alemlerin aslı hayaldir
Şu anda Hürriyet’in web sitesinde şöyle bir haber var: Deniz Kuvvetleri uçağı düştü, 4 ölü.
Habere tıkladığınızda ise haber şöyle:
Endonezya Deniz Kuvvetlerine ait küçük uçağın Sumatra adası açıklarında düştüğü, 4 subayın öldüğü, 3′ünün kayıp olduğu bildirildi.
Deniz Kuvvetleri sözcüsü Tuğamiral İskender, iki motorlu Nomad uçağının, Sabang adasından kalkışından 10 dakika sonra denize acil iniş yapmak istediği sırada düştüğünü belirtti.
Sözcü, uçaktaki 7 subayın arasında bir Donanma hava üssü komutanının da bulunduğunu söyledi.
Kurtarma görevlilerinin, kayıp subayları arama çalışmalarına başladığı kaydedildi.
Pilotun neden acil iniş yapmak istediği bilinmiyor.
Habere bakınca anlıyoruz ki Türkiye’de değil Endonezya’dayız. Ama genel olarak okur için durum böyle değil. Yorumlardan alıntı yapıyorum:
öncelikle herkese geçmiş olsun..
bu uçağı biz yapmadık sadece parayı bastırıp aldık. şimdi sadece düştü deyip üstüne bir soğuk su içiyoruz. neden uçak yapamıyoruz ben bunu anlamış değilim. amerikadan israilden uçak al sonra da düştü bu yanlış. bir uçağını yapamayan güçlü ülke olamaz….
Bu yorumcu olayın Türkiye’de yaşandığını ve uçağın Türk Hava Kuvvetleri’ne ait olduğunu sanıyor. Belki haberi okumamış belki de Endonezya’nın müslüman bir ülke olduğunu unutmuş ve orada da “Tuğamiral İskender” diye biri olabileceğini düşünmemiş. Olabilir ama burada asli kusur bu yorumcuya değil Hürriyet gazetesine ait. Geçenlerde bunun bir benzerini Habertürk yaptı: “Türban orduya girdi. Genelkurmay, kadın askerlerin başörtüsü takmasına izin vermeye hazırlanıyor.” Söz konusu Genelkurmay Endonezya Genelkurmay’ı ama başlıktan bunu anlamanız imkansız. Bu konuda ayrıntı Tansu Günay’ın blogunda var.
Bu tarz anlamsız hareketlerin sonu ne zaman gelecek bilemiyorum. Bu arada daha evvel sözünü ettiğim bir konuya yeniden değineyim ve Doğan grubuna ait web sitelerine reklam verenleri uyarayım: Bakın bu grup gazetelerinin web sitelerinde şöyle bir taktik uyguluyor, okumak istediğiniz yazıya bir tık yerine üç tık üzerinden gidiyorsunuz. Dolayısıyla size sunulan görüntülenme istatistiklerini üçe bölerek anlamanız lazım. Örneğin, Hürriyet gazetesi size web sitesinde bir sayfanın 600.000 kere görüntülendiğini söylüyorsa bilin ki o sayfa en fazla 200.000 kere görüntüleniyor. Çünkü Türkiye’de ticaret ahlakı yok.
Sürekli flaş flaş flaş, işte o bilmemne falan gibi kalıplardan bahsetmiyorum bile. İşin acıklısı, bunlar işe yarayan taktikler de değil.
Allah medyamızın sonunu hayır etsin.


30 Aralık 2007 21:28
Tansu Günay’ın da yazısını okumuştum, benzer içerik. Gerçekten medya işi ticarete dökmüş durumda. Bunun en somut örneği Atv ve Sabah ihalesini kazanan şirketin para için ihaleye girdik demesi ispatıdır.
30 Aralık 2007 23:31
Gülmekten öldüm. Tuğamiral İskender. Adamlar fena uydurmuş. Yorum yazan da bilip bilmeden ciddi ciddi anlatmış. İnternette gezen bazı kullanıcılar çok saf oluyor.Genelde Google’dan gelenler. Blogumda film tanıtıyorum, daha yazıyı bile okumadan çok güzel film çekmişsiniz diye yorum yazıyorlar.
