alemlerin aslı hayaldir
Genelde pazarlara özel yazı yazmayı sevmiyorum ama üye olduğum bir mail grubuna bir pazar yazısı yazdım, buraya da koymak istedim onu azıcık oynayarak:
arkadaşlar,
nasreddin hoca bir gün hayallerindeki eşeği satın almış. ancak kendisini çok iyi hissetmemiş. zaten eşeği satın alabileceğini anladığı andan beri heyecanının yanında sönük kalan bir iç huzursuzluğu, bir tutsaklık hissi varmış.
eşeği almak için yolda giderken, bu tutsaklık hissi biraz daha artmış.
yine de uzun zamandır hayalinde canlandırdığı bu eşeği satın almaktan geri durmamış.
eşekle çok güzel günler geçirmişler. eşek nasreddin hoca’nın manevi enerjisine enerji katmış. nasreddin hoca içinde büyüyen tutsaklık duygusuyla ikileme düşmüş. bir yandan kendini iyi hissetmesi gerektiğine karar veriyor ve iyi hissediyor, bir yandan da içinde beliren tutsaklık duygusuna mana veremiyormuş.
* * * * * *
geçen hafta danışmanlarımdan biri izne çıkacağını bildirdi bana. o gün işte bugün. birkaç saatliğine meditasyon yapacakmış. bizim birkaç saatimiz ona bir iki gündür. akşama meditasyonundan döndüğünde günlerce dinlenip rahatlamış gibi olacak.
ona neden izne çıkmak istediğini sordum. bana dedi ki pusulam birden fazla yer gösteriyor, böyle olmaması gerekir. demek ki pusulama baktığım gözlerimi dinlendirmem lazım.
* * * * * *
dünyaca ünlü üç beş ahçıya, omlet yaparken omleti tavada atıp tutmanın sırrı nedir diye sormuşlar. birçok yöntemin yanında istisnasız hepsinin ortak bir cevabı varmış: omlete konsantre olmamak.
* * * * * *
iki alim karşılaşmışlar; biri demiş ki ben allah’ın varlığını 100 delille ispat ederim. ikincisi demiş ki demek senin 100 şüphen var.
* * * * * *
nasreddin hoca eşekle ilgili huzursuzluğuna bir çözüm bulamamış, rüyaya yatmış. rüyasında karşısına osman çıkmış ve hocaya şöyle demiş: ” aşk; beraber katettiğiniz yoldur, vardığınız nokta değil “.
hoca uyanır uyanmaz eşeğin iplerini çözmüş ve onu serbest bırakmış.
* * * * * *
içinizden harika heyecanların yükseldiği bir pazar günü geçiriyorsunuz, ben de buna çok mutlu oluyorum.
kucak dolusu sevgiler.


12 Ağustos 2007 13:48
burada denilebilecek tek şey var , dinler doğmamıdır ? değilmidir ?
doğma= doğmatik midir ?
12 Ağustos 2007 13:53
yorum yanlış yere gitti sanırım?
12 Ağustos 2007 18:03
Osman demiş ki”aşk; beraber katettiğiniz yoldur, vardığınız nokta değil “.
Güzel bir tanım olmuş.
13 Ağustos 2007 09:32
of yaa..
13 Ağustos 2007 10:24
@HMF: hayrola?
13 Ağustos 2007 15:24
Bana ‘Mutluluk varılacak bir istasyon değil bir yolculuk biçimidir’ sözünü hatırlattı, gerçekten de öyle, sahip olduğumuz tek şey şu an ve de şu anda mutlu olmayı beceremiyorsak, herhangi bir yere varıp ta mutluluk nerde diye sağa sola bakınmamız beyhude bir çaba olacaktır!
14 Ağustos 2007 19:07
ne istersen öyle gelişir bunu unutma,ama istediğni kalbinle istemekle kalma beyninlede istedeğin şeye yüklen..
16 Ağustos 2007 12:45
bunları boşverin beyler. yarın 17 ağustos. Gerçek konuşmamız gereken şeyler bunlar değil.
http://www.ibrahimkutluay.net/blog/17-agustos-ders-olmadi-hala/