Engin Ardıç’ın başkanlık seçimleri kehaneti ve Taksim meydanında anırma olayı
Engin Ardıç, Akşam gazetesindeyken yazdığı 4 Kasım 2007 tarihli köşe yazısında her zamanki kahvehane muhabbeti üslubu ile bakın ne diyordu:
Adı Hüseyin olan biri Amerika’ya başkan seçilsin, çıkar Taksim Meydanı’nda anırırım.
Adı Hüseyin olan biri derken Barack Obama’yı kastediyor, yazısını okuyun gayet açık. Engin Ardıç’ın ne kadar sığ, ne kadar cahil, ne kadar patavatsız biri olduğunu bu blogda yaklaşık dört beş kere yazdım. Şu anda da bu yazıyı “aman da engin ardıç yanıldı” diye yazmıyorum. Zira o motivasyonla yazsam hergün ayrı bir Engin Ardıç konulu yazı yazmam gerekir. Ben Engin Ardıç’ta sembolize olan o çok bilmiş Türk köşe yazarını eleştiriyorum.
İnsan bu kadar mı vizyonsuz olur? Dünya dediğimiz bu yerde her an her şeyin olabileceğini, koşulların sürekli değiştiğini, hiçbir şeyin kalıcı olmadığını ve hiçbir şeyin kesinlik içermediğini ne zaman anlayacaksınız?
Tabii Engin Ardıç her zaman olduğu gibi bu yazısında da Barack Obama’nın başkanlık seçimlerini kazanabileceğine ihtimal verenleri salak, gerizekalı, saftirik, cahil olarak tanımlamış.
Ardıç’ın bugünkü köşe yazısı elbette çok önceden yazılmış olduğu için bu konuda bir şey yok. Yarınki yazısında da bu konuya değineceğini sanmıyorum. Değinmesi halinde de eminim hiçbir argüman ya da fikir öne sürmeden bizlere küfür edecek. Kendisini nasıl da anlamadığımızı, ne kadar salak olduğumuzu, aslında onun başka bir şey anlatmaya çalıştığını falan yazacak. Ardından da şakşakçıları benim bu yazımın altına yorumlar döşenecekler, tıpkı önceki yazılarımda olduğu gibi. Onlar da bir argüman ya da bir fikir sunmayacaklar ve sadece diyecekler ki: Senin bu adamın yazdıklarını anlaman için 40 fırın ekmek yemen lazım. Eh ben de doğal olarak ciddiye alamayacağım.
Benzer yazılar:
- Engin Ardıç’ın en mutlu günü!
- Engin Ardıç eleştirilerim üzerine
- Engin Ardıç’ı Engin Ardıç usulü eleştirmek
- Serdar Turgut yeniden