<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Osman S Börütecene &#187; sosyoloji</title>
	<atom:link href="http://osman.borutecene.com/category/sosyoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://osman.borutecene.com</link>
	<description>alemlerin aslı hayaldir</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 12:22:21 +0000</lastBuildDate>
	
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kestane kebap, acele kuantum</title>
		<link>http://osman.borutecene.com/kestane-kebap-acele-kuantum/</link>
		<comments>http://osman.borutecene.com/kestane-kebap-acele-kuantum/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2008 11:33:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Osman Seyit Börütecene</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel değişim]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam danışmanlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osman.borutecene.com/kestane-kebap-acele-kuantum/</guid>
		<description><![CDATA[Şu çılgın atom çekirdeği parçacıkları başlıklı yazımda parçacık (kuantum) fiziğinden kısaca bahsetmiştim. Yine geçenlerde yazdığım düşünce hızında bloglamak başlıklı yazıya gelen yorumlardan birinde de kuantum hakkındaki düşüncelerimi yazmama dair bir istek vardı. Bunu bir an evvel gerçekleştireyim istedim.
Bazı konuları bekletmemin bir nedeni var. Kuantum fiziği de bu konular arasında. Bekletme nedenim ise zihnimde konuyu yeteri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://osman.borutecene.com/su-cilgin-atom-cekirdegi-parcaciklari/" rel="bookmark" title="Şu çılgın atom çekirdeği parçacıkları">Şu çılgın atom çekirdeği parçacıkları</a> başlıklı yazımda parçacık (kuantum) fiziğinden kısaca bahsetmiştim. Yine geçenlerde yazdığım <a href="http://osman.borutecene.com/dusunce-hizinda-bloglamak/" rel="bookmark" title="düşünce hızında bloglamak">düşünce hızında bloglamak</a> başlıklı yazıya gelen <a href="http://osman.borutecene.com/dusunce-hizinda-bloglamak/#comment-7370">yorumlardan birinde</a> de kuantum hakkındaki düşüncelerimi yazmama dair bir istek vardı. Bunu bir an evvel gerçekleştireyim istedim.</p>
<p>Bazı konuları bekletmemin bir nedeni var. Kuantum fiziği de bu konular arasında. Bekletme nedenim ise zihnimde konuyu yeteri kadar anlatabilir hale getirmek. Okurlarım, arkadaşlarım, danışanlarım, müşterilerim, öğrencilerim her zaman insanların zihninde yeni kapılar açabildiğimi ve birçok konuyu çok kolay anlatabildiğimi söylerler ve ben de bununla pek gururlanırım. Ancak bunun arka planında yatan bir zihinsel süreç var. Yani bir şeyi algılamasını arzuladığımız insanların zihnini onikiden vurabilmek belli bir konsantrasyonu gerektiriyor ve bu konsantrasyon zaman alan bir şey.</p>
<p>Ancak şimdi hazır hale gelmeyi beklemeden yazmayı seçeceğim (belki de hazır hale gelmiştir bile de, aması var) çünkü anlatabilmek huyumun ve kabiliyetimin içerisinde hitap ettiğim kişi ya da kişilerin önyargılarından arınması aşamasına yardımcı olmak da var ve ben bu aşamaya eskisi kadar önem veremeyeceğim.</p>
<p>Yani anlattıklarımı ve anlatacaklarımı uzun uzun ispat etmekle, kaynaklar vermekle uğraşmayacağım demek istiyorum. İnternet çağındayız, bilgiye ulaşmak önceki dönemlere nazaran çok çok kolay ve ulaşmak, teyid etmek isteyen herkesin elinde çağdaş bilim okuyabilme imkanı var.</p>
<p>Konumuza dönersek, ben kuantum fiziğini sosyal düzeyde ele alıyorum. Yani bu açıkça demek oluyor ki; nasıl ki atom çekirdeği parçacıkları olasılıklar halinde gezinirken bizim gözlemimizle maddeye dönüşüyorlarsa aynı biçimde insan zihni, insanın içinde yaşadığı koşullar, diğer olasılıklara dönüşebilme imkanına sahip.</p>
<p>Biraz daha açalım. Kuantum fiziği bize açıkça diyor ki; zihin, bilinç olmadan madde varolamaz. İçinde yaşadığımız fiziksel dünya, şimdiye kadar alıştığımızın aksine tamamen kavramlardan, fikirlerden, düşünceden oluşuyor. Şimdiki zamanda yaşadığımız, algıladığımız fiziksel gerçeklik içerisinde size inanılır gelmeyecek derecede payımız var. Bu pay bizim irademizden, isteklerimizden, düşüncelerimizden oluşuyor.</p>
<p>Hal böyle olunca bizim bunları isteğimiz doğrultusunda değiştirebilmemiz de olanaklı. Böyle bir olanak karşısında insanın şaşırmaması, afallamaması imkansız, bunu kalbul ediyorum. Ama galiba buna kendimizi alıştırsak iyi olacak.</p>
<p>Aslında olaya tersinden bakacak olursak; üzerinde hiçbir etkide bulunamadığımız bir fiziksel dünyaya alışmak da kolay bir şey değil. Yani bir önceki aşamada gerçekliğini kabul ettiğimiz durum da bir alışkanlık; şimdi benim size artık buna alışalım dediğim şey de bir alışkanlık.</p>
<p>Ben mesela denizin üzerinde yürüyemem çünkü bunu yapabileceğimi aklım almıyor. Ama bunu yapabileceğini aklı alan biri denizin üzerinde yürüyebilir.</p>
<p>Denizin üzerinde yürümekten bahsettiğim zaman da yazımın başında yaptığım uzun girizgah anlam kazanıyor artık. Çünkü istediğiniz kadar itiraz edin, istediğiniz kadar palavra gelsin, istediğiniz kadar aklınız almasın (ki az evvel açık seçik söyledim benim de aklım almıyor) ama bunun olabilirliğini kabul etmek durumundayız. Yani görüşümüz alabildiğine açık olmalı.</p>
<p>Kuantum fiziğine sosyal açıdan yaklaşan ve benim gibi yaşamınızı şekillendirebileceğinizi söyleyen başka kişi ve kurumların aksine ben alışkanlık fikri üzerinde duruyorum. Bunun altını tekrar tekrar çizmek isterim. Kuantum bilgisine dayanıp bunu atom çekirdeğini oluşturan parçacıklardan kendi yaşamımıza transfer etmek istediğimizde yapmamız gereken ilk şey bu fikre alışmaktır. Çünkü hem yapabildiklerimiz hem de yapamadıklarımız çoğunlukla yapabilmeye alışık olduğumuz ve yapamamaya alışık olduğumuz şeylerden oluşuyor.</p>
<p>Yani kuantum fiziği ve buna sosyal alanda vakıf olabilmek zihni alabildiğine açmayı gerektiren bir şey.
</p>
<p><strong>Benzer yazılar:</strong>
<ul class="similar-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/dr-quantumu-dr-quantum-yapan-nedir/" rel="bookmark" title="19 September 2007">Dr. Quantum&#8217;u Dr. Quantum yapan nedir?</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/tercihli-yol-olumlu-dusunce/" rel="bookmark" title="29 June 2008">Tercihli yol: olumlu düşünce</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/su-cilgin-atom-cekirdegi-parcaciklari/" rel="bookmark" title="7 December 2007">Şu çılgın atom çekirdeği parçacıkları</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/dusunerek-yaratmak/" rel="bookmark" title="9 July 2008">Düşünerek yaratmak</a></li>
</ul>
<p><!-- Similar Posts took 6.982 ms --><strong>Rastgele yazılar:</strong>
<ul class="random-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/teknolojinin-sagladigi-arti-zaman/" rel="bookmark" title="26 May 2007">Teknolojinin Sağladığı Artı Zaman</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/2007-nasil-bir-yil-olacak-3/" rel="bookmark" title="8 January 2007">2007 Nasıl Bir Yıl Olacak? 3</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/haberturke-elini-veren-kolunu-kaptiriyor/" rel="bookmark" title="12 June 2007">Habertürk&#8217;e Elini Veren Kolunu Kaptırıyor</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/engin-ardicin-baskanlik-secimleri-kehaneti-ve-taksim-meydaninda-anirma-olayi/" rel="bookmark" title="5 November 2008">Engin Ardıç&#8217;ın başkanlık seçimleri kehaneti ve Taksim meydanında anırma olayı</a></li>
</ul>
<p><!-- Random Posts took 46.564 ms --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osman.borutecene.com/kestane-kebap-acele-kuantum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İş hayatına hazırlık dersi</title>
		<link>http://osman.borutecene.com/is-hayatina-hazirlik-dersi/</link>
		<comments>http://osman.borutecene.com/is-hayatina-hazirlik-dersi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Oct 2007 10:21:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Osman Seyit Börütecene</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[life coaching]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osman.borutecene.com/is-hayatina-hazirlik-dersi/</guid>
		<description><![CDATA[Tunç Kılınç Fikir Atölyesi&#8217;nde kaydadeğer bir soruyu ele almış. Üniversitelerde iş hayatına hazırlık dersi neden yok diye soruyor. Okunmaya değer bir yazı.
Ben de kendimce bu sorunun cevabını vermeye çalışayım.
Üniversitelerde iş hayatına hazırlık dersi olması imkansız. Başarıya giden yolda şeytana pabucunu ters giydirecek oyunlar oynamanın dersi bu. Tunç konuya iyimser / olumlu yönüyle yaklaşmış. O böyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tunç Kılınç Fikir Atölyesi&#8217;nde kaydadeğer bir soruyu ele almış. <a href="http://www.fikiratolyesi.com/index.php/2007/10/04/universitelerde-is-hayatina-hazirlik-dersi-neden-yok/">Üniversitelerde iş hayatına hazırlık dersi neden yok</a> diye soruyor. Okunmaya değer bir yazı.</p>
<p>Ben de kendimce bu sorunun cevabını vermeye çalışayım.</p>
<p>Üniversitelerde iş hayatına hazırlık dersi olması imkansız. Başarıya giden yolda şeytana pabucunu ters giydirecek oyunlar oynamanın dersi bu. Tunç konuya iyimser / olumlu yönüyle yaklaşmış. O böyle bir dersin üniversiteden mezun olup iş hayatına atılacak gençler açısından koruyucu değer taşıdığını düşünüyor. Hak veriyorum. Ancak işin bir de çelişki ve tezat yönü var. İş hayatına atıldıktan sonra mesele kendini haksızlıklara karşı savunmaktan ibaret olamaz. Bir kez oyunun içine girince kişi kendini haksızlıklara karşı savunmaya başladıktan kısa bir süre sonra zaten işten atılır. Bunun istisnası olabilecek çok az şirket gördüm.</p>
<p>Bunun tek çaresi savunmanın yanına saldırıyı eklemektir. Ancak o zaman iş hayatına hazırlık dersi amacına ulaşmış olur. Böyle bir ders ise bir üniversite kampüsü çerçevesinde elbette verilemez.</p>
<p>İş hayatındaki yırtıcı rekabet biraz kapitalist sistemin zayıflığından biraz da insanoğlunun ahmaklığından kaynaklanıyor. Boğaziçi Üniversitesi bu meseleyi öğrenci klüpleriyle çözmüş durumda. Radyo Boğaziçi, Spor Klübü, İşletme Klübü, Mühendislik Klübü gibi dört büyük klüpten birine üye olup aktif bir katılımda bulunduğunuzda daha ilk yönetim kurulu seçimleri yaklaşırken hemen dünyanın nasıl bir yer olduğunu öğrenmeye başlarsınız.</p>
<p>Ancak bu eğitim dersliklerde başarılabilecek bir şey değil.</p>
<p>Bunun yerini ancak tarih dersleri alabilir. Tarihten örnekler vererek, kişiye mezun olduktan sonra kendisini bekleyen iş hayatının tarihteki bu örneklerden farklı olmayacağını söyleyebilirsiniz. Elbette sıradan bir iş gününde dönen üçkağıdı anlattığınızda tecrübesiz birinin buna inanması zor. Abarttığınızı düşünecektir.</p>
<p>Şu anda Türkiye&#8217;de onyıllardır iş yapan, hesabını bilen, pazarlamasını iyi yapan birçok şirket iflasın eşiğinde. Bunun nedeni siyasi (ılımlı) islamı destekleyen hükümetin memleketteki iş olanaklarını da kendi <em>taraftarlarına</em> kaydırması. Tıpkı Kasımpaşa Spor Klübü&#8217;nün 3 Kasım 2002 de mahalli ligden başlayan yolculuğunun geçen yıllarda 1. Ligde noktalanması gibi, hükümetin el verdiği şirketler birer ticari deha haline gelirken diğerleri pastadan pay kaybetmek durumunda kalarak tarihin tozlu sayfalarına gömülmeye mahkum oluyor.</p>
<p>Bunu bir üniversitede ders olarak anlatmaya kalkarsanız bundan rahatsızlık duyacak kişilerin nüfuzları o üniversiteye giden ödenekleri bile kesmeye yeterli olacaktır. Sanırım böyle bir olay başlı başına üniversitede iş hayatına hazırlık dersi yerine geçebilir.
