Tunç Kılınç Fikir Atölyesi’nde kaydadeğer bir soruyu ele almış. Üniversitelerde iş hayatına hazırlık dersi neden yok diye soruyor. Okunmaya değer bir yazı.
Ben de kendimce bu sorunun cevabını vermeye çalışayım.
Üniversitelerde iş hayatına hazırlık dersi olması imkansız. Başarıya giden yolda şeytana pabucunu ters giydirecek oyunlar oynamanın dersi bu. Tunç konuya iyimser / olumlu yönüyle yaklaşmış. O böyle bir dersin üniversiteden mezun olup iş hayatına atılacak gençler açısından koruyucu değer taşıdığını düşünüyor. Hak veriyorum. Ancak işin bir de çelişki ve tezat yönü var. İş hayatına atıldıktan sonra mesele kendini haksızlıklara karşı savunmaktan ibaret olamaz. Bir kez oyunun içine girince kişi kendini haksızlıklara karşı savunmaya başladıktan kısa bir süre sonra zaten işten atılır. Bunun istisnası olabilecek çok az şirket gördüm.
Bunun tek çaresi savunmanın yanına saldırıyı eklemektir. Ancak o zaman iş hayatına hazırlık dersi amacına ulaşmış olur. Böyle bir ders ise bir üniversite kampüsü çerçevesinde elbette verilemez.
İş hayatındaki yırtıcı rekabet biraz kapitalist sistemin zayıflığından biraz da insanoğlunun ahmaklığından kaynaklanıyor. Boğaziçi Üniversitesi bu meseleyi öğrenci klüpleriyle çözmüş durumda. Radyo Boğaziçi, Spor Klübü, İşletme Klübü, Mühendislik Klübü gibi dört büyük klüpten birine üye olup aktif bir katılımda bulunduğunuzda daha ilk yönetim kurulu seçimleri yaklaşırken hemen dünyanın nasıl bir yer olduğunu öğrenmeye başlarsınız.
Ancak bu eğitim dersliklerde başarılabilecek bir şey değil.
Bunun yerini ancak tarih dersleri alabilir. Tarihten örnekler vererek, kişiye mezun olduktan sonra kendisini bekleyen iş hayatının tarihteki bu örneklerden farklı olmayacağını söyleyebilirsiniz. Elbette sıradan bir iş gününde dönen üçkağıdı anlattığınızda tecrübesiz birinin buna inanması zor. Abarttığınızı düşünecektir.
Şu anda Türkiye’de onyıllardır iş yapan, hesabını bilen, pazarlamasını iyi yapan birçok şirket iflasın eşiğinde. Bunun nedeni siyasi (ılımlı) islamı destekleyen hükümetin memleketteki iş olanaklarını da kendi taraftarlarına kaydırması. Tıpkı Kasımpaşa Spor Klübü’nün 3 Kasım 2002 de mahalli ligden başlayan yolculuğunun geçen yıllarda 1. Ligde noktalanması gibi, hükümetin el verdiği şirketler birer ticari deha haline gelirken diğerleri pastadan pay kaybetmek durumunda kalarak tarihin tozlu sayfalarına gömülmeye mahkum oluyor.
Bunu bir üniversitede ders olarak anlatmaya kalkarsanız bundan rahatsızlık duyacak kişilerin nüfuzları o üniversiteye giden ödenekleri bile kesmeye yeterli olacaktır. Sanırım böyle bir olay başlı başına üniversitede iş hayatına hazırlık dersi yerine geçebilir.
Benzer yazılar:
- Din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri nasıl düzenlenmeli?
