İçinizdeki yetişkinle barışmak 2
Evvela okumak isteyenler için önceki yazının linki: İçinizdeki yetişkinle barışmak - 1. Konuya geçmeden önce bir şeyi daha belirteyim; bir süredir kişisel gelişim alanındaki yazılarımı bu blogda yayınlıyorum ancak bunun asıl yeri, bir süre önce yazmaya ara verdiğim ve tamamen kişisel değişim ve gelişim üzerine olan Hayatkisa.com adlı blogum. Bu konudaki yazıları bundan sonra yine Hayatkisa.com’da yazmaya devam edeceğim. Bunun teknik, ticari ve sanatsal nedenleri var. Bunu ilerideki günlerde burada yayınlayacağım başka bir yazıda / yazılarda anlatacağım. O yazıların konusu ise başlı başına kişisel blog yazarlığı üzerine.
Bu sefer içimizdeki yetişkinle barışmak için yaşamımızdan 3. şahıs ile kullandığımız cümleleri çıkarmamız gerektiğini ve bunun nedenlerini anlayacağız. İçimizdeki yetişkinle barışmayıp bir çocuk olarak yaşamlarımızı sürdürmeye devam etmek, dışarıda bir otorite aramamıza neden oluyor. İnsanoğlu’nun en temel düşünce organı lisan olduğu için bunu dilimize yansıtarak yaşıyoruz. Bu bizi sıkıyor, baskı altına alıyor ama bir yandan da rahatlatıyor. Rahatlatıyor çünkü yaşadıklarımız üzerinde bir etkimiz olmadığı yönündeki inancımızı kuvvetlendiriyor. Günlük yaşamda sıklıkla “şöyle yaptılar”, “böyle yaptılar”, “şunu yapacaklar” gibi kalıplar kullanıyoruz. Örnekleyelim:
- Bu adamı nasıl buraya (bu makama, filanca göreve, vs.) getirdiler? Bu adam denen o kişinin bu konuda harcamış olabileceği çabalar, kişisel birikim ve kalite yok sayılıyor. Bunu söylerken dolaylı olarak sizinki de yok sayılıyor. Birileri bir insanı belli bir makama getirmiş. O kişinin böyle bir makama kendisinin gelmesi mümkün değil. Neden değil? Çünkü o bir insan. İnsanlar böyle başarılara kendileri ulaşmazlar, birileri onları bir yerlere getirir. Ama bir dakika! O birileri kim? O birileri insan değil mi? O zaman bu işin içinde bir terslik var.
Kullandığımız bütün üçüncü şahısları, insan değilmiş gibi kullanıyoruz. Çünkü konunun o derece derinine inersek ve o üçüncü şahısların da etten kemikten insanlar olduğunu hatırlarsak bu bizim de bir şeyler başarabileceğimiz anlamına geliyor. Bu ihtimal ise nedense korkutuyor (Ben yaşam koçluğunu insanların neredeyse sadece bu korkuyu yenmelerine yardımcı olmak için yapıyorum. Bu başlı başına bir iş!).
Tüm bunların içimizdeki yetişkini bastırmakla birebir ilgisi var.
Üçüncü şahıslarla ilgili söylediklerimle bir kanıt şudur örneğin; birçok kişi hayran oldukları meşhur insanlarla tanıştıktan ve kısa bir süre de olsa beraber zaman geçirdikten sonra hayranlıklarında belirgin bir azalma görünür. Bunun en büyük nedeni, daha önceleri insan sınıfında olmayan bu meşhur kişinin artık bir insan hatta tanıdık bir insan haline gelmiş olmasıdır. Ve kimse kendi köyünde peygamber olamaz! Bu maalesef çoğumuzun algısında vardır, birebir tanıdığımız olan birçok kişinin “olağanüstü” başarıları gözümüzün önünde olsa bile bize inandırıcı gelmez çünkü içimizdeki yetişkinle barışmadıkça tanımadıklarımızın neredeyse tamamı bir otorite, tanıdıklarımız ise büyük ölçüde bizler gibi birer çocuk olarak algılanır.
Yani tanımlar ve kriterler kişinin kendi iç dünyasından geliyor ve o dünyada olup bitenler hep dışarıda olup bitenlerin etkisi altındaymış gibi. Bir tür otomatik pilot bu. Dış dünyayı takdir etmekten (ya da aşağılamaktan) kendi dünyamızla ilgilenememek. Dolayısıyla da içerideki çocuğun bu nedenle bir türlü büyüyememesi. Sonuç olarak da içimizdeki yetişkinle bir türlü barışamamak ve hatta tanışamamak.
Bir direnç noktası olarak da birçok kişiye bu anlattıklarım çok yumuşak, çok çiçek böcek ve biraz da gazag getirici ya da bu amaçla yazılmış olarak görünecektir, bu hep olur. Nedense bu konuların ne kadar sert, ne kadar zor olabileceğini düşünmeyi tercih etmeyiz.
Kişisel değişim ve gelişime hayatkisa.com’da devam edeceğiz. Bir sonraki yazı takriben birkaç gün içinde yayınlanmış olacak.
Benzer yazılar:
- İçinizdeki yetişkinle barışmak - 1
- İçerik hırsızlığına kafa yordum ve önemli sonuçlara ulaştım
- Türk dizilerinin temel mesajı güvensizlik
- Beklemek ve ertelemek: İki dipsiz kuyu
Rastgele yazılar:
- Internet Explorer 7′nin Getireceği Tasarım Masrafları
- Kenan Doğulu’nun Eurovision 4.lüğü ve Bloglar Dünyası
- Başbakan Yaşar Nuri Öztürk Halka Seslendi
- Çekim yasası ve web tasarımı