alemlerin aslı hayaldir

Dr. Quantum’u Dr. Quantum yapan nedir?

Kuantum amca İstanbul’da. Fred Alan Wolf, popüler ismiyle Dr. Quantum, bir fizik profesorü. Ancak onu Dr. Quantum yapan şey fizik adındaki anabilim dalından ibaret değil.

Kuantum, kavram olarak neredeyse tüm disiplinleri etkiledi. Biyolojiden, nörolojiden tutun da taa sosyal antropolojiye kadar tüm bilgi odakları, birçok bilim dalı, fizikte son 100 yıldır yaşanan gelişmelerden etkilendi.

Bugün artık Kuantum psikoloji gibi isimlere sahip alt dallar var.

Fred Alan Wolf’u sıradan bir Kuantum fiziği uzmanı olmaktan çıkarıp Dr. Quantum yapan şey sosyal bilimlere balıklama atlamış olması.

Son kitabı “Dreaming Universe” (Rüya Gören Evren)’de Avustralya yerlilerinin telepati yetilerini bile inceliyor.

Dr. Quantum’un Türkiye’deki seminerine katılım ücreti 800YTL. Bir gün için fazla gibi görünüyor. Herkesin ha deyince çıkarıp ödeyeceği bir rakam değil.

Ancak Dr. Quantum olmanın bir bedeli var. Kaba tabiriyle de söylenebilir; o saçlar, o sakal değirmende ağırmamış. Bu adamın meraklarını tatmin edebilmek için bilgiye ulaşabilme sürecinde nasıl bir servet harcadığını hayal edin (örnek: bilgi üniversitesi’nde basit bir klinik psikoloji yüksek lisans programının bedeli peşin ödendiği takdirde 28.000YTL). Bunun karşılığını cebinden ödemeye çabalaması ilginç olurdu.

Başlığımıza dönersek, Dr. Quantum’u Dr. Quantum yapan; kendisinin yeni bilgiyi paylaşmaya karşı yaşadığı heyecandır. Kuantum fiziği, daha doğrusu tam Türkçe adıyla Parçacık Fiziği, insanoğluna yepyeni bir bakış açısı getiren bir bilim dalı. Parçacıkların dünyasında olup bitenlerin bizlere anlattığı inanılmazmış gibi gelen herşeye alışmamız zaman alacak.

Ruh sağlığı biraz yerinde olan herkes bu bilgi karşısında zaten ciddi bir paylaşım heyecanı duyar. Bizim kuantum amcanın da belli ki sağlığı yerinde.

Benzer yazılar:


Rastgele yazılar:

14 Comments to Dr. Quantum’u Dr. Quantum yapan nedir?

  1. 19 September 2007 at 1:56 | Permalink

    YouTube’da filmden alıntılanmış videodaki abartılı, dalga geçen triplerinden hoşlanmasam da, büyük adam, hastasıyız. Ailece beğenerek izliyoruz ;-)

  2. 19 September 2007 at 5:09 | Permalink

    Dün Cnn Türk’te iş yemeğine katılmıştı. The Secret kitabının quantum fiziği ile benzerliği olduğunu ancak biraz abartılarak lanse edildiğini belirtti. Güzel söyleşiydi. Katılamamak beni üzüyor. Aramızda katılan arkadaşlar olursa dinlemek isterim.

  3. 20 September 2007 at 10:35 | Permalink

    Avustralya yerlilerinin telepati yetileri konusunda, hatırlarsanız Marlo Morgan “bir çift yürek” kitabında da bahsetmişti.

  4. 21 September 2007 at 10:53 | Permalink

    Kötü bir dünyada yaşamanın büyük sosyo psikolojik etkisi; bilimselmiş gibi anlatılan her şeyi büyük bir güvenle kabul etmek. Yapmayın etmeyin, canımsınız…

    Quantum bir teori; ve yaptığı iş de atomaltı parçacıkların birbiriyle ilişkisini fizik çerçevesi içinde açıklamaya çalışmak. (Ki kesinlikle “kesin” değil bu apayrı bir konu.)

    Bu konu üzerine yorum yapan bilgili birinin olan biteni görüp ben her şeyi anladım, doğanın ve dünyanın dokusu böyle böyle her şeyi görüp anlıyorum, burası bu şekilde yaratılmış, şu şekilde çalışıyor, evren böyle, ruh ve zekâ böyle vs… demesi (ve hatta bunu, inançları olan insanlara, bilerek o doğrultuda aktarması) bilimin “ruhani evreni”n varlığını açıklayabildiği savını yerleştirmeye çalışmaktan başka bir şey değildir.

    Böyle bir adam sizce niye bir konuşma için 800 ytl’lik biletlerin satıldığı konferanslar düzenler?

