Kişisel gelişim üzerine yazılarımı yayınladığım hayatkisa.com, şu anda yüzlerce (bir değil, iki değil, on, onbeş değil) web sitesi, blog, forum tarafından alıntılanıyor. Ne güzel değil mi? Ama bir link, referans, kaynak göstermek vs. yok.
Bu konuda ne yapacağımı pek bilemiyorum. Hepsine tek tek dava açmaya kalksam çok uzun zaman alır. Gerçi böyle bir yola gitmek bana gerçekten çok para kazandırabilir çünkü çalınan içeriğin miktarı gerçekten büyük ve yüzlerce birey ve kurumdan bahsediyorum.
Bir başka seçenek bu web sitelerini Google endeksinden attırmak olabilir ama sanırım bu da günler sürer. Böyle bir şeyi yapabilmek için oturup bunlarla uğraşmam lazım tek tek. Aynı şey Google Adsense kullananlar için de geçerli. Şu anda bu kopya içeriği bildirerek bu sitelerin Google Adsense hesaplarını iptal ettirmek en fazla bir hafta alır.
Biraz da Pollyana’cılık yapayım. Ben bu kadar çok yerde içeriği yayınlanan hiçbir blog yazarına rastlamadım. Ancak birkaç köşe yazarının, büyük düşünürün yazılarının bu kadar geniş bir kitleye yayıldığına şahit oldum. Çoğu da aynen benimkileri gibi artık isimsiz hale gelmiş durumdalar. Demek ki insanların bir yerlere daha yazıp çoğaltmak isteyecekleri bir içerik yaratmışım. Herkesin becerebildiği bir iş değil. Aferin bana.
Bu arada yeri gelmişken, kopya içeriklerin yayınladığı web sitelerinden ve bunları yayınlayan kişilerden örnekler vereyim, içlerinde tanıdığınız varsa bir dürtüverin benimle bağlantıya geçsinler çünkü bu konuda ne yapacağıma henüz karar veremedim ancak yine de çalıntı içerik biçiminde yayınlanan bu yazılarımın altına kaynak gösterir ve link de koyarlarsa şikayet etmekten vazgeçeğim:
www.kadinlarkulubu.com, www.sewidi.com, Murat Yeşildere (İstanbul Sanayi Odası’nda yaptığı bir sunumun içinde geçiyor, kaynak belirtmemiş. Alıntı yaptığı yer/tarih: İSTANBUL SANAYİ ODASI 6. SANAYİ KONGRESİ Sürdürülebilir Rekabet Gücü: Endüstriyel Teknoloji ve İnovasyon 26- 27 Kasım 2007, Cevahir Kongre Merkezi-Istanbul) Bu nereden çıktı demeyin, sunumun metni Power Point olarak ISO’nun sitesinde duruyor. İsteyen arasın bulsun açsın baksın, www.sanalforum.com, www.kalbim.gen.tr, www.mollacami.net, www.hanemiz.com, groups.google.com.tr, www.bisohbet.com, www.tebesir.org, yakaza.azbuz.com, www.borsamania.net, www.benimweb.net, www.mehmetmiri.com Mehmet Miri, www.aktifpaylasim.com, ritmim.blogcu.com, …
Ben size erişemedim diyenler olmasın diye de e-mail adresim: osmanborutecene@gmail.com
Yukarıda adı geçen web siteleri arasında forumlardan içerik hırsızlığı yapanların çoğu da forum yöneticisi, bir kısmı da onursal üye vs. diye geçiyor bu nasıl bir onursa artık bilemiyorum.
Ben sadece kısmi bir liste verebildim. Hayatkisa.com‘un adresi belli, içerik belli. Lütfen bu arkadaşlar forum içeriklerini kontrol edip gerekeni yapsınlar. Ya çalıntı içeriği silsinler ya da link vererek bu içeriği çalıntı olmaktan kurtarsınlar.