</p>
<p><strong>Benzer yazılar:</strong>
<ul class="similar-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/din-kulturu-ve-ahlak-bilgisi-dersleri-nasil-duzenlenmeli/" rel="bookmark" title="20 August 2008">Din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri nasıl düzenlenmeli?</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/beklemek-ve-ertelemek-iki-dipsiz-kuyu/" rel="bookmark" title="9 October 2007">Beklemek ve ertelemek: İki dipsiz kuyu</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/mezunlara-duymak-istemeyecekleri-ogutler/" rel="bookmark" title="7 June 2007">Mezunlara Duymak İstemeyecekleri Öğütler</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/ucak-kullanmakla-yasamak-arasindaki-benzerlikler/" rel="bookmark" title="2 December 2007">Uçak kullanmakla yaşamak arasındaki benzerlikler</a></li>
</ul>
<p><!-- Similar Posts took 6.432 ms --><strong>Rastgele yazılar:</strong>
<ul class="random-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/youtube-yasagi-ve-neyzen-tevfik/" rel="bookmark" title="19 January 2008">YouTube yasağı ve Neyzen Tevfik</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/icinizdeki-yetiskinle-barismak-1/" rel="bookmark" title="19 September 2008">İçinizdeki yetişkinle barışmak &#8211; 1</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/wordpress-ustunlugu-sona-mi-eriyor/" rel="bookmark" title="30 May 2007">WordPress Üstünlüğü Sona Mı Eriyor?</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/medyanetle-reklam-yapin-sizi-herkes-tanisin/" rel="bookmark" title="1 December 2006">Medyanet&#8217;le reklam yapın sizi herkes tanısın</a></li>
</ul>
<p><!-- Random Posts took 42.639 ms --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osman.borutecene.com/is-hayatina-hazirlik-dersi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erbil bombalanıyor</title>
		<link>http://osman.borutecene.com/erbil-bombalaniyor/</link>
		<comments>http://osman.borutecene.com/erbil-bombalaniyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Oct 2007 12:34:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Osman Seyit Börütecene</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Reklam]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Virtualization]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[konjonktür]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osman.borutecene.com/erbil-bombalaniyor/</guid>
		<description><![CDATA[Hem Türkiye&#8217;deki, hem de dünyadaki medyanın nasıl kullanıldığına dair, nasıl yanlış bilgilendirme yapıldığına dair bir örneği daha yaşıyoruz şu anda.
Arkadaşlar, haritayı önünüze açıp bakarsanız göreceksiniz ki Şırnak&#8217;ın altı Erbil&#8217;dir. Erbil şu anda Türk Hava Kuvvetleri tarafından bombalanıyor.
Eğer bu harekatı Amerika, İngiltere ya da İsrail yapıyor olsaydı gazetelere düşecek manşet veya tv haberlerinde izleyeceğimiz haber başlığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hem Türkiye&#8217;deki, hem de dünyadaki medyanın nasıl kullanıldığına dair, nasıl yanlış bilgilendirme yapıldığına dair bir örneği daha yaşıyoruz şu anda.</p>
<p>Arkadaşlar, haritayı önünüze açıp bakarsanız göreceksiniz ki Şırnak&#8217;ın altı Erbil&#8217;dir. Erbil şu anda Türk Hava Kuvvetleri tarafından bombalanıyor.</p>
<p>Eğer bu harekatı Amerika, İngiltere ya da İsrail yapıyor olsaydı gazetelere düşecek manşet veya tv haberlerinde izleyeceğimiz haber başlığı böyle olacaktı: Erbil bombalanıyor.</p>
<p>Ancak şimdi halkımıza ve dünyaya Türkiye&#8217;nin terör karşısında kılını kıpırdatmadığı ve kıpırdatmaması gerektiği fikri empoze edilmeye çalışıldığından bu haber heryerde farklı veriliyor. Reuters diyor ki Türk savaş uçakları Irak sınırından 20 km. içeriye girdi. Bizim gazeteler diyor ki F-16&#8242;larımız Irak&#8217;ta sınırdan içeri girdi, pkk kamplarını bombalıyor.</p>
<p>Bunları uyandırmak için yazıyorum. Çünkü bu haber verme biçimleri arasında algı farkı var. Bunun adı algı yönetimi. Google&#8217;da algı yönetimi ya da İngilizce adıyla perception management olarak ararsanız bulursunuz.</p>
<p>Sonuçları ise şöyle; medyada &#8220;Kabil bombalanıyor&#8221;, &#8220;Bağdat bombalanıyor&#8221; başlıklı haberler yayınlandığında bu haberler izleyende, okuyanda bir yüksek teknoloji hissi uyandırıyor. Ancak &#8220;Amerika Irak sınırından 100 km. içeri girdi&#8221; veya &#8220;İsrail Ürdün sınırından 50 km. içeri girdi&#8221; gibi haberler yayınlansa bu haberler aynı yüksek savaş teknolojisi hissini uyandırmayacak.</p>
<p>Bunlar sizi daha fazla uyutmadan ben uyandırayım. Devletler ve devletlerin askeri ve ekonomik güçlerinin ne kadar olduğu ile ilgili algımızı oluşturan veriler böyle haberlerden ibaret. Haberi veriş biçimi, içerik ne kadar aynı olursa olsun kişinin algısı üzerinde belirleyici oluyor. Hiçbir haber tek başına konuyla alakalı bir ilgi ve algı uyandırmıyor. Konudan bağımsız alanlarda bilglendiriyormuş gibi yapıyor.</p>
<p>Aynı şey değil ama benzer bir algı çarpıtması da dün gözledim. CNN&#8217;in web sitesinde şöyle bir haber başlığı gördüm: Türkiye Kürtler&#8217;in ateşkes çağrısını reddetti. Başlık ile haber tamamen farklıydı. Hatta şimdi buraya o haberin linkini vermek için yeniden baktım kaldırmışlar. Ne de olsa yaratılmak istenen algı yaratıldı, mesaj yerini buldu.</p>
<p>Bunun bir adım sonrası Türkiye&#8217;nin A.B.D. nin çıkarlarına uymayan terörist bir ülke olarak adlandırılması da olabilir. Açıkçası bunlara aldırmamak lazım. Biz ne de olsa aklımızla mantığımızla A.B.D. nin dünyada terörün başı olduğunu gözlerimizle görüyoruz.</p>
<p>Bu olaylar tam da kendi kendime bu blogda &#8220;kitleler nasıl yönetilir&#8221;, &#8220;algı nasıl yönetilir&#8221; başlıklı iki yazı yazmaya hazırlanırken gelişti. Ben de konsantrasyonumu bu yazılara veremedim açıkçası. Oysa bugünlerde bunları yazmak yerine kariyer değişikliği yaşadığım şu aylarda yeni hizmetlerimi nasıl pazarlayacağıma dair canlı yayın tarzı yazılar yazacaktım. Olsun yine yazarım ama çok yakın bir zamanda yazamayacağım sanırım gündemin bu haliyle.
</p>
<p><strong>Benzer yazılar:</strong>
<ul class="similar-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/akademisyenlerden-erdogana-uyari/" rel="bookmark" title="5 April 2007">Akademisyenlerden Erdoğan&#8217;a Uyarı</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/saddamin-idami-ve-haber-degeri/" rel="bookmark" title="30 December 2006">Saddam&#8217;ın İdamı ve Haber Değeri</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/turkiyenin-kendi-gucuyle-bir-alip-veremedigi-var/" rel="bookmark" title="10 February 2009">Türkiye&#8217;nin kendi gücüyle bir alıp veremediği var</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/bodrum-kul-olmak-uzere-kimse-umursamiyor/" rel="bookmark" title="7 July 2007">Bodrum kül olmak üzere kimse umursamıyor</a></li>
</ul>
<p><!-- Similar Posts took 5.606 ms --><strong>Rastgele yazılar:</strong>
<ul class="random-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/beklemek-ve-ertelemek-iki-dipsiz-kuyu/" rel="bookmark" title="9 October 2007">Beklemek ve ertelemek: İki dipsiz kuyu</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/youtubea-erisim-yeniden-acildi/" rel="bookmark" title="9 March 2007">YouTube&#8217;a Erişim Yeniden Açıldı</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/bildirgecte-creative-commons-ihlali/" rel="bookmark" title="21 March 2007">Bildirgeç&#8217;te Creative Commons İhlali</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/dellden-sonra-hp-de-linux-yuklu-bilgisayar-satisini-degerlendiriyor/" rel="bookmark" title="8 March 2007">Dell&#8217;den Sonra HP de Linux Yüklü Bilgisayar Satışını Değerlendiriyor</a></li>
</ul>
<p><!-- Random Posts took 42.755 ms --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osman.borutecene.com/erbil-bombalaniyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İmzanız sandığınızdan daha önemlidir</title>
		<link>http://osman.borutecene.com/imzaniz-sandiginizdan-daha-onemlidir/</link>
		<comments>http://osman.borutecene.com/imzaniz-sandiginizdan-daha-onemlidir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Oct 2007 10:11:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Osman Seyit Börütecene</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[YouTube]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osman.borutecene.com/imzaniz-sandiginizdan-daha-onemlidir/</guid>
		<description><![CDATA[link için Ayşegül Hatay&#8217;a teşekkürler.

Benzer yazılar:

Baş Harfe Link Verme Modası
Şuradan, Buradan, Şuraya ve Buraya Konulu Bloglar
Yüksek PR Değerini Reklam İçin Kullanmak
Sansürcü Zihniyetten Türklüğe Hakaret İçeren Video

Rastgele yazılar:

Bodrum seks işçiliğinde lider
Adı Sürekli Yanlış Yazılan Harika Bir Blog
13 Mayıs Gündoğdu Cumhuriyet Mitingi
Açık Kaynaklı Tasarım Süreci


]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><object class="center" width="425" height="366"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/OjC_k1B0Xdg&#038;rel=0&#038;border=0"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/OjC_k1B0Xdg&#038;rel=0&#038;border=0" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="366"></embed></object></p>
<p>link için Ayşegül Hatay&#8217;a teşekkürler.