31 Aralık 2007 06:06
Isin kotusu “ali cengiz oyunu” ile “klik” sayisini arttirmayi sadece Hurriyet degil daha kucuk haber sitelerinde de yapiyorlar. (haberturkten zaten söz etmissin, ama ufak tefek cogunlugu alinti haber veren sitelerde de karsilastim bu durumla ve bazi blog tarzi kisisel sitelere dahi sirayet ettigini gormustum bu tarzin. (Tansu’nun yazisi zaten bu konudan bahsediyormus.)) Yine de Hurriyet bu alanda sahbaz. Bu islerin piri porno sitelerini dahi kiskandirirlar. Bazen 3 cümlelik bir haberi degil 3 tik, 45(!) tika donusturmeyi de basariyorlar; görsel sunum saheseri(!) imajlarla anlatmaya calistiklari haberler oluyor, slayt gösterisi gibi birer birer okumak gerekiyor. O da ayri bir reklamveren tuzagi ya da okur icin iskence. cpi üzerinden reklamveren varsa bu sayfalara feci kazık yiyor. Bu arada daha da bol olsun tiklari, klikleri falan ama arada bir okuyuculari, reklam verenleri tabir yerindeyse insan yerine koymayi da hatirlasinlar.
Anasayfa meselesi de derin bir mevzuu: mesela komando atamalari, tuncay’in golü, orangutanin ölümü,2007nin carpici fotolari ve folyolu soygun ile ilgili haberler su an yanyana, altalta gorunuyorlar. Herhalde bu haberleri birbiriyle iliskilendiren cok anlamli tasarim kriterleri var ki öyle duruyorlar diyelim, öyle olsun. Haberlerin eklenme sirasi mi, goruntulenme sayisi mi, editorlerin keyfi mi, patronun kaprisi mi, artik her neyse orangutan haberiyle, tulin sahinin özel pozlarini yanyana getiriveriyor. Haberlerin kendi sayfalari yine bir nebze daha sakin. Aşağıda haberin ait olduğu kategoriye dair linkler hurriyet.com.tr ye yakışmayacak bir şekilde düz dizilmiş ve en azından şimdilik oranguntanin ölümünü okuyan okurlarimiz Çagla Şikel’in donuna da göz atti falan gibi tavsiye linkleri çıkmıyor.
Öte yandan okuyucu yorumlarinin bir kisminin icerigi de tencere-kapak teorisi ile aciklanabilir yani insani aldatmaya cabalayan internet haberciligine, böyle yorumculuk! Yazik olan o kurum icin ciddi ciddi icerik ureten gazeteci, habercilere ve de yorumculara. Urettiklerinin daha iyi sunulmasini herhalde hakediyorlardir.
Haydi, iyi ve mutlu seneler!
31 Aralık 2007 06:29
@ogo: ah be oğuz, özlemişim! sana da iyi ve mutlu seneler.
31 Aralık 2007 19:41
Söylediklerinizde ne kadar haklı olsanız da yorum yapanda da suçluluk payı çoktur. Örneğin youtube sitesini bilmeyen yoktur her videoya küfür etmelerine ben hala bir anlam verebilmiş değilim. Yani nereye dokunsak bir hüzün kaplar içimizde.
31 Aralık 2007 23:19
mutlu yıllar Osman =)
1 Ocak 2008 14:11
Gazeteport’da bozdu kendini;
Recep Tayyip Erdoğan kaza yaptı!
http://www.gazeteport.com.tr/GUNCEL/NEWS/GP_132017
2 Ocak 2008 22:26
Milliyet’te de aynı şey var devamlı. Ana sayfadaki bilinçli olarak çarpıtılmış şekilde yazılıyor ki insanlar tıklayıp haberin içeriğine baksın. İçeriğe bakınca ana sayfadakinin gerçek haberin biraz çarpıtılmışı olduğunu görüyorsunuz.
3 Ocak 2008 17:49
İlke denizi medyam…
3 Ocak 2008 17:52
Gazeteport’da bozdu kendini;
Recep Tayyip Erdoğan kaza yaptı!
Ehehehe, bunu şimdi gördüm.
İyi ki gemiye bir fırkateyn kıçtan falan çarpmamış. kimbilir ne yazarlardı.
5 Ocak 2008 04:39
[…] Bağlantı #116: Hürriyet‘in lakabı neydi? Amiral miydi neydi? Affedersiniz ama sokarım amiralliğine. Bu ne lan? Haberdar ettiği için Osman‘a teşekkürlerimi sunuyorum. […]
5 Ocak 2008 19:49
İlk baş; yorumcu fena halde olaya “atlamış” olsa da bence suç yorumcu da değil. (Ha güldüm ama, komik yani
)
Ancak Hürriyet’e yaraşır bir olay…İyice kızmaya başladım ben bu hürriyet’e…Zaten alışamamıştım…Küllüm kaldırmayı düşünüyorum şu bumerang olayını da zaten…
8 Ocak 2008 14:48
sadece gülüyorum, ağlanacak halimize!