alemlerin aslı hayaldir
Özgün içerik, her yerde bulunmayan içeriktir. Basın camiasında özgün içerik şöyle tanımlanır: “Bir köpeğin bir adamı ısırması haber değilken, bir adamın bir köpeği ısırması haberdir”. Her gün, herhangi bir köpek bir insanı ısırabilir, insanlar bunu duymaya alışıktır ama bir adamın bir köpeği ısırdığını duymaya alışık değildir. Dolayısıyla özgün içerik, insanların görmeye, duymaya alıştıkları içeriğin ötesinde bir içeriktir.
Özgün bir içerik yaratmak için evvela klişeleşmiş konulardan ve konu başlıklarından uzak durulmalıdır. Aşk, savaş, ihanet, intikam vb. öyküler sinema sektörü için özgün içerik yaratılabilecek konu başlıkları değildir. Konu başlığı özgün olmayabilir ama bu konu başlığı içinde yaratılabilecek içerik özgün olabilir. Örneğin insanlar sinemalarda intikam filmleri izlemeye alıştılar, bu onlar için yeni bir şey değil ama mesela bilgisayarların insanlardan intikam alması gibi bir konu bir zamanlar yeniydi ve kitlelerin ilgisini çekmişti.
Blog dünyasında ise özgün içerik rastlanması çok zor bir şey. Bunun nedenlerinden biri konu başlıklarının sınırlılığıdır. Özgün içerik yaratmak istiyorsanız; pazarlama, teknoloji, şiir, web tasarımı vb. herkesin görmekten, duymaktan bıktığı konular hakkında yazarken biraz dikkatli olmanızda fayda var. Artık ilkokul öğrencileri bile gerilla usulü pazarlama yöntemlerinden haberdar. Özellikle yabancı internet sitelerini takip edebilen İngilizce bilgisine sahip okur (bu okur bazen ben oluyorum) karşısında bu tip konuları işlerken satır satır madara olmanız işten bile değil.
Özgün içerik, temel olarak içinizden gelen içeriktir. Güncel olaylara dair bakış açınız eğer medyadan etkilenmiyorsa, olaylara farklı açılardan bakabiliyorsanız, güncel bir içerik üretebilme şansınız var demektir; çok başarılı, herkesin okumak isteyeceği bir blog sahibi olabilirsiniz. Ekşi Sözlük yazarlarından otisabi, böyle bir maharetle meşhur olmuştu. Dünyada ne varsa onlara bir adım geriden bakabiliyor ve tabuları gerçekten tabu irdelemiş olmak için değil, özgün bir bakış açısıyla yaklaşarak irdeleyebiliyordu.
Konuyu biraz daha örneklemeye çalışalım:
Web standartlarının faydaları üzerine yazmak özgün içerik değildir. Web standartlarının getirdiği yanılgılar üzerine yazmak özgün içeriktir. Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur diye yazmak özgün içerik değildir. Türk’ün bu kadar düşmanla nasıl baş edebileceğini yazmak özgün içeriktir. Eski Türk filmlerindeki mantık hatalarını yazıp buna kendi kendine gülmek özgün içerik değildir. 2007 yılının Türk filmlerini izleyip bunlarla ilgili değerlendirmeler yapmak özgün içeriktir. Microsoft’un ne kadar müşteriyi aldatma odaklı bir şirket olduğunu yazmak özgün içerik değildir. Microsoft’un araştırma ve geliştirmeye pay ayırmadığını rakamlarla aktarmak özgün içeriktir. Sezen Aksu, Can Yücel, Edip Cansever, Can Dündar, Nazım Hikmet, Necip Fazıl Kısakürek ve benzeri figürler üzerine ağlak ağlak yazılar yazmak özgün içerik değildir. Son yıllarda kendini göstermiş, henüz herkesin tanımadığı Türk sanatçılarını takip edip onlar hakkında değerlendirmeler yazmak özgün içeriktir.
Liste uzar gider.
Özgün içerik yaratabilmek için zihninizin özgür olması gerekir. Bir cuma akşamı herkes aleme akarken akşam 21:00′de yatıp uyuyabilmek özgür bir zihnin işidir. Herkes Bodrum, Çeşme diye sayıklarken beş yıl sonra sayıklanmaya başlayacak yerleri keşfetmek, tatilleri oralarda değerlendirmek özgür zihinlerin işidir.
Birşeyi herkes yazdığı için yazmak zorunda kalmak özgür zihinlerin işi değildir. Çıplak bir kral görünce “kral çıplak!” demek özgür zihinlerin işidir.
Özgün içeriğe giden ilk adım zihni özgürleştirmektir.
Technorati Tags: blog, özgün içerik, yazmak


17 Şubat 2007 12:19
özgün içerik içermeyen örnekler ile özgün içeriği anlatmak çok öz, çarpıcı ve olması gerektiği gibi olmuş. örneklere bayıldım…
bu yorumu yazmam özgün olmuş mu?
bak bunu bilemedim işte:)))
18 Şubat 2007 08:41
olmuş olmuş…
)) çok teşekkür ederim. çok sevindim beğendiğine.
24 Şubat 2007 02:23
Sanırım özgünlük burada yazdığınızdan başka birşey, nitekim orada özgün değil dediğiniz “konularda” özgün içerik üretilmesi pekala mümkün. Özgünlük, yenilikçilik, kreatiflik gibi kavramlar çoğu zaman yanlış anlaşılmakta. Yazınızda değindiğiniz gibi akıntıya kapılıp giden trendlere göre hayatını şekillendiren, kısacası kendi hayat görüşünü netleştirememiş insanlardan özgünlük beklemek ne kadar doğru olur bilemem. Elbette bunun tarihi gelişimi de bir diğer uzun tartışmanın konusu; son 150 yılımızda özgünlük ve yenilikçiliği hangi alanlarda gerçekleştirebildik ki içerik üretimine bunu yansıtacağız. “Geri kalmışlık bir bütündür parçalanamaz”. Yazınız için teşekkür ediyorum.
