Hayatın neredeyse her alanında görebileceğimiz ama kendisini en çok kadın erkek ilişkileri, evlilikler gibi noktalarda gösteren bir özelliği var kadınların. Kadınlarda bir sabır zembereği var.
Kendilerinde gördüğümüz bütün bu özveri, idare etme, sabır vb. erkeklerin sonsuza kadar süreceğini zannettikleri özellikler. Oysa bunların genelde kurulu bir saati olur ve geriye doğru sayar.
Bazı ilişkilerde kadınlar erkeklerin “adam olabilme ihtimali”ni sever.
Erkekler ise bu ihtimali sevme durumunu kadının kendilerine sonsuza dek katlanacakları, mazoşist bir yapıda oldukları, sevdikleri şeyin şimdiki zamandan ibaret olduğunu düşünürler.
Sonrasını hepimiz biliyoruz. Bir kasa rakı ve bir leğen alıp en yakın arkadaşlarının evine kapanan adamlar.
Örnekler çoğaltılabilir. Bu tür ilişkilerde erkekler genellikle işsiz, halk arasında sanatçı olarak tabir edilen zanaata sahip, major depresyon rahatsızlığından muzdarip vs. olabilirler. Tabii kavramı daraltmamak lazım, bunlar sadece örnek olarak ilk anda benim aklıma gelmiştir, zibilyon ayrı kombinasyon olabilir ama sabır zembereği ve duracağı, atacağı tarih değişmez.
Eşlerinin gösterdikleri anlayışı sonsuz zannederler. Onun kendilerine sunulmuş bir destek, bir toparlanma imkanı olduğunu göremezler. Gözlerine bir perde inmiştir.
Elbette burada kadının yaptığı da doğru mudur değil midir, sorgulamak lazım. Umut fakirin ekmeğidir diyerek kendisini her gün döven (kelime anlamıyla da olabilir mecaz anlamıyla da) bir adamın bir gün aniden aydınlanacağını beklemek ne kadar gerçekçi bir yaklaşımdır?
Bu gerçekten erkeğe yapılan bir iyilik midir? Yoksa adamın kafasına düşecek saksıyı geciktirmek midir? Bunlar hep sorulması gereken güzel sorulardır.
Kısa ya da uzun bir hayat yaşamak sizin elinizde.
Benzer yazılar:
- Paris Hilton, Banu Alkan ve Algıda Karmaşa
- Kadın Cinselliğinden Korkmak
- Nedenlerde kaybolmak
- İnsana anlayış göstermek, insanı savunmak

harika harika ötesi bir yazı;
zembereğimi en iyi tarif eden osmancım;
bu laf harika:
Bazı ilişkilerde kadınlar erkeklerin “adam olabilme ihtimali”ni sever.
valla bana pek iyilik gibi gelmedi;
dur bakalım
bir an da şunu düşündüm;
koşulsuz sevgi pek yüksek bir laf;
- sen kimi koşulsuz seviyorsun?
sorusuna yanıtı dürüst içten daaaaan diye kaç kişi yanıt verir?
ilişki evlilik haline girince koşulsuzluk hali biraz yalan gibi geldi…
koşullu bir akit bu doğası gereği…
o zaman
kim kimi neden nasıl adam eder?
kimde zemberek zıplar?
bence
hem kadında,
hem erkekde de;
kadın da doğası gereği zıplamayı ilk ifade eden olsa gerek der;
düşünmek üzere giderim:)
bahçemde tavus kuşları dolansın istiyorum;
da
konu ile ne alakası var, ona gelemedim işte:)
kutlarım tekrar;
teşekkür ederim nazlıcım.
Nazlı’ya katılıyorum. Kadınlarda varolan bu sabır zembereği tiktaktiktak diye geri sayan bir ağır tahribat yaratacak bir bomba saati gibi… “Ya sabır” çekerek yıllarını geçiren kadın sayısı bir hayli fazla. Bu durumun farkıda olmayan erkeklere güzel bir uyarı niteliğinde olmuş yazı. Tebrikler.
Beynine, kalbine, eline sağlık aşkım. Tek kelimeyle “mükemmel” bir yazı!
aslında bütün insan ilişkilerinde bu tür bir zembereğin olduğunu okumuştum, ora da puan şeklinde yapılıyordu örnekleme, beynimiz herkese puan veriyor, annemize babamıza, kardeşlerimize patronumuza sevgilimize, izlediğimiz tv kanalına, okuduğumuz yazara kadar…puan belli bir limitin altına düşünce o nesne yada kişiyle aramızda sorunlar baş gösteriyor tabi
Kadınlar hep bir umut içinde bence….belki düzelir…belki yoluna girer…belki değişir diye sabraderler…ama balık hep baştan kokar ve nasıl başladıysa da o şekilde ilerler …
Ayrıca erkeklerin birine bağlanmaktan çok korktuklarını gördüm çoğunlukla…Birine koca bi umut yatırımı yapmaktansa yitirme korkularına yenik düşüyorlar bence….dolayısıyla özeş kavramı da suya düşüyor çunku özeş kişinin tüm ihtiyaçları karsılıksız ve koşulsuz karşılar…korkusu olan bi kişi karşısında da maalesef yapacak pek bişeyi kalmıyor kadının…Bence SABIR da bi yere kadar …..
SEVGILER
erkekler tüm dünya için varlar.kadın için odak noktası erkeği ama erkek için öyle değil.
kadına sahip olduğunu düşündüğü andan itibaren özgüven saçarak dünyalarını diğer erkeklerle beraber şenliğe çevirebiliyorlar.kadında evde bekliyor.yaşım ilerledikçe olgunlaşma sürecinde daha çok erkeklerin zorluk çektiğini düşünüyorum.kadının kaşadığı değişik evrelerden yoksun gibiler.kadınlarda anam ne yaptıysa onu yaparım iç bağlantısıyla evliliğe hazır yetiştirilir.
işin neşınıl ceografi bölümü malum.