alemlerin aslı hayaldir
Nahnu bir Secret postu yazmış. Haşmet Babaoğlu’nun kitap konusunda değindiği önemli bir noktayı içeriyor. Buradan yola çıkarak Haşmet Babaoğlu’nun Secret eleştirisini okudum. Herşeye eyvallah ama bir cümle yüreğimi sızlattı:
Ama dikkat ederseniz fark edeceksiniz; yüreği titretmiyor The Secret.
Soğuk.
Bu satırları okuyunca üzüldüm. Haşmet Babaoğlu’nu çok severim. Her ne kadar kendisini yıllardır okumasam da birçok konuda onaylarım ve tüm kalbimle de severim. Ancak ne zaman Haşmet abimin yüreğinin üşüdüğünü hissetsem içim cız eder.
Sevgili Haşmet Abi,
Sen boşver The Secret’ın soğukluğunu. Orada önerilen fikirler insanı heyecandan titretmiyor olabilir. Olsun. Önemli olan senin yüreğinin kendi sıcağıyla ısınması. İki dakika kendini sevsen, birşeyciğin kalmayacak.
Sağlıcakla kal.


2 August 2007 23:34
Hmmm… Tabii Nişantaşı Cafe’lerinde adam tartaklamayı önermiyor The Secret. Ya da gazetedeki köşesinden “asabi delikanlı” pozları kesmeyi de olumladığını sanmıyorum. O nedenle içi ısınmamış olabilir zât-ı muhteremin.
3 August 2007 11:47
Ben de şuna takıldım.Hastalıktan dertten bahsettirmeyen benciller… Tamam dert tasa paylaşmak lazım hayatta ama biz bunu biraz abartmış bir millet olarak biraz bahsetmesek daha iyi olacak. Sürekli dert, tasa, hastalık ve olumsuzlukları dile getirmek esasen ölüseviciliktir ve kanayan bir yaramızdır. Bu gidişi bir nebze kıpırdatacak yaklaşımlara bu kadar kızmamak gerekir.
Secretı neticede bir öğreti olarak alıp çoşmak başka birşey, istediğin şeylere kanalize olmak başka bir şey. Kendilerine her şerde bir hayır olduğunu hatırlatmak isterim.
Selamlar.
3 August 2007 12:45
Baydı artık bu secret ya:)
10 August 2007 12:27
sevmek yada sevememek?aslında bazı şeyleri sevmemekte bir sevgi gösterisdir.anlayan olur inşallah bu sözleri.