Bu arada söz içerikten açılmışken bu örnekte de bir daha görüyoruz ki orijinal içerik üretmek çok zor. Çok az sayıda işe yarar, ilgi çeker orijinal içerik var dünyada. Bulunduğu zaman da işte böyle kapışa gidiyor. Keşke bir de kaynak gösterilse. İnsanlar bunu kendileri yazmış gibi davranmasalar.
Benzer yazılar:
- Gökyüzü neden mavidir?
- Google’dan Adsense Yanına Resim Koyanlara Uyarı
- Google Adsense’de Hedef Belirlemek
- 8 Mart Dünya Böbrek Günü
İçerik hırsızlığına karşı alıcak bir önlemin olduğunu zannetmiyorum, bu konuda kişilerinin olgunlaşmasını beklemek lazım sanırım(!)
Düşünmek ve düşündüklerini ifade edebilmek yetisine sahip olmayanlar için, en kestirme yok bu galiba.
Liste epeyi uzun, nasıl tespit ettin merak ettim. Ayrıca, iyi ki böyle bir yazı yazdın, bu sayede Hayatkısa’dan haberim olmuş oldu. Faydalanılması gereken önemli bir kaynak…
Sağol, bunları tespit etmek için uyguladığım yöntem şu; yazının içerisinden bir cümle alıp bunu tırnak içinde Google’da aratmak. Sonra da tekrarlandığı için görüntülenmeyen sonuçları görüntületmek
Hepsi tabak gibi çıkıyor meydana.
Doğru bir yöntem, genelde aradaki virgüller ve yazım hataları dahil atlanmadığı için ( muhtemelen yazı hiç okunmamıştır) tespiti de kolay tabîî, ama yine de ” sap samandan ayrılır” endişe etmene gerek yok bence; Google’de bir süre sonra asıl kaynağı görüp, kopya içerikleri indekslemekten vaz geçiyor.
Biliyorum, zaten ilk sırada benimkiler çıkıyor.
RSS feed’lerden yararlanarak yapiyorlar bu icerik asirma isini… O yuzden feed’inize ” baslikli yazi x tarihte yayimlanmistir” formulune benzer bir sey eklerseniz en azindan icerigi otomatik olarak yeniden basan diger sayfalarda kendiliginden kaynak gostermis olur alintilar. Bu olayi ozellikle yabanci blog’larda siklikla goruyorum son zamanlarda. Feedburner ile yapabiliyorsunuz bunu, ya da daha gelismis bir seyler kendiniz yapabilir misiniz bilmiyorum.
Öyle yapmıyorlar. Benim burada anlattığım o kadar bile zekice değil. Copy-Paste, kopyala yapıştır biçiminde alıntılar bunlar. RSS olanlarda en azından yazının içinde verilmiş linkler çıkıyor. Bunlarda o da yok, direkt copy-paste. En adisinden.
Formulu duzgun cikarmamis yorum seyi… Soyle bir sey olmasi gerekiyordu: “(yazi basligi, permalink’le birlikte) baslikli yazi x tarihte (blog adi ve permalink)’te yayimlanmistir”
O zaman cok daha harika bir cozumum var… Paragraflar arasina 1×1px’lik bir .gif koyun, bu .gif elbette transparan olacak ve copy paste esnasinda farkedilmeyecek. Ve bu .gif, diyelim ki adi p.gif olsun, sizin sitenizde host edilecek… Daha sonra bu .gif’in uygulandigi yazilara denk geldiginizde p.gif’i 250×250px’lik baska bir image ile degistireceksiniz, o image’a neler yazabileceginizi hayal gucunuze birakiyorum… Boylece tek bir image replace ederek bir suru calinti icerik yayimlayan sitede kaynak gosterebilirsiniz.
Maalesef bu da çözüm değil çünkü copy-paste işlemi yazıların girildiği kutuda ’strip’ ediliyor, doğal olarak. Yani tamamen metin kopyalama söz konusu. Ne demek istediğimi şöyle örnekleyeyim, webde içinde fotoğraflar bulunan bir yazıyı kopyalayın sonra da bir text editöre yapıştırın mesela notepad, orada görecekleriniz bahsettiğim kategoriye giriyor. Yani hepsi zengin metin editörü değil.
