alemlerin aslı hayaldir
Bu beni ürkütüyor. Sorumlusu çoğu kez olduğu gibi yine basın, cahil basın.
Haberlerde çok ziyaret edilen bir web sitesinden bahsedilirken “çok tıklanan” deyimi kullanılıyor. Berbat, yanlış bir Türkçe. Internet kültüründen de uzak. Ama ne yazık ki her geçen gün bu kalıbın daha da çok kullanıldığını görüyorum.
Bu bana ortaokul yıllarımdan kalma bir şaşkınlığımı hatırlatıyor. Gazetelerin çoğaldığı dönemlerdi, Sabah gazetesinin yeni çıkmaya başladığı zamanlar korkunç bir Türkçe hatası alışkanlık haline gelmeye başlamıştı. Diyelim ki Başbakan konuşuyor ve “benzine zam yapacağız” diyor. Sabah gazetesi bunu şöyle yazıyordu:
Başbakan (benzine zam yapacağız) dedi.
İlkokul mezunu olan herkes bilir ki Türkçe’de parantez böyle kullanılmaz çünkü parantez içi okunmasa da cümle anlamlı olmak zorundadır. Yani parantezin içindekiler cümleye dahil olamaz. Buyrun aynı şeyi parantezin içi yokmuş gibi okuyalım:
Başbakan dedi.
Doğru Türkçe bunu gerektirir. O yıllarda bunu baskı hatası sanmıştım. Ama bugün neredeyse tüm basın bunu kullanıyor. O kadar yanlış, o kadar itici ki!
“En çok tıklanan” lafı da bir o kadar itici. Türkçe olarak doğruluğunu kabul edersek anlamı şu: Bilgisayarın başına oturup internete bağlanan kişinin karşısına bazı web sitelerinin adreslerini içeren bir sayfa çıkıyor. O sayfanın içerisinde en çok tıklanan siteyi ifade eder bu deyim. Yani ziyaretçinin bir web sitesini çok ziyaret etmesini anlatmaz.
Basının bu kadar Türkçe fakiri, bu kadar cahil olabileceği gerçeği açıkça çok çıldırtıcı.


30 May 2007 01:50
[…] Başlık Milliyet gazetesinin web sitesinden alınma. Bu en çok tıklanan lafını her duyuşumda öğürecek gibi oluyorum artık. Bunu daha evvel de yazdım. […]