alemlerin aslı hayaldir

Din Nedir, Ne Değildir?

Hem ülkemizde hem de dünyada din sömürüsünün yine ayyuka çıktığı günümüzde din gerçekte nedir biraz bunu tartışmak istiyorum.

Din kelimesini duyduğumuzda aklımıza genellikle önce ülkemizdeki çoğunluğun dini olan İslam dininin Sunni mezhebi geliyor. Biraz daha geniş düşündüğümüzde ise İslam dininin diğer mezheplerini atlayıp Hristiyanlığa ve Yahudiliğe geçiyoruz.

Kelimelerin anlamlarını tartışırken herkesin o kelimeden ne anladığına mutlaka bakmak lazım bu çok önemli.

Bu bağlamda Türkiye’de çoğu insanın din kelimesini duyduğunda zihninde İslam dininin Sunni mezhebi ve geri kalan diğer bütün inançlar olarak ayrım yaptığını gözlemliyorum. Gözlediğim ve dikkatimi çeken bir başka konu ise yine çoğunluğun İslam dininin Sunni mezhebi ile Türk olmayı birbirine karıştırdığı. Mesela İran’lılar için bu bağlamda kimse Türk demez ama TV’lerde Afrika’daki müslüman ülkelerden görüntüler yayınlandığında özellikle dedelerimiz ve ninelerimiz oralarda da cami görünce “onlar da Türk onlar da bizden” derler.

Yine değinilmesi gereken bir başka konu da eğitim seviyesi vizyonu, farkındalığı, şuuru belli bir sınırın altında olan insanların Hristiyanlıkla Yahudiliği birbirlerine karıştırmaları, bu iki dini aynı din sanmaları.

Benzer biçimde çoğu insan Yahudilik ve Müslümanlık arasındaki benzerliklerden de haberdar değil. Bu konuyu konuştuğum neredeyse hiç kimse Yahudilikte kurban, zekat, namaz, oruç, sünnet olduğunu; alkolun ve domuz etinin haram olduğunu, İslam’daki Cuma öğlenamazı gibi Yahudilikte de Cumartesi sabah namazı olduğunu bilmiyor, farkında değil. Duyduklarında da çok şaşırıyorlar.

Burada, kulaklara en şaşırtıcı gelen şey namaz. Bu yüzden bu konuyu kısaca açalım: Yahudilikte de günde üç rekat namaz var. Bin yılların içinden gelerek bu namaz biraz değişmiş, İslam’daki hareketlerin aynısı ile kılınmıyor. Ayakta kılınıyor ama rükû var mesela. Bundan daha ayrıntılı bilgiye ben de sahip değilim bu konuda.

Din hakkındaki bilgisizlik şuursuzluk, öğrenmeme isteği dine özel bir konu değil. Bu dünyada sohbeti edilebilecek her konuda insanoğlu bu özellikleri taşıyor. Bu nedenle işin bu kısmı belki apayrı bir yazı konusu.

Biz dönelim din sömürüsü çağında din nedir ne değildir sorusuna. Bir kere içinde bulunduğumuz endüstri sonrası dönemde (bu, halk arasında postmodern çağ olarak bilinir) her şey ama her şey (Marx’ın hayallerinin bile ötesinde bir seviyede) satın alınabilecek birer ürün haline geldiğinden din de bu ürünler arasındaki yerini almış durumda. Vaaz kasetlerinden tutun da, tesbihlerden, örtünmeden geçin, kurbanlık hayvanlara kadar din ekonominin tam ortasında yer alıyor. Dinin günlük çıkarlar bakımından en çok sömürüldüğü alan ekonomi, para.

Bir diğer sömürü ise ekonomik ve sosyal güce ulaşmak için dini kullanmak. Günümüzde AKP’nin yaptığı şey buna en yakın olanı. Ama bu konuda da Türkiye özel bir yer değil. Batıda, özellikle anglosakson (ABD, İngiltere) ülkelerin silahlı kuvvetlerinde din baskısı, belli bir dinin hakimiyeti önemli yer tutuyor.

