alemlerin aslı hayaldir

Internet, Web 2.0, Pazarlama ve Hedef Kitle

Dünyamızda pazar türlü çeşitli ürün ve hizmetlerle dolu. Hukuki bir mücadele vermeniz gerektiğinde tecrübeli bir avukata da danışabilirsiniz, adliye önlerinde tezgah kurup dilekçe yazanlarla da çalışabilirsiniz.

Bakkala gidip ekmek alabilirsiniz (İstanbul’da 25 kuruş), ama büyük marketlere ya da kaliteli bir fırına gidip 2 YTL’ye de ekmek alabilirsiniz. İkincisi daha geç bayatlıyor ve hamurundan, mayasından 25 kuruşa satılan ekmekten 20 tane çıkar rahat rahat.

Medya işi yaparak para kazanmak istiyorsanız kesekağıdı olarak kullanmaya bile değmeyecek bir gazete çıkarıp bunu satın alabilme ihtimali olan insan sayısı kadar basarak, 10 kuruşa satarak üstüne de kuponla cep telefonu vererek satış ve pazarlama yapan bir model kurabilirsiniz. Veya National Geographic gibi bir dergi hazırlarsınız, karlı rakamlarla reklam alırsınız (tamam biliyorum, dergiler kan ağlıyor da konumuz bu değil burada) ve kaliteli bir işin kazancını koyarsınız cebinize.

Medya olarak internet söz konusu olduğunda da bunlar aynen geçerli. Ekmek örneği de geçerli, dilekçe örneği de geçerli. Elbette en çok basın yayın ve dergicilik örneği geçerli.

Sadece Türkiye’de değil tüm dünyada internetten para kazanmak isteyen irili ufaklı girişimciler çoğunlukla sürümden kazanma yoluna gittiler. Hala bir sürü var bunlardan sanırım, cep telefonu melodisi, duvar kağıdı vs. sağlayan online hizmet sitelerinden bahsediyorum (turkcell ve telsim Türkiye’de bunların tam eşdeğeri olmuştur yıllarca ve turkcell hala daha öyledir).

Bu sürümden kazanma mantığı günümüzde hala kendini gösteriyor, örneğin Bildirgeç‘te ve Hafif‘te haddinden fazla bildirilmiş, reklamı yapılmış bir site var: Cherez.com

Bu site belli ki sürümden kazanmak amacıyla yapılmış. Show TV ana haber bülteni ile Bulvar gazetesi arası bir içeriği var. Karşı değilim. İnternette her türlü içerik olabilir, kısıtlamamak lazım. Ancak kar modelleri ne olacak? Cherez Google Adsense reklamları kullanıyor ama bir çok sayfası reklamsız çünkü Google Adsense Bulvar gazetesi benzeri sayfalara yollayacak reklam bulamıyor. Eğer biraz daha sofistike bir çalışma yapılsaydı ben burda Cherez’i öve öve bitiremezdim. Hatta biraz daha iyi düşünülmüş bir taklidini yapmaya bile niyetliyim.

Konumuzdan kopmayalım, ana fikrim şu ki, webde medya yaratarak ve içerik oluşturarak para kazanmak için B1, B2 SES grupları seçilmeli. Bunlara hitap edebilmek için de CNBC-e, Radikal, National Geographic Türkiye ve bazı Digiturk kanalları tonunda bir yayını tutturmalı. Birkaç yıl öncesine kadar bu örneklere Aktüel’i de koyabilirdim ancak o da cep telefonu melodisi sitesi ayarında artık.

Böyle bir yayını tutturduktan sonra da reklam alanlarını Google’la, ve benzeri hizmet veren yerli bir şirketle iyi planlamak lazım. Ayrıca yumurtaları aynı sepete koymayıp bu yayın organının kendi reklam satış ve pazarlama departmanı olmalı. Advertorial kısımlarının varlığı gerekiyor, bu konuda şimdi detaya girmeyi gereksiz buluyorum.

Gerçekçi olalım, bahsettiğim türde bir web sitesi yayına geçerse günlük sayfa görüntüleme sayısı en fazla 30.000 olur. Çünkü piyasanın kremini hedefledik ve Türkiye’nin üniversite mezunu insan sayısı oranı %1.5 – %3 arası biryerlerde. Türkiye’deki her üniversitenin aynı kalitede olmadığından bahsetmeme gerek var mı? Ancak, işlek bir caddeye konan billboardların bile günde ancak 1000 – 20.000 arası bir görünürlük hedeflediğini hesaba katarsak o zaman reklamveren için ne kadar müthiş bir fırsat yarattığımızın farkında oluruz.

