düşünce hızında bloglamak
bunu çok isterdim ama mümkün değil hala teknik olarak. yine de yaklaşılabilir. bir kere her saniye elinde imkan olması lazım. otobüste metroda orda burda bloglamak için şu ufak tefek aletlerden almak lazım bir tane. ve bu olsaydı nasıl olurdu bunu da hayal etmeye çalışıyorum. yani twitter’ın blog hali gibi olabilirdi pekala. ancak insanın zihninden geçenlerin saniyede 1200 kelime civarında olabildiğini hesaba katarsak buradan neler çıkabileceğini önden kestirebilmek imkansız.
bir bakalım neler var…
hürriyet’in 60. yıl treni çerçevesinde iki ilde konuşmacı olarak katılımda bulunacağım, konumuz kişisel gelişim, yaşam koçluğu. bir yandan aklımda hala yazmak isteyip yazamadığım the yoga of mind travel var. fred alan wolf’un bir kitabı bu.
memlekette gündem daha da berbatlaştı, akp’nin içindeki iki kanat, fethullah cemaatinden olanlar ve olmayanlar birbirine girdi, birbirilerinin ayaklarını kaydırmak peşindeler neler olacak merak ediyorum.
kazara pcworld’un dvd’si için pcworld aldım sırf içinde ubuntu 8.04 var diye, ben ettim siz etmeyin kendi kendine bile açılmıyor. böyle amatör dergicilik olmaz sakın almayın paranıza yazık. zaten yıllardır bilgisayar dergisi almıyorum, bir dvd için almaya kalktım sonuç bu, demek ki yıllardır haklıymışım.
facebook’ta social me application’ına hayranım. dünyanın dört bir yanından yığınla insanla tanıştım. bu kadar çok insanla iletişime geçebildiğime göre ben insan değilim sanırım. her neyse.
kuantum kuramları çerçevesinde imajinasyon çalışmalarını güçlendirmek lazım ki bildiğin bu kadar şey yaşama dönüşsün. bu konuyu anlayabilecek fazla sayıda insan yok o yüzden sus, çok anlatma bildiğini yap. milletin aklı nerelerde.
1 mayıs polis bayramı olarak kutlandı ve bunu yazamadım, geçti gitti, zaten balık hafızalı bir milletiz yazsaydım ne olacaktı ki… bir de draft’lerim arasında internet temsili demokrasiyinin tahtını sarsıyor başlıklı bir yazı var çok da kolay bir konu hala niye yazamadım bilmiyorum.
bence cognitive psikoloji ve cognitive terapinin esasları ilkokulda okutulmalı. freud’un, lacan’ın, adler’in, jung’un teorileri de öyle. ki millet erken yaşlarda aklını başına toplasın. bazen buna benzer olarak düşünüyorum da mesela sosyoloji ve psikoloji ilkokuldan itibaren okutulmaya başlansa dünya ne hale gelir. kimse kimseyi kandıramayacağından ne devlet kalır, ne kurumlar, ne din ne de başka bir organize iş. ne olacak bu insanoğlunun kabaklığı, kelekliği peki.
görüldüğü gibi, kendimi bayıraşağı salarsam ve birkaç detaya dikkat etmekten vazgeçersem düşünce hızında yazamasam bile karman çorman da olsa bir şeyler yazabiliyorum. dur ben bununla biraz daha oynayayım.
Benzer yazılar:
Rastgele yazılar:
- Tam Bir Yaz Parçası: La Gota Fria (Moralita)
- Blogger’ın erişime kapatılmasının sorumlusu Digiturk
- Türk dizilerinin temel mesajı güvensizlik
- Televizyonun Yerini Internet Alınca