alemlerin aslı hayaldir
Birkaç gün önce ek$i sözlük’ün yazar alımı üzerine bir şeyler yazmıştım ama bu yazı sözlük yönetimine hitap eden bir yazıydı, sözlüğün yazarlarıyla alakası yoktu. O yazıya yapılan bir yorumda da bunu belirtmek zorunda kaldım. Aynı yorumda yazarlara hitap eden, onları konu alan bir şeyler yazacağımı da söylemiştim.
Ek$i Sözlük yazarlığını incelerken ön plana çıkan sözlük başlıklarını da hesaba katarak sözlüğün hakim yaş ortalamasına dair bir tahminde bulunmadan bu konuda bir şeyler söylemek doğru olmaz diye düşünüyorum. Bu yaş ortalaması hakkında kesin bir veri olmadığı için tahminlerle idare etmek gerekiyor. Benim tahminim ağırlıklı ortalamanın 18 yaş +-2 olduğu yönünde, yani lise ve üniversite çağında insanların çoğunlukta olduğu bir platform ek$i sözlük. Bu yaş grubu her zaman sözlüğe hakim olmamış olabilir tabi ama benim gözlediğim kadarıyla özellikle son üç yıldır hakim grup bu.
Bu tahmini yaparken bazı popüler başlıklarda incelenen genel geçer ucuz felsefi yaklaşımları göz önünde bulunduruyorum. Örneğin aşık olduğu kadını unutmak için onu tuvalette düşünmek tavsiyesi. Bu tavsiye belli bir yaş grubunu açıkça ortaya koyuyor çünkü insan yirmili yaşlarının ikinci yarısını geçtikten sonra tuvalette dişlerini fırçalarken aynı anda sevgilisi de gelip tuvaleti çeşitli amaçlarla kullanabilir. Dolayısıyla yaş hakkında yakayı ele veren bir anlatım bu.
Elbette bu olaya bu noktadan yaklaşırken bir ölçek daha çıkacak ortaya ki o da şöyle bir şey: Yaşları yirmilerin sonu da olsa otuzların başı da olsa aynı anda tuvaleti kullanmayacak yaş olgunluğunda insanlar da varolabilir. O zaman yaş aralığı hakkındaki tahminimizi de düzeltelim. Bedensel yaş olmasa bile, sözlük yazarlarının akıl olgunluğu, hayat tecrübesi, ilişkiler deneyimi, genel kültürü gibi ölçekler açısından ağırlıklı yaş ortalaması 16 - 22 arasındadır. Yani sözlük yazarı otuzlarında hatta belki kırklarında olsa bile akıl ve hayat deneyimi olgunluğu bu seviyede kalmış olabilir. Bu aşağılanacak ya da yargılanacak bir durum değil elbette, ya da en azından ben şahsen bunu o insanları yargılamak ve bir yere koymak adına yazmıyorum bunları. Bir tespittir bu, yanlış da olabilir, doğru da olabilir. Yine de bir kitleyi irdelerken bazı konularda neyi baz aldığımızı, neleri gerçekten bilmek yerine tahmin ettiğimizi yazarsak okuyanlar açısından da o tahliller daha sağlıklı olur. Böyle konularda barış içinde olmamız lazım.
Şimdi yaş aralığı tahminimiz burada bitti, diğer konulara geçelim.
Ek$i Sözlük, içinde bulundurduğu çok değişik sosyal ve ekonomik ve kültürel kökenden gelen yazarlar nedeniyle üretebildiği içerik açısından özeldir. Dijital bir platform olması nedeniyle onun bütün bir Türkiye’yi temsil ettiğini söyleyebilmek imkansız. En azından internet erişimli bir bilgisayara ulaşabilmek, yazarlığa kabul için bazı basit sözlük kurallarını anlayabilmek, bu kurallarla on entry girebilmek gibi elekler var oraya ulaşana kadar. İşte bunu becerebilen kitle açısından Türkiye’nin bir neslinin bir kısmını rahat rahat temsil edebildiğini söyleyebiliriz ek$i sözlük’ün. Bir anlamda eli kalem tutan ve internet kafeye verebilecek parası olan ya da evinde bir bilgisayarı ve internet erişimi olan bir kitle.
Şimdi kitleyi tanımlamaya biraz daha yaklaşmış olduk. Belki de diyebiliriz ki Türkiye’deki internet kullanıcılarının gündemi iyi kötü belirleyebilecek kapasiteye sahip olan insanların yazar olabildiği bir yer.
Bundan sonrası ise, insanlık değerlerinin gözlenebildiği bir ortam olarak kabul edilebilir artık. İnsanlık değerleri derken de insanların birbirleri ile hırlaşmasının nasıl da bir bilgi alışverişi kisvesine girebileceğinden tutun da, internette cinsel av peşinde koşturan kitlenin bilgiyi nasıl buna alet edebileceğine kadar geniş bir yelpazede analize açık bir durumdan bahsediyorum.
