Osman S Börütecene

alemlerin aslı hayaldir

Güncel: Ana Sayfa
Sonraki Yazı: Cigar Box K*rhanesi

GNU/Linux Kullanarak Apple’la Rekabet Etmek

9 Şubat 2007 Cuma 12:48, Osman Seyit Börütecene

Geçenlerde Vestel’in tv reklamlarına bakarken aklıma geldi, benim bir notebook fabrikam olsaydı, deneyeceğim şey Linux çekirdekli bir işletim sistemi hazırlayarak ürettiğim bilgisayarlara bunları yükleyerek satmak olurdu. Tıpkı Apple’ın yaptığı gibi. Apple’da bilgisayar üretiyor ve sonra içine işletim sistemi ve çok kullanışlı programlar kurarak nihai tüketiciye satıyor. Alan memnun satan memnun. Çeşitli çevresel cihazların sürücü dosyalarına dair bir sorun yok, kopya yazılım kullanıldı kullanılmadı derdi yok, sistem linux tabanlı olacağından çalıştı çalışmadı, onu tanıdı bunu tanımadı derdi yok. Bunun gerçekten sağlam bir müşteri memnuniyeti yaratacağına ve satışları patlatacağına, mükemmel bir marka vaadi ve sadık müşteriler yaratacağına karar verdim. Keşke elimde yeterli sermaye olsaydı. O zaman bunu burada bir blogda yazıyor olmak yerine hemen iş planlarımı yazmaya başlardım.

Apple’ın bilgisayar endüstrisindeki başarısı yazılımla donanımı ustalıkla biraraya getirmesinden, kullanılabilir bilgisayarlar ve çevre birimleri üretmesinden ve kullanıcıyı bilgisayarıyla boğuşmaktan kurtarmasından kaynaklanıyor. Dikkat edin, Apple kullanıcıları genelde teknolojiden çok anlamak zorunda olmayan kullanıcılardır. Doğru olan da budur diye düşünüyorum.

Şimdi plan şöyle, kendi hazırladığımız bilgisayarlarımızın üzerine yine kendi hazırladığımız linux sürümümüzü kuruyoruz. Ardından bir çok linux dağıtımında yapıldığı gibi kullanıcının ihtiyacı olan bir çok programı üşenmeden ve çekinmeden bu kuruluma ekliyoruz; ofis araçları, multimedya sunum hazırlama araçları, multimedya (dvd, vcd, mp3, ogg, falan filan) izleme araçları…

Bu işi tam olarak hakkıyla becerebilmek için kullanılabilirlikten anlayan, yazılımdan anlayan, görsel tasarımdan anlayan ve bir de müşteri (kullanıcı) doğasından anlayan birilerine ihtiyacımız var. Bu arkadaşları toparladıktan sonra Linux’un hala eksik kalmış bir kaç önemli yazılım unsuruna bakacağız. Bunlara bakarken, eksikleri tespit ederken Apple’ın yazılımlarını inceleyeceğiz ve bunlardan ders alacağız. GNU/Linux dağıtımlarında günlük ofis işlerini halletmek, multimedya izlemek/dinlemek gibi konularda artık eksik gedik bir şey kalmadı. En azından Windows işletim sistemi ailesinden daha ileride olduğunu rahatlıkla söylemek mümkün. Bu yüzden bugün Linux çekirdekli işletim sistemleri artık Mac OS X ile rekabet etmelidir. Bu rekabeti denerken de salt yazılım başarısı değil, genel resim ele alınmalı ve mutlu mesut bir müşteri deneyimi yaratılmalıdır.

Ben kendi bilgisayarımda bu deneyimi iyi kötü yakaladığıma inanıyorum. Ama Apple yine de bastırıyor. Son reklam kampanyalarıyla, Adobe yazılımlarının hala Linux üzerinde çalışmıyorken Apple üzerinde çalışabilmesiyle vs. Apple’ın nefesini hep ensemde hissediyorum. Yine de kendi notebook’umda yaptığım düzenlemeler (Ubuntu, KDE, Xfce, Gimp, Inkscape, XaraXL, Audacity) ihtiyacımı karşılıyor. Web tasarımı, seslendirme, video editleme, illüstrasyon, eğitim vs. gibi işler gören bir makinadan bahsediyorum.
snapshot1.png
Windows işletim sistemlerini bu büyük resmin içinden tamamen çıkarmamın sebebi Windows Vista’yla bile hala Ubuntu’nun kurulum ve kullanım kolaylığına erişememiş olması. Bundan sonra da Microsoft’un Linux masaüstü ortamıyla rekabet edebilecek bir işletim sistemi ve yazılım paketleri düzeneği kurabileceğine ihtimal vermiyorum. En azından 20 Milyar Dolar harcayarak ürettiklerini söyledikleri, 2007 yılında piyasaya çıkmış son işletim sistemlerinde bile kurulum aşamasında ya da bilgisayarı kurtarma aşamasında kulanılabilecek bir live cd üret(e)mediler. Çünkü yaygın kanının aksine Windows’ların donanım tanıma becerisi Linux’lardan çok çok daha düşük. Apple için böyle bir ihtimal pek geçerli değil. Apple hem donanınımın büyük bir bölümünü kendisi sağlıyor hem de hedef kitlesinin kullandığı çevresel donanımları çok iyi takip ederek yazılım desteğini üşenmeden sunuyor. Microsoft’un ise ibrikçibaşı misali attığımız her adım için para isteyen bir pazarlama ve satış sistemi var.

Dolayısıyla Linux’un esas rekabet alanı Mac OS X’tir. Böyle düşünmemin bir başka sebebi ise şu; Windows kullanıcıları genelde kullandıkları bilgisayarın işletim sisteminin Windows olduğunun bile farkında değiller. Özellikle Microsoft’un çok başarılı bir pazarlama ile neredeyse her bilgisayarın yanında zorla işletim sistemi satması, müşterinin yazılım cehaletini bu şekilde kendi lehine çevirmesi bunun en büyük sebebi. Windows kullanıcıları işletim sistemi kavramından uzaklar, onlar Microsoft’u daha ziyade ofis yazılımları ile tanıyorlar. Bu yüzden de karşımızda bir şirketin satın alma müdürü oturmuyorsa onlara yatırımlarının geri dönüş oranlarından vs. den bahsetmek ve bunu algılatmak zor. Ayrıca Windows kullanıcısı bilgisayarı ile yapabileceklerinin kısıtlı olmasına o kadar alışmış durumda ki, bilgisayarındaki yazılımlara dair daha özgür bir kullanıma ihtiyaç duyabileceğini bile düşünmüyor.

İşte böyleyken böyle. Linux’un niçin rekabet için planlarına Windows’u değil de Apple’ı katması gerektiği ile ilgili bir kaç fikrim daha var ama onları başka bir yazıya saklıyorum.

Siz de fikrinizi belirtin

Merhaba!

osman

Site İçi Arama

Sayfalar

Arşiv

RSS

Site Map

Sosyal Mevzular

Standartlar