alemlerin aslı hayaldir

Pahalı bir hobi olarak ulusalcılık

Tansu Günay yazmış, şu anda bir milyon yüzyirmi bin üyesi olan bizkackisiyiz kampanyasına üyelik bundan sonra aidatlı olacakmış. Aylık aidatla memleketi kurtaracağız. Belki de Tuncay Özkan’ı ve Kanaltürk’ü kurtaracağız.

En son geçtiğimiz ay Atatürk bir ticari mal haline getirilmişti de ben buna pek ses etmedim, burada söz konusu yapmadım. Ancak şu andaki durum daha da beter bence. Bir ülkeyi karanlıktan ve gericilikten kurtarma kavramı mal haline geldi. Satın alabiliyorsunuz ayda belli bir miktar para ödeyerek.

Bu rezilliği kaç kişi yiyecek çok merak ediyorum.

Postmodern dönem işte böyle bir dönem. Che’nin tişörtlerinin, berelerinin satıldığı ve kendisinin bir ticari marka haline getirildiği bir dönem bu. Ben eminim yakında Deniz Gezmiş markalı parkalar da çıkacak.

Bakın çok uzağa gitmeye gerek yok. Fight Club ve Matrix isimli filmler otoriteye direniş fikrinin hediyelik eşya gibi paketlenip satıldığı örneklerdir.

Oysa direnilen otorite kapitalist otorite. Sen direnişini alıyorsun bunu direk olarak düşman bellediğin bir sistemin kucağına veriyorsun.

Daha da ayrıntılı yazmak isterdim ama bu tuhaflık nedeniyle kafamı toplayamıyorum.

Benzer yazılar:


Rastgele yazılar:

8 Comments to Pahalı bir hobi olarak ulusalcılık

  1. 29 December 2007 at 1:16 | Permalink

    Gecenlerde izledigimden olsa gerek Fight Club, otoriteye direnis ve kapitalism kismina takildim bir anda. “Sen direnişini alıyorsun bunu direk olarak düşman bellediğin bir sistemin kucağına veriyorsun.” kismi cok dogru. Fakat Ataturk, Che, kavram ve ticari mal kismini ayri tutarak, Fight Club ve Matrix icin carkin elestrisini carkin icinden yapmanin etkinliginden bahsedemez miyiz?

  2. Enis's Gravatar Enis
    29 December 2007 at 1:34 | Permalink

    Öncelikle duyarlılığınız için size teşekkür ediyor sitenizi ilgiyle takip ettiğimi belirtmek istiyorum.
    Ulusalcılığı yukarıda sölediğiniz manada kullanan birçok kişi,kurum,kuruluş oldu bu ülkede eğer olmasaydı zaten bugün binlerce sorunla uğraşan bir ülkemiz olmazdı.Eğer Mustafa Kemal’in açmış olduğu uygarlık yolunda ilerleyebilmiş olsaydık,şuan dünyada başı dik saygın bir yerimiz olacağına şüphe yok sanırım.
    Fakat yazınızda yanlış bilgilerin bulunduğunu belirtmek istiyor ve bunları düzeltmenizi rica ediyorum.
    Biz Kaç Kişiyiz hareketi CUMHURİYET MİTİNGLERİ’nin ardılı olarak ortaya çıkan bir sivil toplum hareketidir ki ilk aşaması KanalTürk İzleyenler Topluluğu’dur.
    Hareketin maddi sorunları olmuştur,olmaktadır,olacaktır çünkü hiçbir halk hareketinin arkasında sermaye güçleri yoktur ki sermaye sahiplerinin halktan yana olmasını beklemek pek doğru olmaz.Unutmayalım tıpkı İngiletere gibi, sermaye sahiplerinin de dostları değil,çıkarları vardır.
    Vermiş olduğunuz habere göre BİZKAÇKİŞİYİZ Sivil Toplum Hareketine katılan vatandaşlarımızdan ücret istendiği söylenmektedir.Bu baştan sona yalandır,iftira doludur,aydınlığa karşı inatla tutulan kırık ampül karanlığıdır.
    Sanırım haberi kaynaktan değil,kulaktan dolma olarak almışsınız…
    Haberin aslı şudur;BizKaçKişiyiz.com sitesinde üyeler günlük 10 YTL karşılığı reklam verebilmektedirler sanırım bi haber çarpıtıla çarpıtıla bu hale gelebiliyor.
    Ayrıca yapılan bağışlarda da hiçbir zaman BizKaçKişiyiz Hareketi’nin bir isteği olmamıştır bağışlar tamamen gönüllükle,sivil toplum harketini oluşturan kişilerin katkılarıdır.
    Yazınızdaki yanlışlıkları düzelteceğinize gönülden inanıyor
    Hoşça ve Dostça Kalmanızı Diliyorum…

