alemlerin aslı hayaldir
Mardin sagasına devam.
Beni yakından tanıyanlar kahve ile bir evliliğim olduğunu bilir. En fazla üç beş gün ara veririm kahve içmeye. Sadece Türk kahvesi içerim. Eğer bulunduğum yerde Türk kahvesi yoksa filtre kahve tercih ediyorum. Mardin’de de bundan vazgeçecek değildim. Çok güzel bir kahveci buldum. Hemen aldım. Burada kahveye çekme aşamasında kakule katıyorlar. Kakule kahveye hoş bir aroma veriyor.
Kahveciyle sohbet ettik. Kahve Türkiye’ye Latin Amerika’dan gelirmiş. Bazen Brezilya, bazen Arjantin, bazen Şili.
Bunun neresi Türk kahvesi diye soracak olursanız Türk kahvesi bir pişirim biçiminin adı.

Laf yiyecek içecekten açılmışken Mardin’e özel birşeyden bahsedeyim: Semburek.

Semburek için bir tür kapalı lahmacun diyebiliriz. Gayet lezzetli.
Şimdilik böyle.


29 Temmuz 2007 16:22
Kahve’nin adına ya da yöresine değil, pişirenine bakmak lâzım ;o)