İnsana verilen değer açısından ‘New Age’ düşünceleri

Öncelikle belirtmek gerekir ki New Age teriminin Türkçesi Yeni Çağ düşüncesidir. Ancak günlük dilde yeni çağ düşüncesine ilgi duyanlar arasında yeni çağ dendiğinde akla bir çırpıda new age gelmiyor. Kaldı ki 1453 tarihinde İstanbul’un fethiyle başladığı kabul edilen bir Yeni Çağ daha var. Bu da tarih biliminin bir terimi. Bu nedenle new age’i anlatmak için new age kelimesini kullanmayı daha doğru buluyorum.

New age düşünceleri, benim gözümde ikiye ayrılıyor. İnsanın değerini kavramış new age ve insanın değerini kavramamış new age.

İnsanın ne kadar değerli bir varlık olduğunu kavramış new age düşünceleriyle bir alıp veremediğim yok. Takdirle, saygıyla karşılıyorum. Hatta belli platformlarda bu new age akımının ateşli bir savunucusuyum.

Ancak insanın değerini bilmeyen, hatta yerine göre insana değer veriyormuş gibi yapıp değer vermeyen new age düşünceleriyle aram iyi değil. Ben bu konuda tarafım. Taraflığım insanın değerinden yana. İnsan değerli bir varlıktır, üstelik tüm olgunlaşmamış yönlerine rağmen evrende şimdiye kadar tanık olduğumuz en güçlü varlıktır. Şimdi izninizle bir kısım new age düşüncelerinin insanın ne kadar değerli olduğunu nasıl görmezden geldiğini ve bu değeri nasıl ortadan kaldırmaya çalıştığını görelim.

New age düşünceleriyle sıkça bağdaştırılan bir kavram var: channeling. Channeling, çoğunlukla bu dünyadan olmayan varlıklarla bağlantı kurmak anlamında kullanılan bir kelime. Türkçesi kanal olmak. Başka bir galakside, başka bir gezegende olan ya da nerede olduğu tam olarak belli olmayan bir yerde olan dünya dışı bir varlık ile iletişime geçen kişiler channeling yapmış oluyor.

Buraya kadar sorun yok. Biz burada internette dünyanın öbür ucundaki insanlarla iletişime giriyoruz, sanal olarak çay, kahve, rakı falan yolluyoruz, bunlar çok güzel şeyler. Dış dünyadan bir varlıkla zaman zaman telepatik iletişime geçip hal hatır sormak, dertleşmek falan bunlar da muhteşem şeyler. Karşı olmak bir yana, sevinçle karşılıyorum.

Ancak kanal olmak böyle kullanılmıyor.

Kanal olan kişi, zavallı insanoğlunun haline acıyan dünya dışı varlıkların insanın kurtulmak için neler yapması gerektiğine dair yukarıdan bakan mesajları taşıyor. Bu mesajların içeriği, sunum biçimi, neredeyse tamamen IMF’nin ya da Dünya Bankası’nın bir üçüncü dünya ülkesine davranış biçimi gibi.

New age düşüncesinin bu kolu, insana değer vermiyor. İnsanı bir nesne, bir kukla haline getiriyor. Dahası var, biz ölümlü dünyalıların yaşamları hakkında çok güzel çıkarımlar yapan metinler olduğunda da, bu bir insanın ağzından çıkamayacak kadar değerli sayılıyor. Yani böyle zekice, işe yarar, anlamlı çıkarımları nasıl olur da bir insanoğlu yapabilir, yapamaz! Dolayısıyla bu mutlaka dış dünyadan birilerine kanal olunarak yazılmış olmalı.

İşte böyle bir yaklaşım var. İnsanın üstün zekasını, becerilerini, düşünsel kapasitesini hiçe sayarak biryerlerde birilerine kanal olmadan üç beş güzel söz söylenemeyecği fikri alttan alta aşılanan bir fikir. Zaten bunun ardından da işin ticareti geliyor. Birilerine kanallık yapanlar, bu kanal üzerinden gelen bilgileri satıyorlar.

Alan memnun satan memnun ise bize ne?

Ben böyle düşünemiyorum çünkü bu işin, bu sektörün gelişiminde insanoğlunun açıkça aşağılandığı ortada. Bu aşağılamayı bir insan olarak kabul etmek benim için olabilir birşey değil.

Bunun acilen masaya yatırılması gerekiyor. İnsanlar anlamalı; diri, ölüden daha değerlidir. Dünyalı bir insan henüz varlığı net olarak belli olmayan dış dünyadaki bir varlığa kıyasla değersiz olamaz. Evrendeki tüm canlılar eşittir ve eşit derecede sevgi ve saygıyı hakederler. İnsan, bu tür kaynağı belirsiz talepler nedeniyle birilerinin karşısında eğilmemelidir.

Bu anlattıklarım şu anda özellikle Amerika’da yoğun biçimde yaşanıyor. Bu sektör Türkiye’de de yavaş yavaş gelişmeye başladı. Daha da gelişecek. Seneye bugünlerde, ortalık dış dünyadan mesajlar aldığını iddia eden ve mesaj alan bir kişi olarak ekstra para ve itibar talep eden insanlarla dolup taşacak.

Böyle bir durumdan korunmanın tek yolu her bir insanın tek tek ne kadar değerli olduğunu anlamak ve kabullenmekten geçiyor.

Benzer yazılar:


Rastgele yazılar:


Leave a Reply