Neyse, blog’unuz çok kötü zaten. Byeeeeeesssssssssssss
((((((((((((((((((8888888888888888
hahahahha teşekkür ederim.
Gizli yazı yazın o zaman yazılarınızın arasına. Kopyalayınca aradalarda çıkar. Bunu da normal biçimde yazın. Ziyaretçileri okuyunca rezil olsunlar.
Diğerlerini bilmem, ama kadınlar kulübü adlı siteden intikamını blmeden almışım.
http://5posta.com/kocam-porno-seyrediyor-ne-yapmaliyim/
Blogculuğumun ilk yılında araştırırdım hangi yazılarım çalınmış bulup uğraşırdım. Sonra anladım ki bunun ne sonu var ne de çözümü. Artık hiç araştırmıyorum.
Şimdi araştırmıyorum ama bazen pingback geliyor, izinsiz alıntı yapıp kaynak göstermişler. Oysa bu da hırsızlık. Yani kaynak göstermekle de iş bitmiyor. Önce izin almaları gerekir.
En azından artık seo’dan biraz anlamam sayesinde ve de wordpress’in imkânları sayesinde benden alıntı yapanlardaki kopyaların google arama sonuçlarında ilk sayfada veya benim yazımdan evvel görünmesi mümkün değil.
Çocuk ve Bilgi Güvenliği Derneğinin, bilgi güvenliği kısmısı olarak bu konuda çalışmalarımız var arkadaşlar.
Hatta Osman’a da çıtlattığım bir projemiz var ki bana kalırsa büyük ölçüde engelleyecektir hırsızlığı.
Ancak dernek olarak başkaları için eylemlerde bulunabilmemiz için “kamu yararına dernek” sıfatına girmemiz gerekiyor ve bunun için en kısa tarih altı ay sonra..
Caydırma amaçlı, çalan kişiye şu yazı gösterilebilir:
http://www.hukukblog.com/2008/11/blog-yazarlarnn-telif-haklar.html
Hırsızlar konusunda hiç umut yok. Yakaladıklarımızı deşifre edelim. Toplumun önüne atalım! Hiç değilse Google’da kendi isimlerini yazdıklarında tokat gibi insin suratlarına yazdıklarımız.
http://cemologyonuncukoy1.blogspot.com/2009/01/erdin-aras-gibi-hrszlar-ne-yapmal.html
Google’a şikayette bulunmak etkili oluyor bu konuda, süreç biraz yavaş işliyor ama yine de site sahibi Google’dan “sitenizi kopya içerik nedeniyle indeksimizden çıkardık, lütfen gerekli düzenlemeleri yaparak en az 30 gün sonra yeniden indekse eklenme talebinde bulunun” içerikle bir mail alınca işler nedense bir çırpıda düzeliyor.
Erdinç Aras denilen hırsız, bu işi ”İŞ” edinmiş. Az önce üşenmedim herifin rastgele bir yazısını copycase’de arattırdım. Nasıl şaşırdım anlatamam. Yazsını çaldığı kişiyi iyi tanıyorum. O kişi ayrıca benim okurum. Rastlantıya bakın.
Konuyla ilgili yazıma ”ek” yapıp, yazısı çalınan kişiye durumu bildirdim.
Herife bakın yahu… arkadaş oturmuş bilgisayarın karşısına, surf yapıp beğendiği yazıları araklıyor. Sonra DANDİK bir haber sitesi adı altında ne olduğu belirsiz bir HIRSIZLIK ŞEBEKESİ tarafından köşe yazarı gibi tanıtılıyor.
Osman, peki yazılarımızı araklayanlar aynı şekilde google’a şikayet ederse ne olur. Ben Google’ın yazılan yazıların tarihini de not alarak ilgili yazının, ilk kim tarafından yazıldığını bildiğini biliyordum. Bu doğrumu?
