Engin Ardıç (Batacak yer arayan insan modeli)
Engin Ardıç Akşam gazetesinin web sitesindeki blogunda yine sağa sola çamur kusmayı sürdürüyor. Bu sefer Türkiye neden tank üretmeye kalkıyor, neyine Türkiye’nin tank üretmek diye sormuş.
Bu klasik bir taktiktir, birçok insan yiyebilir bunu ama ben yemem. Sürekli her şeyden şikayet edip duruyor. Türkiye’nin geçmişteki başarısızlıklarından dem buruyor ve diyor ki geçmişte başarısız olduk birçok konuda neden şimdi başarılı olmak için bir şeyler yapıyoruz? Hayır ben Engin Ardıç’ın yazdıklarını yanlış anlıyor falan değilim. Adamın bu söyleminden çıkarılabilecek başka anlam yok.
Alıntı yapıyorum yazının başlarından:
Tank üretimine başlıyoruz… 2010 yılına kadar bir tane “prototip” çıkacakmış, 2013 yılında da seri üretim başlayacakmış, ilk adımda 350 tank…
Kızılordu’nun ya da Wehrmacht’ın bir tek Kursk muharebesinde, ya da Rommel ile Montgomery’nin bir tek El Alamein’de yitirdikleri tank sayısına ne zaman ulaşırız acaba?
Birinde altı bin, ötekinde bin beş yüz tank sürülmüştü ortaya.
Öte yandan, ilk savaş gemimizi de bitirmek üzereyiz.
Dokuz ay sonra denize inecek.
Böylece, tankın icadından tam doksan yıl, ahşap olmayan savaş gemilerinin ortaya çıkmasından da yüz elli yıl kadar sonra bu işleri başardık.
Matbaa konusunda epey beklemiştik, iki yüz elli yıl kadar, bu sefer elimizi çabuk tuttuk.
Bence bu çok büyük terbiyesizlik. Şimdi Engin Ardıç’ın bu yazdıklarının üzerine ben tahmin edebiliyorum matbaa konusunda neden beklediğimizi. Muhtemelen matbaa getirilirken de Engin Ardıç’lar vardı ve “matbaa bizim neyimize” demişlerdi. Belki de bu yüzden gecikmişti matbaanın Türkiye’ye gelişi.
Sevgili Engin Ardıç, kendine olan güvensizliğini bizlere ve ülkene yansıtma. Çok şey bildiğin ortada ve benim de buna saygım sonsuz. Ancak kitabi bilgiyle bu işler olmuyor bunu da anlaman lazım. Sergilediğin anlayış tam bir “genel anksiyete bozukluğu” na sahip ana baba davranışı. Bizleri, bu ülkeyi rahat bırak. Yediğin içtiğin de senin olsun o çok gezdiğin Avrupa’yı anlat bize de bilelim öğrenelim. Önümüze engel koyma çabasından da vazgeç artık, lütfen.
Benzer yazılar:
- Engin Ardıç’ı Engin Ardıç usulü eleştirmek
- Engin Ardıç’ın en mutlu günü!
- Engin Ardıç eleştirilerim üzerine
- Engin Ardıç’ın başkanlık seçimleri kehaneti ve Taksim meydanında anırma olayı
Rastgele yazılar:
- Milyonlar Toplanmış Sen Hala Tek Kişinin Peşindesin
- 85. Yılında Türkiye Cumhuriyeti
- Bir Sabah Uyandığımda Köşe Yazarıydım
- Daniska’da Paylaş