Dış Mihrak Gerçekte Ne Demek?
Ben hala bu ülke nasıl bugünkü gerilim ortamına girdi bunu düşünüyorum. Bunu düşünürken de şu çok sevdiğimiz dış mihrak ve münferit olay kelimeleri geliyor aklıma. Bu kelimelerle ilgili düşündüklerimi anlatacağım.
Dış mihrak derken, geleneksel olarak başka ülkelerin Türkiye’deki olaylar türlü çeşitli biçimlerde müdahalelerini kastediyoruz. Ama günümüzde bence bu böyl olmuyor. Yani ülkeler ülkelere düşman değil de esas düşman başka bir yerde. Bence esas düşman çok çok büyük sermaye sahibi olan, uluslararası çalışan; din, iman, millet, ülke dinlemeyen dev şirketler ve holdingler.
Yani bence dış mihrak olarak nitelendirebileceğimiz bir düşmanımız varsa bunu artık Amerika, İngilitere, Fransa, vs. gibi değil de BP, Shell, Microsoft, Coca-Cola, vs. olarak dillendirmeliyiz. Çünkü günümüzde neredeyse bütün hükümetleri bu büyük şirketler yönetiyor.
Bu şirketlerin de dini imanı para olduğundan geleneksel ülkenin ülkeye düşmanlığı gibi bir kavramdan çok daha tehlikeli bu. Sermaye sahipleri milletvekili seçtiriyor, bakan seçtiriyor, devlet başkanı seçtiriyor. Ben burada sadece kendi ülkemizden değil dünyanın en gelişmiş ülkelerinden bahsediyorum. Buna kendi ülkemiz de dahil.
Hiçbir ülke büyük sermayelerin, dev şirketlerin hükümranlığından kaçamıyor. Biz de burada birbirimizi yiyoruz.
Bu bağlamda bakınca olaylara, Türkiye’nin de neden istikrarsız tutulmak istendiğini çok daha iyi anlayabiliriz. Bu kez dışa bağımlılık herhangi başka bir ülkenin yönetimine girmek biçiminde değil. Yani birçok şeye Sevr benzetmesi yapıyoruz ya, o değil durum. Elbette o zamanlarda da ekonominin siyaset üzerindeki etkisi büyüktü. Ama şimdi bambaşka.
Türkiye’nin maddi değerleri; bankaları, medya ağları, telekomünikasyon şirketleri, vs. , bunlar Avrupa, A.B.D. bizi ülke olarak yönlendirebilsin diye satılmıyor artık. Bunlar büyük şirketler, holdingler birkaç milyar euro daha kazanabilsin, tam gelişmemiş ülkelere vurup vurup kaçabilsinler diye satılıyor.
Bu nedenle belli ülkeleri suçlamaya devam ettikçe bu gerilimin içinden çıkabilmemiz imkansız. Daha yaratıcı yollar düşünmeli, birbirimizle didişmekten vazgeçmeliyiz.
Benzer yazılar:
- Boş Zaman Sosyolojisi
- Dünyanın Gelişimine Engel Olan Faktörler
- Geleneksel Medya Blogların Baskısına Ne Kadar Dayanır?
- Azarlama Sektörü
Rastgele yazılar:
- Aklın Yolu Bir
- Tam Bir Yaz Parçası: La Gota Fria (Moralita)
- Birbuçuk ay sonra yeniden İstanbul
- Başbakan Yaşar Nuri Öztürk Halka Seslendi