Osman S Börütecene

alemlerin aslı hayaldir

Cumhurbaşkanlığı Seçimi

25 Mart 2007 Pazar 09:21, Osman Seyit Börütecene

Cumhurbaşkanlığı seçimi gündeme iyice oturdu artık. Her kafadan bir ses çıkıyor. Bunlar arasında sivil olan seslerle daha çok ilgileniyorum. Sivilden tek kasdettiğim askeri olmayan değil; hükümeti, muhalafeti de sivil bulmuyorum.

Toplumsal Uzlaşma başlıklı, cumhurbaşkanlığı seçimi konulu bir web sitesine rastladım. Anafikirler, cumhurbaşkanının halkın toplumsal uzlaşmasıyla seçilmesi. İyi fikir, kendilerine katılıyorum. Bence de cumhurbaşkanları halk tarafından seçilmeli. Gerçi meclis dediğin de halkı temsil etmek zorunda ama pratikte bu gerçekleşemiyor.

Herneyse, benim konuya dair belirtmek istediğim fikirlerim var. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığına adaylığını koymasına karşıyım. AKP’den herhangi birinin cumhurbaşkanlığına adaylığını koymasına karşıyım. Aslında herhangi başka bir partiden bir cumhurbaşkanı adayı çıkmasına da karşıyım. Cumhurbaşkanı adayı partiler üstü biri olmalı. Asker kökenli olmamalı. Eğer mümkünse Ahmet Necdet Sezer gibi hukuk bilgisi geniş biri olmalı.

Bu arada şunun da altını çizmek istiyorum. Sonbaharda da genel seçimler var. AKP’nin bu seçimleri de kazanmasını istemiyorum. En azından tek başına iktidar olmalarına karşıyım. Ancak halkın AKP karşısında belli bir partide toplanıp oy vermesi fikrine de karşıyım. Ne o, denize mi düştük? Yılana mı sarılacağız? CHP’nin bu konuda bazen alttan alta baz3ense alenen seçim propagandası yapmalarına çok bozuluyorum. AKP’nin karşıtı olan parti CHP değildir. Benim gözümde Deniz Baykal ile Recep Tayyip Erdoğan aynı değerdedir. Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlık görevine ne derece karşıysam, Deniz Baykal’ın da böyle bir göreve talip olmasına bile karşıyım.

Siyasetin bunlara dayandırılmadan yapıldığı bir Türkiye hayal ediyorum.

'Cumhurbaşkanlığı Seçimi' başlıklı yazıya 9 yorum yapılmış.

  1. M. Ömer Gölgeli diyor ki:

    Efendim, üstüme düşmese de bu konuda bir yorum yapmak isterim. İlk başta ailemin dindar kişiler olduğunu, yani ayrımcılık kümesinde “sağ kesim” olarak adlandırılan bölgede olduğumuzu belirtmek isterim. Yaşım 23, Türküm, doğruyum, pek çalışkan değilim. Öğrenciyim. Siyasetle tek ilişkim siyasilerimizin çatışmalarını izlemek ve çevremdekilere kulak kabartmaktan ibaret olup her Türk gencinin neredeyse istisnasız okuduğu Hitler’in Kavgam’ını sıkıldığımdan dolayı okumamış bir er kişiyim.

    Son seçimlerde oyumu şansını ilk kez deneyen AKP’den yana kullanmış olup bu seçimlerde ne yapacağımın henüz bilincinde değilim, belirteyim.

    Bu yaşa kadar siyasetle ilgili öğrendiğim bir şey varsa, oda bütün siyasetçilerin bir olduğudur.

    Dili, dini, görüşü, görünüşü… Farketmiyor. Temelde tüm siyasetçiler sadece seçim öncesinde bol bol vaatler veren. Seçilmesinin ardından ise o mevkii’ye yeğenini, bu mevkiye amcasını getiren. İhalalere fesat karıştıran, devleti söğüşleyen, halkın güvenini istismar eden, tek fonksiyonları konuşmak ve dolayısıyla palavra atmak olan yaşam formlarıdır.