24 Şubat 2007 03:14
Evet o konularda da özgün içerik üretilebileceğine katılıyorum ancak yine de bu konuların dışına çıkmak gerekiyor. Bu söylediklerim özellikle pazarlama alanındaki bloglar için geçerli. Pazarlama bloglarının çok büyük bir bölümü dönüp dolaşıp aynı yerlere geliyorlar. İşin daha da tehlikeli kısmı şu ki, dünya ekonomisinin bu bloglarda anlatıldığı kadar pazarlamaya ihtiyacı yok. Bu da bana yirmili yaşlarının başındaki bu insanların bir trend uğruna çok güzel kariyer olanaklarını görmezden geldiklerini düşündürüyor. Yani ben biraz da “her şey bir bütündür, blogda özgün içerik; hayatta özgün içerik” gibi bir öğreti çerçevesinde düşünüyor, hayal kuruyor ve yazmaya çalışıyorum. Yorumunuza teşekkür ederim.
24 Şubat 2007 04:36
Gerçekten güzel bir yazı.
24 Şubat 2007 05:18
bu yazıyı iyiki okudum diyorum iyiki.teşekkür ediyorum .gerçekten harika bir yazı.
27 Şubat 2007 11:54
[…] Peki ama “özgün içerik” hakkında bu kadar atıp tutmak “özgün içerik” midir? Hele yazıda “(:” kullanmak! Yazının sahibi O. S. Börütecene. Yazının tamamı için… […]
28 Şubat 2007 01:22
Yazın çok güzel olmuş tebrik ederim.
Şunu merak ediyorum ama, okuyucu özgün içeriğe mi geliyor yoksa okumak/duymak istediğine mi?
Bu yazıyı yapılan yorumlar e-postama gelsin [X]
2 Mart 2007 10:59
Okur hem özgün içeriğe hem de okumak / duymak istediği içeriğe gelir. Özgün içerik zaten okurun okumak istediği birşeydir. Kim her yerde tekrar tekrar aynı şeyi okumakla zaman kaybetmek ister ki?
Ancak sorunuzda bir yanılgı var yani ben soruyu hatalı buluyorum ki bunu başlı başına bir yazıda değerlendireceğim. Tüm dünyanın sorunu bu. Hedef kitlemizin arzu ettiği şeyi vermeliyiz, o zaman nasıl özgün içeriğe yer vereceğiz? Sanki bunlar çelişen şeylermiş gibi sorulmuş ama böyle değil bu.
2 Mayıs 2007 03:04
Kabul edilirse bir fikir de benden olsun
.
“Okur, özgün içeriğin duymak istediği, ilgisini çeken kısmına gelir.”
Özgün durum ile okunmak isteneni aynı kümede değerlendirmek yanlış olur. Okunan, özgün içeriğin alt kümesidir. Kümeler arasındaki fark okunmayan kısmı oluşturur.
13 Mayıs 2007 10:49
özgün içerik ve wolkancanın çok başarılı olduğu şekilde google oynamak lazım.çünkü “meclise sadakat şerefimizdir” diye bir yazı hiç kimse yazmamışken ben yazdım ve googleda ben ile bir kişi daha çıkarmaya başladı , özgünlük elbette en önemli ögelerden birisi kaliteli bir blog yazmak için , bu yüzden kendi tümceleriniz ve kelime dağarcığınız işin içine giriyor.ama google’a oynamanın da sakıncası yok.
Özgün içerigin bir faideside şudur ki , aramayla gelen aramayla gider.
Bir “hede” arayan insan nasıl o “hede”ye ulaşmak için sizin sitenize girdiyse o şekilde sitenizdeki reklamlardan dolayı sitenizden ayrılır .Bunu bir blogda yakuter ya da wolkancada görmüştüm sanırım , en çok tıklanan yazılarımız en begenileni olmuyor .Bunun nedeni ise arama ile gelen kişileirn hemen gidebilmesi , ama begenilen yazılar sizin blogunuzu sürekli takip eden kişilerin görüşlerinden kaynaklanıyor.
İşte önemli olan bu noktada başlıyor zannımca bu da nedir ?
Özgün içerik ve özgün arama kriterlerine uygun yazılarla ilgili başlıklar , etiketler ve tanımlamalar .
Bu işin ustası Seo Ceo ‘ su ( süper oldu bu söz wolkan :=) ) Wolkanca’yı takip edebilirsiniz.
25 Temmuz 2007 01:52
ben de burdan biraz ders alarak özgün içerikli bi’ yazı yazdım (:
tespitler süper, tebrik ederim.
http://bkabakli.wordpress.com/2007/02/27/ozgun-icerik/
10 Ocak 2008 19:37
böööööööööööööööööökkkkkkkkkkkkkkkk bilmimimin
10 Ocak 2008 19:38
:::::::::::::::::::::::::::::)))))))))))))))))))))))))))
kusura bakmayın
4 Mart 2008 19:30
Yazı Güzel bunları biliyruz fakat özgünden maksat bu değil bence, bir şeyin kendine has başka yerden alıntı yapılmadan anlatılan birşeyler olaylar zinciri.
28 Nisan 2008 17:40
bana öğretmen özgün bir konu yazın dedide bilen birisi varsa hikaye şeklinde acil yazabilirmi?
4 Mayıs 2008 15:09
içindekilerin düzenli bir şekilde hazırlanmasıdır
4 Mayıs 2008 17:42
fikrim yok