Pahalı bir hobi olarak ulusalcılık
Tansu Günay yazmış, şu anda bir milyon yüzyirmi bin üyesi olan bizkackisiyiz kampanyasına üyelik bundan sonra aidatlı olacakmış. Aylık aidatla memleketi kurtaracağız. Belki de Tuncay Özkan’ı ve Kanaltürk’ü kurtaracağız.
En son geçtiğimiz ay Atatürk bir ticari mal haline getirilmişti de ben buna pek ses etmedim, burada söz konusu yapmadım. Ancak şu andaki durum daha da beter bence. Bir ülkeyi karanlıktan ve gericilikten kurtarma kavramı mal haline geldi. Satın alabiliyorsunuz ayda belli bir miktar para ödeyerek.
Bu rezilliği kaç kişi yiyecek çok merak ediyorum.
Postmodern dönem işte böyle bir dönem. Che’nin tişörtlerinin, berelerinin satıldığı ve kendisinin bir ticari marka haline getirildiği bir dönem bu. Ben eminim yakında Deniz Gezmiş markalı parkalar da çıkacak.
Bakın çok uzağa gitmeye gerek yok. Fight Club ve Matrix isimli filmler otoriteye direniş fikrinin hediyelik eşya gibi paketlenip satıldığı örneklerdir.
Oysa direnilen otorite kapitalist otorite. Sen direnişini alıyorsun bunu direk olarak düşman bellediğin bir sistemin kucağına veriyorsun.
Daha da ayrıntılı yazmak isterdim ama bu tuhaflık nedeniyle kafamı toplayamıyorum.
Benzer yazılar:
- Postmodern kelimesi bir terim olarak neyi tanımlar, ne anlama gelir, ne demektir?
- Reşat Çalışlar ve Paranın Önemi
- Ekşi Sözlüğün Matematiksel Olarak Hala Şansı Var
- Türk dizilerinin temel mesajı güvensizlik
Rastgele yazılar:
- Yeni Tasarım Yolda
- Atatürk’ün Eşi De Başörtüsü Takıyordu
- Bahara doğru koruyucu yaşam koçluğu
- Pazarlama Hurafelerini Blog Yazarlığına Uyarlamak