alemlerin aslı hayaldir
Geçenlerde bir iş için sanal makinamı açtım. Windows xp pro bir sanal makinam var. Web için yaptığım işlerin Internet Explorer’da nasıl göründüğüne bakmak için kullanıyorum.
Bir Adobe Photoshop dosyası açmam gerekiyordu. Gimp, CMYK olarak kaydedilmiş Adobe Photoshop dosyalarını açmıyormuş. Mecburen Windows üzerinden denemek zorunda kaldım.
Günlük hayatta kullanmadığım için sanal makina üzerinde fazla yazılım yok. Genellikle yeni sürüm zamanlarında Adobe ve Macromedia yazılımlarının deneme sürümlerini indirip incelerim.
Bu psd dosyasını açmak için de yine öyle yaptım. Bu arada bir de video yazılımı bulmam gerekti. Allahım ben ne yaptım? Windows’da yazılım kurmak ne kadar zahmetliymiş, bunu hatırladım. Google’da ihtiyacın olan yazılımı ara bul, sitesine git, bilgisayarına elle indir, indirdiğin dosyayı çift tıklayıp çalıştır, sana elli tane soru sorsun hiçbirinde cevap verecek seçenek olmasın sürekli next tuşuna bas. Sonra nihayet kurulsun, registry’ye bir yük daha binsin. Üstüne de sanal makinaya 578MB gerçek ram ayırmama rağmen performans sorunları.
Aynı mesele Ubuntu’da bir dakikayı geçmiyor. Aptitude ya da apt-get kullanarak ihtiyacım olan yazılımı bir iki anahtar kelime ile buluyorum. Tek satırlık, ilkokul öğrencisinin bile anlayabileceği bir komutla yazılımı indirtip kurdurtuyorum. Sonra da çalıştırıyorum.
Windows’un masaüstü kullanımı için hazır olmasına belki de daha yıllar var. Ama bir dakika! Windows sunucu olmaya da hala hazır değil. Öyle olsa büyük şirketler parayı bastırıp Windows Server kullanırlardı. Amazon, Google, Yahoo, ve daha bir çok dev internet şirketi Linux üzerinde Apache kullanıyor. Google, kendi ofisleri içinde Goobuntu adında özelleştirilmiş bir Ubuntu sürümü kullanıyor. Sunucu olarak değil, günlük masaüstü ihtiyaçları için.
Her geçen yıl daha fazla kişi ve kurum uyanıyor.