Doğru değilse, YAVUZ HIRSIZLAR EV SAHİPLERİNİ BASTIRIRLAR.
http://cemologyonuncukoy1.blogspot.com/2009/01/erdin-aras-gibi-hrszlar-ne-yapmal.html
Direk şahsına hırsızlık davası açalım… Bir sonuç gelmez ama bununla yaşamak zorunda kalırlar.
Sevgili Osman ilginç bir mail geldi. Konu başlığınla pek alakalı görünmese bile işin içinden çıkamadığım için açıkcası yardım istiyorum senden. Cengiz Önal isimli yazar, bana daha önce benzer konuda yazmıştı. Dilim döndüğünce anlatmaya çalışmıştım. Ancak başarılı olamadığımı anlıyorum.
Cengiz beyin neyi kastettiğini anlayan varsa bana yardımcı olsun. Tek hatırladığım çok uzun zaman önce onun bloguna bir yorum bıraktığımdır. Ancak kendisi teknik konulardan pek anlamadığını zaten yazmış. Hem beni, hem kendisini aydınlatabilirseniz çok mutlu olacağım. Arızalı bir durum varsa düzeltmemde bana yardımcı olun. ( Biraz komik bir durum aslında)
Meseleyi buradan takip edip aydınlanması için kendine bu başlığın linkini yollayacağım.
* * *
Cengiz beyin mailini buraya ekliyorum.
Sevgili Cem AKKILIÇ,
Bu konuda size ikinci kez yazıyorum…
Yukarıdaki üç adresin de size ait olduğunu da yeni öğrendim. Halbuki, ‘cagdasdrama@gmail.com’ adresiniz, adres listemde kayıtlıymış ve ben devamlı olarak bu adrese yazılarımı da gönderiyormuşum… Bundan rahatsız falan da değilim. Herhangi bir yanlış anlama olmasın…
Ayrıca, son 15 güne yakın bir zamandır ciddi bir gripal rahatsızlık geçiriyor olmam münasebetiyle, ne doğru dürüst yazı yazabildim, ne de sitelerimde olup bitene bakabildim.
Bunu neden söylüyorum?
Çünkü, ‘Atatürk ve Din’ başlıklı yazıma yazdığınız yorumu da yeni görme şansım oldu…
Bunun için ayrıca teşekkür ederim.
Görüldüğü gibi, birbirimizi henüz görmemiş olsak bile; fikirlerimizin aynı doğrultuda olduğu konusunda kuşku yok. Bundan da ziyadesiyle memnunum…
Değerli Kardeşim,
Bir ortak sıkıntımız olduğu kanaatindeyim.
Önceki yazımda da; dilimin döndüğünce bunu anlatmaya çalışmıştım.
Sizin, ‘cagdasdrama@gmail.com’ adresinden gönderdiğiniz ŞORTLA NAMAZ KILAN DİN BARONU başlıklı yazınızı incelerken; kaynak gösterdiğiniz http://cemologyonuncukoy.blogspot.com/ adresindeki sitenize de göz gezdirmek istedim…
Bir de ne göreyim; yazının olduğu sayfadan bu sitenize girmek isterken; karşıma benim CUMHURİYET’İN BEKÇİLERİ isimli site’m çıkmaktadır…
Hatta, sitenize girmek istenince; yine benim onalcengiz@gmail.com adresimle karşı karşıya geliyorsunuz…
Sözün özü; ben bu elektronik konulardan fazla anlamam. Bu konudaki bilgi eksikliğimin de hoş görülebileceğini umuyorum.
Ancak, başıma gelen böylesi bir karışıklığı da ikinci kez yaşıyorum. Belki bundan sonra da yaşayacağım.
Bu nedenle de sizden yardım istemeye karar verdim…
İlk bakışta sanki, Benim blog adresim üzerinden kendinize bir blog kurmuşsunuz gibi gözüküyor. Böyle midir bilmem? Emin olmadan herhangi bir kimseyi suçlamak bana yakışmaz…
Cem Bey,
Dilimin döndüğünce anlatmaya çalıştığım bu konuları bir de siz inceleyebilirseniz sevinirim.