    Seçilemeyen ise sadece ben seçilseydim bu böyle olurdu, şu şöyle olurdu deyip seçilen kısıma akıl vermeye çalışmakta, lakin bundan önce, seçildiği vakit neden kendisinin hiç bir şey yapmadığı, bu akılları neresinde sakladığı konusunu aklına getirmemektedir. (bkz: Deniz Baykal)

    Evet, bu son seçimde AKP başa geldi, halkın genel isteği doğrultusunda. Kimisi memnun oldu, kimisi nefret etti. Bir sonraki seçimde bir başka parti gelir, gene bir kısım memnun olurken bu diğer kısmın işine gelmez. Kadrolar değişir, ihalelere giren bakan oğul/yeğen/amca/dayı/nine kısmında ise sadece isimler değişir. Halk ise her zamanki gibi sağılmaya devam edilir. Bir diğer deyişle, meclis halkı temsil etmez, ama halk kendisini soyacak soyguncuyu seçer desem sanırım çok yanılmış olamam!

    Peki bu sefer Cumhurbaşkanımızı AKP’nin seçecek olmasının bize ne yararı olacak? Bence.. Hiç! Sezer geldide ne oldu? Ancak “Ana Yasa” kitabı fırlatması, davetlere eşlerinin başı örtülü olan bakanları davet etmemesi ve de bol vetoları ile gündeme geldi. Şimdi yerine aday olacak, seçilecek kişinin kim olduğu neyi değiştirecek? Ha, haklısınız. Görgülü ve aydın bir şahsiyet olmalı. En azından rahmetli Ecevit gibi ayakta duramayacak kadar bitap ve yaşlı birisi olmamalı. Türkiyeyi temsil etmeli. Bence bu şartları sağladıktan sonra A yahut B partisinden olmuş, o aday göstermiş, bu seçmiş farketmiyor.

    Her şey olacağına varır, bizede izlemek düşer sonuçta…
    :(

    (Dip not: Elbetteki bunlar kişisel görüşlerimdir. Aralarında doğrular ve yanlışlar çoktur. Milletvekillerinin hepsini bir tutmak yanlıştır. Hepsine aynı işlemleri gerçekleştiriyor demek daha bir yanlıştır. Ve elbette ben daha çok gencim, yanlışlarımı küfrederek değil göstererek düzeltmenizi beklerim. )

  2. Tansu diyor ki:

    Metin Uca da aday ne dersiniz?
    http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&haberID=319700

  3. Goddess Artemis diyor ki:

    Metin Uca’nın şu anda iktidarda olan partiden ve o partinin çıkaracağı/göstereceği herhangi bir adaydan daha makul ve mantıklı bir tercih olduğuna inanıyorum. Ayrıca neden bir kadının (örn: Muazzez İlmiye Çığ gibi aydın, alanında uzman bir bilim insanının ya da Ayla Algan veya Esin Afşar gibi gerçek bir sanatçının) Cumhurbaşkanlığına aday gösterilmediği ayrı bir soru(n).

  4. Osman Seyit Börütecene diyor ki:

    Metin Uca’yı can-ı gönülden destekliyorum.

  5. Goddess Artemis diyor ki:

    O makama gelecek kişinin, o makamın hakkını gerçekten verebilecek birisi olması şarttır. İlla ki erkek bir aday göstermem gerekirse aklımdaki tek isim İlber Ortaylı pekala o makama yakışacak bir adaydır.

  6. Hakan SARI diyor ki:

    Cumhurbaşkanlığı seçimi için Tüm Türkiye’yi kucaklayacak, icraattan uzak, laf siyasetini ortadan kaldırabilecek, engin bilgi birikimini en iyi şekilde, ülkeye yön verme şeklinde aktarabilecek, Prof. Dr. İlber ORTAYLI varken pek fazla aday arama çabasının anca gereksiz siyaset olduğu kanaatindeyim.

  7. altan kahraman diyor ki:

    bence bu ülkeye en hayırlı cumhurbaşkanı RECEP TAYYİP ERDOĞAN….
    en dürüst, en kişilikli,ve türkiyenin menfaatlerini savunabilen liderdir..

  8. ali arı diyor ki:

    HERNE KADAR KARŞI OLSAN NE YAZAR.KARŞINDA 30 MİLYON KİTLE VAR.

  9. Osman Seyit Börütecene diyor ki:

    @ali arı: VALLA BÖYLE SÖYLEMEK İSTEMEZDİM AMA O 30 MİLYON KİTLENİN KARŞISINDA DA BİR 30 MİLYON KİTLE DAHA VAR.

Siz de fikrinizi belirtin

Merhaba!

osman

Site İçi Arama

Sayfalar

Arşiv

RSS

Site Map

Sosyal Mevzular

Standartlar