</p>
<p><strong>Benzer yazılar:</strong>
<ul class="similar-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/bas-harfe-link-verme-modasi/" rel="bookmark" title="17 June 2007">Baş Harfe Link Verme Modası</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/suradan-buradan-suraya-ve-buraya-konulu-bloglar/" rel="bookmark" title="23 June 2007">Şuradan, Buradan, Şuraya ve Buraya Konulu Bloglar</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/yuksek-pr-degerini-reklam-icin-kullanmak/" rel="bookmark" title="8 June 2007">Yüksek PR Değerini Reklam İçin Kullanmak</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/sansurcu-zihniyetten-turkluge-hakaret-iceren-video/" rel="bookmark" title="16 May 2007">Sansürcü Zihniyetten Türklüğe Hakaret İçeren Video</a></li>
</ul>
<p><!-- Similar Posts took 5.224 ms --><strong>Rastgele yazılar:</strong>
<ul class="random-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/turk-blog-dunyasi-gozlemlerim/" rel="bookmark" title="24 April 2007">Türk Blog Dünyası Gözlemlerim</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/dr-quantumu-dr-quantum-yapan-nedir/" rel="bookmark" title="19 September 2007">Dr. Quantum&#8217;u Dr. Quantum yapan nedir?</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/youtubea-erisim-yeniden-acildi/" rel="bookmark" title="9 March 2007">YouTube&#8217;a Erişim Yeniden Açıldı</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/maya-takvimi-ve-maya-kehanetlerine-devam/" rel="bookmark" title="12 June 2007">Maya Takvimi ve Maya Kehanetlerine Devam</a></li>
</ul>
<p><!-- Random Posts took 42.319 ms --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osman.borutecene.com/imzaniz-sandiginizdan-daha-onemlidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsana verilen değer açısından &#8216;New Age&#8217; düşünceleri</title>
		<link>http://osman.borutecene.com/insana-verilen-deger-acisindan-new-age-dusunceleri/</link>
		<comments>http://osman.borutecene.com/insana-verilen-deger-acisindan-new-age-dusunceleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Oct 2007 09:17:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Osman Seyit Börütecene</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osman.borutecene.com/insana-verilen-deger-acisindan-new-age-dusunceleri/</guid>
		<description><![CDATA[Öncelikle belirtmek gerekir ki New Age teriminin Türkçesi Yeni Çağ düşüncesidir. Ancak günlük dilde yeni çağ düşüncesine ilgi duyanlar arasında yeni çağ dendiğinde akla bir çırpıda new age gelmiyor. Kaldı ki 1453 tarihinde İstanbul&#8217;un fethiyle başladığı kabul edilen bir Yeni Çağ daha var. Bu da tarih biliminin bir terimi. Bu nedenle new age&#8217;i anlatmak için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikle belirtmek gerekir ki New Age teriminin Türkçesi Yeni Çağ düşüncesidir. Ancak günlük dilde yeni çağ düşüncesine ilgi duyanlar arasında yeni çağ dendiğinde akla bir çırpıda new age gelmiyor. Kaldı ki 1453 tarihinde İstanbul&#8217;un fethiyle başladığı kabul edilen bir Yeni Çağ daha var. Bu da tarih biliminin bir terimi. Bu nedenle new age&#8217;i anlatmak için new age kelimesini kullanmayı daha doğru buluyorum.</p>
<p>New age düşünceleri, benim gözümde ikiye ayrılıyor. İnsanın değerini kavramış new age ve insanın değerini kavramamış new age.</p>
<p>İnsanın ne kadar değerli bir varlık olduğunu kavramış new age düşünceleriyle bir alıp veremediğim yok. Takdirle, saygıyla karşılıyorum. Hatta belli platformlarda bu new age akımının ateşli bir savunucusuyum.</p>
<p>Ancak insanın değerini bilmeyen, hatta yerine göre insana değer veriyormuş gibi yapıp değer vermeyen new age düşünceleriyle aram iyi değil. Ben bu konuda tarafım. Taraflığım insanın değerinden yana. İnsan değerli bir varlıktır, üstelik tüm olgunlaşmamış yönlerine rağmen evrende şimdiye kadar tanık olduğumuz en güçlü varlıktır. Şimdi izninizle bir kısım new age düşüncelerinin insanın ne kadar değerli olduğunu nasıl görmezden geldiğini ve bu değeri nasıl ortadan kaldırmaya çalıştığını görelim.</p>
<p>New age düşünceleriyle sıkça bağdaştırılan bir kavram var: channeling. Channeling, çoğunlukla bu dünyadan olmayan varlıklarla bağlantı kurmak anlamında kullanılan bir kelime. Türkçesi kanal olmak. Başka bir galakside, başka bir gezegende olan ya da nerede olduğu tam olarak belli olmayan bir yerde olan dünya dışı bir varlık ile iletişime geçen kişiler channeling yapmış oluyor.</p>
<p>Buraya kadar sorun yok. Biz burada internette dünyanın öbür ucundaki insanlarla iletişime giriyoruz, sanal olarak çay, kahve, rakı falan yolluyoruz, bunlar çok güzel şeyler. Dış dünyadan bir varlıkla zaman zaman telepatik iletişime geçip hal hatır sormak, dertleşmek falan bunlar da muhteşem şeyler. Karşı olmak bir yana, sevinçle karşılıyorum.</p>
<p>Ancak kanal olmak böyle kullanılmıyor.</p>
<p>Kanal olan kişi, zavallı insanoğlunun haline acıyan dünya dışı varlıkların insanın <em>kurtulmak</em> için neler yapması gerektiğine dair yukarıdan bakan mesajları taşıyor. Bu mesajların içeriği, sunum biçimi, neredeyse tamamen IMF&#8217;nin ya da Dünya Bankası&#8217;nın bir üçüncü dünya ülkesine davranış biçimi gibi.</p>
<p>New age düşüncesinin bu kolu, insana değer vermiyor. İnsanı bir nesne, bir kukla haline getiriyor. Dahası var, biz ölümlü dünyalıların yaşamları hakkında çok güzel çıkarımlar yapan metinler olduğunda da, bu <em>bir insanın ağzından çıkamayacak kadar değerli</em> sayılıyor. Yani böyle zekice, işe yarar, anlamlı çıkarımları nasıl olur da bir insanoğlu yapabilir, yapamaz! Dolayısıyla bu mutlaka dış dünyadan birilerine kanal olunarak yazılmış olmalı.</p>
<p>İşte böyle bir yaklaşım var. İnsanın üstün zekasını, becerilerini, düşünsel kapasitesini hiçe sayarak biryerlerde birilerine kanal olmadan üç beş güzel söz söylenemeyecği fikri alttan alta aşılanan bir fikir. Zaten bunun ardından da işin ticareti geliyor. Birilerine kanallık yapanlar, bu kanal üzerinden gelen bilgileri satıyorlar.</p>
<p>Alan memnun satan memnun ise bize ne?</p>
<p>Ben böyle düşünemiyorum çünkü bu işin, bu sektörün gelişiminde insanoğlunun açıkça aşağılandığı ortada. Bu aşağılamayı bir insan olarak kabul etmek benim için olabilir birşey değil.</p>
<p>Bunun acilen masaya yatırılması gerekiyor. İnsanlar anlamalı; diri, ölüden daha değerlidir. Dünyalı bir insan henüz varlığı net olarak belli olmayan dış dünyadaki bir varlığa kıyasla değersiz olamaz. Evrendeki tüm canlılar eşittir ve eşit derecede sevgi ve saygıyı hakederler. İnsan, bu tür kaynağı belirsiz talepler nedeniyle birilerinin karşısında eğilmemelidir.</p>
<p>Bu anlattıklarım şu anda özellikle Amerika&#8217;da yoğun biçimde yaşanıyor. Bu sektör Türkiye&#8217;de de yavaş yavaş gelişmeye başladı. Daha da gelişecek. Seneye bugünlerde, ortalık dış dünyadan mesajlar aldığını iddia eden ve mesaj alan bir kişi olarak ekstra para ve itibar talep eden insanlarla dolup taşacak.</p>
<p>Böyle bir durumdan korunmanın tek yolu her bir insanın tek tek ne kadar değerli olduğunu anlamak ve kabullenmekten geçiyor.
</p>
<p><strong>Benzer yazılar:</strong>
<ul class="similar-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/insan-var-oldugunu-hissetmek-anlamak-icin-neler-yapar/" rel="bookmark" title="28 January 2008">İnsan var olduğunu hissetmek (anlamak) için neler yapar?</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/yaz-mevsiminde-ask-tavsiyeleri/" rel="bookmark" title="30 June 2007">Yaz mevsiminde aşk tavsiyeleri</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/para-nedir-ne-degildir/" rel="bookmark" title="6 June 2007">Para Nedir, Ne Değildir?</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/kuresel-isinma-panigi/" rel="bookmark" title="27 May 2007">Küresel Isınma Paniği</a></li>
</ul>
<p><!-- Similar Posts took 6.492 ms --><strong>Rastgele yazılar:</strong>
<ul class="random-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/surekli-guncelleme-ile-hayatta-kalmak/" rel="bookmark" title="15 December 2006">Sürekli Güncelleme İle Hayatta Kalmak</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/web-sitesi-nedir-nasil-yapilir-yazilarim-hakkinda/" rel="bookmark" title="19 October 2007">&#8220;Web sitesi nedir, nasıl yapılır&#8221; yazılarım hakkında</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/lori-harfenist-ve-the-resident/" rel="bookmark" title="28 April 2007">Lori Harfenist ve The Resident</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/paris-hilton-banu-alkan-ve-algida-karmasa/" rel="bookmark" title="19 May 2007">Paris Hilton, Banu Alkan ve Algıda Karmaşa</a></li>
</ul>
<p><!-- Random Posts took 41.501 ms --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osman.borutecene.com/insana-verilen-deger-acisindan-new-age-dusunceleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prezentabl olmak</title>
		<link>http://osman.borutecene.com/prezentabl-olmak/</link>
		<comments>http://osman.borutecene.com/prezentabl-olmak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Oct 2007 00:08:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Osman Seyit Börütecene</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[life coaching]]></category>
		<category><![CDATA[mentorship]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osman.borutecene.com/prezentabl-olmak/</guid>
		<description><![CDATA[Cross-post:
Psychology Blog, 7 Mart 2006, Being Presentable
Hayatkisa.com, 27 Şubat 2007, Prezentabl Olmak
İnsan Kaynakları kitaplarında, gazetelerdeki iş ilanlarında sıkça rastladığım birşey bu. Toplumun genel algısında bir yeri var ki hiçbirimiz anlamını sorgulamaya gerek görmeden ne demek istendiğini anlayabiliyoruz. Ancak, günümüz dünyasında birçok konuda olduğu gibi prezentabl olmak konusunda da muazzam aldatmacalar söz konusu.
