alemlerin aslı hayaldir

Maya Takvimi ve Maya Kehanetlerine Devam

Bu konuda daha fazla yazacağımı söylemiştim.

Yazılanları beğenmeme sebebim, bu konu hakkında yayınlanan sayısız makalenin ya kendisinde ya da yapılan yorumlarda olaylar güzel güzel anlatılırken mutlaka iki paragraf sonra konunun metafizik olan herşeye yönelmesi. Maya kehanetlerinden, bilinç dönüşümünden bahsederken konular bir anda birbirine karışıyor. Bilgi almak isteyebilecek herkesin kolaylıkla reddedebileceği, “hadi lan olur mu öyle şey” diyebileceği raddede bir karışmaktan bahsediyorum.

Evvela sıkı bir özet geçmek lazım.

Efendim Maya kehanetlerinden ve Maya takviminden yola çıkılarak 2011 ya da 2012 yılında bilinen dünya düzeninin sona ereceği ve gezegen sakinleri olarak yeni bir çağa adım atacağımız. Bu yeni çağdan kasıt bilincimizin kozmik seviyeye erişeceği.

Bilincin kozmik seviyeye erişmesinden kısaca şunu anlamalıyız: Başlangıçta bilinç seviyemiz birey olarak kendi ihtiyaçlarımıza yönelikti. Sonra hane halkı da işin içine girdi. Bir süre sonra içinde yaşanan topluluğa dair bir bilinç oluştu. Kabileler, aşiretler, büyük aileler bu topluluk bilincine örnek gösterilebilir. Bir şirketin çalışanları, bir köyün sakinleri, bir okulun mensupları gibi gruplandırmalar bu bilinç seviyesine örnek gösterilebilir.

Daha sonra içinde yaşadığımız şehir, içinde yaşadığımız ülke vb. biçimde bir millet bilinci dönemine girdik. 18. yüzyılda başlayıp aşağı yuları günümüze kadar süren böyle bir bilinç seviyesi var. Günümüzde ise (diyelim ki son 5 – 50 yıl) millet bilinci seviyesinden gezegen bilinci, güneş sistemi bilinci seviyesine zıpladık. Şimdi artık sadece kendimizle, ailemizle, mensubu olduğumuz herhangi bir cemaatle, yaşadığımız şehirle, ülkemizle değil; yaşadığımız dünyayla (küresel ısınma, küresel ticaret, dünya barışı), yaşadığımız güneş sistemiyle ve içinde bulunduğumuz galaksiyle (hubble teleskobu) de ilgileniyoruz.

Deniyor ki bundan sonraki adım, 2012 yılından itibaren kozmik bilinç seviyesine ulaşmak ve içinde bulunduğumuz evrenle bütünleşmeyi yaşamaktır.

Eğer bu gelişmelere somut örnekler arayacak olursak son 10 yılın akıl almaz değişimlerine bakabiliriz.

Şimdi sorabilirsiniz ki kozmik bilince geçeceğiz ama bunun Maya takvimiyle alakası ne? Neden 2012 (sayın yılmaz neden mizah)?

Maya takviminin şimdiye kadar gösterdiği dönüm noktaları ilginç zamanlara denk geliyor:

Konuşmanın başlangıcı (dil ile anlamlı kelimeleri seslendirerek haberleşme), yazının bulunması, matbaanın bulunması, internetin yaygınlaşması bu dönüm noktalarından. Bu dönüm noktalarında hep keskin ilerlemeler gerçekleşmiş. Dolayısıyla 2012 yılı itibariyle de kozmik bilinç seviyesine erişmemiz Maya takvimindeki bir dönüm noktasıyla örtüşen bir görüş.

Peki yine de neden Maya takvimi, neden Maya kehanetleri ve neden kozmik bilinç? Ben daha dün yediğim yemeği hatırlamıyorum, kozmik bilinç benim neyime diyenlere cevaplar yine ilerleyen günlerde…

Benzer yazılar:


Rastgele yazılar:

2 Comments to Maya Takvimi ve Maya Kehanetlerine Devam

  1. 12 June 2007 at 2:09 | Permalink

    KASDAV aracılığıyla 19 Mayıs Kültür Merkezi’nde düzenlenen, Fatih Keçelioğlu‘nun seminerinde; Sayın Keçelioğlu kendi öğretmeni ve gurusu olan İsveçli araştırmacı – yazar Carl Johan Calleman‘dan ve onun kitabından da bahsetti.

    İlgilenenler için kitabın bilgilerini buraya da yazayım:

    Maya Takvimi ve Bilincin Dönüşümü

    Carl Johan Calleman

    Çeviri: Semra Ayanbaşı

    Akaşa Yayın ve Dağıtım Ltd.Şti.

    Birinci Basım, İstanbul 2004

    Ayrıca bloğumda da linklerini blogroll’üme eklediğim: The Mayan Calendar Portal ve Mayan Calendar Code, meraklılar için ayrıntılı açıklamalar içeriyor.

  2. tuğrul's Gravatar tuğrul
    10 October 2007 at 19:51 | Permalink

    belki bu konuyla ilgili bir kaç olmıyacak olay vardır ama nasa bile günye kutbuna gözlem evi yapmışsa sırf nibiru ordan görünüyor diye bence bu masal olmaktan çıkar

  1. By on 13 June 2007 at 5:27
  2. By on 18 June 2007 at 1:15