alemlerin aslı hayaldir
Evvela şu; bilenler bilmeyenlere anlatsın, Pardus mükemmele yakın leziz bir işletim sistemi haline geldi. Bilmeyenlere ufak bir not: İşletim sistemi, bilgisayarınızı kullanabilmenizi sağlayan yazılımın adıdır. Örneğin Mac OS X, GNU/Linux, Debian, Ubuntu, Gentoo, Windows XP, Windows Vista birer işletim sistemidir. Pardus ta bir işletim sistemidir. Üstelik a’dan z’ye Türkiye’de Türkler tarafından hazırlanmış bir Linux dağıtımıdır.
Linux, doğum yılı olan 1991′den beri 15 yıldan fazla bir zamandır Microsoft işletim sistemlerine her alanda bir tehdit oluşturuyor. Önce web sunucusu piyasasında Microsoft’un pazar hakimiyetine engel olan Linux çekirdekli işletim sistemleri şimdilerde Ubuntu ve benzeri kolaylıkta çok kullanışlı dağıtımlarla yavaş yavaş Windows’un masaüstü hakimiyetini de tehdit ediyor.
Microsoft, iş hayatı içerisinde olan her şirket gibi Linux’a karşı önlem almak zorunda ve tabii ki bunu göz ardı etmiyor. Bir kaç yıldır Microsoft’un tüm dünyada çalışanlarına Linux el kitapları dağıttığını, bu kitapların içerisinde Linux’a dair zor soruların kamuya karşı nasıl cevaplanması gerektiğine dair birebir örnekler bulunduğunu biliyoruz.
Yine bu çerçevede, tıpkı tütün endüstrisinin ABD’de karşılaştığı kısıtlamalar sonrası yüzünü Türkiye’nin de içinde yer aldığı gelişmekte olan ülkelere çevirdiği gibi, Microsoft’un da yüzünü gelişmekte olan ülkelere çevirdiğini görüyoruz. Bill Gates’in Türkiye ziyareti de bu rota değişikliğinin bir parçası. Bu rota değişikliği çok büyük bir ihtimalle Microsoft’un geleceğe dair tahminlerinden ve planlarından kaynaklanıyor. Belli ki Microsoft, ABD ve Avrupa’da yazılım pazarına kurduğu hakimiyetin uzun ömürlü olmayacağını görüyor, gelişmekte olan ülkeleri hedefliyor.
Türkiye’de kamu kuruluşlarının özellikle masaüstü işletim sistemi yazılımları için ödediği lisans bedeli yıllık en az 150 Milyon YTL olarak tahmin ediliyor. Bu para Microsoft’un cebine gidiyor. Eğer Windows Vista’nın satın alınması söz konusu olursa bu rakam 330 Milyon YTL civarında olacak. Siz Microsoft’un yerinde olsanız ne yapardınız? Ya Türkiye tüm kamu kurum ve kuruluşlarında kendi işletim sistemini kullanmaya kalkarsa?
Sanırım Microsoft’u bu kazancı garantiye alabilme çalışmalarında en çok zorlayacak şeylerden biri de bu. GNU/Linux ve Pardus, Microsoft’un son işletim sistemi olan Windows Vista bile bir çok açıdan Pardus’un kalitesine erişebilecek düzeyde değil.
Pardus’tan önce Linux’a dair Türkçe kaynaklar çok sınırlıydı. Her ne kadar neredeyse tüm Linux dağıtımları Türkçe dil desteği taşıyor olsa da, bir işletim sisteminin kişinin kendi dilinde olması ve üreticilerinin de kendi ülkesinde olması, o kişinin en azından bu yazılımdan daha kolay haberdar olmasını ve denemesini sağlıyor.
Tüm bunları gözönünde bulundurursak Microsoft Türkiye’nin Pardus’a engel olabilmesi çok zor görünüyor. Çok çok kaba bir hesapla ilerleyen yıllarda masaüstü İşletim Sistemi piyasasında Microsoft, Türkiye’de yılda ortalama yarım milyar dolar daha az para kazanacak. Bu hesaplara daha ofis paketini eklemiş değiliz sayın seyirciler. Pardus’un Microsoft Office paketinin yaptığı herşeyi yapabilen bir ofis paketi de var.
Pardus’la kişisel anlamda bir türlü ilgilenememiştim ve kendimi ayıplıyordum. Şimdi bu konuda yazma fırsatı da buldum, mutluyum. Geç de olsa: Hoşgeldin Pardus, iyi şanslar Microsoft!


11 Şubat 2007 12:19
İş şu anki hükümetin tavrına bağlı maalesef. Gönül ister ki tüm bilgisayarlar Pardus yüklü olsun, ama bence çok zor. Hele böyle AB ve ABD endeksli bir ülke ise, daha da zorlaşacak. Bunları yapabilmek için irade ve hedef gerekir. Var mı bunlar bizim Devlet’te ?