(sürecek)

Benzer yazılar:


Rastgele yazılar:

16 Comments to Din Nedir, Ne Değildir?

  1. 8 June 2007 at 15:46 | Permalink

    Bu yazının başlığına, yanıt babında, sadece 2 link vereceğim ve susacağım:

    Turan Dursun – vikipedi

    Turan Dursun Sitesi “Dinlerden Özgürlüğün Sesi”

  2. 9 June 2007 at 5:32 | Permalink

    yazınız bana, geçen gün homoloji.com’da okuduğum WASP’ın türk versiyonunu hatırlattı, sünni, hetoreseksüel, türk, ve erkek!

    ve tabi aklıma çetin baba’ dan bir fıkra geldi;

    New York’ta PAPA’nın, yoğun bir meraklı kalabalığının ortasından geçen Cadillac’ı, Birleşmiş Milletler binasına doğru yaklaşıyordu.
    Karşı kaldırımdaki binlerce insanın itiş kakışı arasında, neredeyse kaybolmuş olan ufak tefek bir HAHAM, yanındaki genç Yahudiye:
    - Doğrusu çok mükemmel yürütmüşler işlerini, dedi; biliyor musun ki vaktiyle Kudüs’te sadece bir eşekle başlamışlardı işe…

    ******

    osman bey, birde tahmin edersiniz ki sadece bir deveyle başlayanların hali var gözümüzün önün de :)

  3. ikutluay's Gravatar ikutluay
    10 June 2007 at 23:24 | Permalink

    Eskiden halifelik osmanlılarda iken birisine müslümanmısın denildiğinde elhamdilillah Türküm derlermiş. Çünkü türkler müslümanlığı temsiz ediyormuş o zaman.

    Bu ülkede bu devleti kurduğunu iddia eden parti maalesef öncü gücünü 10 kasım 1938 de kaybedince kendi niyetlerine göre sulandırılmış şeyleri güden bir politika izlemişler.

    Mesela Atatürk CHP nin ebedi şefidir ibaresi 1951 de konmuş. Yani 1951 de CHP Atatürkü şef kabul etmiş. (Demokrat partiye ezilene kadar Atatürkçü değilmişler yani)

    Paralardan Atatürk resmini çıkarıp kendi liderinin resmini koyan DP, ANAP AKP değil gene CHP dir.

    Haliyle bunların olduğu yerde elbetteki halkın manevi yönüne vuran partiler olacaktır. sorun bunların gerçekte ne oldukları. Örneğin 1950lerde 1970 lerde “Allah bu ülkenin semasın dan ezan ı Muhammediyi eksik etmesin” nutukları atan sülo sonraları 28 şubat koordinatlarında 83 yıllık cumhuriyet tarihinin dine karşı yapılmış en güçlü saldırısına payandalık etmiştir.

    Oysa toplum mühendisleri unutuyorlarki yumuşak başlı atın tekmesi pek olur. CHP 1946 seçimlerin büyük sahtekarlık yaparak oy çalarak iktidar olmuştu. sonraki seçimlerde yerle bir oldu… 12 eylül darbesi ÖZAL ı, 28 şubat ise RTE yi kahraman yaptı. 367 süreci diyeceğim son sürecin ne yaptığını ise yakında göreceğiz.

    Din olayına gelince, din bir inanç konusudur. Bazıları laikliği bile bir din gibi görselerde bu söz konusu bile değildir. Çok ciddi söylüyorum bence “ben laikim” diyen adam ya laikliğin ne olduğunu bilemeyn bir zavallıdır, yada laik olanın ve olması gerekenin devlet olması gerektiğini bilmiyorum dümeniyle numara çekiyordur. Dine gelince bırakalım herkes içinde yaşasın ve yaşatsın. İnancının gereğine göre yaşasın.

  4. ikutluay's Gravatar ikutluay
    10 June 2007 at 23:29 | Permalink

    @ gaykedi

    “osman bey, birde tahmin edersiniz ki sadece bir deveyle başlayanların hali var gözümüzün önün de :)

    Etrafta o kadar çok deve varki, bili bilmediği konularda ahkam kesen boyundan büyük laf eden.. Mesela bir fıkrada ben anlatayım ama bu gerçek. Milletvekili iken Mehmet Akif Ersoya muhalif birisi hakaret için

    -Siz baytarmıydınız (veteriner) demiş.

    Mehmet Akif taşı gediğine koymuş,

    - Buyrun bir yerinizmi ağrıyordu.

  5. ikutluay's Gravatar ikutluay
    22 June 2007 at 10:54 | Permalink

    @Osman Ben refahı yada uzantılarından bahsetmiyorum.

