Konu Ekşi Sözlük olunca başlığı da Ekşi Sözlük’teki bir başlıktan alıntı yaparak oluşturdum. Ekşi Sözlük’ü sıklıkla takip ederim. Bazen eğlenmek için bazen de enteresan bilgilere ihtiyacım olduğunda çok işe yarar bir web sitesi.
Bugünlerde Ekşi Sözlük’e ne zaman baksam hangi sözlük sitesinde olduğumu ilk anda anlamıyorum. Nedenini tam olarak bilemiyorum ama Ekşi Sözlük de artık klonları gibi. Yani Ekşi Sözlük, bir Ekşi Sözlük klonu haline geldi.
Her ne kadar son aylarda ciddi bir yazar kıyımına girmiş olsalar da, hali hazırda ben bu yazıyı yazarken sözlükte hala 10533 yazar var. 10533 kişi… Çok sayıda insan bu! Bu yüzden düşünüyorum da Ekşi Sözlüğün şu anda kalite olarak şansı zayıf ama matematiksel olarak hala şansı var. Bu kadar çok sayıda insan içerisinden yine iyi yazarların çıkabileceğini ve Ekşi Sözlüğün, son yazar kıyımından önceki haline geri döneceğini ümit ediyorum. (-Ekşi Sözlük’ten iyi yazar çıkmayacağına dair bir endişeniz mi var? -Hayır sadece Ekşi Sözlük’ten hala iyi yazar çıkabileceğini ümit ettiğimi söyledim)
Bir de komplo teorim var… Reklam ajanslarının ve medya planlama şirketlerinin Ekşi Sözlük’ü içten çökertmeye çalıştıklarına inanıyorum.:) Siz ne dersiniz?
Benzer yazılar:
- Nasıl Bir Blog Yazarıyım
- Ek$i Sözlük yazar alır gibi yaptı
- düşünce hızında bloglamak
- Ahmedinecad’ın Basın Toplantısı

Ben Ekşi Sözlüğün miyadını doldurduğunu ve anlamını yitirdiğini düşünüyorum. Ekşi Sözlük de bir çeşit medya sayılabileceğinden, şöyle bir örnek vereceğim; babam kendimi bildim bileli Milliyet okurudur: rahmetli Ercüment Karacan‘ın sahibi olduğu, rahmetli Abdi İpekçi‘nin baş yazarı olduğu zamanlardan beri. O günlerden bugüne, Milliyet’in sahibi de değişti, baş yazarı da, köşe yazarları da, ama babam hala Milliyet alıyor. Hiç mi değişmedi bu gazete? Hiç mi kalitesi düşmedi, hiç mi ödün vermedi? Hayır! Bilakis, zamanın gereği neyse ona göre davranıyor. Fakat insanların -hele de belli bir yaşın üstündekilerin- alışkanlıklarını değiştirmeleri/değiştirmek zor.
Ekşi Sözlüğe de hala bakanlar, bir parça eski parlak zamanlarının getirdiği alışkanlıkla bakıyorlar: saruman‘lı, eowyn‘li, lacrima‘lı, zuhtu pekmez‘li, mengus‘lu, nazmiye demirel‘li… zamanlarını anımsayıp arayarak. Yoksa, çok üzgünüm ama, Ekşi Sözlüğün şu an herhangi bir “kalite“ye sahip olduğunu söylemek pek zor.
Esasen, clairvoyant gittiğinde sözlük varoluş anlamını yitirdi, diyeceğim ama “romantik” bir çıkarımda bulunmuş olmaktan korkarım!
öf ben bağımlıyım. kahretsin kahretsin kahretsin! kayıp filan da oldum ama.. bakalım azaltabilecek miyim. neyse. eee, yazıyla ne alakası var bunun derseniz.. yok. ben öyle sıkıldım, paylaşayım dedim. sevgiler. hehe
@bikelime: ekşi sözlüğe dışarıdan bakmak, herkesin sarhoş olduğu bir partide ayık kafayla etrafı seyretmek gibi. ma bu herhangi bir parti değil; liseli gençler partisi.
Birkaç sene önce altıncı jenerasyon yazarıyken birdenbire “şutlanmış”tım.
O zaman da bir “altıncı jenerasyonları kalitemizi bozdu, kıyalım onları” kampanyası başlamıştı (bilen bilir).
Bloglarımı takip edenler yazınsal kalitemi az çok tartabilir.
(bana göre) fena yazmıyorum.
Ek$i’nin tonunu anlayabiliyorum, kendimce bir mizah anlayışım var.
Buradan vardığım sonuç ise:
Altıncı jenerasyon yazar kıyımı “rastgele” yapıldığı (bence).
Şu anki kıyımı da kuvvetle muhtemel torbadan rastgele seçilen toplar şeklinde yapacaklar (ya da yapıyorlar).