Kelime anlamı olarak prezentabl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cross-post:<br />
Psychology Blog, 7 Mart 2006, <a href="http://psycho-blog.hayatkisa.com/being-presentable.html">Being Presentable</a><br />
Hayatkisa.com, 27 Şubat 2007, <a href="http://hayatkisa.com/prezentabl-olmak/">Prezentabl Olmak</a></p>
<blockquote><p>İnsan Kaynakları kitaplarında, gazetelerdeki iş ilanlarında sıkça rastladığım birşey bu. Toplumun genel algısında bir yeri var ki hiçbirimiz anlamını sorgulamaya gerek görmeden ne demek istendiğini anlayabiliyoruz. Ancak, günümüz dünyasında birçok konuda olduğu gibi prezentabl olmak konusunda da muazzam aldatmacalar söz konusu.</p>
<p>Kelime anlamı olarak prezentabl olmak, sunulabilir olmak anlamını taşıyor. Ama ben sizi bununla sıkmak istemiyorum. Herkesin kapitalist düzen ve onun organları hakkında lümpenleşmiş tespitler okumaya doyduğuna inanıyorum. Beni esas ilgilendiren şey ise prezentabl olmaya çalışanların zihinlerindeki yanlış ve işe yaramaz izdüşümleri bulup onları yok etmek.</p>
<p>En basit anlamıyla prezentabl olmak; göze hoş görünmek, etkileyici bir görünüme sahip olmak anlamında kullanılıyor. Yine de, bunun yaygın tarifi ve prezentabl olma yolları şık takım elbiselerle, kıyafetlerin ütülü, ayakkabıların cilalı olmasıyla, her sabah traş olmakla/fön çekmek-çektirmekle, vb. gerçekte sizi prezentabl olmaktan ziyade fazlalıkları budanmış bir ağaç kadar düzgün, kabul edilebilir fiziki görünüme sahip olmak yönünde ikna etmeye çalışarak yapılıyor.</p>
<p>Hayatınızın herhangi bir döneminde, etrafınızdaki herhangi birinden daha fazla dikkat çeken, göze çarpan, yanında olmak istenen, söylediklerine herkesin söylediklerinden daha çok inanılan, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin birçok kişinin etkilendiği insanları düşünün. Örneğin Fidel Castro, Seth Godin (evet, şu mor inek kavramının yaratıcısı), ssg, vs. Ayrıca bu kadar uzaklardan örnek aramanın yanısıra yakın çevrenizi hatırlayın. Ailenizde, işyerinde, okulda, sokakta diğerlerinden daha güvenilir görünen, sözüne daha çok inandığınız, herhangi birinden daha fazla beraber çalışmak, zaman geçirmek istediğiniz insanları hatırlayın. Bunlardan hangileri günümüz dünyasının presentabl olmak düzmecesi ile uyumlu? Kaç tanesi? Kaç tanesi “sunulabilirliğini” günlük traşı, fönü, kıyafetlerinin ütüsü üzerine kurmuş? Kaç tanesinin sizi çeken özellikleri bunları kapsıyor?</p>
<p>Cinsel tercihinize göre zihninizde canlandırın: Sizin için çekici bir bedeni/yüzü olan ve ama saçları darmadağınık, kıyafetleri ütüsüz biriyle mi zaman geçirmek istersiniz yoksa sizin için itici bir bedeni/yüzü olan ve ama saçları bakımlı, kıyafetleri ütülü, ayakkabıları pırıl pırıl olan biriyle mi? Bu görsel imgeleri gözünüzde canlandırın.</p>
<p>Bu söylediklerimi, tüm bu düzmecenin bir parçası olan uzun saçlı, motorsikletli alfa erkek masalı ile de karıştırmamanızı rica ederim.</p>
<p>Halit Kıvanç bir gün stüdyoya üzerine bir çuval geçirmiş olarak gelse, ben onun ustalık dolu program sunumunu yine de dinlerim. En sevdiğiniz yazarın yeni romanını, tuvalet kağıdına yazılmış olsa bile seve seve okursunuz. En sevdiğiniz yemeği, tabakta nasıl sunulursa sunulsun, temizliğinden ve sağlıklı olduğundan şüphe duymadığınız müddetçe yemekten çekinmezsiniz. Çok hoşunuza giden bir melodi varsa bu melodinin hangi enstrümanla çalındığı sizin için melodiyi duymak kadar önemli değildir.</p>
<p>Sizlere “önemli olan ruh güzelliğidir” demiyorum. Günümüzün genel geçer kurallarına göre prezentabl olmak yanlış yorumlanmakta ve anlatılmaktadır diyorum. </p></blockquote>
<p><strong>Benzer yazılar:</strong>
<ul class="similar-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/internet-caginda-meshur-olmak/" rel="bookmark" title="6 July 2007">İnternet çağında meşhur olmak</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/iyi-bir-mevki-sahibi-olmak-ne-demek/" rel="bookmark" title="1 September 2008">İyi bir mevki sahibi olmak ne demek?</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/simdiki-zaman-ve-gerceklik/" rel="bookmark" title="6 January 2008">Şimdiki zaman ve gerçeklik</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/dusunerek-yaratmak/" rel="bookmark" title="9 July 2008">Düşünerek yaratmak</a></li>
</ul>
<p><!-- Similar Posts took 6.411 ms --><strong>Rastgele yazılar:</strong>
<ul class="random-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/daha-temiz-bir-internet-icin-herkes-kollari-siviyor/" rel="bookmark" title="4 January 2007">Daha Temiz Bir İnternet İçin Herkes Kolları Sıvıyor!</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/kuresel-isinma-panigi/" rel="bookmark" title="27 May 2007">Küresel Isınma Paniği</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/verimlilik-demisken/" rel="bookmark" title="26 December 2007">Verimlilik demişken</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/basbakan-yasar-nuri-ozturk-halka-seslendi/" rel="bookmark" title="20 July 2007">Başbakan Yaşar Nuri Öztürk Halka Seslendi</a></li>
</ul>
<p><!-- Random Posts took 41.797 ms --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osman.borutecene.com/prezentabl-olmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ferrari&#8217;sini geri almak isteyen bilge</title>
		<link>http://osman.borutecene.com/ferrarisini-geri-almak-isteyen-bilge/</link>
		<comments>http://osman.borutecene.com/ferrarisini-geri-almak-isteyen-bilge/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Oct 2007 13:12:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Osman Seyit Börütecene</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[life coaching]]></category>
		<category><![CDATA[mentorship]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osman.borutecene.com/ferrarisini-geri-almak-isteyen-bilge/</guid>
		<description><![CDATA[Bayram ziyaretleri sırasında Ender Saraç&#8217;ın Ruhsal Gelişim ve Kader adlı kitabına göz gezdirme fırsatım oldu. Kitabın alt başlıklarından birini çok beğendim: Ferrari&#8217;sini geri almak isteyen bilge.
Ender Bey bu kısımda yeni çağ düşüncelerinden etkilenerek maddi dünyadan elini eteğini çekmek için çaba sarfeden, ancak bu hayatın geneli açısından dengesiz bir davranış olduğu için bu konuda çok zorlanarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayram ziyaretleri sırasında Ender Saraç&#8217;ın Ruhsal Gelişim ve Kader adlı kitabına göz gezdirme fırsatım oldu. Kitabın alt başlıklarından birini çok beğendim: Ferrari&#8217;sini geri almak isteyen bilge.</p>
<p>Ender Bey bu kısımda yeni çağ düşüncelerinden etkilenerek maddi dünyadan elini eteğini çekmek için çaba sarfeden, ancak bu hayatın geneli açısından dengesiz bir davranış olduğu için bu konuda çok zorlanarak maddi dünyaya geri dönmeye çabalayan insanların içine düştükleri yanılsamadan bahsetmiş.</p>
<p>Özetle diyor ki; yaşadığımız dünya bir biçimde maddi yaşamı da içeriyor. Bu alandan tamamen uzak durmak imkansız. Bazı istisnai örnekler açısından imkanlı olsa bile, içerdiği dengesiz davranış biçimi nedeniyle insana acı veriyor ve bir çıkmaza sürüklüyor.</p>
<p><img id="image554" class="center" src="http://osman.borutecene.com/wp-content/ferrari_red.jpg" alt="ferrari_red.jpg" /></p>
<p>Ender Bey&#8217;e bu konuda katılıyorum. Günümüz dünyasının işe yaramayan ekonomik sistemlerinin getirdiği bunalımla insanlar paradan, maddiyattan nefret etme noktasına gelebiliyorlar. Ben de bir dönem para ve ekonomi ile ilişiğimi tamamen kesmeye çalışmıştım. Gerçi benim inzivam 360 dereceydi; salt parayı ve ekonomiyi değil yaşamın her alanını içeriyordu, hakkını da verdim bu inzivanın ama Ender Bey&#8217;in bahsettiği şey farklı.</p>
<p>Çevreme baktığımda bir süre parayı ve ekonomiyi görmezden gelmek için elinden geleni yapmış olan ama şimdi aç kurtlar gibi para kokusu aldığı her yere saldıran, hatta olmadık yerlerden bile para kokusu alır hale gelmiş insanlar görüyorum. Ender Bey&#8217;in bahsettiği tam da bu. Bu insanların çaresizlikleri ve içinde bulundukları cehennem gerçekten düşündürücü. Hepsi, Ferrari&#8217;lerini geri almak isteyen birer sahte bilge gibiler. Saldırganlar, öfkeliler, sabırsızlar.</p>
<p>Bu acıyı dindirmenin yegane yolu ise yine dengeli davranışlardan geçiyor. Tıpkı dengeli beslenme gibi. Bunu bir tür açlık grevi olarak düşünebilirsiniz. Açlık grevinden çıkmış insanlara ya da uzun bir süre bir nedenden aç kalmış insanlara hemen yemek verilmez. Önce az şekerli açık bir çay verilir mesela. Daha sonra da kontrollü olarak normal, dengeli bir beslenmeye doğru geçilir.</p>
<p>Dolayısıyla konu ister yeni çağ (new age) düşünce biçimleri olsun, ister Uzak Doğu&#8217;da bir manastıra kapanma arzusu olsun, kişi kendini iyi tartmalı ve mümkün olduğunca dengeli kararlar vermeli. Karar vermek insanoğlu için öylesine acımasız, öylesine sıkıntılı bir süreç ki genelde çoğumuzda kararları ertelemek, kararlara bir sorumlu aramak, sorumluluğu atacak bir kişi, kurum ya da düşünce sistemi bulmak çoğu kez karar verebilme yetisinin yerini alıyor. Sonuç ise kararı kendisi vermemiş gibi hissetmeyi başarmış bir insan evladı ve sonrasında saldırganlaşıp yedi mahalleye zarar veren bir deliye dönüşmek.</p>
<p>Kişisel gelişim açısından benzer önyargılar psikoterapi için de geçerlidir. &#8220;Analise This&#8221; adlı filmde Robert DeNiro&#8217;nun oynadığı mafya babası karakteri, filmdeki psikoloğa şöyle bir uyarıda bulunuyor: &#8220;Beni iyileştir ama sakın ibneleştirme!&#8221;. Söylemek istediği şey, ruh sağlığımın yerine gelmesini istiyorum ama <em>yumuşamak</em> istemiyorum. Böyle diyor çünkü çoğumuzun zihninde, kişisel gelişim sonrası rahatlamış, berrak bir zihnin yanısıra; kendini koruyup kollamayan, tokat atana diğer yanağını uzatan, &#8220;vur ensesine al lokmasını&#8221; tarzı bir insan tezahür ediyor. Bu hayal nereden kaynaklanıyor gerçekten bilmiyorum. Büyük ihtimalle bu hatalı hayalin kaynağı kişisel gelişimin böyle bir yönü olması değil de, değişime direnç gösteren kişinin yaratıcı bahanelerinin içinde böyle bir hayal oluşturabilmiş olması. Hayalgücü söz konusu olduğunda bazı imgelemlerin gerçekten kaynağı yoktur.</p>
<p>Hazır laf Robin Sharma&#8217;nın kitabından açılmışken (Ferrari&#8217;sini satan bilge) her ne kadar konumuzla birebir alakası olmasa da değinmek istediğim bir nokta daha var. İnsanoğlunun zihni, günlük yaşam streslerinden dolayı o kadar bulanık ki, karşısına çıkan her şeyi yüzeysel değeriyle ya da kelime kelime zihninde canlandırarak anlama yolunu tercih edebiliyor. İnsanların karşısına &#8220;Ferrari&#8217;sini satan bilge&#8221; kavramını çıkardığınızda yorgun insan zihni &#8220;bilge olabilmek için bir Ferrari sahibi olup onu satmayı arzulayacak noktaya gelmek gerekiyor&#8221; gibi bir düşünce oluşturabiliyor. Bu gibi yanlış çıkarımlara engel olabilmenin tek yolunun gün içinde sık sık kişinin kendini durdurması ve o sırada gerçekten ne yapıyor olduğunu kontrol etmesi olduğunu düşünüyorum. Kişi o sırada ezbere bir iş mi yapıyor? Gerçekten kendisinin ve toplumun çıkarlarıyla örtüşen bir faaliyet içinde mi? Yoksa tamamen bulanık bir zihinden gelen, içi boşluktan başkalarının fikirleriyle rastgele dolup taşmış bir beyinle hedefsiz biçimde sağa sola ateş mi ediyor? Bunlar önemli sorular. Bunlar kişinin berrak bir zihin kazanmasına giden yolda yapılması sağlıklı olacak kontroller. Bunlar kişinin çevresine ve kendisine vereceği zararı azaltacak alışkanlıklar.</p>
<p>Herkese mutlu ve sağlıklı bir hafta dilerim.</p>
<p>fotoğraf: <a href="http://www.cappellmeister.com/">Cappelmeister</a>
</p>
<p><strong>Benzer yazılar:</strong>
<ul class="similar-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/kisisel-degisimin-itici-gucu-istek/" rel="bookmark" title="2 October 2007">Kişisel değişimin itici gücü istek</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/kisisel-degisim-grubu-okuma-listesi/" rel="bookmark" title="6 May 2008">Kişisel Değişim grubu okuma listesi</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/sira-yoneltilen-elestiriler-ve-dusundurdukleri/" rel="bookmark" title="4 July 2007">Sır&#8217;a yöneltilen eleştiriler ve düşündürdükleri</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/para-nedir-ne-degildir/" rel="bookmark" title="6 June 2007">Para Nedir, Ne Değildir?</a></li>
</ul>
<p><!-- Similar Posts took 6.771 ms --><strong>Rastgele yazılar:</strong>
<ul class="random-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/32-yil-tesekkuru/" rel="bookmark" title="17 June 2007">32. Yıl Teşekkürü</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/ekmek-ve-cinsellik/" rel="bookmark" title="5 June 2007">Ekmek ve Cinsellik</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/kurumsal-web-sitesi-tasariminda-metin-sorunlari/" rel="bookmark" title="25 May 2007">Kurumsal Web Sitesi Tasarımında Metin Sorunları</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/navigasyon-neden-sagda/" rel="bookmark" title="19 April 2007">Navigasyon Neden Sağda?</a></li>
</ul>
<p><!-- Random Posts took 51.440 ms --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osman.borutecene.com/ferrarisini-geri-almak-isteyen-bilge/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diğer insanlar ve zaman</title>
		<link>http://osman.borutecene.com/diger-insanlar-ve-zaman/</link>
		<comments>http://osman.borutecene.com/diger-insanlar-ve-zaman/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Oct 2007 14:41:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Osman Seyit Börütecene</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[life coaching]]></category>
		<category><![CDATA[mentorship]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osman.borutecene.com/diger-insanlar-ve-zaman/</guid>
		<description><![CDATA[Bazen olgunluğu, huzuru insanlara hap gibi verebilecek birşeyler olmasını temenni ederim. Bir simyacının ütopyası gibi bunları düşünürüm. Elbette, öncellikle herkes birbirinden farklı olduğu için böyle bir hap bilgisi, iki sayfalık bir broşür oluşturup kişinin kendini birkaç saatliğine iyi hissetmesini sağlayarak gerçeği yakalaması ve sorunlarını bizzat kendi başına çözecek enerjiyi bulması mümkün olmayabiliyor.