- Beklemek ve ertelemek: İki dipsiz kuyu
- Mezunlara Duymak İstemeyecekleri Öğütler
- Uçak kullanmakla yaşamak arasındaki benzerlikler
TEORİ VE PERİTİK DENEN AYRIM İŞE BAŞLAYINCA ORTAYA ÇIKIYOR ZATEN..ÖRNEĞİN BEN OKULU GEÇEN SENE BİTİRDİM..HOCALARIMIZ GENELDE KAPİTALİST SİSTEMİN KÖTÜ YÖNLERİNİ ANLATTI BİZE.. ANALTTIKLARI ŞEYLERDE GERÇEKTİ AYRICA ..YANİ SÖMÜRÜ ÜZERİNE KURULAN BÜYÜK BALIĞIN KÜÇÜK BALIĞI YUTTUĞU ZENGİN OLMANIN YOLUNUN FAKİRLER YARATMAKTAN GEÇTİĞİ(BENİM DÜŞÜNCELERİMDİR.. ) BİR SİSTEM ÖĞRENİYORSUNUZ. HIRSLANIYORSUNUZ.. ÖFKELENİYORSUNUZ.. VE SONRA GİDİP O SİSTEMİN PARÇASI OLUYORSUNUZ.. OLMAK ZORUNDA KALIYORSUNUZ.. ÖNÜNÜZE HEDEFLER KONUYOR.. ŞU KADAR SATIŞ BU KADAR İKNA …
YAPAMAM DİYEMİYORSUNUZ.. ÇÜMKÜ YEMEK YEMENİZ GEREKİYOR.. SİZ YEMESENİZ BİLE ETRAFINIZDA MUTLAKA YEDİRMENİZ GEREKEN BİRİLERİ OLUYOR.. BEN BAZEN KEŞKE HİÇ ÜNİVERSİTE OKUMASAYDIM(ÜNİVERSİTENİN GENİŞLETTİĞİ UFKUMU HARİÇ TUTARAK) .. ERKEK OLUP BİR MARANGOZDA SAKİN SAKİN ZEVKLE ÇALIŞSAYDIM DİYORUM.. AMA ARTIK MARANGOZDA KALMADI.. SİSTEM ÇIKIŞ YOLLARINI TIKADI..
Hayat bilgisi gerçekten zor bir derstir. Bazen okumayanlar okuyan insanlara laf attığını duymuşsunuzdur. İş sektörü zor bir süreçten geçer başarıyı yakalamak için çalışmak lazım. Hayat dersi nedir peki?
Hayat dersi ekmeği için haksızlığa uğramak ve onunla savaşmaktır. Hayat dersi zülme karşı sinsice bayrak sallamaktır. Ama sakın olaki üniversitenin gücü unutulmamalıdır. Okuyanlar ama gerçekten okuyanların bir konuya alışma evresi okumayanlara göre çok çok fazladır.
pratik,anlattıkarı,çünkü(düzeltmeler bkz.bozuk klavye ve aceleci esra)
yani okul das capital idi. işim has kapital oldu:)))
Hepimize ilkokuldan itibaren yazlari bakkal ciragi olma zorunlulugu getirilse, bence is hayatindan baska seylere de hazir olma yolumuz acilir. Mesele isyerindeki mudurle ve ceceron kadinla mucadele etme taktikleri degil yalnizca. Ya da kendini ezdirmeden, ezmeden ilerleme, basari pesinde kosma derdi degil. Daha koklu sorunlarimiz var. Neden is kurmuyoruz mesela? Patronlarimizin derdi nedir? Patron gibi dusunmek ne demektir?
Gerceklikle baglantilarini koparmanin siniri nerde baslar? Sirketin batmak uzere oldugunu nerden anlarsiniz? Ayakta kalmak, kendini saglama almak, bir yandan risk almaktan korkmamak… Butun bunlar is hayatiyla sinirlanamaz. Insan yola cikti mi tam cikmali. Hayatin her yonune korkmadan hazirlanmali. Silahlanmali, teoriyle ve pratikle, bilgiyle ve gorguyle, isine yarayacak ne varsa kusanarak cikmali hayatin karsisina.
Once sen. Once kisiligin. Once isteklerin. Once kararliligin. Ve bence once ozgurluk.
Ozgurluk sen ona buna, falan sirkete, filan maasa kole olmamayi tercih edebildiginde basliyor. Ozgurluk on tane isten atilsan, on birinciye girebilecek donaniminda yatiyor. Bedeli donanmak, silahlanmak. Tecrube, bilgi ve beceri.
Ilk anda tecrube olmasi mumkun degil gibi gozukuyor. Oysa bu dogru degil. Klupler, stajlar, ufak da olsa kucuk isler. Kendini tanimalar, ugrasmalar. Kendine yatirim yapmalar. Gerekirse kocla, gerekirse okuyarak. Onemli olan yola cikmak. Onemli olan on yedine kadar ailenin verdiklerine bakmak, begenmedigini degistirmek, eksik olani tamamlamak, tamam olani one cikarmak.
Doluymusum, iyisi mi ben de bir kac yazi yazayim konuya dair.
Selamlar, sevgiler.
ilbilge.