Osman S Börütecene

alemlerin aslı hayaldir

Delikanlı Ol Mızıkçılık Yapma

12 Nisan 2007 Perşembe 19:09, Osman Seyit Börütecene

Başlık bana ait değil, başbakanımıza ait. Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda çıkan tartışmalarda bu seviyede bir dil kullanıyor. Kendisini adaylığını açıklamış değil ancak yine de bir ihtimal cumhurbaşkanlığına adaylığını koyarsa kendisini zerre kadar desteklemediğimi belirtmeyi zorunluluk olarak görüyorum. Bu aralar e-mail vasıtasıyla dolaşan bir sunum var. Sunumda Recep Tayyip Erdoğan’ın çeşitli zamanlarda çeşitli yerlerde sarfettiği sözler var.

Bunları hatırlamakta yarar var.

“Elhamdülillah şeriatçıyız”

“Yılbaşına karşıyım”

“Ben tekkeye değil dergaha gittim”

“Ata’ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok”

“Her 10 Kasım’da yaygara kopartılıyor”

“İçki yasaklansın”

“İstanbul’u Medine yapacağız”

“Bütün okullar İmam Hatip yapılacak”

“Sadece imamlar resmi nikah kıysın”

“Mayo reklamı şehvet sömürüsüdür”

“Milli Piyango zulümdür”

“Cumhurbaşkanı’nın imam hatipli olacağı günler yakındır”

“Türkiye kendine din olarak Kemalizmi almış ve başka hiçbir dine hayat hakkı tanımayarak kitlelere zorla dikte ettirmiştir…”

“Türkiye’nin yarınında artık Kemalizme ve Kemalizm benzeri rejimlere, sistemlere yer yoktur. Kemalizmin yeniden kendini üretmesi söz konusu değildir. Bizim için en üst belirleyici, İslam’ın etkileridir. Her şey ona göre belirlenir.”

“Camiler kışla, minareler süngü, kubbeler miğfer, müminler askerimizdir.”

“Demokrasi bizim için bir amaç değil, araçtır. Amacımıza ulaşana kadar demokrasiye bağlıyız.”

“Demokrasi bizim için bir tramvaydır. İstediğimiz durağa gelince ineriz.”

“Yolumuzun ortasında inek oturmuş, yolumuzu kapatıyor, menzile ulaşmamızı engelliyor. İneği yolumuzdan önce lafla, usul usul, sonra evvelallah sizlerin yardımıyla, artık nasıl olursa, nasıl denk gelirse kaldıracağız.”

“Hem laik, hem müslüman olunmaz. Ya müslüman olacaksın, ya laik. İkisi birarada olunca ters mıknatıslanma yapar. Mümkün değil, ikisi birarada olamaz.”

“Referansımız islamdır. Tek hedefimiz islam devletidir.”

“Bir tutturmuşlar laiklik elden gidiyor diye, millet isterse tabii ki gidecek be.”

“Sonra nedir bu laiklik Allah aşkına?.. Bu ne menem şey”

“Biz hazmettire hazmettire geliyoruz. Allah’ın izniyle!.. Bu çalışmalarımız senaryoyu değiştirme çalışmalarıdır. Biz onun için geliyoruz. Biz Kemalist düzenin koruyucusu olamayız, bu mümkün değil..”

“Sallamaa.., elini kolunu sallamaa.., her yerin oynuyor be!”
(Muhalefet milletvekiline)

“ABD’de özgürlük anlayışı var ama benim ülkemde yok”
(Benim ülkem özgür değil diye, ABD gezisinde ülkesini Amerikalılara şikayet ediyor)

“Ulan terbiyesizlik yapma!
Artistlik yapma ulan!
Hadi ananı da al git burdan”
(Mersin’de bir vatandaşa)

Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmayan yüzlerce atamanın vekaletlerle yürütülmesi konusunda:
“Biz hukuka aykırı bir şey yapmıyoruz. Mecelle’de (şeriat hukuku) böyle bir kaide var.”

Bu arada rahatsızlık duyduğum bir noktayı da belirtmek istiyorum. Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığına adaylığını koyması koymaması konusu tartışıladursun, ağırlık bu derece Erdoğan’ın üzerinde olmamalı. Karşı çıkılan Recep Tayyip Erdoğan değil savunduğu görüşlerdir. Bu nedenle ister meclis başkanımız Bülent Arınç olsun ister bakanlarımızdan Abdullah Gül olsun ister AKP mensubu herhangi biri ya da benzer görüşleri savunan herhangi biri olsun açıkçası hiç farketmez. Önemli olan Türkiye Cumhuriyeti’nin çıkarları doğrultusunda hareket edip Türkiye’nin değerlerine dil uzatmayacak, üniter devlet yapısını bozmak peşinde olmayacak, laik Türkiye’den vazgeçmeyecek birinin cumhurbaşkanlığı makamına oturmasıdır.

'Delikanlı Ol Mızıkçılık Yapma' başlıklı yazıya 8 yorum yapılmış.

  1. mastermax diyor ki:

    Adam neler demişte haberim yokmuş.

  2. Osman Seyit Börütecene diyor ki:

    Bunlar fazla yayılmasın diye ellerinden geleni yapıyorlar o yüzden çoğumuzun haberi olmuyor.

  3. Goddess Artemis diyor ki:

    Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarının kurduğu, uğrunda yüzbinlerce vatan evladının şehit olduğu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Başkanı olacak şahsın üslubu da RTE’den farklı değildir.