Yine de; yemek, içmek, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazen olgunluğu, huzuru insanlara hap gibi verebilecek birşeyler olmasını temenni ederim. Bir simyacının ütopyası gibi bunları düşünürüm. Elbette, öncellikle herkes birbirinden farklı olduğu için böyle bir hap bilgisi, iki sayfalık bir broşür oluşturup kişinin kendini birkaç saatliğine iyi hissetmesini sağlayarak gerçeği yakalaması ve sorunlarını bizzat kendi başına çözecek enerjiyi bulması mümkün olmayabiliyor.</p>
<p>Yine de; yemek, içmek, seks kadar ortak olabilen özellikler de yok değil. Bunlar kadar ortak olmasa da, günümüz dünyasının benzer streslerini paylaşan insanların bazı ortak takıntıları var. Bunlardan yola çıkarak hayal ettiğim hapın yarısına bile yaklaşmasa da benzer etkiyi verebilecek düşünce yapılarını aktarabilmek mümkün.</p>
<p>Gözlemlerimde ortak nokta olarak gördüğüm bir konuyu açmak istiyorum. Günümüz insanının karar verme stresinde etken olan iki önemli unsur gözledim hep: Diğer insanlar ve zaman.</p>
<p>Karar verirken; toplumun, başkalarının, arkadaşlarınızın, ailenizin, çevrenizin kararlarınız hakkında ne düşüneceği, nasıl tepkiler vereceği meselesi insan hayatında isteklerin önüne engel koyabilecek büyüklükte bir stres oluşturabiliyor. Dahası, bir yandan bazı insanlar gerçekten yanlarındakinin işine umarsızca burnunu sokma huyuna sahipken, bunlar dışında kalan bütün herkesin de aynı huya sahip olduğu yanılsamasına kapılabilirsiniz.</p>
<p>Nasreddin Hoca birçok konuyu güzelce anlattığı gibi bunu da anlatır. Hoca bir gün ufak oğluyla beraber yola çıkıyor. Yanlarında eşekleri de var. Çocuk küçük, yürürken yorulmasın diye eşeğe çocuğu bindiriyor, kendisi de yanlarında yürüyor. O sırada yoldan geçen biri diyor ki &#8220;ayıp değil mi ufacık çocuk eşeğin üzerinde gezerken senin gibi yaşlı başlı adam yürüyerek gidiyor?&#8221;. Hoca da bunun üzerine çocuğu eşekten indirip kendisi biniyor. Bir süre sonra başka biri &#8220;hoca hoca yakışıyor mu sana ufacık çocuğu yürütüp kendin eşeğe binmek?&#8221; diye serzeniyor. Hoca bu kez çocuğu da yanına, eşeğin üzerine alıyor. Bir süre sonra başka biri, &#8220;Hocam yazıklar olsun eşeğin üzerine iki kişi birden binmişsiniz günah değil mi eşeğe yaptığınız eziyettir&#8221; diyor.</p>
<p>Hoca&#8217;nın bu hikayesindeki hisse şudur ki, herkesi mutlu etmeniz mümkün değildir. Daha da önemlisi, tamamen sizi ilgilendiren konularda bile insanların çeneleri kapanmak bilmez, her zaman konuşacaklar ve birbirlerinden farklı şeyler söyleyecekler. Bunları kaale almamalısınız ve bu sığ düşünce kırıntıları bir kulağınızdan girip ötekinden çıkmalı. Yoksa yaşam boyu yerinizde sayarsınız.</p>
<p>Hayatın amacı her önünüze çıkan insanın sizi sevmesi ve takdir etmesi için yaşamınızı kabul görmüş merkezi bir otoriteye bağlamak değildir. Böyle zamanlarda, kimseyi dinlememek en büyük erdemdir.</p>
<p>Bir gün içinizden gelen ses, zihninizdeki düşünceler, dışarıdan gelen sesler ve fikirleri bastırıyorsa, kendi yaşam koçunuz oldunuz demektir. Kendinize güvenin, içgüdülerinize, birikimlerinize, sezgilerinize güvenin ve bunların doğrultusunda yaşayın.</p>
<p>Bu, işin &#8220;diğer insanlar&#8221; kısmıydı. İkinci stres kaynağımız ise dikkatimizi zamanın akıp gidiyor oluşuna vermek. Herhangi bir iş yaparken, yemek yaparken, spor yaparken, kitap yazarken, film izlerken, mailleşirken, her ne yapıyor olursanız olun; dikkatiniz zamanın akıp gidiyor oluşundaysa ve bundan endişeleniyorsanız ne yaptığınız yemek birşeye benzer, ne yazdığınız kitap kitaba benzer, ne de geçirdiğiniz zamanın kalitesinden söz edilebilir.</p>
<p>Zamanın akmasını engelleyemedeğimizi peşinen kabul ederek dkkatimizi başka biryere vermek zorundayız. İnsanın değiştiremeyeceği üç beş şeyi değiştirmek uğruna yaşamını harcaması kadar büyük bir hata düşünemiyorum. Kişi böyle şeylerle uğraşıp sonuç alamadıkça kendine olan saygısını yitirir ve bu saygısızlığı tüm dünyaya bulaştırır.</p>
<p>Bırakın zaman aksın. İster uyuyor olun, ister eğleniyor olun, ister çalışıyor olun; insanoğlunun bu ölümlü bedeni için bazı fiziksel sınırlar var. İnsanın birçok alanda sonsuz kabiliyet sahibi olduğuna inanan biri bunu söylüyorsa herhalde bir bildiği vardır.</p>
<p>Çevrem ben şöyle yaparsam ne der, nasıl davranır düşüncesi ile eyvah zaman akıp gidiyor düşüncesi arasında kalmış bir yaşamla; bunların arasına sıkışmamış bir yaşam arasında farksız bir nokta neredeyse yoktur. Neredeyse tamamen farklı iki yaşamdır bunlar. Sağlıklı olan elbette ikincisidir.</p>
<p>Herkese iyi bayramlar dilerim.
</p>
<p><strong>Benzer yazılar:</strong>
<ul class="similar-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/pazar-yazisi/" rel="bookmark" title="12 August 2007">Pazar yazısı</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/linkibol/" rel="bookmark" title="4 March 2007">Linkibol</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/oss-mesleki-egilim-ve-insan-kaynaklari/" rel="bookmark" title="30 May 2007">ÖSS, Mesleki Eğilim ve İnsan Kaynakları</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/bilgisayarlarda-ve-internette-icerik-sunumu-basitlestirilmeli/" rel="bookmark" title="8 March 2007">Bilgisayarlarda ve İnternette İçerik Sunumu Basitleştirilmeli</a></li>
</ul>
<p><!-- Similar Posts took 8.737 ms --><strong>Rastgele yazılar:</strong>
<ul class="random-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/evrensel-enerjiyi-merkezi-idareye-baglamak/" rel="bookmark" title="11 October 2007">Evrensel enerjiyi merkezi idareye bağlamak</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/kuresel-isinma-yine-rekor-kirdi/" rel="bookmark" title="16 March 2007">Küresel Isınma Yine Rekor Kırdı</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/havadaki-elektrik-yuku-istanbul/" rel="bookmark" title="5 June 2007">Havadaki Elektrik Yükü (İstanbul)</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/selim-tuncer-gaykedi-ve-mahallenin-delisine-notlar/" rel="bookmark" title="25 June 2007">Selim Tuncer, Gaykedi ve Mahallenin Delisi&#8217;ne Notlar</a></li>
</ul>
<p><!-- Random Posts took 50.070 ms --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osman.borutecene.com/diger-insanlar-ve-zaman/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evrensel enerjiyi merkezi idareye bağlamak</title>
		<link>http://osman.borutecene.com/evrensel-enerjiyi-merkezi-idareye-baglamak/</link>
		<comments>http://osman.borutecene.com/evrensel-enerjiyi-merkezi-idareye-baglamak/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Oct 2007 03:42:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Osman Seyit Börütecene</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Referans]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[mentorship]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osman.borutecene.com/evrensel-enerjiyi-merkezi-idareye-baglamak/</guid>
		<description><![CDATA[İnsanoğlundaki merkezi idare aşkı bambaşkadır. İnsanoğlu bir put yapar, kendi yapar kendi yapar kendi tapar. Peki evrensel enerjiyle merkezi idarenin alakası ne, evrensel enerji ne demek, kimler bu durumdan nasıl ekmek sağlıyor?
Şimdi efendim evrensel enerjiyi burada bir sembol olarak kullanıyorum ben. Yerine başka şeyler koyabilirsiniz. Dini inançları koyabilirsiniz, new age düşünce sistemini koyabilirsiniz, siyaseti koyabilirsiniz.