Gereken açıklamayı yapar ve bana konu hakkındaki değerli fikirlerinizi gönderebilirseniz mutlu olurum.
Yoğun çalışmalarınız içinde size zahmet vermek istemezdim.
Ancak, kötü niyetli olabilecek kişilerin, bu yöntemle size ve bana zarar verebileceği endişesini taşımaktayım.
Biz aklı başında insanlar, olayın ne olduğunu ve neden kaynaklandığını öğrenelim ve zarar görmemek için gerekli tedbirleri de alalım… Sizce de öyle değil mi?
Konu hakkındaki görüşlerinizi bekler sevgilerimi iletirim.
Görüşmek üzere.
Esenlikler içinde kalın.
CENGİZ ÖNAL
Araştırmacı – Yazar
http://www.turkcelil.com/modules/smartsection/category.php?categoryid=70
bunun teknik bir sorun olduğu açık. benim cengiz bey’e tavsiyem, müsait bir zamanında bir internet kafeye gitsin ya da bir arkadaşının bilgisayarından internete girerek aynı şeyi tekrarlasın. çok büyük bir ihtimalle o adresin kendi sitesine gitmediğine şahit olacaktır, sorun da çözülecektir
Sevgili dostlar; ben çok yüzsüz gördüm, utanmaz, sıkılmaz gördüm ama Erdinç Aras gibisine ilk defa rastlıyorum.
Adam yaptığı hırsızlığı meşrulaştırmak için Ayvalık zeytinyağı gibi su üstüne çıkmakla kalmayarak birde beni şuçlu durumuna düşürmüş. Gelip bizimle konuşsaydınız diyor. Ama yazımı blogumundan çalarken bir mail atıp izin isteme zahmetinde bile bulunmamıştı. Yaptığı hırsızlığın nasıl olsa ortaya çıkmayacağını düşünmüştü bu ketenpereci.
Vay kereta vay.
http://www.ardahansesi.com/koseyazi/343/sizi-kiniyorum
————————————————————————–
http://blogyazarlari.ning.com/forum/topics/erdinc-aras-ve-ardahansesi
Sevgili dostlar; ben çok yüzsüz gördüm, utanmaz, sıkılmaz gördüm ama Erdinç Aras gibisine ilk defa rastlıyorum.
Adam yaptığı hırsızlığı meşrulaştırmak için Ayvalık zeytinyağı gibi su üstüne çıkmakla kalmayarak birde beni şuçlu durumuna düşürmüş. ”Gelip bizimle konuşsaydınız” diyor. Ama yazımı blogumundan çalarken bir mail atıp izin isteme zahmetinde bile bulunmamıştı. Yaptığı hırsızlığın nasıl olsa ortaya çıkmayacağını düşünmüştü bu ketenpereci.
Vay kereta vay.
http://www.ardahansesi.com/koseyazi/343/sizi-kiniyorum
Bakın hırsız, son yazısında ne diyor ”Belki yazınızın üzerinde rütüş yapılarak daha anlaşılır ve okuyucu ile buluşmasında katkıda bulunmuşumdur diye düşünüyorum..”
Hem yazıyı araklıyor hemde utanmadan kendisini haklı göstermeye çalışıyor. Tam bir kazma işte.
Sizce hangi yazı daha okunabilir, anlaşılabilir durumda.
İşte benim yazım;
http://cemologyonuncukoy.blogspot.com/2008/07/atatrk-olmak.html
Bu yazıda Aradahsesi isimli Hırsızlık çetesi isimli çetenin sahibi Erdinç Aras’ın yazısı, daha doğrusu benden arakladığı yazısı;
http://www.ardahansesi.com/koseyazi/234/peki-ne-oldu-o-milli-ruha
Bu soytarı yazı çalmaya devam ediyor. Özellikle İz Edebiyat sitesine kurmuş tezgahı.