Peki, noktayı koyarken izninizle bir ukalalık yapmak istiyorum. Sizce ben neden bu bahsettiğim internet medyasını organize etmek yerine oturup burda ne yapılması gerektiğini anlatıyorum? Neden ben de biri alır da bunu yapar mı, bana da öyle bakakalmak kalır mı diye bir endişem yok? Çünkü 32 yıldır Türkiye’de bu vizyona rastlamadım, bu yüzden de hiç endişelenmiyorum. Vizyona denk geldiğim oldu ama o insanların çoğu ayda birkaç onbin YTL kazanmaya üşenecek kadar yaşlanmışlardı (ezcümle).

Ortada tevazünün gramını bırakmayarak bir yazının daha sonuna geldim. Aynaya bakmaya gidiyorum.

Benzer yazılar:


Rastgele yazılar:

5 Comments to Internet, Web 2.0, Pazarlama ve Hedef Kitle

  1. 16 April 2007 at 11:49 | Permalink

    Sizin blog girdinizde okuyana kadar cherez.com’dan haberim yoktu.
    Pazarlama açısından bakıldığında bazı noktalarda tavizler verilmesi gerektiğine inanıyorum,
    ancak bunun sınırlarını iyi dengelemek gerekiyor kuşkusuz.
    Türkçe harf ve sesleri ingilizce harf kombinasyonlarıyla oluşturmak malesef moda oldu son birkaç yıldır.
    Sırf bu nedenle, en başından benim gözümde söz konusu site birkaç puan kaybetti. ( Her ne kadar toplumun %1.5 ila %3′ ünü oluşturan kesimde yer alarak hedef kitlenin dışında kalsamda… :) )
    Dikkatimi çeken bir başka nokta ise sitenin sayfa başlığı oldu doğrusu.Bana Türkiye’de internetin yaygınlaşmaya başladığı dönemlerdeki pornografik sitelerin başlıklarını hatırlattı.
    En başında da bahsettiğim gibi pazarlama stratejileri belirlenirken hesaba katılan belki de tek unsurun ” daha çok izleyici/ziyaretçi ” olması bazı konularda yerimizde saymamıza neden oluyor.

  2. Metin Ersoy's Gravatar Metin Ersoy
    16 April 2007 at 13:44 | Permalink

    Bana sorarsanız cherez.com gayet başarılı; tabi bir yönden bakarsak. Şu anda gidip FHM, Esquire yada başka bir dergi alırsanız cherez’deki içeriği görürsünüz. Bu şaşılacak bir durum değil çünkü Türk insanı yada erkekleri bu tip şeyleri seviyor.

    Ayrıca sahibi siteyi para kazanmak için yapmamış olabilir, fakat o kadar videonun bandwith ücreti ve o reklamların fazla kazandırmaması yüzünden ilerde zarara gireceği apaçık. Reklamlar bariz bir şekilde üst kısımda ve tıklamaya doğru bir yöneltme yok. Cherez’in biraz daha iyi düşünülmiş takliti zaten var oda hafif.org yada bildirgec.org türü siteler.

    Cherez benzeri sitelere yurtdışından örnek vermek çok kolay, çünkü ben hergün o tip siteleri geziyorum :) Komik, korkunç videolar izlemek hoşuma gidio.

    nothingtoxic.com
    timekiller.com
    ebaumsworld.com
    ….

    Bu arada siteyi incelediğimde SEO açısından çok başarılı olduğunu belirtmek isterim. Sanırım şu an google’da listelenmiş degil, fakat yapılan optimasyon süper.

  3. deniz's Gravatar deniz
    30 April 2007 at 15:50 | Permalink

    Önceden iki yazınızı eleştirmiştim, fakat bu yazınızda Türk internetinin -bu söyleme şekli de çok hoş oluyor- vizyonu için gerçekten faydalı bir konudan bahsettiğiniz için sizi kutluyorum.

    Cherez örneğinin dışında rapidshare, kurtlar vadisi, son albümü kelimeleri için arama motoru optimizasyonu yapmak revaçta şu an. Bir blog açarak ve google adsense ile kolay para kazanmanın yollarının anlatıldığı forumlarda bunlar ateşli şekilde tartışılıyor.

    Bu bana internetin ilk senelerinde mirc scripti yapmanın inanılmaz hafifliğini hatırlatıyor. Şimdi bunun karşılığını mp3, video ve güzellerden oluşan blog ve forum açma aldı.

    Bir de en gıcık olduğun laflardan birisi de Arz-talep diyip konuyu Türkiye gerçeğine çekmek. FHM, Esquire dergileri işlerini delikanlı gibi yapıyorlar çünkü onlar erkek dergisi. Ama sizin de dediğiniz gibi Milliyet ve Hürriyet internet siteleri bu arz-talep geyiğini çok iyi analiz edip bunun üzerine oynamaya devam ediyorlar.