Biz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanoğlundaki merkezi idare aşkı bambaşkadır. İnsanoğlu bir put yapar, kendi yapar kendi yapar kendi tapar. Peki evrensel enerjiyle merkezi idarenin alakası ne, evrensel enerji ne demek, kimler bu durumdan nasıl ekmek sağlıyor?</p>
<p>Şimdi efendim evrensel enerjiyi burada bir sembol olarak kullanıyorum ben. Yerine başka şeyler koyabilirsiniz. Dini inançları koyabilirsiniz, new age düşünce sistemini koyabilirsiniz, siyaseti koyabilirsiniz.</p>
<p>Biz dinden girelim, İslam&#8217;dan başlayalım. Allah&#8217;la kul arasındaki en kısa yol en doğru yoldur. Düz bir çizgidir. Araya şeyhler, dervişler, ermişler, hocalar, yani kısaca bilimum ruhban sınıfı girdikçe bu yol dolambaçlı bir hal alır, uzar. Zigzag yapan virajlı bir yol haline gelir. Allah evrensel enerji ise, halifelik onu merkezi idareye bağlamaya çalışmaktır.</p>
<p>Bazı insanlar sevgiyi de bir evrensel enerji olarak merkezi idareye bağlamaya çalışabilir. Biri çıkar der ki, hem herkes beni sevsin, hem de benim izin vermediğim insanlar birbirini sevmesin. Birileri gelsin birilerini sevmek için benden olur alsın. Böylece ben de o insanların kötü, hasta, zavallı, tedaviye muhtaç, sevgisiz insanlar olmadıklarını bileyim, bunu cümle aleme duyurayım. Böylelikle evrensel bir enerji olan sevgiye merkezi idare olayım da bütün sevgi benim üzerimden geçsin. İnsanlar ne de olsa salak, şanssız, anlamazlar.</p>
<p>Evrensel enerjiyi merkezi idareye bağlamak diye bir şey elbette yoktur. Sadece bunu yapmaya çalışan insanlar vardır. O insanları tanımakta zorlanmazsınız, biraz dikkat etmeniz yeterlidir. Sizi Eyüp Sultan&#8217;a <em>bağlarlar</em>. Sizi Mevlana&#8217;ya bağlarlar. Sizi başka galaksilere bağlarlar. Herkes her yere bağlanabilir arkadaşlar, herkes herkesi bir yerlere bağlayabilir, birilerinin bir kaynağa bağlanmasında bazıları diğerlerine destek olabilir, öğretebilir falan ama kimsede bu işlerin tapusu yoktur, olamaz. Böyle şeyler kimsenin tekelinde değildir, bu konuda hiçbir merkezi idare yoktur. Ancak bazı öğretileri sizden daha önce öğrenmeye başlamış ve zaman aralığı olarak bir an sizden daha fazla şey bilen birileri vardır. Bunlar içerisinde samimi ve içten olan hiç kimse elinde bir tapu varmış gibi davranmaz. Biraz dikkatli biri bunu hızlıca yakalayabilir.</p>
<p>Şimdi konu başlığını nasıl oluşturduğuma geleyim biraz da, A.B.D.&#8217;nin onyıllardır bir planı var, küreselleşmeyi örfi idareye bağlamak adı altında özetleriz biz bu planı. Yani globalleşeceğiz ve dünya büyük bir köy gibi olacak herkes birbirini sevecek, halklar kardeş olacak ama hepimizi Amerika yönetecek. Başka türlü küreselleşilmiyor. Başka türlü globalizm olmuyor. Dünya yerle bir olsun, bir avuç insan kalsın farketmez, yeter ki Amerika yönetsin.</p>
<p>Arkadaşlar, aramızda gezen Amerika&#8217;lara dikkat edelim. Onlar birer enerji vampiridir. Her türlü manevi güç onlarda olsun, onlar herkesin hayatta ne yapacağını ve ne yapmayacağını belirlesin ama onlardan aman ha hesap sorulmasın çünkü sizde böyle bir kapasite yok, nasıl olabilir ki? Elinizde evrensel enerjinin tapusu mu var?</p>
<p>Bırak Allah aşkına yaaaa.
</p>
<p><strong>Benzer yazılar:</strong>
<ul class="similar-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/yasam-kocluguna-baska-ne-isim-konabilir/" rel="bookmark" title="4 August 2007">Yaşam koçluğuna başka ne isim konamaz?</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/bagislamak-asmayalim-da-besleyelim-mi/" rel="bookmark" title="10 August 2007">Bağışlamak: Asmayalım da besleyelim mi?</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/e-mail-calismalari-izlenimler/" rel="bookmark" title="20 August 2007">E-mail çalışmaları, izlenimler</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/arsiv-sayfasi/" rel="bookmark" title="13 December 2006">Arşiv Sayfası</a></li>
</ul>
<p><!-- Similar Posts took 6.334 ms --><strong>Rastgele yazılar:</strong>
<ul class="random-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/sevgilim-istanbul/" rel="bookmark" title="16 March 2007">Sevgilim İstanbul</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/cocuk-istismarini-durdurun/" rel="bookmark" title="13 March 2008">Çocuk istismarını durdurun</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/blograzzi-googlein-yahoonun-amazonun-bilmedigi-birsey-biliyor/" rel="bookmark" title="5 June 2007">Blograzzi Google&#8217;ın, Yahoo&#8217;nun, Amazon&#8217;un Bilmediği Birşey Biliyor</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/abdnin-cokusu-gecikecek/" rel="bookmark" title="5 November 2008">A.B.D.&#8217;nin çöküşü gecikecek</a></li>
</ul>
<p><!-- Random Posts took 49.026 ms --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osman.borutecene.com/evrensel-enerjiyi-merkezi-idareye-baglamak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir iletişim biçimi olarak kıskançlık</title>
		<link>http://osman.borutecene.com/bir-iletisim-bicimi-olarak-kiskanclik/</link>
		<comments>http://osman.borutecene.com/bir-iletisim-bicimi-olarak-kiskanclik/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Oct 2007 19:57:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Osman Seyit Börütecene</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Referans]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[life coaching]]></category>
		<category><![CDATA[mentorship]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osman.borutecene.com/bir-iletisim-bicimi-olarak-kiskanclik/</guid>
		<description><![CDATA[Günün cross-post&#8217;u, Hayatkisa.com&#8216;dan, 30 Mayıs 2007&#8242;de yazdığım bir yazı.
Bazı insanlar iletişim kurmakta güçlük çekerler. İletişimsiz yaşanamayacağı için de kurulamayan iletişimin yerine birşeyler koymak gerekir. İşte bu bazen kıskançlık olur. Bazı insanlar kıskançlık üzerinden iletişirler.
Kıskançlığın özünde kıskanan kişinin karşı tarafın zihnindeki değerini görme çabası vardır. Üzerinde ikiden fazla canlının yaşadığı bir gezegende bulunduğumuzu unutarak kıskanan kişi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günün cross-post&#8217;u, <a href="http://hayatkisa.com">Hayatkisa.com</a>&#8216;dan, 30 Mayıs 2007&#8242;de yazdığım bir yazı.</p>
<blockquote><p>Bazı insanlar iletişim kurmakta güçlük çekerler. İletişimsiz yaşanamayacağı için de kurulamayan iletişimin yerine birşeyler koymak gerekir. İşte bu bazen kıskançlık olur. Bazı insanlar kıskançlık üzerinden iletişirler.</p>
<p>Kıskançlığın özünde kıskanan kişinin karşı tarafın zihnindeki değerini görme çabası vardır. Üzerinde ikiden fazla canlının yaşadığı bir gezegende bulunduğumuzu unutarak kıskanan kişi, kendi varlığını kıskandığı insanın varlığında yaşar.</p>
<p>Konunun biraz derinine inerseniz şaşkınlıkla görürsünüz ki kıskançlığa konu olan nesne ya da canlı genelde önemli değildir. Önemli olan kıskançlık sürecinin nasıl yaşandığı, kişilere ne gibi gizli faydalar sağladığı, sürekli şikayetçi görünen kıskanılan kişinin bu durumu sürdürmekten sağladığı manevi menfaatlerdir. Bunlar herkesi şaşırtmaya yetebilir.</p>
<p>Sürekli kıskançlık yapan kişinin davranışlarında bir mantık silsilesi aramak yerine gerçekte bununla size ne anlatmaya çalıştığına yönelirseniz daha sağlıklı bir yaklaşımda bulunmuş olursunuz. Tam tersi, siz ısrarla kıskançlık yapan biriyseniz, bununla karşınızdakine ne anlatmaya çalıştığınızı oturup düşünmelisiniz. Bilinçdışınız birşeylere isyan ediyor ve bu kıskançlık olarak günyüzüne çıkıyor.</p>
<p>Bunun bir kanıtı da kıskanılan nesne ya da canlının ortadan kalkmasına rağmen aynı frekanstaki rahatsızlığın devam ettiğinin açıkça görülmesidir.</p>
<p>Sözün özü, olayların içinden göründüğü haliyle problemleri çözmeye çalışmak bizi daha da derinlere itecektir. Kelimelere sözlükten bakmayı bir yana bırakıp onların tek tek herkes için ne anlama geldiğini araştırmak bizi daima daha sağlıklı yarınlara götürür ve şu kısa hayatı daha dolu yaşamamızı sağlar.</p></blockquote>
<p>orijinali: <a href="http://hayatkisa.com/bir-iletisim-bicimi-olarak-kiskanclik/">Bir iletişim biçimi olarak kıskançlık</a>
</p>
<p><strong>Benzer yazılar:</strong>
<ul class="similar-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/insan-var-oldugunu-hissetmek-anlamak-icin-neler-yapar/" rel="bookmark" title="28 January 2008">İnsan var olduğunu hissetmek (anlamak) için neler yapar?</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/mirac-kandilinde-allahi-aramak/" rel="bookmark" title="11 August 2007">Mirac Kandili&#8217;nde Allah&#8217;ı aramak</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/insana-verilen-deger-acisindan-new-age-dusunceleri/" rel="bookmark" title="19 October 2007">İnsana verilen değer açısından &#8216;New Age&#8217; düşünceleri</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/kurt-aciliminda-yurutulen-algi-yonetimi-stratejisi/" rel="bookmark" title="22 September 2009">Kürt Açılımı&#8217;nda yürütülen algı yönetimi stratejisi</a></li>
</ul>
<p><!-- Similar Posts took 5.450 ms --><strong>Rastgele yazılar:</strong>
<ul class="random-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/maya-takvimi-ve-maya-kehaneti/" rel="bookmark" title="4 June 2007">Maya Takvimi ve Maya Kehaneti</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/blog-furyasi-neden-wordpress-kullanmalisiniz/" rel="bookmark" title="14 December 2006">Blog Furyası: Neden WordPress Kullanmalısınız?</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/blog-yazarliginin-uc-ssi-sadelik-sureklilik-samimiyet/" rel="bookmark" title="21 May 2007">Blog Yazarlığının Üç S&#8217;si: Sadelik, Süreklilik, Samimiyet</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/turkerin-podcastini-diggleyelim/" rel="bookmark" title="20 March 2007">Türker&#8217;in Podcast&#8217;ini Digg&#8217;leyelim</a></li>
</ul>
<p><!-- Random Posts took 43.192 ms --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osman.borutecene.com/bir-iletisim-bicimi-olarak-kiskanclik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye umumi tuvalet olur mu?</title>
		<link>http://osman.borutecene.com/turkiye-umumi-tuvalet-olur-mu/</link>
		<comments>http://osman.borutecene.com/turkiye-umumi-tuvalet-olur-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Oct 2007 15:19:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Osman Seyit Börütecene</dc:creator>
				<category><![CDATA[2007]]></category>
		<category><![CDATA[2012]]></category>
		<category><![CDATA[22 Temmuz]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[konjonktür]]></category>
		<category><![CDATA[life coaching]]></category>
		<category><![CDATA[mentorship]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osman.borutecene.com/turkiye-umumi-tuvalet-olur-mu/</guid>
		<description><![CDATA[Olur tabii neden olmasın? Yeteri kadar kurumda kadınlara ve erkeklere ayrı yerler ayrılırsa uzaydan bakıldığında Türkiye umumi tuvalet gibi görünür.
Sene olmuş 2007. Kendimizi külliyen sekse vermemiz gerekirken birçok yerde kadın erkek ayrımcılığı yapıyoruz. Bunu anlamak zor. Kadınlar da erkekler de tanışıp sevişmek istiyor. Neden mevzuyu bu kadar zorluyorsunuz ki?
