Nedenlerde kaybolmak

9 Nisan 2007′de Hayatkisa.com’a yazdığım bir başka kişisel gelişim yazısı:

İnsan, içinde bulunduğu şartların getirdiği sıkıntılara anlam aramakla zaman kaybeder. Maalesef bir çok şeyin altında nedenler arıyoruz ve bu nedenleri ararken olayların kendisinden uzaklaşıyoruz. Oysa odaklanmamız gereken daima şimdiki zamandır.

Hayatın ne kadar kısa olduğunu söyleyip duruyorum bu yüzden yine yaşam ve ölüm üzerinden örnek vereceğim. Bir tanıdığınız evinize geldi, ayağını burkmuş ya da bacağını kırmış ya da kafasına bir şey düşmüş ve kanıyor. O sırada önemli olan bunun arkadışınızın başına niçin geldiği midir yoksa kanamaların durdurulması veya kırılan kemiğin sabitleştirilip hastaneye gidilmesi gibi şeyler midir?

Sizce hangisi daha öncelikli?

Evinize hırsız girdi diyelim. Salonun ortasında göz göze geldiniz. O sırada sizin için önemli olan ne olmalı? Hırsızın neden evinizde olduğu mu? Yangın çıktı diyelim. Ateşlerin ortasındasınız. Önemli olan yangını kimin ve neden çıkardığı mı yoksa sizin dumandan boğulmadan ya da yanmadan olay yerinden uzaklaşmanız veya elinizde ise yangını söndürmeniz mi? Yangının neden çıktığını bilmeniz üzerine sıkacağınız suyu ya da atacağınız toprağı mı değiştirecek?

Burada verdiğim örneklerin ölümcül örnekler olduğunu sanmayın. Bir önceki yazımda bir cep telefonu kaybetme vakasından bahsettim. Orada da durum farklı değildir. İnsanoğlunun kendisini suçlu hissettiği, endişeye kapıldığı, strese girdiği durumlarda umumi tuvaletlerdeki gibi büyük küçük ayrımı yoktur. Sıkıntı sıkıntıdır. En sevdiğimiz kalemi kaybettiğimizde verdiğimiz tepkiyle bir yakınımızı kaybettiğimizde verdiğimiz tepki arasındaki fark aslında çok ince bir çizgide yatar.

Bu yüzden, sizi sıkan şeyin nedenleriyle uğraşmayı bırakıp sıkıntıyı ortadan kaldırmak için bir an evvel harekete geçmeniz davranışların en güzelidir. Yangının neden çıktığını sorgulamayı bırakıp olay yerinden uzaklaşmalı ya da elinizde imkan varsa suyu sıkarak yangını söndürmelisiniz. Bunun dışında iki dakika önce bile olsa geçmişte ne olduğunun şimdiki zamandan daha fazla önemi yoktur.

Orijinal yazının linki: Nedenlerde Kaybolmak

Benzer yazılar:


Rastgele yazılar:


Bu yazıya gelen bağlantılar / verilen linkler

2 Responses to “Nedenlerde kaybolmak”

  1. Burcu Sezer Says:

    Aslında genel anlamda ilk cümlemiz her zaman şöyle oluyor; “Nasıl oldu bu? yada “Ne oldu sana?” Şimdi kapı açılsa arkadaşım kanlar içinde gelse yine aynı soruları sorarım. Aslında bu çok merak ettiğimizden değil. Başka diyebileceğimiz bir cümlenin olmamasından yada şaşkınlığımızdan.

    Evde yangın çıktığını farzedelim. İlk yapacağımız şey kaçmaktır doğal olarak. Fakat cangüvenliğimizi sağladıktan sonra yangının gaz sebebiyle mi yoksa sigaradan mı çıktığını idrak edebiliriz. Aldığım itfaiye eğitiminde her birinin söndürülme şeklinin farklı olduğunu öğrenmiştik misal. Söndürücünün alevin alt kısmına sıkılması yada daha farklı şekiller. Bu da o andaki paniğimizin şiddetiyle alımıza gelen durumlar. Hayatın film şeridi gibi gözün önünden geçmesi buna bir örnektir belki.

    Yazının sonuna geldiğimde evet haklısın. sebeplerlerin karmaşasını bırakıp çözüm üretmekle vakit harcamak her zaman daha yapıcı bir durumdur. Fakat bu her zaman kolay olmamaktadır.

  2. sevil Says:

    keşke nedenlerimizi seçmeyi başarabilsek :))çünkü bence nedenler arttıça kabullenmeler azalır

Leave a Reply