alemlerin aslı hayaldir
Kuzey Irak’la ilgili bir yazı yazmak için nette fotoğraf aranırken birbirinden güzel fotoğraflara rastladım. Bunları ayrıca yayınlayacağım ama şimdi kendimi tutamıyorum artık şunları yazmak için.
Mardin, dünyaya örnek olan bir şehir. Birbirinden farklı dinler, mezhepler, kültürler, milletler birarada barış içinde yaşıyorlar Mardin’de.
Bence Kuzey Irak’ın da aynı barışı tatması ve sonsuza kadar mutlu mesut yaşaması için bu bölgenin bir an evvel Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katılması gerek.
Bu fikri Türk blog yazarları olarak sonuna - yani gerçekleşene kadar - hep beraber desteklemeli, gerekirse o bölgeye gidip barış gösterileri yapmalıyız.
Kuzey Irak Türkiye Cumhuriyeti’ne dahil olunca tepedeki birkaç Amerikan hizmetçisi lider namzeti hariç tüm bölge insanlarının mutluluktan göbek atacağına inanıyorum.
PKK denen illet 30 yıldır elinden geleni ardına koymuyor ama dikkat edin yine de Kürt vatandaşların kılına dokunmuyor kimse. İşte bu barış, bu büyüklük, bu sükunet, bu huzur şimdi ancak Türkiye Cumhuriyeti kanatları altında olabilir.
Bu omleti yapmak için ne kadar yumurta kırılırsa kırılsın ortaya çıkacak altından daha değerli barış dönemi için herşeye değer.


7 July 2007 01:07
Bu düşünce benim de hep aklıma gelmiş birşeydir fakat ortada şöyle bir durum var, bunu olayı Atatürk gibi bir kahraman bile yapamadı. Tabi Atatürk’ün başarısızlığı değildi, o dönemlerde İngiltere vb. ülkeler Türkiye’de iç karışıklık çıkardı K.Irak için bekletilen ordu o iç karışıklıklar yüzünden savaşa gidemedi.
Karşıda asıl amacı petrol olan ve bundan sonraki 100lerce yılın stratejik planlarını hazırlayan emperyalist ekonomik ve silah gücü yüksek bir ülke var. İnternetimizi bile açtığımızda Amerika sitesi Google’ı görüyorsak milyonlarca Türk insanı olarak, otururken elimizin altında Coca Cola varken, ağzımızda Marlboro varken ABD böyle bir olayda Türkiye’de karışıklık çıkarmak için zorlanmayacaktır. Adaların da Kıbrısın da olduğu gibi K. Irak da Türkiye’nin hakkıdır fakat durum içerisinde bu imkansızdır. Hele hele “KAHROL PKK” sesleriyle terör suçunu PKK’ya atıp PKK’yı doğurup büyüten Emperyalist yapıyı destekledikçe bir gıdım yol alamayız. Diyarbakıra Kürtler ve Türtler kardeştir diye giden adamı PKK destekçisi yapıyoruz, seçimden önce Amerika peşinde koşan adamları, Amerika bizim müttefikimizdir diyen adamları kurtarıcı görüyoruz… Türkiye bu durumda anca seçimi kazanıp yolsuzlukla cebine atabileceği paraya bakar…
7 July 2007 01:40
Bahsettiğin olayı Osmanlı imparatorluğu uzun yıllar yaptı, tüm bölge insanını tek çatı altında topladı.Dinine, ırkına, mezhebine ayrımcı bir gözle bakmadı.Adaletin beşiği oldu.Ancak her güzel sürecin bir sonu var ve osmanlıda bu sonu yaşadı.Şimdiki durumunda bir süreci var ve o vakit geldiğinde yine herşey eskisi gibi olacak.Kıpırdılar şimdiden başladı,Filistin garantör devlet olarak Türk askerini bölgede istiyor bu bir başlangıç..