Spor salonunda, restoranlarda, düğünlerde, cenazelerde, okullarda, kurslarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Olur tabii neden olmasın? Yeteri kadar kurumda kadınlara ve erkeklere ayrı yerler ayrılırsa uzaydan bakıldığında Türkiye umumi tuvalet gibi görünür.</p>
<p>Sene olmuş 2007. Kendimizi külliyen sekse vermemiz gerekirken birçok yerde kadın erkek ayrımcılığı yapıyoruz. Bunu anlamak zor. Kadınlar da erkekler de tanışıp sevişmek istiyor. Neden mevzuyu bu kadar zorluyorsunuz ki?</p>
<p>Spor salonunda, restoranlarda, düğünlerde, cenazelerde, okullarda, kurslarda kadınla erkeği ayrı ayrı yerlere koyarsak bu insanlar nasıl kaynaşacak yahu?</p>
<p>İşin kötüsü, toplumun gelişimine katkıda bulunmak için yeterli sayıda yetişmiş insan yok. Her ne kadar biz burada Türkiye&#8217;de yaşadığımız için kendi ülkemizle ilgili şikayetlerimizi dile getirsek de, şikayet ettiğimiz neredeyse her şey; trafik sorunu, bekaretin hala soru işareti olması sorunu, gelir dağılımı sorunu, eğitim sorunu, sağlık sorunları, sosyal ve fiziksel şiddet sorunları, bunların hepsi tün dünyanın başına bela olan dertler. Dünya toplumlarının bazı hastalıkları var ve bu hastalıkların iyileştirilmesi gerekiyor.</p>
<p>Dünyada her toplum ya da her kesim 2007 yılında yaşamıyor. Örneğin biz burada Türkiye&#8217;de hala seksenlerin başında yaşıyoruz. Amerika Birleşik Devletleri çoğunlukla doksanlı yılların başındaymış gibi yaşıyor. Avrupa&#8217;nın bazı ülkeleri ikibinli yıllara ancak hoşgeldin demiş durumda.</p>
<p>Dünya toplumlarının hastalıklarını iyileştirmek için hepberaber 2007&#8242;ye gelmemiz lazım. Şu anda dünyanın dört bir yanında ama sadece az sayıda kişi gerçekten dünyanın medeni birikiminin zihinsel zenginliğinde yaşayabiliyor. Bunlar çoğunlukla okuduğu bölüme tesadüfen değil de ne istediğini biraz olsun bilerek girmiş bir avuç sosyal bilimler mezunu. Bir kısmı da kendini yetiştirme fırsatı bulmuş, okullu olmaya fırsat bulamasa da dünyanın sosyal bilimler birikimini kitaplar, internet, ve benzeri yollarla paylaşabilmiş, açık fikirli, aydınlık insanlar.</p>
<p>Geçenlerde şu mucit yarışmasında komik bir olay yaşanmıştı. Adamın biri dünyanın güneşin etrafında dönmediğini, güneşe belli bir uzaklıkta farklı bir dönüş biçimi sergilediğini idda ediyordu ve elinde jüri üyelerinin bir türlü çürütemediği kanıtlar vardı. Bunlardan biri bazı yıldızların sürekli görünüyor olmasıydı. Reklam sektörünün yıldızlarından ve gerçekten çok başarılı bir reklamcı olduğuna inandığım Hulusi Derici, kutup yıldızının çok uzakta olduğunu, bu kadar uzakta bir yıldızın elbette her zaman görüneceğini söyledi. Yani kutup yıldızı kadar uzakta bir nesne, o kadar uzaktaymış ki sırtını dönsen bile görebileceksin.</p>
<p>Şimdi bakın bu adam Türkiye&#8217;nin en değerli adamlarından biridir. En azından bana göre öyle. Hulusi Derici, Türk reklam sektörüne çok değerli, çok zekice katkılarda bulunmuş biri. Ancak onun bu zekası, basit bir fizik sorusu karşısında yeterli olmuyor. Adam bakış açısı olarak yıldızların anormal uzaklıklarının onların heryerden görünmeye yeteceğini ayaküstü iddia ediyor. Bu gerçekten hastalıklı bir durum. Eğer biraz mantıklı bir şey söyleseydi ya da hiçbir şey söylemeseydi, bu kadar şaşırtmayacaktı bizleri. &#8220;Arkadaşım söylediklerin bana pek inanılır gelmiyor ama bu iddianı çürütecek bilgim de maalesef yok&#8221; demek bu kadar mı zor?</p>
<p>Burada Hulusi Derici&#8217;den örnek vermemin nedeni bu kişinin değerli çalışmalarına ve topluma yaptığı katkıya gönülden inanıyor olmam. Ancak demek ki bunlar açık fikirli olmak ya da yeni bir fikri ayaküstü geçiştirmemek için yeterli olmuyor. Daha fazlası lazım.</p>
<p>Dünya açıkça hastadır. Tedavi edilmesi gerekiyor. Bu tedaviyi sosyal anlayışa, vizyona sahip insanlar üstlenmeli ancak bu insanların sayısı yetersiz. Vizyon sahibi insan sayısı çok çok yetersiz. Zeki, vizyon sahibi, sosyal anlayışa yatkınlığı olan birçok insanın vizyonu ya parada tıkanıveriyor ya da sistemin dışına çıkamama noktasında tıkanıveriyor.</p>
<p>Ben günümün büyük bölümünü yepyeni bilgileri, bilimin son dakikasını değerlendirerek geçiriyorum. Sosyoloji bölümünden mezun olduktan sonra bu konuyla birebir ilgili bir iş yapmamış olsam bile sosyolojik literatürü dikkatle takip ediyorum. Kuantum fiziğinden, Maya takviminden, nöroloji bilimindeki gelişmelerden haberim var. Bilimin birçok alanı gelişirken, birçok alanının da nasıl can çekiştiğini ve katı metodoloji içinde nasıl boğulduğunu hüzünle izliyorum.</p>
<p>Her gün birikimlerimi insanlarla paylaşarak onların zihnindeki engelleri kaldırmak için çaba sarfediyorum.</p>
<p>Dünyanın da buna ihtiyacı var, Türkiye&#8217;nin de buna ihtiyacı var. Ortalık sabit fikirden geçilmiyor. Sabit fikir insanları ruhen ve fiziken yaralıyor. Sabit fikir insanlara cinayet işlettiriyor, savaş çıkarttırıyor, aileleri yıkıyor, ülkeleri bölüyor.</p>
<p>Arkadaşlar dünya hepimize yeter. Zihinlerinizi açın, yelkenlerinizi açın, antenlerinizi açın. Sadece önümüze konmuş yaşam biçimlerini tüketerek varacağımız yer kocaman bir fosseptik çukurundan başka bir şey değildir.</p>
<p>İnsanlar dünyaya birbirlerini sevmek ve hayatın tadını çıkarmaktan başka hiçbir özel nedenle gönderilmiş / yaratılmış değiller. Eğer dikkatimizi buna vermezsek, yaradan bunların hesabını kesinlikle soracaktır. Yaratılmadığına inananlar için ya da o olasılık için de durum farklı değil. İnsanlar dünya üzerindeki cenneti bir yana bırakıp dünya üzerindeki cehennemi yaşamayı tercih ettikçe, bırakın Türkiye&#8217;yi, tüm dünya bir açık hava tımarhanesi olmayı sürdürecektir.
</p>
<p><strong>Benzer yazılar:</strong>
<ul class="similar-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/dunyanin-gelisimine-engel-olan-faktorler/" rel="bookmark" title="24 April 2007">Dünyanın Gelişimine Engel Olan Faktörler</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/kaynama-noktasi-nihayet-dogru-bir-is/" rel="bookmark" title="27 August 2008">Kaynama Noktası, nihayet doğru bir iş</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/turkce-icerik-acisindan-sosyal-aglar-social-networking-ve-social-bookmarking/" rel="bookmark" title="4 March 2007">Türkçe İçerik Açısından Sosyal Ağlar (Social Networking ve Social Bookmarking)</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/politik-ve-dini-kelimelerinin-ceviri-kullanimi/" rel="bookmark" title="26 November 2007">&#8220;politik&#8221; ve &#8220;dini&#8221; kelimelerinin çeviri kullanımı</a></li>
</ul>
<p><!-- Similar Posts took 9.289 ms --><strong>Rastgele yazılar:</strong>
<ul class="random-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/iki-dakikada-windows-vista-install-etmek/" rel="bookmark" title="10 April 2007">İki Dakikada Windows Vista Install Etmek</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/sinir-otesi-harekata-abdnin-katkisi/" rel="bookmark" title="19 December 2007">Sınır ötesi harekata A.B.D.&#8217;nin katkısı</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/tayland-da-aramiza-katildi/" rel="bookmark" title="4 April 2007">Tayland da Aramıza Katıldı</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/para-nedir-ne-degildir/" rel="bookmark" title="6 June 2007">Para Nedir, Ne Değildir?</a></li>
</ul>
<p><!-- Random Posts took 41.354 ms --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osman.borutecene.com/turkiye-umumi-tuvalet-olur-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşam koçluğu ve etik sınırlar</title>
		<link>http://osman.borutecene.com/yasam-koclugu-ve-etik-sinirlar/</link>
		<comments>http://osman.borutecene.com/yasam-koclugu-ve-etik-sinirlar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Sep 2007 12:51:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Osman Seyit Börütecene</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osman.borutecene.com/yasam-koclugu-ve-etik-sinirlar/</guid>
		<description><![CDATA[Bu sefer de halk arasında paçavra hastalığı olarak bilinen, gerçekte ne grip ne de nezle olmayan, ateş yapan, kırıklık yapan, meşhur ve belki de dünyanın en eski hastalığı nedeniyle bloga elimi süremedim. Bilirsiniz; bu hastalık ilaçsız 7 gün, ilaçla bir hafta sürer.