11 Şubat 2007 12:46
Bunu hep beraber göreceğiz. Yazıda bahsettiğim şartlara rağmen kamu işletmelerinde ve kurumlarında hala Microsoft yazılımları kullanılıyor olursa, bizim devlette bu irade yok demektir. Ya da alışılageldiği gibi birileri para verdi birileri de yedi demektir, başka açıklaması olamaz.
11 Şubat 2007 13:44
Geçen gece KanalTürk’te Ceviz Kabuğu programında Cumhurbaşkanı’nın veto ettiği, son Petrol Yasası ile ilgili bir tartışma vardı. Taraflar bir AKP milletvekili (tabii ki yasayı savunan) ve bir CHP milletvekiliydi (yasaya karşı olan). Türkiye’nin milli menfaatlerine, bağımsızlığına, Misak-ı Milli’ye açık tehditler içerdiğini düşündüğüm hükümler içeren böyle bir Yasa’yı apar topar T.B.M.M.’den geçirip (kamuoyu Hrant Dink cinayetiyle ilgilenirken) uygulamaya koymaya çalışan bir hükümet, bu kadar hayati önem içeren bir konuda böyle davranırken; Microsoft’un, Bill Gates’in, Amerika Birleşik Devletleri’nin -adını siz koyun- çıkarlarını gözetmek uğruna, Pardus’u da çok daha rahatça harcar “gibi geliyor bana, yoksa şüphen mi var?”
27 Şubat 2007 11:13
“Windows Vista, Pardus’tan daha kaliteli değil!” Bu konuyu biraz daha açar mısınız?
30 Mart 2007 02:47
Altyapı hakkında 2 laf etmeden hadi geçelim demek çok amatörce kalıyor ve ciddiye alamıyorum. Yazıda önce windows’un maliyeti konuşuluyor fakat Linux’un toplam sahip olma maliyetinin ne kadar olduğunu kaç kişi biliyor şu ülkede, daha doğrusu böyle birşeyin olduğundan haberdar kaç kişi var? Bu dediğiniz çok büyük çaplı bir proje ve bana göre adım adım (belediyeler tek tek) hayata geçirilmesi gerekir. Çok kapsamlı bir konu, çok büyük bir proje. Geliştiricilerin ve yöneticilerin kararlı olması gerekiyor..
30 Mart 2007 02:54
@Okan Pekçetin: “Altyapı hakkında 2 laf etmeden hadi geçelim” yazan yer neresi?
6 Mayıs 2007 12:56
Bana göre altyapı dediğimiz şey; kriz desteği, sistemi kullanacak personel eğitimi gibi unsurları kapsıyor. Bunlar da oldukça büyük maliyetler oluşturuyor ve bana göre geçişin önündeki en önemli engeller bundan. Bunlar da dikkate alınarak bir maliyet hesaplanmalı. Yazınızda, dünyada linux’a geçmiş yerel yönetimlerden örnekler verseydiniz çok daha inandırıcı olurdu. Şu haliyle zaten bilinenin tekrarı olmaktan öteye geçememiş, ki MS’un da durumun öyle olmadığını anlatmaya çalıştığı materyalleri mevcut sağda solda.
24 Mart 2008 09:35
Dünyada pek çok ülke kendi işletim sistemlerine geçme çabası içerisindeyken bizim oturup izlemememiz gerekiyordu. Bunu da Tübitak ve Uludağ üniversitesi gerçekleştirdiler. Evet bende Pardus kullanıcısıyım ve oldukça uzun bir zamandır linux işletim sistemiyle ilgileniyordum. Pardus’un çıkmasıyla 2006 yılından buyana Pardus kullanıyorum. Pardus’un yaygınlaştırılmasıyla ilgili tek sorun kamu kurum ve kuruluşlarında Pardus’un yaygın olarak kullanıma başlamamış olmasıdır. Çalıştığım kurumda gerek bireysel kullanıcı, gerekse kurumsal kullanıcı sayısını artırmayı kendime vazife bildim. Pek çok kişinin taşıdığı önyargıları birebir göstererek ve kullandırarak aşmalarını sağladım. Neden dili Türkçe olan ve Ulusal bir işletim sistemine geçmeyelim ki? Kaldı ki, ücretsiz ve amacınıza göre kişiselleştirebildiğiniz bir işletim sistemi. MS’e para vermek isteyenlere karşı değilim, nede olsa kişisel tercihleri… Benim karşı olduğum yasa dışı yollarla yazılım kullanmak. Ve bu yasa dışılığı Pardus’la oradan kaldırmış olacağız. Kamu kurum ve kuruluşlarında (çok acıdır) yasa dışı yazılım kullanılıyor. Bu durum tespit edildiğinde de oldukça ciddi paralarla cezalar ödeniyor. Hal böyle iken neden kendi yazılımlarımız üretip kullanmıyoruz? İşte bu sorunun cevabı da Pardus’tan geçiyor.
Yaşasın Özgür Yazılımlar
Yaşasın Özgür Bilgisayarlar
herkese kolay gelsin