    Son olarak arz-talep’e göre değil de arz-talebi değiştirmeye yönelik işler yapmaları için yapımcılara vizyon verdiğiniz için size teşekkür ediyorum.
    FHM ve Esquire dergileri ise delikanlı Hürriyet ve M

  4. ali kaya's Gravatar ali kaya
    5 October 2008 at 14:54 | Permalink

    Yazınız için ellerinize sağlık. Başlıkta geçen Web 2.0 acaba ne için eklendi? İlgi çekici olsun diye mi yoksa arama motoru indekslesin diye mi? Ben ne anlama geldiğini biliyorum ama bu tanımla daha önce karşılaşmamış olanlar için en azından yazınızın içerisinde kısaca bahsedebilirdiniz. (Web 2.0 için kısaca; bir takım web programlama teknikleri sayesinde kullanıcıların da sisteme dahil edildiği, etkileşim imkanı tanındığı, içeriği belli ölçülerde yönetebilmesinin sağlandığı web ortamlarıdır diyebiliriz.) Ayrıca ekleyeyim, Web 3.0 yolda ve daha şimdiden Web 4.0 dan bahsedilmeye başlandı. Internet vizyonumuz hakkında da bir şeyler söylemek istiyorum. Çok büyük bir kesim henüz internetin gerçek anlamını yakalayabilmiş değil, bu kesim hala internetin sadece oyundan, melodiden, erotik resimlerden, çocuklar için zararlı içeriklerden ibaret olduğunu zannetmektedir. Eğitim şart… :-) Oysa internet ortamı eğlenceli olduğu kadar, kazançlıdır da… Örneğin benim bir web sitem var ve her ay en az 7 – 8 Bin YTL. (ciro değil kâr) kazanıyorum. Bu kazancım reklamlardan falan değil. (Sitemde hiç reklam yok ve 2 yıldır da hiç olmadı) Kazanmak istiyorsanız, pazarlayabileceğiniz bir ürün veya hizmetiniz olmalı. Kolaycılığa kaçmamalı ve işin üzerine gitmelisiniz. Yılmamalısınız. Bir site yapıp, ondan sonra da hadi gelsin paralarrr! dememelisiniz.. Zaten deseniz ne fayda?.. Öyle gelmez ki para.. Reklamdan kazanmayı değil, kendi reklamınızı yaparak kazanmayı düşünmelisiniz. Ne demişler; reklam yapanların harcadığı para reklam yapmayanların cebinden çıkar!.. :) Adwords reklamlarını etkin kullanmayı ve tekniklerini biliyorsanız rakiplerinizden her zaman bir adım önde olursunuz. Bilmiyorsanız, araştırıp öğreneceksiniz. Lütfen araştırın… Internet bilgi, taktik ve teknik denizidir. Neyi, nerede, nasıl araştırmanız gerektiğini bilmiyorsanız, bunu da araştırıp bulup öğreneceksiniz. Kendinizi çaresiz mi hissediyorsunuz? Bilen bir arkadaşınıza soracaksınız. Arkadaşlarınız bilmiyor mu? O zaman paraya kıyıp bir profesyonelden bilgi satın alacaksınız. Paranız mı yok? Borç alarak işe başlayacaksınız? Borç almayı sevmiyor musunuz veya borç alacak tanıdığınız yok mu? O zaman bankadan uygun bir miktar kredi alacaksınız, fazla değil ama, ihtiyacınız olan kadar. Cesaretli olun. Araştırmacı olun. Bir olay veya duruma çok açıdan bakabilmeyi öğrenin. Başkalarının düşünmediğini düşünmeye çalışın. Reklama önem verin. Reklama harcayacağınız para yapacağınız satışlarla tekrar size dönecektir. Bir ürün için 5 YTL reklam masrafınız mı oluyor. O zaman bunun 2.5 YTL.sini satış fiyatınıza ekleyin. Hiç bir zaman zarar edeceğiniz şekilde pazarlama yapmayın. Unutmayın, birinci hedefiniz kâr elde etmek olmalı. Ancak kâr edenler ayakta kalabilir ve büyümeye devam edebilir. 2 Bin YTL ciro yapıp 500 YTL kâr eden birisinin durumu 100 Bin YTL ciro yapıp 400 YTL kâr edenden daha iyidir. Niş marketleri, niş ürünleri, niş hizmetleri araştırın. Birşeyleri üretme imkanınız (veya üreten tanıdıklarınız) varsa hem üretin (veya ürettirin) hem satın. İşinizi iyi yapın ve mevcut müşterilerinizi ihmal etmeyin. Ancak o zaman müşteri memnuniyeti yaratabilirsiniz. Müşteri memnuniyeti de beraberinde müşteri sadakati getirir. Yeni bir müşteri kazanmanın masrafı eldeki bir müşteriyi tutma masrafından çok daha fazladır. Daha söylenecek çok şey var… Ama yazım zaten uzun oldu. lütfen araştırın, öğrenin, kendinizi geliştirin, cesaretli olun, azimli olun! Gerektikçe eğlenmeyi de unutmayın :)