye ve dostluga evrildi” klisesidir ikamesi, ki, bu da askin bitmisligidir.
surec.