alemlerin aslı hayaldir
Ertuğrul Özkök bugünkü yazısında özet olarak 1 Mart 2003′te A.B.D. ordusu saflarına katılmadığımız için bugün terör olaylarının tırmandığını söylüyor.
Yazısını “ben demiştim” havasıyla süslemiş.
Şimdi 2003′e geri dönelim ve konu neydi bakalım. Amerika Türkiye’den asker istedi. Türkiye de bunu kabul etmedi ve asker yollamadı. Amerika ise bunun karşılığında Kuzey Irak’ta hakimiyetini artırdı ve Türkiye’yi cezalandırma yoluna gitti.
Ertuğrul Özkök de kısaca diyor ki (bana bakmayın yukarıda linkin verdim yazıyı kendiniz okuyun) asker yollamadık şimdi sınır ötesi operasyondan bahsediyoruz. O gün asker yollasaydık şimdi buna gerek kalmayacaktı.
Bu nasıl bir akıl yürütmektir anlamak mümkün değil. Türkiye bir ülkedir. Bu ülkenin devleti kendi adına kararlar verir. Ortamın nabzına bakar, çıkarlarını tartar ve kararlarını verir. Bir ülkenin çıkarları ise içinde bulunulan duruma göre değişir. 2003 yılında Türkiye uluslararası güce askeri katılımda bulunmak istemedi, şimdi ise ülkenin güneyindeki terör örgütü varlığına karşı müdahalede bulunmak üzere oraya askeri operasyon yapmaya hazırlanıyor. Yani Türkiye çıkarlarına göre hareket ediyor. Bunda rahatsız olacak ve eleştirilecek birşey yok.
Sevgili Ertuğrul Özkök, evet hayat zor. Politika ve uluslararası ilişkiler, hele de işin içinde şiddet varsa daha da zor. Ama kimse size hayatın kolay olacağını da söylemedi zaten.
“Bugün tezkereyi kabul edip orada var olamazsak, yarın çok daha zor şartlar altında oraya girmek zorunda kalacağız.”
Ertuğrul Özkök’ün o günlerdeki tezi buydu, ve şimdi köşesinde ben bunu demiştim diyor. Sanki oraya bir tren gidiyordu ve biz o treni kaçırdık.
Sevgili Ertuğrul Özkök, bilin ki Türkiye’nin kendi trenleri de vardır ve lazım olduğunda bu trenlere binerek gerek gördüğü yerlere gider. Bu nedenle bu durumu yeniden gözden geçirmenizde fayda var.

