alemlerin aslı hayaldir
Bugünlerde dünya bloglarında sıkça konuşulan konulardan biri San Fransisco Chronicle‘ın içinde bulunduğu büyük mali sorun. San Fransisco Chronicle, son aylarda yazarlarını işten çıkarıyor ve 2007 yılı boyunca da çıkarmaya devam edecek.
ABD’nde yazılı basının (yani gazetelerin) ne durumda olduğu hakkında son saatlerde okuduklarımı özetlemek istiyorum:
En büyük pazar paylarına sahip olan gazeteler bile kendilerini ayakta tutabilme fırsatını kaçırdılar. Gelecek apaçık göründüğü halde teknolojiye yatırım yapmaktan kaçındılar. Gazeteciler, podcasting, blogging gibi kendi sektörleri için çok önemli olan konularda eğitilmediler, kendilerini de eğitmediler. Tüm bunların sonucu olarak da bugün Amerikan yazılı medyası büyük mali sorunlar yaşıyor. Büyük ihtimalle 2007 ve 2008 yılları bir çok gazetenin kapandığına şahit olduğumuz yıllar olacak.
Türkiye’de durum nedir? Siz kendisini internete, podcast’e, bloglar dünyasına hazırlayan bir yazılı medya görüyor musunuz? Türkiye’nin en büyük medya şirketlerinden birine sahip olan Doğan Holding, bu konuda gazetelerini, dergilerini, televizyonlarını internete taşıyarak işe başladı ve yıllarca o noktada kaldı. Ancak geçen yıldan başlayarak blog, podcast gibi yeni yayın biçimlerine önem vermeye başladığını gözleyebiliyorum. Ancak ağırlık hala geleneksel medyalarda. Yani internet görünürlüğü açısından geleneksel medyaların internet üzerinde temsil edilmesi tarafında.
Oysa bloglar ve podcast dünyası şirketlerin internette temsil edilmelerinden ibaret değil. Artık geleneksel medya fazla zaman kaybetmeden internet yayınları için içerik üretmeli. Yani çok kabaca özetlersek: Geçmiş on yıl, geleneksel medya için üretilen içeriğin internete de taşınması gerektiği bir on yıldı. Bu yıl ve önümüzdeki on yıl ise internet için içerik üretip bunu belki geleneksel medyada da kullanma on yılı.
Doğan Holding’in bu konudaki girişimlerinden biri OnPunto.com. Tıklayın açın bakın. Günümüz internet kullanıcısının bir internet mecrasından beklentilerini ne derecede karşılayabileceğine kendi adınıza karar verin. Bana sorarsanız derim ki, adamlar hala yeni bir gazete çıkarmak mantığı ile hareket ediyorlar.
Oysa olay bu değil. Bir kaç yıl öncesine kadar ben de internette içeriğin ve tasarımın basılı yayını örnek alması gerektiğini savunmuştum. En azından geçiş dönemi olarak bunun işleri kolaylaştıracağını umuyordum. Şimdi tamamen farklı bir şey düşünüyorum. İddiam şu ki, 2007 yılı sona ererken Türkiye’de bloglar dünyasının ziyaretçi sayısı, geleneksel medyaya ait internet sitelerinin ziyaretçi sayılarından kat kat daha fazla olacak.
Bu konuyu sadece teknolojik açıdan ya da sadece sosyolojik açıdan ya da sadece gazetecilik açısından düşünürsek bir yere varabilmemiz mümkün değil. Bunun yerine yapılması gereken bilgisayarı, interneti önünüze açıp bu medya için yeni bir şey düşünmek.


25 Mart 2007 07:30
Oldukça güzel bir değerlendirme olmuş. Görüşlerinize katılıyorum. Türk medyası bu konuda çözümlerini üretmede geç bile kaldı bence.
25 Mart 2007 08:00
Teşekkür ederim. Bence de geç kalındı ancak sadece Türk medyası değil, tüm dünyada bu geç kalmışlığın izlerini gözleyebiliriz.
Bundan 30 yıl öncesine kadar bir çok konuda Türkiye’nin tek başına geç kaldığı bir çok şey vardı. Ama bazı teknolojiler, mesela internet, televizyon, tüm dünyada eş zamanlı atılım yapan teknolojiler. Bu konuda dünya ağırlıklı ortalama olarak neredeyse beraber ilerleyip beraber geriliyor.
Bu yüzden tüm dünyada geleneksel medyanın dönüşüm için geciktiğine inanıyorum.