  3. 29 December 2007 at 2:47 | Permalink

    “….En son geçtiğimiz ay Atatürk bir ticari mal haline getirilmişti de ben buna pek ses etmedim, burada söz konusu yapmadım. Ancak şu andaki durum daha da beter bence….”

    Buyurun işte, bizler bile alışmışız ne yazık ki, ya da belki kanıksamışız demek daha doğru; her şeyin alınıp satılabildiğine. Bir tuhaf geliyor, evet… Ama, yalnızca o kadar mı?

    Dün Atatürk, bu gün vatanperverlik…. satılık. Vatan çoktan çıkmış pazara…
    Peki yarın neyi satmaya kalkacaklar dersiniz – vatan-millet sakarya söylemleriyle.
    Ve biz yine neye seyirci kalacağız?

  4. 29 December 2007 at 14:45 | Permalink

    Ah be Enis Bey.
    İşte mevzubahis vatansa gerisi teferruattır derken, nasıl da güvenmişiz. Nasıl da Tuncay Bey’in sayfasında anasayfaya konulmuş bir habere bakmayı bile aklımıza getirmeden savunmaya geçiyoruz değil mi? Hem de yalan ve iftira diyerek.
    Bu, bugün de yazdığım bir başka Tuncay ÖZkan eleştirisi ile de örtüşüyor bir anlamda. Gerçekten asıl niyet saf olabilir, bunda kesin bir şey söyleyemiyorum ama 29 aralık 2007 tarihi itibarı ile tablo bunu gösteriyor:
    http://sesliblog.com/2007/12/29/tuncay-ozkan-mit-ajani-mi/

  5. Enis's Gravatar Enis
    3 January 2008 at 23:50 | Permalink

    Arkadaşlar bu konu üzerine uzun uzun konuştum bizkaçkişiyiz bölge sorumlularından biriyle fakat bende tatmin edici cevap alamadım üzüldüm açıkçası hemde çok…ÖZürdilerim ani çıkışım için:(

  6. bülent özüduru's Gravatar bülent özüduru
    7 February 2008 at 12:26 | Permalink

    Önce elinize cahil bir toplum alır sonra onu cehalet ötesi bir toplum haline getirisiniz . Bunun için haşlama tavsiye edilirse de siz kızartarak da yapabilirsiniz . Sonra kurduğunuz tezgahlarda ,artık bu imam hatip mi olur yoksa cami tezgahını mı tercih edersiniz , bu sizin damak tadınıza kalmış , CÖT haline getirdiğiniz malzemeyi bir güzel pirinç ve kıyma, bulamayanlar için hurafe ve tesettür tavsiye ediyorum , ile karıştırır, doldurursunuz .Sonra da bunu 50 yıl falan kaynattıktan sonra afiyetle yersiniz . Hatta yemekle kalmayıp yabancı dostlarınıza da ikram edersiniz .Türk sersemliği menüsünün eşsiz örneklerini göstermiş olursunuz . Yanına da cacık tavsiye ediyorum .Yazıktır yesin gavurcuklar.Biz yemeyelim hatta tamamını onlara ikram edelim.Yerimiz cennet olur vallahi billahi . Hadi canım , hadi güzelim . Biraz eğil de dolmanı yapalım canım .