Az evvel Google blogda okudum. Google, bir süredir kişiselleştirilmiş anasayfa uygulaması sunuyordu. Şimdi buna tema da eklemiş. Ben uykucu bir kişi olarak “sweet dreams”i seçtim. Diğer temalara da baktım hepsi birbirinden güzel, şirin olmuş.
Bütün temalar zaman ayarlı. Bulunduğunuz yerin saatine göre sabah, öğle, akşam, gece renk değiştiriyor. Ayrıca sadece günün saatlerine göre değil, yerel hava koşulları ve iklime göre de görüntü değişiyor. Demek ki bir iki yıla kadar hepimizin masaüstü kıpkısıl olacak (şaka).
Google’ın kişisel, özelleştirilmiş anasayfa uygulamasını başarılı buluyorum. Web üzerinde ofis yazılımları ile beraber bu tür uygulamaları, internete bağlı olduğunuz herhangi bir yerde kendi masaüstünüzü bulmak açısından bir hayli verimli. Bakalım Google’dan daha neler göreceğiz?
Benzer yazılar:
- Microsoft Windows Masaüstüne Asla Hazır Olamayacak
- 2007 Nasıl Bir Yıl Olacak? 3
- Niçin GNOME’ye Dönüş Yaptım?
- Google’dan Sunum Yazılımı
Google’ı seviyorum. O kadar hizmet sunuyorlar ki, daha ne istiyeyim daha ne yapayım, Google Talk Gadget sayesindede anında mesajlaşma var, ajandam hazır(Google Calendar), belgelerimi okuyabilirim(Google Docs), gazeteler ve yazılarım bir yanda(Google Reader), yeni e-postalarımı görebiliyorum(Gmail).
Uzakdoğu, hele de Japon kültürünü sevenlerin “Tea House” adlı theme’i kullanmalarını tavsiye ediyorum.
İşte böyle bir güzellik:
http://www.flickr.com/photos/goddess-artemis/428272338/
Tema’lar saat’leri göre değişiyor diye biliyorum, fakat ben Zipcode yazan yere ne yazacağımı bir türlü çıkartamadım. “Ankara, Turkey” denemedim fakat tam uyuşmuyor. Sizin bu konuda herhangi bir fikriniz var mı ?
Ben sadece istanbul yazdım, yeterli oldu.
Son zamanlarda özellikle bildirilere bırakılan yorumlarda “ah nerede o eski bayramlar” tadında “nerede o eski Bildirgeç” yakınmalarını, “bu yazının burada ne işi var, editörler uyuyor mü” serzenişlerini sıklıkla okur oldum. En son olarak da sevgili Osman Börütecene‘nin blog yazısından kaynak gösterilmeden bir bildiride kullanılan bir ekran görüntüsü ve ardından gelen Osman’in yazısı ile Bildirgeç’e ve editörlerine Creative Commons lisansına aykırı davrandıkları yönünde bir tepki oluştuğuna tanık oldum. Sevgili Osman’ın “bir ekran görüntü canım ne olacak ki” demeden konuyu tartışmaya açması önemli bir olay çünkü ülkemizde bu tip durumların tartışılması ve belli bir görgünün oluşmasının gerektiği zamanlardayızç. Son zamanlarda özellikle bildirilere bırakılan yorumlarda “ah nerede o eski bayramlar” tadında “nerede o eski Bildirgeç” yakınmalarını, “bu yazının burada ne işi var, editörler uyuyor mü” serzenişlerini sıklıkla okur oldum. En son olarak da sevgili Osman Börütecene‘nin blog yazısından kaynak gösterilmeden bir bildiride kullanılan bir ekran görüntüsü ve ardından gelen Osman’in yazısı ile Bildirgeç’e ve editörlerine Creative Commons lisansına aykırı davrandıkları yönünde bir tepki oluştuğuna tanık oldum. Sevgili Osman’ın “bir ekran görüntü canım ne olacak ki” demeden konuyu tartışmaya açması önemli bir olay çünkü ülkemizde bu tip durumların tartışılması ve belli bir görgünün oluşmasının gerektiği zamanlardayız. Tema’lar saat’leri göre değişiyor diye biliyorum, fakat ben Zipcode yazan yere ne yazacağımı bir türlü çıkartamadım. “Ankara, Turkey” denemedim fakat tam uyuşmuyor. Sizin bu konuda herhangi bir fikriniz var mı ?