Osman S Börütecene

alemlerin aslı hayaldir

Güncel: Ana Sayfa
Sonraki Yazı: Değişimde Uçurumlar

Görece Bir Değer Olarak Zaman

25 Mayıs 2007 Cuma 19:42, Osman Seyit Börütecene

Şimdiye kadar hiç dikkatinizi çekti mi bilemem ama beni çok şaşırtan şeylerden biri olmuştur hayatta; bazen bazı işleri daha yavaş yaparak daha hızlı sonuca ulaştığım zamanları bilirim.

Örneğin, biryerlere yürüyerek yetişmek durumunda olduğum zamanlarda aceleci bir tempo içinde değilsem aynı mesafeyi daha kısa sürede katederim ya da bana öyle oluyormuş gibi gelir.

Aynı şeyi kitap ya da herhangi başka bir yazılı döküman okurken de gözlemledim. Aceleyle okumaya çalıştığım birçok şeyi okumak daha uzun zaman alıyor. Sakin bir okumayla ise herşey daha anlamlı ve daha hızlı.

Sanırım bunun bedenimizdeki huzursuzluk salgılarıyla çok ilgisi var.

Hayatımızda belli bir oranda kaygı taşımamızın bizler için faydası büyük. Hayatta kalmamızı sağlayan, reflekslerimizi ayakta tutan birşeydir bir miktar kaygılanmak. Kendimizi hızla giden bir aracın önüne atmamızı engelleyen ya da kızgın bir maddeye dokunduğumuzda elimizi hızlıca çekmemizi sağlayan şey reflekslerimiz ve yaşattığımız makul miktardaki kaygı seviyemizdir.

Benzer biçimde, okulda, işyerinde, sosyal yaşamda sorumluluklarımızı sürdürmeyi sağlayan da bu reflekslerimiz ve kaygılarımız.

Ancak insan bedeni ve zihni maalesef mükemmel değil. Nasıl ki şeker hastalığında vücut aldığı şekeri iyi değerlendiremez ve sorun yaşarsa zihnimiz de bazen ihtiyacının üzerinde kaygı üretir ve bizleri yanlışlara sürükler.

Sorumluluk hissi zaman içerisinde sizi iş yapmaktan, görevlerinizi yerine getirmekten alıkoyan bir hal alabilir. Bu durumda büyük bir sorumlulukla hayatınızı bir kısır döngü içine sokarsınız. Aceleyle yaptığınız işler gecikir. Bütün dikkatinizi verdiğiniz işlerden bir fayda göremez, birşey üretemezsiniz. Böyle zamanlarda bir müddet durmak gerekir.

Hayatın bunaltıcı dönemlerinde bir müddet durmak çok korkutucu ve daha da kaygılandırıcı gelebilir insana. Düşünün, yetişmesi gereken birçok şey varken siz iki gün ara veriyorsunuz herşeye ve dinleniyorsunuz. Çok ürkütücü.

Aslında öyle değil, son derece mantıklı çünkü iki gün olmasa bile (kendine yarım saat bile zaman ayırmayan insanlar var ve kendince çok haklı sebepleri var hepsinin) bir gün hatta yarım gün durup dinlenmek size içinde bulunduğunuz savaşı kazandırabilir. Ama eğer sonuç vermeyen dolambaçlı yollar ve yöntemler, kendi kendinize yarattığınız girdaplar içinden çıkmak için debelenmeyi sürdürürseniz şahane bir bataklık deneyimi yaşayabilir, hayatta kalırsanız torunlarınıza anlatabilirsiniz.

Siz de fikrinizi belirtin

Merhaba!

osman

Site İçi Arama

Sayfalar

Arşiv

RSS

Site Map

Sosyal Mevzular

Standartlar