alemlerin aslı hayaldir
Yetmişli yıllardan başlayarak tüm dünyada mantar gibi biten bir insan türü var: Pazarlama uzmanı. Bu insanların gözlenebilen en büyük ortak özellikleri her konuda sınırsız bilgi birikimine sahip olmaları ve herşeyin en iyisini bilmeleri. Bu herşeyin içinde web tasarımı da var.
Pazarlama uzmanları, reklam ajansları için “otursunlar oturdukları yerde kendi işlerini yapsınlar” derken kendileri son yıllarda web alanına dört kolla sarıldılar. Sonuçlar tam bir facia. Alışılmış bir “abi bu işte para var” yaklaşımının klasik sonuçları.
Bu biraz da web tasarımcılarının pazarlama cehaletinden faydalanmakla alakalı. Yetmişli yıllardan beri her yerde bulabileceğiniz pazarlama bilgileri var. Bu bilgilerden biri de bir ürünün farklı kullanım amaçlarını bularak ürünü öyle pazarlamak. Mesela cam üreten ve bununla bardak yapan birinin bardak satışları azalınca cam tabak, kültablası, vazo gibi ürünler de üretmesi gibi. Daha da aykırı bir örnek verelim tam olsun, otomobil lastiği üreten bir şirketin otomotiv sektörü dar boğaza girince batmamak için plastik oyuncak üretimine yönelmesi gibi. Yani varolan üretim olanaklarını daha rahat satabileceği ilginç ürünlere kaydırması.
Pazarlama uzmanlarının web tasarım sektörüne girişleri de tam buna yakın birşey. 2000, 2001 yılları civarında bir ara web tasarım piyasası sağlam bir krize girmişti. Tabiri caizse ortalıkta “yapılacak herşey yapıldı” havası esiyordu. Tam bu aralar pazarlamacılar web tasarımcısı; web tasarımcılarından bazıları (akıllı olanlar) pazarlama uzmanı kesiliverdi. Bu ne kadar işe yaradı bilmiyorum ama bugün Türkiye’nin büyük alışveriş siteleri varsa o zaman yaşanan bu çarpışmanın bunda pozitif etkisi olmuştur.
Herneyse, bu yazının sebebinden uzaklaşmayalım. Pazarlamacıların web tasarımı konusuna el atmaları o kadar yaygın bir durum ki, EuroRscg bile kendini web tasarımcısı ilan etmiş durumda.
Bu maalesef böyle yürümüyor. Her ne kadar çokbilmişlerimiz web tasarımı ölü iş diyorlarsa da, sonuçta şirketler web tasarımı hizmeti alamamaktan çok şikayetçiler. Bunda hiç şüphesiz web tasarımcısı olmaya soyunan pazarlamacıların, reklamcıların, bilgisayar mühendislerinin, doktorların, avukatların (oha) payı var.
İki paragraf daha yazarsam Pazarlama İletişimi Danışmanı ve ama web sitesi de yapıyor olan bir şirketin adını, web sitesinin adresini, yaptığı mahalle gazetesi benzeri web sitelerini (hem de büyük büyük kurumlara) ağzımdan kaçırıvereceğim, yazıyı burada hemen kesiyorum.


21 April 2007 00:41
web tasarımı “çocuk işi” değil; uzmanlık gerektiren bir iş.
word’de yazıp “save as web page” yapmak iş değil.
Biraz da klasik pazarlama derslerinden öğrentikleri 90lardan kalma öğretiden cesaret alıyor bu “çürük web tasarımcısı” pazarlama uzmanları:
”
Bir ürünün başarısı ürünün kaliteli olması ile ya da çok fazla özellik içermesi ile bağlantılı değildir; pazarın bu ürünü istemesiyle ilgilidir. Müşteriler mantıklı davranmaz; ihtiyacı olanı değil istediklerini seçerler. Önemli olan bu isteği yaratmaktır.
”
Tabii ucuza kaliteli (!?) web sitesi (?!!) isteyen sektörden bihaber epey bir firma var.
Bundan dolayıdır ki bu “çürük tasarım”ların pazarlanması pek de zor olmuyor (hele ki uzmanlık alanınız “pazarlama” ise
).
Gerçekten ilginç:
İş yönetimi master’ı yaptım;
Bitirme tezim “viral pazarlama” üzerine.
Ama “pazarlamacı”yım ya da “pazarlama uzmanı”yım demeye çekinir; “pazarlama bilimini seviyorum” demekle yetinirim.
Bununla beraber değerli pazarlama “uzman”larımız bu işe yıllarını vermiş kimseleri hiçe sayarak bir anda “web tasarım uzmanı” olduklarını iddia edebiliyorlar.
Ne diyeyim, inşallah uzun vadede pazar hakettiği dengeyi bulur; internet kullanıcıları bilinçlenir ve bu “çürük web tasarımcı”ları kendi ilgi ve bilgi alanları olan “pazarlama uzmanlığı”na geri dönerler.
Sevgiler.
2 May 2007 12:51
[…] Tavsiye Yazılar: Bir Web Ajansı Kimlerden Oluşur?, Pazarlamacılar Web Tasarımı Yapmaya Kalkarsa…, Hakkı Öcal`ın “Onların satın almak istediği şeyi satıyor muyuz?“. […]