Ek$i Sözlük bu bağlamda insan evladının haberlere nasıl tepkiler verdiği, kendisine sunulan birçok şeyi nasıl da hiç incelemeden kabul edebildiği ve bununla yaşayabildiğine dair örneklerle dolu. Gazetelerin internet sitelerinden verilen linkler ve bunların altına girilen entrylerden oluşan yorumlarda genelde dikkatimi çeken şey bu. Bu bir anlamda sürü psikolojisinin internete yansımış hali aynı zamanda. Biri bir şeyi eleştirmek için bir gazete haberine link veriyor, ardından insanlar artı ve eksi yönlerden birbirlerine de çamur atmayı ihmal etmeyerek neredeyse tamamı araştırılmış bilgi yerine dogmatik inançlara dayanan cümlelerle yorum döşeniyorlar.
Bu olumsuz nitelemeden sonra bir de ek$i sözlük’ün en azından benim gayet olumlu ve komik bulduğum, gerçekten mizah değeri taşıdığına inandığım yönlerine de bakmak isterim. Bundan iki yıl kadar önce bir otel lobisinde yalnız başıma sözlük okurken etraftaki insanlardan utanma raddesine gelecek kadar çok güldüğüm bir başlık var: namaz kılarken takla atmak.
Bu başlıktaki tüm entry’leri okumanızı öneririm. Bu açıdan bakıldığında, salt mizah amaçlı açılmış başlıklarda da değil aynı zamanda gündelik olaylar ya da çok ciddi bilgi konuları altında da görebileceğiniz bu mizah, belki de başka hiçbir yerde örneğine rastlayamayacağımız bir kollektif mizah külliyatının varlığını gösteriyor bize. Bunu da es geçemeyiz, yokmuş gibi davranamayız. İnternette hiçbir forumda, hiçbir blogda, hatta mizah amacıyla açılmış herhangi bir sitede bile böyle uyumlu bir kollektif mizah göremeyiz. Bu ek$i sözlük’ün belki de en büyük gücü, en önemli marka vaadidir ziyaretçileri açısından.
Marka demişken altını çizmek istediğim başka bir hususa gelelim. Marka kavramı konusunda ortodoks yaklaşımları olan yani marka kavramını tamamen marka kavramı üzerinden yorumlayacak kadar minimalist olabilen pazarlama uzmanlarına sorsanız Türkiye’nin gerçek markaları nedir diye, alabileceğiniz cevap muhtemelen Boğaziçi Üniversitesi olacaktır. Bunu bir uzman söylemişti, kim olduğunu hatırlamıyorum şimdi. Ben bunun yanına artık ek$i sözlük’ü de eklemek isterim. Pazarlama bilimi açısından incelemeye değer bir konudur. Birçok sözlük kopyası oluştuğu halde ki bu kopyalar sanırım 150 civarında şu anda, hiçbiri ek$i sözlük’ün yerini tutamadı. Bu açıkça marka kavramıyla açıklanabilecek bir şeydir çünkü ben asla bunun ek$i sözlük’ün ilk olmasına bağlayamıyorum.
Sözü burada keseceğim. Elbette yeterli olduğundan değil. Ama bu tarz değerlendirmeleri soluklanarak yazmakta fayda var.


28 Kasım 2007 02:48
Osman, gençliğe öyle ipuçları veriyorsun ki, tümüne ulaşsa bu yazdıkların ne olacağını bilmemiz mümkün değil. Tuvalet örneği öyle bir ışık tutuyor ki gençlerin geleceğine, “sexual theory” bazında elbette.
28 Kasım 2007 03:02
Ben bu ipuçlarını bir nevi vatana olan borcumuz diye düşünüyorum aslında. Daha sık vermek lazım bunları.
28 Kasım 2007 12:44
“internette cinsel av peşinde koşturan kitle” tanımına bayıldım osman, ekşi’de beni en çok rahatsız eden, artan varlıklarını ve üzülerek hissettiğim kitle bunlardır benim, köpek balıkları gibi nerede kan (kadın) kokusu alsalar bitiyorlar ve çoğu nedense faşizan eğilimli oluyor bunların her bir nedense.
28 Kasım 2007 13:45
@gaykedi: bu arkadaşların faşizan eğilimli olmaları gerçekten de doğru ve çok ilginç. bir ara bunun üzerine yazacağım mutlaka.
28 Kasım 2007 13:53
“internette cinsel av peşinde koşturan kitle” tanımlamasını sen mi girersin homoloji’ye yoksa ben mi gireyim?
28 Kasım 2007 14:07
valla sırası o kadar önemli değil, sen girsen de ben yine yazarım altına.
28 Kasım 2007 14:18
osman sen gir, bekliyorum bak
28 Kasım 2007 14:33
:)
29 Kasım 2007 00:17
baktım senden iş yok, unutmadan girdim abi yaa
24 Ocak 2008 13:06
iğrençsinizzzzz….