…
Olasılık teorisi okuyanlar bilir:
Rastgele bir dağılımdan, aynı rasgtele’likte bir dağılımı çıkarırsanız elinizdeki örnek uzayın kalitesi değişmez.
…
Uzun lafın kısası. Eğer ekşi yönetimi vakit ayırıp, özveride bulunup, seçici olmazlarsa ekşi sözlük “turşu sözlük” olma yolunda emin adımlarla ilerleyecektir.
Ben ekşi hakkında düşündüklerimi yazınca olay oluyor genelde
O yüzden bu sefer durayım.
ekşi sözlük bir fenomendir.bu sözlüğü eleştirisiniz eleştirmezsinir ama eleştiriyorsanız burada bu sözlüge bir deger affetmeden kaynaklanıyor ki hala türkiyede girilen ilk 100 siteden birisi ise o zaman bir durup düşünmek lazım ( belki ilk 100 de değil ama muhtemelen o sıralardadır.)
sözlük demokrasi gibidir.ben de altıncı nesilim ve altıncı nesil sırada bekleyen kişilerin birden girmesi ile çok topa tutulduk ama bence altıncı nesilden atılan kişileirn sayısının o kadar çok olmadıgını düşünüyorum.çünkü sözlüge dogru yazma zorunlulugu yok sadece formata selam etmeniz ve bir tanım girmeniz ve cumhurbaşkanına sövmemeniz gerekir.cumhurbaşkanlıgı konusunda pek bir hassaslar umarım abdullah gül cumbaba olunca bu hassasiyetleri gösterirler.
sözlük buzdagının görünen kısmı, hiç entry girmeseniz bile ekşibitiona girmek bile güzel bence , sırf bu yuzden dahi sözlükçü olmak hoş.diğer aktiviteleri de ayrı.kdlayan vatandaşta sourtimes entertainment olarka yanie glence olarka yapılmış ama kartopunun büyümesi şeklinde büyümüş.sırf sözlük için değil doğal yani gündelik hayatımızda da esasında ne kadar kişiye ulaşabiliyorsak belki işi ileriye götürüp telefon rehberimzideki samimi dedigimiz arkadaşlarımız kadar varız.sözlükte boyle , nasıl günümüzde en önemli öğe insan olduysa sözlükte gücünü buradan yani insanlardan alıyor.
mesajlaşma fasilitesi ile belki hiç göremeyeceginiz kişilere mesleki konularda yardım edip yardım alabiliyorsunuz ki ben bunun çok faydasını gördüm.
her ne kadar faşizm ile yonetilsede sözlük , kendileri böyle diyor ben değil , esasında bir devi demoklesin kılıcı , nasıl demokrasinin özü geregi kendisini yok edecek fikirlere dahi açıksa demokrasi denen olgu , belki gün gelecek kendisi begenilmiyor diye kendisini yok edecek diye düşünürken belki sedat ( ssg ) sözlükte mahreçler kanununu okumuş ben arz ederim isteyen alır diyebilir.
kalitesi konusunda ise bununla ilgili gecen aylarda şakaysa kötü ciddiyse komik tadında bir çok entry girildi , olay medyaya bile yansıdı. sözlükte darbe mi oldu diye ? kendi öyle bir güçlü hale geldiki medyada kendisini buluyordu.bu durumdan sözlük moderatorleride memnun değil ve bu darbe ( sözde ) girişimine çok sevdigim bozkirkurdu adlı arkadaşım kendi kişisel tepkisini verip sözlükten ayrıldı ki , 350 ytl ye sözlük accountununs atıldıgını dahi sözlükte olay butonundan okumuştuk, gerçektir yanlıştır bilemeyiz ama bir insan 350 ytl veriyorsa durup düşünmek lazım. bunun için bir ay çalışanlar var ( asgari ücretin 403 ytl oldugunu söylemek isterim ).
vel hasıl her iyi şey için eskisini yitirdi denilir,hiç unutmam istikbal mobilya gruplarının çekyatlarını alıp on sene kullanmış birisi olarak artık eskisi gibi kaliteli üretilmiyor deniliyor ama istikbal hala istikbal.
vesselam ; sözlük begeneni ya da begenmeyeni ile var olacak gibi durmaktadır.ta ki ssg , hadi kardeşim kendinize yeni oyun bahçesi bulun diyene kadar. belki o zaman mrmrsozluk ve itusozluk birleşir ve demokratsözlük diye bir şey olur ,biter ,falan , filan ..
ayrıca sözlük içinde o kadar çok fikir akımı var ki , şahsım kimileirnin hakaret olarak gördügü yeşil sözlük yazarlarına girmiştim ve oradaki arkadaşların çogunu yuzyuzede tanıyordum ve emin olun sözlükten o kadar insan birbirini tanıyıp hayırlı iş yapıyor ki , en azından benim bildigim bir grup var adamlara helal olsun diyorum.
@amarat: sana hiçbir şey demiyorum, yaptığın yorum seni anlatıyor zaten.
yani ?