7 July 2007 08:56
ama osman bey sadece mardin’nin örnek olmasıyla olacak işler değil ki bunlar, bu konuda türkiyenin bir bütün olarak örnek olması lazım ki, türkiyenin azınlık hakları konusunda sicili çok parlak değil açıkçası…
biliyorsunuz, düne kadar kürt olduğunu bile inkar ediyor onlar türk diyorduk, üstelik ermeni, alevi v.s yakın tarihimiz bile, bir sürü muamma olayla dolu!
7 July 2007 12:43
@gaykedi: hak vermemek elde değil. benimkisi ümit belki de.
7 July 2007 14:13
Kuzey Irak’ ı omlete orada savaşırken ölenleride yumurtaya benzettiniz ya. Apo’ ya sayın diyip şehitlere kelle demekle arada ne fark kaldı?
7 July 2007 14:15
@anonim: o sizin algılama biçiminiz. ben amerika’yı yumurtaya, amerika’ya yüz vermemeyi de omlete benzettim.
8 July 2007 12:08
Başta güzel gelebilir tabi bu düşünce. Ancak böyle bir hareketin sonu da “Demokrasi Götürme” muhabbetine döner az bir süre sonra. Dünyanın durumu malum. E devletler malum. Siz katmıyorsunuz sonuçta Kuzey Irak’ı topraklara. “Baş taraf” katıyor. Mardin’deki huzuru da baştakiler sağlamıyor; insanlar kendileri sağlıyor.
8 July 2007 14:24
Ama Kuzey Irak’ta da “Mardin’deki Huzur” potansiyeli var. Orayı “baş taraf” huzursuz ediyor.
10 July 2007 07:50
Büyük ortadoğu projesi denen şeyde Türkiye’de hedef ülkeyken, Kuzey Irak’ı bünyeye katmak projeleri pek anlamlı gelmiyor. Sonuçta ABD’nin orada gözü var. Bizim en büyük hatamız dibimizde Sovyetler gibi bir dev varken, tampon devlet olma misyonunu yüklenmek, ardından Çin’i görmezden gelmekti. Zamanında hiç olmayacak adamlara destek verip Rusya’yı kaybetmek yerine Rusya ve Çin’le bazı anlaşmalar yapsak, ABD’yi Irak’a sokmazdık. Saddam’da münasip bir şekilde devrilirdi. Şimdi bu ittifak arayışı var ama ağzımla bile gülemiyorum; Rusya ve Çin, ABD tarafından pazarlanan Irak petrolünün müşterisi olmuşlar, şimdi gelin bizle birlik olun diyoruz. 20 sene geç kalınmış; hükmü yoktur.
Türkiye’nin bu barış ve kardeşlik senaryosunda K.Irak’a örnek olması çok zordur; öyleki başbakanı astıktan 40 sene sonra, şimdiki başbakana darbe yapmayı, cumhurbaşkanı seçmesini önlemeyi düşünüyoruz. Güneydoğu’da çete ve aşiretlerin ne yaptığı,kime hizmet ettiği soru işareti. Köykent projesini ortaya atan Ecevit’in, ağalık sistemine ilişmeyi telaffuz bile edememiş olması da bir başka çarpıcı konu. Türk insanı sürekli tahrik edildiği, devamlı aşağılık duygusu aşılandığı için sağlıklı düşünemiyor. Türkiye’nin küçük yerlerinde huzur ve komşuluk vardır ama şehirler kaynıyor. Mardin iyi örnek; Osmanlı modelinin küçük,yaşayan bir örneği. Osmanlı olmak istiyorsan önce bürokrasine yuları takacaksın. Devşirme sistemi boşuna değildir, Osmanlı hanedandır ama bürokrasinin hanedanlık kurmasına müsade etmediği için öyledir. Bugün Türkiye’de tersi bir durum var.
10 July 2007 08:52
Sayın Osman,
Bu ümidinize 3 noktada karşı çıkabilirim şu an.
1 - Kendi içinde habire bölünen, tarafların hangi tarafta olduğunu unuttuğu, herşeyin birbirine karıştığı, cumhur başkanını seçemeyen bir meclise sahip olan, aynı zamanda milyonları sokağa döken bir iktidara sahip olan bir devlet şu anda zaten karışık bir durumda olan bölgeyi nasıl huzura erdirir? Nasılı fazla, erdiremez.
