alemlerin aslı hayaldir
Hipokampus’un yazılarından biri az önce Google Reader’ıma düştü. Hafıza Güncesi adlı blogu sadece davetli okurlar tarafından okunuyormuş. O yüzden yazıyı buraya da alacağım. Tabii RSS diye birşey olmasa hayatta haberim olmayacak Hafıza Güncesi’nden:
Bu görme engelliler yok mu; Ankara’ nın neresinde olursam olayım, gelip beni buluyorlar, Eryaman da bile.Geçen gün otobüs durağına doğru giderken, elinde değneği ile sağa sola vurarak,biri önümden geçti. Dün ( yani Cumartesi ) aynı kişiyi, bu sefer evin önündeki büfenin yanında gördüm.
Pablo Coelho’ nun Simyacı’ sında simgelerin dilinden bahsedilir. Böyle sürekli görme engelliler ile karşılaşmamında bir anlamı olmalı diye düşünüyorum; sonra da “Duygusal Körlük” kavramını düşünüyorum. Acaba, Tanrı bana bunu mu söylüyor:
Duyguların kör, hiçbir şeyi göremiyorsun.
Pazar sabahında, uyku arasında insanın aklına bunlar geliyorsa, bunun da bir anlamı olmalı. Nedense içinizden bir ses: Kalk ve bunları yaz, sonunda iyi şeyler olacak diyorsa; tembelliği bir kenara bırakıp bilgisayar başına geçiyorsunuz. Bir gün, biri google’ daki arama alanına “Duygusal Körlük” kelimesini yazacağını ve bu sayfaya ulaşacağını düşünüyorum nedense;
saçma bir hayâl.Duygusal körlük: Başkalarının duygularını anlayamamak, hissettikleri görememek kısaca empati kuramamak anlamında kullanılıyor diye düşünüyorum. Ama benim için bu: “Kendi hislerini bile göremeyecek kadar kör olmak” anlamına geliyor; evet kördüm ve kendimi bile kavramaktan acizdim/acizim…
Belki de herşey birilerinin Hafıza Güncesi’nin sadece RSS ile okunabildiğini yazması içindir.
Şimdi sevgili Hipokampus, senden bir ricam var, al sana Simyacı örgüsü; hayatkisa.com adresinde, HayatKısa.com adlı bir bloga başladım. Henüz yeni sayılır. Yazı sayısı 30′u henüz buldu. Şubat ortasından beri yazıyorum. Duygusal körlük gibi kavramlar da bu blogun konu alanı içine giriyor. Senden istediğim bu blogu kritize etmen, zaman ayırdığında yazdıklarımı okur ve kısa da olsa bir değerlendirme yaparsan sevinirim.
Sevgiler.