    Başbakanı “Delikanlı ol!” der; Meclis Başkanı “Şeyini şey ettiğimin şeyi!” der.

    Devlet Erkanı olacak insanlar böyle konuşursa, vatandaş ne dese yeridir!

    Ülkeyi yönetenlere bak!

    Uyan Atam, kalk da bak, nasıl sahip çıkamadık -sahip çıkmamamız için neler yapıldı bize- bizlere emanet ettiğin Cumhuriyet’e! :-(

  4. Tansu diyor ki:

    Bence Atamıza uyan demek biraz haksızlık olur. Konuşabilse, ” E ben daha ne yapayım size?” derdi gibime geliyor.

    Bu konuda benim düşünce biraz daha karanlık. Erdoğan cumhurbaşkanı olursa şanslıyız bence. Eşi türbanlı, ki bu dünkü basın toplantısında dile getirildiği gibi TC Başkomutanının eşi türban takacak demektir, bu da artık askerler ve eşleri de takabilecek demek oluyor.
    Artı Erdoğan yukarıdaki lafları etmiş, ben değiştim diyen, Cumhurbaşkanlığı öncesi muhtemelen ben gene değiştim diyebilecek manevra kabiliyetine sahip bir kişidir.

    Asıl tehlike, bu tehlikeleri göremediğimiz biri bu amaçlarla gelirse söz konusudur bence. Düşmanını yakınında tutmalısın felsefesi geçerli gibime geliyor. Sonuçta bu meclis seçecek bu Cumhurbaşkanını.

  5. kerem diyor ki:

    Açıkcası akp yada erdoğandan önce gelen yönetimlerinde bu ülkede ne derece büyük işler yaptığını düşündüğümde bilmiyorum artık işler kötüye mi gider iyiye mi gider. Hani tamam bu adamları beğenmiyelimde kim i beğenelim bu adamlar bu gün burdaysa bu adamlardan öncekilerin beceriksiz/art niyetli olmasından dır. Ben her zaman değişimden yana olmuşumdur.Bırakalım ne halleri varsa görsünler bence. ayrıca madem karalar çoğunluğun kararı ile alınıyor bırakalım çoğunluk karar versin buna. Zira; bence bir insanın baş örtü takmasına kimsenin bir şey deme hakkı yoktur. Ayrıca diğer insanları rahatsız etmedikten sonra bir kimsenin içki içmesinede kimse karışamaz. Hoş akp de kendinden önceki yönetimlerin hatasını yapıp bireysel özgürlüklere gem vuruyor. baş örtü bir özgürlüktür burası doğru ve askerin eşinin başına ne takıp takamaycağına kimse karışamaz.Ama aynı akp bu özgürlüğü savunurken alkol kullanan vatandaşa yasak koyarsa buda yanlış. İstikrarlı ve adil bir Türkiye için ne yapılması gerekiyor cidden merak ediyorum. saygılar

  6. Tansu diyor ki:

    Bu yönetim çok partili hayata geçişle başlayan “diğer tek partinin” 60 yıldır iktidar olmasının sonucu ve amaçlarına ulaşmasında sona çok yaklaşmalarıdır. Diğerlerinden fazla ayırmaya gerek yoktur diye düşünüyorum. Ama bunlar artık amaç ve niyetlerini açıkça ortaya koymuşlardır ancak bizler yavaş yavaş ısınan suyun içindeki kurbağa gibi yavaş yavaş alışmaktayız buna.
    Bu ekolün diğer bir temsilcisi “kanlı mı olacak, kansız mı” dediğinde tepki gösterdik ama alıştık. Erdoğan’ın hapise girdiğini ve ne den girdiğini hatırlayalım. Vizyonuna bakalım, herşey
    bırakalım seviyesine bakalım.
    5 yıldır başbakanlığımızı yaptı, bizi temsil etti. alıştık. Şimdi başkomutan olacak, karısı sıkma başıyla birlikte başkomutan karısı olacak bizi en yüksek seviyede temsil edecek. Açıkçası Türkiye, Ilımlı İslam Cumhuriyeti olacak. İran’dan bir önceki model.

    Atatürk bu kadar demokrasi aşığı olmasaydı, belki de demokrasiye geçişte yapılan devrimde biraz iç alenen kan dökülmeliydi. Hiçbir devrim iç kan dökülmeden yapılmamış bize kadar.

  7. Tansu diyor ki:

    Buyrunuz,
    Arınç der ki: “Yeni bir Türkiye’ye hazırlanın”, “dindar cumhurbaşkanı”.
    İç kan dökülecek gibi bir his var içimde.

  8. Osman Seyit Börütecene diyor ki:

    Arınç’ın beyanatı gerçekten akıl alır gibi değil. Ben bunu talihsiz beyanat olarak nitelendiriyorum. Daha doğrusu şuursuz, bilinçsiz bir beyanat.

    Bir yandan da cumhurbaşkanlığı seçimleri hakkında aklıma takılan birşey var, AKP sürpriz bir adaydan bahsediyor, bu aday Fethullah Gülen olabilir mi? Her ne kadar Arınç cumhurbaşkanı meclis içinden olacak dediyse de güvenilirliği yok bu sözün.

Siz de fikrinizi belirtin

Merhaba!

osman

Site İçi Arama

Sayfalar

Arşiv

RSS

Site Map

Sosyal Mevzular

Standartlar