2 - Nasıl unuturuz, Kuzey Irak’ta yaşayanların çoğunluğunun “T.C.” amblemine karşı alerjisi var. T.C. isterse ağzıyla kuş tutsun, Kuzey Irak’a girdiği vakit bu alerji azacak. Kargaşa büyüyecek, huzur hiç gelmeyecek.
3 - Kuzey Irak’ı bırakalım. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne gidelim. Güneydoğu’da herhangi bir aşirete misafir oldunuz mu bilmem, ama ben gittiğimde Türkçe’nin “Te”sini bilmeyen insanlar tanıdım. Az buz değil hem de. TSK uçağını görünce “Düşman Uçağı” diyen çocuklar gördüm. Kendi sahiplendiği sınırlar içinde (Hani Misak-ı Milli + Hatay) bile sorunları ancak zora başvurarak (En son 140 bin asker miydi? Huh!) çözmeye çalışan ve hiç bir şekilde başarılı olamayan bir devlet Kuzey Irak’a nasıl huzur getirebilir? Özellikle son asker sevklerinden sonra Güneydoğu’daki T.C. düşmanlığı sanılandan daha fazla arttı. Belirtmek lazım.
Tüm bunlar ortadayken, “T.C. Kuzey Irak’ı alsın, her yer güllük gülistanlık olsun.” demek hayal bile olamaz ki, hayalin ötesine geçsin.
11 July 2007 05:49
Çok basit bir örnek vereyim; silahlarla çok haşır neşir biriyim ve herhalde Güneydoğu’da askerlik yapan birinden daha çok mermi atmışımdır. Buna rağmen, silahlı ve üniformalı birilerini görmek, akrabam bile olsa, direk huzursuzluk yaratıyor. Elbette 140.000 silahlı adamı ufacık bir bölgeye soktuğunuzda, hele o bölgede demokrasi hiç yaşanmamışsa, insanlar hukukun ne olduğunu bilmiyorsa, orada hiçbir zaman bırakın iyisini kötüsünü, bir devlet bile olmamışsa, huzursuz olacaklardır. Üstelik, biz şehir çocuklarının aksine, oralarda yaşayanlar silahı genelde bir kez görüyorlar hayatlarında, o da ölmeden az önce.
Gözümüzü biraz daha uzak bir yere çevirelim, 100 KKTC vatandaşına sorun, bakalım kaç tanesi bizi seviyor. Bu meseleler biraz aile meselesi gibi, hani akla zarar durumlar vardır, sokakta karısını döven herife müdahale edersiniz, kadın ne karışıyorsun diye size çıkışır. Rivayet odur ki, Özal K.Irak’ı almayı teklif etmiştir ve tahmin edebileceğiniz bazı kesimleri dehşete düşürmüştür. O zaman bir ihtimaldi; şimdi ABD kalkıp 3 kıta aşarak oraya girmiş, kimseye yedirmez!
14 July 2007 13:03
@osman
PKK denen illet 30 yıldır elinden geleni ardına koymuyor ama dikkat edin yine de Kürt vatandaşların kılına dokunmuyor kimse. İşte bu barış, bu büyüklük, bu sükunet, bu huzur şimdi ancak Türkiye Cumhuriyeti kanatları altında olabilir.
Türkiye cumhuriyeti le olur doğrusun ama kardeşlik ve kucaklama zihniyeti ile olur. malum bir partinin “beğenmeyen gitsin” zihniyeti ile değil. adalet işlemiyor diyorum komunist diyorlar. kuzey ırak vs oprasyon komando işi diyorum sen, beni “orduya işini bilmiyormu demeye çalışıyorsun” diyorsun.
X partinin inançlara saygısı yok. herifler poltikalarını laiklikle kamufle edip inançlı kişileri eziyolar diyorum adım bu seferde başka bir şey oluyor.