    Bana göre bir öğrenci okula mini etekler 6 oklu rozetle zülfikar kolyesi ile girebiliyorsa kapalı saçıylayada girebilmeli. Sen buna ister turban de ister başörtü. Benim için farketmez.

    28 şubat ın sonunda olanlara bakarsan ne için yapıldığını görürsün. Üstelik şu işe bakki göndermek istedikleri şey ilk seiçimde tek parti iktidarı oldu. Şimdi son şarpışma yaşanıyor.. Aslında uzlaşma istemeyenlerin kim olduğu çok belli. 28 şubatıda, 27 nisanıda sırf köşe başları ve koltukları ellerinden gitmesin diye körüklediler. zaten yakında 367 diye bir şart olmayacak. o zaman vatandaşlar 550 arayacaklar..

    Sen demokrasiden yanayım diyordun… bunlar normalmi

  6. yoskap's Gravatar yoskap
    9 September 2007 at 7:26 | Permalink

    Osman Efendi
    Din iman konularında tam yetkili bir ilahiyat profesörü gibi nutuk çekmeye galiba çok menaklısın. Maşallah bu iş için bir de web sitesi kurmuşsun! Fakat din terminolojibine o kadar yabancısın ki bunun farkında olabilmen için aşagıdaki sözlerini bir kez daha sana okumanı tavsiye ediyoruz.
    Hemen işaret edelim ki; «Rekat» ile «vakit» kavramlarını birbirine çok fenâ karıştırmışsın. Belli ki ne rekatla ne de vakitle pek ilişkin yok. Sırf konuşmak için konuşuyorsun işte. Dostlar alışverişte görsün! Buyur, sözlerini bir kez daha oku.
    «Burada, kulaklara en şaşırtıcı gelen şey namaz. Bu yüzden bu konuyu kısaca açalım: Yahudilikte de günde üç rekat namaz var. Bin yılların içinden gelerek bu namaz biraz değişmiş, İslam’daki hareketlerin aynısı ile kılınmıyor. Ayakta kılınıyor ama rükû var mesela. Bundan daha ayrıntılı bilgiye ben de sahip değilim bu konuda».
    Hatanı anlayabildiysen sevinirim. Anlamadıysan büyük ihtimalle bana hakaret bile edeceksin.

  7. 19 March 2008 at 17:46 | Permalink

    ben ce çok guzel allah vardır allah birdir-??????????? allah bu yazıyı yazdigimizıı goruyor allah a inanmaya periye inanan cehemmemde yanar imşallah

  8. aybuke's Gravatar aybuke
    25 April 2008 at 15:14 | Permalink

    meraba msnmi almak isteyen alsın herkesi öptüm

  9. aybuke's Gravatar aybuke
    25 April 2008 at 15:15 | Permalink

    beğendim

  10. salih's Gravatar salih
    3 May 2008 at 21:20 | Permalink

    ya ben şunu sormak istiyorm elham dülülah müslümanım ama din kagıt üzerinde değil benim düşüncem bu din insanın içinde benim sevdiğim biri var evlenmk istiyorum peki ben din değiştirsem yanlız kağıt üzerinde ama benim dinim gene müslüman cünkü o benim içimde bana cvp vere bilecek varme arkadaslar

  11. salih's Gravatar salih
    4 May 2008 at 21:34 | Permalink

    cevabıma yanıt verecek arkadas varımıo merak ediyorum

  12. BETÜL's Gravatar BETÜL
    6 May 2008 at 18:53 | Permalink

    Osman Bey, din hakkında doğru yanlış herşeyi yazmışsında bir konuya değinirken yanlış bir düşünceni de ortaya koymuşsun. AKP ekonomik güce kavuşmak için dini kullanıyo olsaydı şuan başbakan olmazdı.Bi sen akıllı değilsin bu dünyada eğer böyle bişey olsaydı inannin zeki ve sonderece akılı olan milletimiz bunun farkına varırdı. Başbakanımızın ahlaklı olması sizi hem rahatsız ediyor hemde bize dini siz anlatacaksınız. Uzunbir araştırmadan sonra yazdığınız bilgiler için de tşekkür deriz.

  13. yusuf's Gravatar yusuf
    27 August 2008 at 6:03 | Permalink

    Din nedir demişsiniz ama dini tanımlamamışsınız. Din nedir sorusuna cevap teolojide aranmalıdır.