Lafı fazla uzatma, fikrini tek cümlede anlat diyecek olan varsa; evet, bloglar geleneksel medyanın yerini alır.
Türker Keskinpala, geçenlerde Pilli Network patronlarıyla bir röportaj yaptı ve bunu blogunda yayınladı. Bu röportajın benim için özgün tarafı şuydu: Eğer bu röportajı günlük gazetelerden birinin muhabiri yapsaydı, haber önümüze şöyle gelecekti;
Türk internet dünyasının en çok tıklanan sitelerinden olan Sosyomat’ın yaratıcılarıyla beraberiz. Onlara internetin geleceği ile ilgili fikirlerini sorduk, sizin için yanıtladılar.
Oysa Türker Keskinpala, bu röportajı okumak isteyecek herkesle aynı dili konuşuyordu. Zaten Pilli Network de aynı dili konuşuyor. Böylece Türker, biz okurların sormak isteyecekleri soruları sordu, yanıtlar da tatmin edici oldu. Yarın Pilli Network bir açılış kokteyli düzenlediğinde aklına gazeteci niyetine Türker gelecek, geleneksel medyayı da ayıp olmasın diye çağıracaklar.
Burada anlatmak istediğim şey “hadi hep beraber bir anda çağ atlayalım, kağıttan gazeteleri boşverin, televizyonunuzu pencereden dışarı fırlatın” tadında bir şey değil.
Gazetecilik, geniş kitlelere hitap mecburiyeti içeren doğasından ötürü her konuda derinlemesine haber ve röportaj üretemiyor. Bu çok doğal. Çoğu gazete herkese hitap etmek zorunda. Sonuç olarak da en çok tıklanan site gibi bir tabir çıkabiliyor ortaya gazete haberlerinde. Şimdi bir yandan da biz zannediyoruz ki bilgisayarı ortalama seviyeden daha iyi kullanan kişiler olarak bu bizim için geçerli bir durum. Hayır, kazın ayağı öyle değil. Bu durum aklınıza gelebilecek her sektör için geçerli. İnşaat sektörünü ele alalım. İyi bir inşaat röportajını, sektörün içinden blog sahibi olan biri gerçekleştirecek yakın bir zamanda. Bu da günlük gazetelerin röportajlarından daha kaliteli ve daha derinlemesine bilgiler içeren bir röportaj olacak.
Bu durum dün de vardı. Sektörel dergiler vardı mesela. Onların haber ve röportajları günlük basınınkilere oranla daha derinlemesine bilgi içerirdi. Ancak o zaman baskı maliyeti, dağıtım maliyeti, ofis maliyeti, ve daha birçok şeyin maliyeti sıfıra yaklaşmamıştı. Şimdi yayın organı sahibi olma maliyetleri sıfıra yaklaştı. Herhangi bir meslekten herhangi biri internetin başına oturup birkaç dakikada bir blog yaratabilir ve ilgilendiği alanda habercilik yapabilir.
Bloglar bu nedenle geleneksel medyanın yerini alırlar. Bu nedenle geleneksel medyaya hakim olan dev medya şirketleri yüzlerce binlerce blog yayınlıyorlar artık. Bu nedenle ABD’de başkanlık seçimlerine adaylığını koyanların blogları var, Second Life’da temsilcilikleri var.
Geleneksel medyada çalışanlar işlerini kaybedecekler mi?
Hayır, asla! Radyo, gazetecileri işinden etmedi. TV, gazetecileri ve radyocuları işinden etmedi. Türkiye’nin en meşhur televizyoncuları Türkiye’nin en meşhur gazetecilerinden çıktı yine, mesela Mehmet Ali Birand.
Elbette Mehmet Ali Birand’ın ya da Hıncal Uluç’un ya da Reha Muhtar’ın ya da Ali Kırca’nın herhangi bir sektörde derinlemesine röportajlar yapıp haber hazırlamalarını bekleyemeyiz. Ama bu isimler yepyeni medya olarak tabir edebileceğim bloglar dünyasında da adlarından bahsettirebilmek için ellerinden geleni elbette yapacaklar. Kendileri yapmasalar bile onların isimlerinden hatırı sayılır paralar kazanan patronları bu dönüşümü onlara zorla yaptıracaklar.
İyi haber: Geleceğin medyasında Ayşe Armanlar’ın ve Reha Muhtarlar’ın tıklanmaları şimdiki medyada okunmalarına oranla daha az olacak
.
Benzer yazılar:
- Sosyomat’ın İlk Büyük Ticari Hatası
- Geleneksel Medya Blogların Baskısına Ne Kadar Dayanır?
- Röportaj mimi
- Nette Neler Okuyorum: OPML Dosyam

Son yorumlar