Kestane kebap, acele kuantum
Şu çılgın atom çekirdeği parçacıkları başlıklı yazımda parçacık (kuantum) fiziğinden kısaca bahsetmiştim. Yine geçenlerde yazdığım düşünce hızında bloglamak başlıklı yazıya gelen yorumlardan birinde de kuantum hakkındaki düşüncelerimi yazmama dair bir istek vardı. Bunu bir an evvel gerçekleştireyim istedim.
Bazı konuları bekletmemin bir nedeni var. Kuantum fiziği de bu konular arasında. Bekletme nedenim ise zihnimde konuyu yeteri kadar anlatabilir hale getirmek. Okurlarım, arkadaşlarım, danışanlarım, müşterilerim, öğrencilerim her zaman insanların zihninde yeni kapılar açabildiğimi ve birçok konuyu çok kolay anlatabildiğimi söylerler ve ben de bununla pek gururlanırım. Ancak bunun arka planında yatan bir zihinsel süreç var. Yani bir şeyi algılamasını arzuladığımız insanların zihnini onikiden vurabilmek belli bir konsantrasyonu gerektiriyor ve bu konsantrasyon zaman alan bir şey.
Ancak şimdi hazır hale gelmeyi beklemeden yazmayı seçeceğim (belki de hazır hale gelmiştir bile de, aması var) çünkü anlatabilmek huyumun ve kabiliyetimin içerisinde hitap ettiğim kişi ya da kişilerin önyargılarından arınması aşamasına yardımcı olmak da var ve ben bu aşamaya eskisi kadar önem veremeyeceğim.
Yani anlattıklarımı ve anlatacaklarımı uzun uzun ispat etmekle, kaynaklar vermekle uğraşmayacağım demek istiyorum. İnternet çağındayız, bilgiye ulaşmak önceki dönemlere nazaran çok çok kolay ve ulaşmak, teyid etmek isteyen herkesin elinde çağdaş bilim okuyabilme imkanı var.
Konumuza dönersek, ben kuantum fiziğini sosyal düzeyde ele alıyorum. Yani bu açıkça demek oluyor ki; nasıl ki atom çekirdeği parçacıkları olasılıklar halinde gezinirken bizim gözlemimizle maddeye dönüşüyorlarsa aynı biçimde insan zihni, insanın içinde yaşadığı koşullar, diğer olasılıklara dönüşebilme imkanına sahip.
Biraz daha açalım. Kuantum fiziği bize açıkça diyor ki; zihin, bilinç olmadan madde varolamaz. İçinde yaşadığımız fiziksel dünya, şimdiye kadar alıştığımızın aksine tamamen kavramlardan, fikirlerden, düşünceden oluşuyor. Şimdiki zamanda yaşadığımız, algıladığımız fiziksel gerçeklik içerisinde size inanılır gelmeyecek derecede payımız var. Bu pay bizim irademizden, isteklerimizden, düşüncelerimizden oluşuyor.
Hal böyle olunca bizim bunları isteğimiz doğrultusunda değiştirebilmemiz de olanaklı. Böyle bir olanak karşısında insanın şaşırmaması, afallamaması imkansız, bunu kalbul ediyorum. Ama galiba buna kendimizi alıştırsak iyi olacak.
Aslında olaya tersinden bakacak olursak; üzerinde hiçbir etkide bulunamadığımız bir fiziksel dünyaya alışmak da kolay bir şey değil. Yani bir önceki aşamada gerçekliğini kabul ettiğimiz durum da bir alışkanlık; şimdi benim size artık buna alışalım dediğim şey de bir alışkanlık.
Ben mesela denizin üzerinde yürüyemem çünkü bunu yapabileceğimi aklım almıyor. Ama bunu yapabileceğini aklı alan biri denizin üzerinde yürüyebilir.
Denizin üzerinde yürümekten bahsettiğim zaman da yazımın başında yaptığım uzun girizgah anlam kazanıyor artık. Çünkü istediğiniz kadar itiraz edin, istediğiniz kadar palavra gelsin, istediğiniz kadar aklınız almasın (ki az evvel açık seçik söyledim benim de aklım almıyor) ama bunun olabilirliğini kabul etmek durumundayız. Yani görüşümüz alabildiğine açık olmalı.
Kuantum fiziğine sosyal açıdan yaklaşan ve benim gibi yaşamınızı şekillendirebileceğinizi söyleyen başka kişi ve kurumların aksine ben alışkanlık fikri üzerinde duruyorum. Bunun altını tekrar tekrar çizmek isterim. Kuantum bilgisine dayanıp bunu atom çekirdeğini oluşturan parçacıklardan kendi yaşamımıza transfer etmek istediğimizde yapmamız gereken ilk şey bu fikre alışmaktır. Çünkü hem yapabildiklerimiz hem de yapamadıklarımız çoğunlukla yapabilmeye alışık olduğumuz ve yapamamaya alışık olduğumuz şeylerden oluşuyor.
Yani kuantum fiziği ve buna sosyal alanda vakıf olabilmek zihni alabildiğine açmayı gerektiren bir şey.
Benzer yazılar:
- Dr. Quantum’u Dr. Quantum yapan nedir?
- Tercihli yol: olumlu düşünce
- Şu çılgın atom çekirdeği parçacıkları
- Düşünerek yaratmak
Rastgele yazılar:
- Sürekli Güncelleme İle Hayatta Kalmak
- Açık Kaynak Yazılımlar Pencereleri İşgal Ediyor
- Tam Bir Yaz Parçası: La Gota Fria (Moralita)
- Düşünce süreçlerine gereken zamanı tanımak