    Ve Belçika, Norveç, Danimarka, Finlandiya gibi ülkeler varken niye Türkiye gibi belli duygu ve inanışların ticarete dönüştürülünce çok para bıraktığı bir ülkeye gelir?

    Maddi imkânları yüzünden bu konu üzerine bir araştırma laboratuarı bile olmayan bir yerde Quantum mekaniği ile ilgili konferans vermek salyangoz satmak değil midir?

    Haaa! Bu şahıs konunun gelişmesi, ilerlemesi, yayılması için bilimsel yardımlaşma içine girme amacı taşıyorsa o zaman yeri üniversitelerimizdeki bilim adamlarımızın yanıdır, gitsin onlarla görüşsün konuşsun parayla yapmasın bu işi…

    Ziyaret ettiği ülkelerin en büyük ortak yanı ise “secret” kitabının en çok satanlar listesinde bir numara olması. Yani nasıl bir tesadüftür ki yalan dolan çok satıyor, bu adam da bunu destekleyen grubu destekliyor ve ardından bu çok satanın peşinde dolaşıp o nereye onlar oraya koşturup duruyorlar ve kendilerine konferans düzenlettirip duruyorlar…

    Gözünüzü seveyim gözünüzü açın… Anlattıklarımı samimi ve tarafsız olarak bir kez daha okuyun lütfen… Yazdıklarımı tamamen içtenlikle aktarmaya çalıştım, yeter ki bilimsel bir konuşma için bu ülkede verilen asgari ücretin iki katını bilet fiyatı olarak isteyen bu tip adamlara kanmayalım…

  5. 21 September 2007 at 13:34 | Permalink

    Ahhh! Ah! Bu hiç değişmeyecek… Yine tipik bir ben düşünüyorum ve anladım ya ve birilerine anlattım ya, buna karşı gelen herkesi küçümseyerek geriden geliyorsun, bilginizi tazeleyin, ayakta uyuyorsunuz falan diyerek bertaraf edeyim hareketiyle karşı karşıyayım… Valla hiç hoşuma gitmedi ama bu tavra bir cevap vermeyi de pek önemli bulmuyorum.

    Konuya gelelim…

    Allah aşkına bir benim yazdığım yoruma bakın bir de sizin verdiğiniz cevaba… Ben quantum fiziği geçersiz bir şeydir demiş miyim? Nevton’un klasik anlayaşı bunun bir uzantısı değildir demiş miyim? ve en önemlisi ben adam üniversitede bilimsel araştırma yapmıyor ki bu şahıs şarlatandır mı demişim? Sadece bunu kullanıp insanların inançlarına hitap eden bilimsel veri saptırmaları yapılıp para kazanıyorlar, bu; bilimin bu tipte insanlar tarafından kişisel çıkarlar için kullanılması anlamına gelir ana fikrinde bir yorumdu.

    Bir bilim adamının ahlaki duruşu hakkında yaptığım yorumla benim fizik bilgimi nasıl tartıp ölçebildiniz bilmiyorum ama string teorisinin kabul gören son 5 ispatlı yorumunu takip edebilecek kadar az çok bir bilgi birikimim var. Zaten bu, bu konuda pek de önemli değil benim yazdıklarımı hiç eğitim almamış sıradan bir insan da yazabilirdi. Lütfen tarafsız bir şekilde, yazdığım yorumu tekrar okuyunuz…

  6. 21 September 2007 at 13:59 | Permalink

    hah işte bakın yorumuma verilen bu cevap çok daha güzel olmuş. yalnız şöyle bir ekleme yapmakta fayda görüyorum.

    kötü bir dünyada yaşamanın etkisiyle bilimsel olmayan şeylere güvenle inanıyorsunuz

    cümlesi ait olduğu paragraf içinde “Kötü bir dünyada yaşamanın büyük sosyo psikolojik etkisi; bilimselmiş gibi anlatılan her şeyi büyük bir güvenle kabul etmek.” olarak yazılmıştır.

    bilimsel olmayan şeylere güvenle inanmak ayrı bir şey (ki ben böyle bir şey yazmamışım, bilimselmiş gibi anlatılan başka bir şey… biri anne sevgisinden, güzelliğe kadar uzanan manevi dünyada inanılacak şeyleri ifade ederken (ki ben asla bunu söylemiyorum) benim kullandığım şekliyle bilimselmiş gibi gösterilen cümlesiyle bilimsel onay alınmış gibi gösterilmeye çalışılan şeyleri ima ediyorum. o yüzden lütfen daha sakin ve dura dura anlaya anlaya okuyalım, yoksa bir şeyler söylemeye çalışan insanları istemeden yanlış bir yoruma maruz bırakabilirsiniz… demediğim şeyden yorumumun tamamını yanlış yorumlayarak çıkarmanız hiç de şık durmamış. yavaş okuyalım yavaş yavaş, sindire sindire… karşı çıkmadan anlayarak… lütfen. amaç birbirimizle dalaşıp bozuşup birbirimizi kırmak değil…

