alemlerin aslı hayaldir
Türkiye’de sınır ötesi operasyon konusu üzerine yazılıp çizilenleri gösterge alarak böyle bir şey düşündüm. Türk Halkı savaş görmüş nesil ve savaş görmemiş nesil olarak ikiye ayrılıyor.
Geçmişte savaş görmüş bir nesil vardı ve bu nesil daha kişilikliydi. Dış politikada daha kararlı ve daha ‘assertive’ davranıyordu. Devlet adamları tam anlamıyla devlet adamı gibiydi. Türk Halkı da Türkiye Cumhuriyeti’nin haklarını ve olanaklarını biliyordu.
Oysa bugün farklı bir durum var. Savaş görmemiş bir Türk Halkı ve bu savaş görmemiş halktan gelen tuhaf devlet adamları var. Halkın ülkeye inanç seviyesi gerçekçi değerlere dayanmıyor. Halkın çoğunluğunda tuhaf bir A.B.D. sempatisi var. Ayrıca demokrasi anlayışı da devletin elini kolunu bağlamaya yönelik.
Türkiye dışarıda herhangi bir konuda hakkını aramıyor. Türkiye dış politikada herhangi bir konuda son derece ‘avoidant’ ve muhatap ülkeleri tam olarak memnun etmeye yönelik bir tavır sergiliyor.
İçeride ise halk bu ülkenin gücünün farkında değil. Ülkenin belirgin bir gücü yokmuş gibi bordan toryumdan bahsediliyor. Bunlardan öyle bir bahsediliyor ki sanki Türkiye ekonomisi dünya sıralamasında ilk yirmide değil.
Halkın, Türkiye’nin olanaklarından ve pazarlık gücünden haberi yok. Birçok kişi gelecekteki hedeflerle gaza gelmemiz gerektiğini ve başka da bir şeyimiz olmadığını düşünüyor.
Yazık, çok yazık.

