Naomi Klein‘ı takip etmenizi öneririm. Kendisi dünyamızın içinde bulunduğu durumu son derece açık, net ve duru bir dille yazıyor.
Görüşlerinin özeti:
Dünyada gücü elinde bulunduranlar, hem kendi ülkelerinde hem de dünyadaki birçok ülkede ihtiyaçları olan değişimleri gerçekleştirmenin yolunun felaketlerden geçtiğini anladılar. Bir ülkede herhangi bir kriz olduğunda (ulusal sel felaketleri, deprem, iç savaş, savaş, ekonomik kriz, vs.) halka istenen şeyi kabul ettirmek çok daha kolay oluyor. Bunu anlayan güç odakları, dünyanın herhangi bir bölgesinde doğal olarak belirecek krizleri beklemeyip kendileri kriz oluşturmanın yollarını aramaya başladılar (11 Eylül 2001 gibi).
Felaket kapitalizminin özeti bu. İnsanların, toplumların kendilerini en zayıf hissettiği anları yakalayıp, hatta artık bu anları yaratıp, onlara kabul ettirmek istedikleri şeyleri kabul ettirmek.
Bu sabah Tansu‘nun beni mimlemesiyle yazdığım kitlesel cinnet yazımın da bu bağlamda değerlendirilmesi gerekir. Yani 21. yüzyılda artık kitlesel cinnet konusu felaket kapitalizminden bağımsız olarak değerlendirilemez.
Konunun güncel bir olayda örneklenmesini de Naomi Klein’ın California yangınlarında olan bitenle ilgili yazdığı makalesinde bulabilirsiniz.
Bu konunun kapsamlı olarak anlatılabilmesi için verilebilecek örnek ve arkaplan bilgisi o kadar geniş ki, daha fazla bilgi vermek için soruları yanıtlamayı tercih edeceğim.
Benzer yazılar:
- Kitlesel cinnet
- Türkiye’yi Çok Özel Bir Yer Sanmak
- Uçak kullanmakla yaşamak arasındaki benzerlikler
- Havadaki Elektrik Yükü (İstanbul)

Son yorumlar