  7. halil's Gravatar halil
    22 December 2007 at 16:01 | Permalink

    Allah aşkına yapmayın yaa sanki quantum fiziği çok bnasit bişeymiş gibi öle her önüne gelen halktan adama veya kendini bişe zanneden o entel insanlara anlatılamaycak bişe adamlar klasik fizikteki soruları çözemiyorlar daha klasik fizikl bilgileri sözelden öteye gidememiş klasik fizikten kat kat kat daha zor olan çok karışık matematiksel formülleri olan quantum u anlatacan imkansız bişe ben bu dr.quantum denieln admın şu çift yarık videosunu seyrettim çok basit bişekilde anlatmış vede çok saçma olmuş hiçbişe bilmeyen adam orda ne anlatıldığını anlamaz

  8. muvahhid's Gravatar muvahhid
    30 September 2008 at 13:45 | Permalink

    Bir dostun anlatımından yola çıkarak adını sıkça duyduğum quantum nedir?i,araştırmaya başladım bugünve rastladığım ”insanlar cehennemlerini kendileri yaratıyor” cümlesine tamamen katıldım,arabesk bir yaşama kendini mahkum etmiş olan ben,okuduğum birkaç yazıdan sonra alışılmamış olana alışma için bir çaba içersine girdim.

    Ne değişti şu iki yada üç saatte,alışılmadık bir şey:)lakin arabesk düşünce tarzını terkettim,nereden mi biliyorum,ben kendime bunu söyledim.

    Makro ile mikro arasında fark sadece ölçek değil,sistem değişikliği tamamiyle.

    Son bir not:800 ytl gibi fahiş bir bilet fiyatı beni biraz şaşırtmadı desem yalan olur,elbet haklı sebepleri olabilir ancak hiçbir neden tatminsizliğin mazereti olamaz hele ki o bilinç düzeyine ulamış bir kişide.Garip.

    Okudum yararlandım,Teşekkürler

  9. muvahhid's Gravatar muvahhid
    30 September 2008 at 17:42 | Permalink

    Çift yarık deneyinde gözlemden sonra şaşırtıcı bir sonuç çıkıyor,benim öğrenmek istediğim ise gözlemci sonrası yaşanan durumun gerçek olup olmadığı,sebebine gelince çift yarık deneyinden bahs açıldığında hep geçmişteki deney örnek verilmekte,

    Neden bu zamanda yapılmıyor?yada yapıldıysa neden yeni yapılan benzer deneyler örnek verilmiyor,

    Açıkçası gözlendiğini bilerek davranmak ancak şuurla mümkün olabilir,madde yada diğer halleri diye anılan parçacıkların,hayvanlarda güdü, cansızlarda sistemli davranış örneğini sergilemeleri gerekmektedir ve bu doğaldır ki bir şuura ihtiyaç duyulmasını net olarak reddeder,o halde yapılan deneyde gözlemci ile anlatılan bölümde bir yanıltma var(mistizm ile bağlantılandırmak),yada eğer gerçekse ki bu durumdada her alanda yeni ve gerçek mistizm var.

    Ayrıca gözlemci ile davranış değiştiren parçacıkların olması(gerçekse tabi): bizim kafamızda oluşturamadığımız görmediğimiz tecrübe etmediğimiz yada tahayyül dahi edemeyeceğimiz bir sisteme kapı aralamamız demektir ki,bu da hakikaten kendine göre,yaşadığımız fizik kanunlarını alt üst eder,ayrı bir boyut.Akıllara destek.

  10. muvahhid's Gravatar muvahhid
    30 September 2008 at 18:12 | Permalink

    Tekrar Merhaba Osman bey,şimdi ben bugün ve ilk araştırmaya anlamaya çalıştığımdan beri karşıma hep geçmişteki çift yarık deneyi geldi,bu deneyde gözlem sonrası parçacıkların davranış değiştirdiklerini belgeleyen başka bir çift yarık deneyi ve sahipleri var mı?bunu öğrenmek istiyorum sadece.Ben bulamadım netten.İnanmak zor gelmiyor,şaşırtan ise bu deney hakkında gezdiğim birkaç sitede gözlemci ile varıldığı duyurulan sonucun aslında olmadığı babında yönlendirmeler var,anlayacağımız seviyeye ingirmenizden dolayı bunun cevabını sizden rica ile bekliyorum.Teşekkürler.