Bakın sahte köşe yazarı Erdinç, bana hitaben yazısında neler döktürmüş, kısa alıntıyla buraya aktarıyorum;
1. Haber yazarak ve yaparak kaynak göstermek suç mu, kaynak gösterilmemiş olabilir.
2. Sitemizi ziyaret edip gerekeni gelip konuşarak haberinizin yayınlanmasından rahatsız olduğunuzu bizzat beyan etmiş olsaydınız, haberiniz veya yazınız zaten yayına konulmazdı, Haberinizi veya köşe yazınızı kaynak göstermeden yayınlamak gibi bir niyetim olmadığını da diğer haberlerde olduğu gibi kaynak ve kişi gösterilerek yayına konulmuştur…
3. Senin kadar meslek ilkelerine saygılı emeğe saygılı biriyim…www.ardahansesi.com. Adına her zaman emeğe saygı ve ilkeli haber anlayışıyla sizi kınıyorum.
4. Sizin haberiniz kesinlikle kopya edilmemiş ve kendi yazımız diye köşemizde yayınlanmamıştı. Haber niteliği taşıdığından dolayı güzel bulunup sitede kaynak gösterilmeden yayınlanmıştır. Rahatsızlığınıza anlam vermekte zorlanıyorum, Belki yazınızın üzerinde rütuş yapılarak daha anlaşılır ve okuyucu ile buluşmasında katkıda bulunmuşumdur diye düşünüyorum.
Terbiyesizliğin, yüzsüzlüğün daniskasına bir örnekle başlamış bu zibidi. Yazımı çalarken kaynak göstermediği gibi, birde yüzsüzce ‘’kaynak gösterilmemiş olabilir’’ diyor.
Kendisini çok önemli birisi gibi gördüğü için, arakladığı yazım için gidip kendisiyle görüşmem gerektiğini falan zırvalamış. Sanki biz yazılarımızı çalanların peşinde olup, birde rica edeceğiz ”lütfen yayınlamayın” diyerek. Üzerine birde meslek ahlakından söz etmiş sahte köşe yazarımız. Yaptıklarından pişmanlığın zerresini duymayan bu azılı emek hırsızı hala utanmadan çirkefliğe devam ediyor. ”Kesinlikle kopya edilmemiş” derken attığı yalana kendisi inanacak kadarda ruh hastası bir yapıya sahip. Kendisiyle o kadar çelişiyor ki yazısının başında kaynak göstermeden yayınlamak gibi bir niyeti olmadığını söylerken, aynı yazının içinde ”kaynak gösterilmeden yayınlanmıştır” diyor. Ama asıl facia ise yazımın üzerinde rötuş yaptığını söylemesi!
Ey şapşal yalancı Erdinç Aras, sen kim oluyorsun ve kendinde bu hakkı buluyorsun da benim yazımı izinsiz yayınladığın gibi üstüne birde ”yazını rötuşlayıp daha çok okunur hale getirdim” diyebiliyorsun. Ve Türkçeyi ”katlettiğin” yetmiyormuş gibi hala yazımı yayında tutuyorsun?
Adam habere bile ‘’heber’’ diye yazıyor. Rötuşa, rütuş diyor! Artık anlayın işte…
http://img26.imageshack.us/img26/2856/erdinarasdd3.jpg
Kaynak belirtilse bile önceden izin alınması gerekir. İzin alınmayacaksa yazının küçük bir kısmı alıntı yapılabilir ve okuyucular tamamını okumaları için esas sitedeki yazıya yönlendirilir. Böyle yapılmalıdır.
Cem Bey sizin olayınız ilginç. Çünkü sizin insanlara vermek istediğiniz bir mesaj var. Önemli olan, bu mesajın mümkün olduğunca çok kişiye ulaşmasıdır. O kişi bu konuda bir hizmette bulunmuş.
Siz ilk gördüğünüz zaman yazınızı izinsiz alıp kaynak bile göstermeden yayımlayan o kişiye öncelikle bu güzel hizmeti için teşekkür etmeliydiniz, sonra kaynak belirtmesi gerektiğini söyleseydiniz. İlk yapılması gereken şey bu olmalıydı. Bence böylesi iki aynı görüşlü insan arasında daha güzel bir iletişim şekli olurdu.
