Google Adsense’de Hedef Belirlemek

İnternet üzerinde yayın yaparak para kazanmanın güvenilir yollarından biri de Google’ın Adsense programı. Bu konuda belli başlı bilgiler başta Google’ın kendi bilgi kaynakları olmak üzere birçok web sitesinde erişilebilir durumda bu yüzden burada sıfırdan Google Adsense anlatmayacağım.

Konumuz Adsense kullanırken kendimize bir hedef kitle belirleyerek yayınlanan reklamların daha çok ilgi çekmesini sağlamak.

Bu konuda vermemiz gereken birinci karar şu: Yüzbinlere hitap ederek herkesi ilgilendiren her konuda her gün onlarca yazı yazarak mı yayın yapacağız yoksa belli bir hedef kitle belirleyerek her gün binlerce kişiye hitap eden bir iki yazı yazarak mı?

Yüzbinlere, milyonlara hitap edebilmek için her gün onlarca yazı yazmanız gerekir. Ayrıca bu trafiği kaldırabilmek için de başlangıç için bile muazzam bir sunucu yatırımı yapmak zorunda kalabilirsiniz. Bu yüzden bireysel bir girişim için makul olanı milyonlar, yüzbinler yerine binleri onbinleri hedeflemek ve günde bir iki yazıyla adım adım büyümek.

Bunu gerçekleştirebilmek için belli bir konu seçimi yapmanız şart. Bu yüzden kişisel bloglarınızı bir adsense gelir kaynağı olarak görmek doğru olmaz. Çünkü kişisel bloglarımızda bizi ilgilendiren bir çok konuya yer veriyoruz / vermeliyiz. Sırf belli konular blogumuzun hedef kitlesini ilgilendirmiyor diye kişisel olarak bunlara değinmemek olmaz. Bu nedenle yapacağımız ilk iş bir konu belirlemek ve bu konuda yazmaya başlamak için yeni bir blog açmak olmalı.

Konu seçiminde elinizi korkak tutmayın. Çok dar bir alan olmamak kaydıyla kendinize güvendiğiniz herhangi bir konu doğru bir konudur. Örneklendirmek gerekirse; salon çiçekleri bakımı, ev ve işyeri temizliğinde son gelişmeler, otomobil aksesuarları, belli bir zaman dilimine ait müzik ve kitaplar gibi konuların her biri kendi başlarına muazzam hedeflerdir.

Google’ın blogunuzun konusunu anlaması ve buna yönelik reklamlar yayınlamanızı sağlaması beş altı haftayı bulabilir. Ama ilk günlerden itibaren günde iki üç yazı yerine en azından başlangıç için günde altı yedi yazı yayınlarsanız bu süre iki haftaya kadar inebilir.

Yeteri kadar sabır gösterdiğinizde ki bu süre bence iki üç ay kadardır, belli bir kitleyi hedef aldığınız blogunuzda yayınlanan reklamların daha önceki deneyimlerinizden farklı olarak daha fazla dikkat çektiğini, daha çok tıklandığını ve tıklama başına elde ettiğiniz gelirin daha yüksek olduğunu gözleyebilirsiniz.

İnsanoğlunun temel özelliklerinden biri olan sabırsızlığa karşı direnebilmek bu konuda çok önemli. Bu yüzden yazacaklarınızı belli bir konuyla sınırlı tutarken çatlamamak için mutlaka ayrı bir kişisel blog sahibi olmanızı öneririm. Mimlerinizi, ilgi çekeceğinizi düşündüğünüz şaklabanlıklarınızı, siyasi görüşlerinizi, ve benzeri biçimde çok geniş bir yelpazeye yayılabilecek yüzlerce konuyu kendi kişisel blogunuzda işlemenizde fayda var. Elbette buraya da adsense reklamları yerleştirmenizde bir sakınca yok.

Bu kısa ama önemli olduğunu düşündüğüm notlara son olarak şunları da eklemeliyim;

Konu belirlerken içinde adsense reklamları bulunan blogları gezin ve reklamverenlerin sektörlerini inceleyin. Bu zihninizde yeni kapılar açabilir ve konu belirlemenize yardımcı olabilir.

Adsense’den gelir elde etmek amacıyla kurduğunuz blogda namuslu davranın. Spam yapmayın, fazladan anahtar kelime kullanmayın, kendi reklamlarınıza tıklamayın, tıklanmasını teşvik edecek bir çalışma yapmayın. Tıklama zincirlerine dahil olmayın.

Google’a güvenin. Adsense blogunu sıklıkla takip edin ve tavsiyelere kulak verin. Google’ın adsense üzerinden çok önemli bir gelir kazanmakta olduğunu unutmayın. Google’ın diğer hizmetlerinden farklı olarak adsense konusunda müşterinin Google, hizmet verenin de siz olduğunuzu unutmayın. Müşterinize iyi davranın, müşteri daima haklıdır.

Benzer yazılar:


Rastgele yazılar:


Bu yazıya gelen bağlantılar / verilen linkler

2 Responses to “Google Adsense’de Hedef Belirlemek”

  1. Volkan Özçelik Says:

    Ufak bir ayrıntı da eğer mucizevi bir blogunuz yoksa adsense’ten mucizeler beklememek.
    Evet reklam geliri ile profesyonel olarak yaşam sürdüren (yani başka hiç bir iş yapmadan blog yazarlığından para kazananlar) var.

    Fakat bu kişiler;

    - yüzbinlerce takipçisi olan,

    - gerçekten kaliteli içerik sunan,

    - her gün (hatta günde birkaç kez) yeni içerik ekleyen,

    - aynı kalitede birden fazla (3, 4) blogu olan

    - ve genelde İngilizce yazan (bir genelleme olabilir - take it with a grain of salt)

    kimseler.

    O nedenle, “neden reklam gelirim bu kadar düşük?” diyerek blogunuzu daha fazla reklam geleceği umuduyla reklama boğmamak çok yanlış.

    Osman’ın sloganından bir çıkarım (corollary)

    **Fazla Reklam Cildi Bozar**

    yani

    - fazla reklam okuyucuları kaçırır,

    - fazla reklam sayfa gösterimlerini düşürür,

    - ve fazla reklam blogunuzu çirkin (doğru kelime bu sanırım) gösterir.

    Sevgiler.

  2. muzaffer Says:

    Türkiye’de her ne kadar uzun bir süredir bloglar olsa da blog yazarları yeni yeni bloglara ısınıyorlar.Daha yakın bir zamanda blog kelimesi dahi tartışıyorduk. Türkçeye yeni bir kelime eklendi ve onun telafuzunu yeni öğrendik.Bloglama zevk için yapılır bir eğlence bir
    kendini anlatma olayıdır.Herkes bu emeklerinin boşa gitmesini istemez ondan dolayı başvurdukları tek şey reklamdır.Populer olmadığınız sürece reklamdan para kazanamazsınız bu işe yeni girenler reklamlarına tıklamalarının sebebi bu olsa diye düşünüyorum blogları bir önem kazandığında artık onlar da kendi reklamlarına tıklamaktan sıkılırlar.Ve artık Türkiye de gerçekten kaliteli bloglar oluşmaya başlıyor blog işini gerçekten hakkıyla yapan herkese
    bu davranışları için teşekrü ediyorum ve inanın her zaman siz kazanacaksınız

Leave a Reply