Yazınızı halen kendi yazısı gibi göstermesi ise ayıp oluyor. Habermiş filan bunlar ikna edici değil. Kendisi ne derse desin o yazı zaten haber yazısı değil. Haber olsaydı “Cem Akkılıç Bey şöyle bir yazı yazmış kendisine tebrik ve teşekkürlerimi sunarım. Buyurun siz de okuyun” diye yayımlaması gerekirdi. Böyle olsaydı haber olurdu.
Adamın her söylediği tezat… Bir kere yazının başlığını değiştiriyor köylü kurnazı. Zaten niyeti buradan hemen belli oluyor.
Ayrıca yazıyı daha okunur hale getirdim gibi laflar etmiş. Buna nerelerimle güleceğimi şaşırdım.
Adamın bütün yazıları çalıntı diyorum size…
İzEdebiyat sitesine resmen tezgah açmış dallama.
O hırsızın bir görüşü olduğuna falan inanmıyorum. Bunu ayrıca belirtmeliyim. Soytarıların ”görüşü” olur mu yahu. Kaldı ki ben haber falan yazmıyorum. O benim değil muhabirlerin uzmanlık alanıdır.
http://onuncukoykonukyazarlar.blogspot.com/2009/02/yalanlara-dair-erdinc-aras.html
Haydi herşeyi bırakalım bir tarafa, şu iki yazı arasında hangisi daha okunabilir sizce.
http://cemologyonuncukoy.blogspot.com/2008/07/atatrk-olmak.html
http://www.ardahansesi.com/koseyazi/234/peki-ne-oldu-o-milli-ruha
Ben senin Ruhuna emi… Erdinç zibidisi…
Evet, sizin yazınız haber yazısı değil fikir yazısıdır. O kişinin ise o yazıyı “kendi yazısı gibi” görüntülemesinin habercilikle hiçbir ilgisi yok. Bence bu kavramları hiç bilmiyor. Yazık. Sadece üzüldüm. Siz de sadece üzülün geçin derim.
İki yazıyı kıyaslayınca elbette sizinki daha okunabilir, daha okunası.. Bazı yerlerde vurgular var. Vurgular kimi yerlerde ayrı satırlarla, kimi yerlerde bold ve italik harflerle belirtilmiş. İyi yazı yazmada bunlar da çok önemli. Okuyucu daha iyi anlar, daha iyi aydınlanır.
İz Edebiyat sitesinde ulaşabildiğim kadar kişiye mail atıp bu durumdan haberdar ediyorum. Erdinç Aras ve hırsızlık şebekesi ‘’Ardahansesi’’ denilen uyduruk siteden herkesin bir şekilde haberi olması gerekir diye düşünüyorum. Bu ahlaksız adamın yayınladıklarını incelerken, Necat Dilaver isimli dostumuzun da yazısını arakladığını gördüm. Gerçekten hayret ettim.
Nejat bu konuda elinden geleni ardına koymayacağını söyledi. Bakalım nasıl bir tepki gösterecek.
Bana gelince; bu tarz işlerde hukuk yoluna gitmeyi hiç düşünmedim bile. Yıllarca sürecek bir mücadelenin içine girmek boşa zaman kaybı olur çünkü. Bu çalınan ne ilk yazım nede son yazım olacak bunu biliyorum. Ancak kendi kanunlarımı koyabilirim diye düşünerek, bu kişiyi ‘’AFİŞE’’ etmeye karar verdim. Düşünsenize kanıtlı, belgeli yazılarla bu adamın hırsız olduğu sonsuza kadar belgelenmiş oldu. En azından Google’ denilen şey dünyadan silinip gidene kadar. Torunları bile dedesinin ismini yazdıklarında, nasıl biri (!) olduğunu anlayacaklar. Zaten bizim köyün hırsızı Erdinç pek telaşlanmış ki ‘’linkleri sil’’ diyor utanmadan. Ama yazımı hala yayınlayabiliyor yüzsüz şarlatan.
‘’Bir yazı nedir’’ diyerek geçmemek lazım. Adam çıkmış utanmadan ‘’ben senin malını mı çaldım’’ diyebiliyor. Evime girip tasımı, tarağımı çalan hırsızdan hiç farkı yok aslında. O tası, tarağı almak için ne kadar emek veriyorsak, yazı yazarken de emek veriyoruz.
İşte Necat Dilaver’in yazısı;
http://www.izedebiyat.com/yazi.asp?id=73805
Şimdi pişkin hırsız Erdinç’in yazısına bakalım. Aynı katliam bu sayfa içinde geçerli olmuş ve yazının başlığı değiştirilmiş. (Aklınca yakalanmayacağını sanıyor cahil)
http://www.ardahansesi.com/koseyazi/281/erdoganizm-ve-demogolji
* * *
Osman’a da bir teşekkür borçluyuz. Burada ciddi ve kalıcı bir blog yaratarak bu mücadelede aktif rol oynuyor.
Durun bakalım bizim pişkin Erdinç ilk yazısını ne zaman araklayıp yazacak.
Hırsız zanlısının kendi yazdığı bir yazısına da baktım. Yazmayı hiç bilmiyorum. Zar zor okuyabildim. Şurdan burdan yazı tırtıklayacağına otursun biraz yazı kurallarına çalışsın, biraz kitap okusun yazı dilini geliştirsin.
En kötüsü de bütün bu olanlardan sonra o tırtıkladığı yazıları silmemesi. Bu insanda ne vicdan var ne gurur var ne de denge.. Üstüne gitmekle sadece yorulursunuz. Bari o sitenin esas sahipleri ile iletişime geçin diyecektim ama whois sorgulaması sonucu gördüm ki her şey bu Erdinç’in üzerine kayıtlı!
Adam aslında otelciymiş. Oytel Otel.
Turluyordum bu akşam gördüm.
http://www.yenikorfez.com/1430+Cem-Akkilic-Cemology-Onuncu-koy–Bam-gum-siyaset.html
Bu site yazımı yayınlamış ama (izin almamasına rağmen) ismimi yazmış. Erdinç okuyorsun sanırım.
BLOG ÖDÜLLERİ SAHTEKARLIĞI ve BİR KÜFÜRBAZ
TÜRK BLOG YAZARLARI sitesinden bir sahtekarlığı ortaya çıkarttığım için kovuldum. Çok memnunum orası ayrı tabi.
2009 Blog ödülleri adı altında yapılan sahtekarlığın ve küfürbaz wolkancanın hakkındaki yazılar için ;
http://cemologyonuncukoy1.blogspot.com/2009/02/2009-blog-odulleri.html
Not: Volkan gerçekten büyük adammış. Birilerinden talimat alıp TBY üyeliğimi sildirdi. Yalakalık gerçekten zincir gibi işliyor. Ama ben bu işi kafaya taktım ve işin ucunu bırakmaya hiç niyetim yok. Kanıtlı, belgeli yazılarımı silerek yaptıkları ya da yapmadıklarını örtpas edebileceklerini düşünenler çok yanılacaklar.
Ardahansesi,Adına Google’den link atıp yayınlayarak Erdinç Aras ve Ardahansesi.Comu ve hırsızlık ve karalama ve devam etiren izeedebiyat veCem Akkılıç yazılarınız Kaynak olarak gösterilmiştir.
* * *
Bu okuduğunuz, daha doğrusu korkunç imla hatalarından dolayı okumaya çalıştığınız yazıyı, hırsızım olan büyük yazar ve künyesi itibariyle Genel Yayın yönetmeni olan Erdinç Aras’ın kıytırık sitesinin ana sayfasından aynen aktardım. Aktarana kadar canım çıktı.
Bu adamın derhal bir psikologa görünmesinde fayda var. Ve mutlaka dilbilgisi derslerine katılmalı.
http://www.ardahansesi.com/koseyazi/343/sizi-kiniyorum
http://img244.imageshack.us/img244/7321/111lra.jpg