Bu süre içerisinde kendi yaşamımı dönüştürürken öğrendiklerimi ve tecrübe ettiklerimi de zihnimde gezindirip durdum. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu sefer de halk arasında paçavra hastalığı olarak bilinen, gerçekte ne grip ne de nezle olmayan, ateş yapan, kırıklık yapan, meşhur ve belki de dünyanın en eski hastalığı nedeniyle bloga elimi süremedim. Bilirsiniz; bu hastalık ilaçsız 7 gün, ilaçla bir hafta sürer.</p>
<p>Bu süre içerisinde kendi yaşamımı dönüştürürken öğrendiklerimi ve tecrübe ettiklerimi de zihnimde gezindirip durdum. Daha önce de yazdığım gibi, bu dönüşüm çerçevesinde ilgimi verdiğim alanlardan biri de koçluk.</p>
<p>Koçluk; zorunlu olarak çok sistemli, zorunlu olarak kendini sınırlayan ve bu sayede başarılı hedeflere ulaşan, koçun müşterilerinin hedefe yürüyüşünü izlediği yeni bir alan.</p>
<p>Zorunlu kelimesini kullanmamın nedenleri var. Bunlar sadece her disiplinde olduğu gibi kendi diskuru (bunun Türkçe&#8217;sini çıkaramıyorum şu anda, discourse demeye çalıştım) dışına çıkmadan tüm evreni tanımlama yönteminden ibaret zorunluluklar değil. Aynı zamanda koçluk alanlarından biri olan bireysel yaşam koçluğunun bazı hukuki ve etik sınırları da var.</p>
<p>Koçluk eğitimlerinde, koçluğun ne olduğu anlatılırken çoğu kez evvela ne olmadığı anlatılır. Koçluğun olmadığı şeylerden biri de terapidir. Burada terapiden daha ziyade psikoterapi kastediliyor. Bu ayrım, meslekte uzun yıllar geçirmemiş biri için veya psikoloji eğitimi aldıktan sonra yaşam koçluğu eğitimi almakta olan biri için zor bir ayrım.</p>
<p>Zor olmasının nedenlerinden biri şu ki, yaşam koçluğu, tekniklerini kaçınılmaz olarak bilişsel davranışçı psikoterapi ekolünden alıyor. Elbette birileri bir diğerini görmeden aynı şeyleri düşünebilir, ben burada öyle bir tartışmaya girmeyeceğim çünkü bu bizi bir yere götürmez.</p>
<p>Bu ayrımdaki ilk açık şurada: Koçluk kendisini psikoterapiden ayırırken &#8220;koçluk çalışmaları, verilerini kişinin geçmişinden almaz&#8221; kanıtı kullanılıyor. Psikologların tırnaklarını çıkardıkları ilk yer burası. Çünkü verisini kişinin geçmiş yaşantısından alan psikanalitik terapi yöntemleri, psikoterapi tekniklerinden sadece bir tanesi.</p>
<p>Yine de Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde bir mahkeme (Colorado) kararı bu bilgiyi kullanarak koçluk disiplininin psikoterapi yapmadığına karar vermiş. Kararın gerekçesi koçluğun veri olarak kişinin geçmişini kullanmadığı ve çalışmalarını kişinin şimdiki zamanı ve geleceği üzerine yaptığı.</p>
<p>Bilimsel açıdan mahkeme kararlarına göre hareket edebilseydik şimdiye kadar Kuzey Anadolu Fay Hattı&#8217;nın yerini defalarca değiştirebilmiş olurduk.</p>
<p>Çağdaş psikoterapi teknikleri kişinin bırakın geçmişteki yaşamını, yarım saat önceki deneyimini bile dikkate almadan ve ilgilenmeden kişinin gelişimine katkıda bulunacak çalışmalar yapabilmemize olanak tanıyor. Yani yaşam koçluğu ve psikoterapiyi birbirinden ayıran şey, &#8220;çocukluğunuzdan bahsedin&#8221; kısmı değil. Bu sadece psikanalizi diğer psikoterapi tekniklerinden ayıran şey.</p>
<p>O zaman sınır nerede?</p>
<p>Sınır, yaşam koçunun psikoterapinin ne olduğundan haberdar olmasında. Yaşam koçu, neyin psikoterapi olduğunu bilir ve bunu uygulamaz. Bir başka sınır karakolu ise zaman. Koçluk ekollerinin çoğunda, müşteri ile çalışmalar bir hedef üzerinde ve 12 seansta tamamlanır. Bir başka sınır noktası ise duygusal alan. Duygusal alan piskoterapinin işidir. Bir başka sınır noktası ise psikolojik savunma mekanizmaları. Psikolojik savunma mekanizmaları da psikoterapinin işidir. Bu sınır özellikle önemli çünkü bilinçsiz bir koçluk, müşterinin psikolojik damarlarından birine basabilir ve seansta onun bu kan kaybını durduramazsınız.</p>
<p>Bu örneklerin yanısıra, vicdanınız da size sınırınızı belirlemekte yardımcı olacaktır. Herhangi bir anda müşterinize yaşam koçluğu yerine psikoterapi yapıp yapmadığınıza dair vicdanınız rahat değilse Uğur Dündar ve ekibi ofisinizin kapısına doğru yaklaşıyor olabilir.</p>
<p>Dürüst olun. Yaşam koçluğu artık yeni bir şey değil. Oluşturduğu disiplin, çalışma konularının sınırlılığı, ağır seviyede metodik olması sizi koruyacaktır.</p>
<p>Elbette bu arada bir yaşam koçuyla çalışmış ve hedeflerine daha rahat ulaşmış insanların bir değişim yaşamaları, eskisinden daha mutlu olmaları doğaldır. İşte burada sonuçlar açısından ayrılık gayrılık yapmaya gerek yok. Bu da belki yaşam koçluğunun sınırıdır. Bunu çok zorlarsanız, bir sabah neşeyle uyanıp yeni güne başlayan birine &#8220;hanımefendi çok neşeli uyandınız ama klinik psikoloji yüksek lisans belgeniz var mı ki ruh sağlığınız yerinde?&#8221; demek zorunda kalırsınız. Bu da açıkça akıl dışıdır.</p>
<p>Dışarıda neler olup bittiği insandan insana değişiyor. Mustafa Altıoklar da bir tıp doktoru, hastalandığınızda size tıbbi müdahalede bulunmaya ve tedavi uygulamaya hem bilimsel ve akademik olarak hem de kanunen yetkisi var.
</p>
<p><strong>Benzer yazılar:</strong>
<ul class="similar-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/baklayi-agzimdan-cikariyorum-yasam-kocu-bir-tur-terapisttir/" rel="bookmark" title="12 January 2008">Baklayı ağzımdan çıkarıyorum; yaşam koçu bir tür terapisttir</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/yasam-koclugu-calismalari-nicin-bazen-yarim-kalir/" rel="bookmark" title="2 August 2008">Yaşam koçluğu çalışmaları niçin bazen yarım kalır?</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/buda-ve-sartrein-ortak-yonu/" rel="bookmark" title="2 July 2007">Buda ve Sartre&#8217;ın ortak yönü</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/yasam-kocluguna-baska-ne-isim-konabilir/" rel="bookmark" title="4 August 2007">Yaşam koçluğuna başka ne isim konamaz?</a></li>
</ul>
<p><!-- Similar Posts took 9.081 ms --><strong>Rastgele yazılar:</strong>
<ul class="random-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/adalet-bakanligi-uyarisi-basligi-ile-dolasan-forward-mail/" rel="bookmark" title="22 January 2008">Adalet Bakanlığı Uyarısı başlığı ile dolaşan forward mail</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/21-yuzyil-turkiyesinde-buyuk-adam-olmak/" rel="bookmark" title="12 January 2008">21. Yüzyıl Türkiye&#8217;sinde büyük adam olmak</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/blog-furyasi-neden-wordpress-kullanmalisiniz/" rel="bookmark" title="14 December 2006">Blog Furyası: Neden WordPress Kullanmalısınız?</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/arama-motorlarindan-saklanma-yollari/" rel="bookmark" title="16 December 2006">Arama Motorlarından Saklanma Yolları</a></li>
</ul>
<p><!-- Random Posts took 39.275 ms --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osman.borutecene.com/yasam-koclugu-ve-etik-sinirlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Secret&#8217;ın yankıları sürüyor</title>
		<link>http://osman.borutecene.com/the-secretin-yankilari-suruyor/</link>
		<comments>http://osman.borutecene.com/the-secretin-yankilari-suruyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Aug 2007 13:41:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Osman Seyit Börütecene</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Referans]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osman.borutecene.com/the-secretin-yankilari-suruyor/</guid>
		<description><![CDATA[2006&#8242;da yayınlanan kitap ve dvd&#8217;den sonra çekim yasası üzerine yazılmış yüzlerce kitaptan biri olan The Secret üzerine yankılar sürüyor. Toplumun herhangi bir konuda çalıştırdığı yargılama sistemi bu kitap içinde geçerli.
Son günlerde en çok konuşulan şeylerden biri de kitapta yer alan David Shirmer&#8217;ın dolandırıcı çıkmış olması. Böylece toplum düşünmek istediği şeye bir pekiştirici daha bulmuş oldu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2006&#8242;da yayınlanan kitap ve dvd&#8217;den sonra çekim yasası üzerine yazılmış yüzlerce kitaptan biri olan The Secret üzerine yankılar sürüyor. Toplumun herhangi bir konuda çalıştırdığı yargılama sistemi bu kitap içinde geçerli.</p>
<p>Son günlerde en çok konuşulan şeylerden biri de kitapta yer alan David Shirmer&#8217;ın dolandırıcı çıkmış olması. Böylece toplum düşünmek istediği şeye bir pekiştirici daha bulmuş oldu ve dedi ki:</p>
<blockquote><p>Deniz Baykal çok beceriksiz bir politikacı. Demek ki Atatürk ilke ve inkılapları gerçekten safsatadan ibaret.</p></blockquote>
<p>Ben bu arkadaşlara sormak isterim; yıllardır bir sürü sahte doktor insanları tedavi ediyorum diyerek onbinlerce kişiyi dolandırdı o zaman neden hala tıbba ve doktorlara güveniyorsunuz?</p>
<p>Daha da önemlisi, çekim yasası gibi temel olarak felsefi bir alanda değerlendirilmesi ve tartışılması gereken bir konuda neredeyse hiç kimsenin bir argümanla ortaya çıkmaması.</p>
<p>Bir başka yanılsama ise çekim yasasının Kuantum fiziğinden etkilenen kısmı hakkında bilgi sahibi olmadan akıl yürütmek.</p>
<p>Bugün dünyanın dört bir yanında doktora sahibi fizikçiler bu parçacıklar nereye gitti diye saçını başını yolarken kimse bir şey okumadan etmeden &#8220;bu nasıl bir palavradır&#8221; diyerek yaşama karşı duydukları öfkeyi karşılarına çıkan ilk &#8220;toplum tarafından aşağılanması destek bulacak nesne&#8221; ye boşaltıveriyorlar.</p>
<p>Bir diğer yanılsama: &#8220;Bunları Mevlana zaten söylemiş&#8221; gibi bir savunma oluştururken ne demek istiyoruz? Mevlana&#8217;nın sahtekar olduğunu mu ima ediyoruz yoksa Mevlana&#8217;nın düşüncelerini bize dvd olarak satıyorlar buna kılız gibi bir yaklaşıma mı sahibiz?</p>
<p>Hangisi doğru? The Secret ve Çekim Yasası&#8217;na en sakin yaklaşanlar ise temel felsefe bilgisi tam olan, çağdaş bilimi sürekli takip eden, içinde bulunduğumuz evrende ne olup bittiğine dair merak duyan önyargısız insanlar.</p>
<p>Herkese tavsiyem şu: Karşınıza çıkan herhangi bir fikir için, eğer o fikir aklınıza yatıyor ve size kendinizi iyi hissettiriyorsa gidin bunu anlayacak, paylaşabileceğiniz insanlarla konuşun, yazışın. Eğer o fikir size kendinizi kötü hissettiriyor, yaşama karşı öfkenizi büyütüyorsa bunun üzerinde durmayın. Arkasından küfür yağdırmayın, ne kadar berbat bir palavra olduğunu bağırarak zaman kaybetmeyin. Keyfinize bakın.</p>
<p>Sosyolojik bir konuda açıklama: The Secret&#8217;ın toplumdaki gelir dağılımının dengesizliği üzerine anlattıkları hakkında birşeyin altını çizmek istiyorum.</p>
<p>The Secret&#8217;ta belirtilen sebeplerle, sosyolojik sebepler çelişmemektedir (illa toplum tarafından onaylanmış makamların verdiği belgelerle rahat eden insanlara not: resmi olarak <a href="http://osman.borutecene.com/about/">sosyoloji hakkında konuşma yetkisine sahibim</a>).</p>
<p>Çelişmemektedir çünkü sosyoloji Ahmet, Mehmet ayırdetmeden toplumun nasıl tabakalaştığını inceler.</p>
<p>The Secret ise konuya kişisel perspektiften bakıyor, bir nevi toplumu baskı altında tutan insanların bu baskıyı nasıl oluşturup geliştirdiklerinden ziyade, bu otoriter konumu kişisel olarak kendi hayatlarına nasıl çektikleri gibi esasen sosyolojik olmayan bir noktadan bahsediyoruz. Sosyoloji doğa kanunlarını kabul etmez. Sosyolojinin babalarından olan Durkheim&#8217;a iklimlerin insan toplulukları ve yönetim biçimleri üzerindeki etkisinden bahsetseniz sizi sopayla kovalar. Çünkü sosyoloji sosyal bilimdir. Sosyoloji bir bilim değildir. Hiçbir zaman psikoloji gibi bir bilim olma iddiasını taşımamış ve bunu aramamıştır. Bu nedenle okuduklarını henüz unutmamış olan herhangi bir sosyoloji mezunu, &#8220;the secret&#8221; ta geçen sosyal tabakalaşma açıklamasına sosyolojik nedenlerle karşı çıktığınızda size en iyi ihtimalle bıyık altından gülecektir. Biri birini sevdiğinde bireysel seviyede sevenle sevilenin kimler olduklarını ve niçin o kişiler olduklarını açıklamak bariz biçimde felsefenin alanına giren bir iştir.</p>
<p>İyi pazarlar dilerim.
</p>
<p><strong>Benzer yazılar:</strong>
<ul class="similar-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/cekim-yasasina-dair-buyuk-yanilgilar/" rel="bookmark" title="10 August 2007">Çekim yasasına dair büyük yanılgılar</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/cekim-yasasi-sendromu/" rel="bookmark" title="25 July 2007">Çekim yasası sendromu</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/birbucuk-ay-sonra-yeniden-istanbul/" rel="bookmark" title="6 September 2007">Birbuçuk ay sonra yeniden İstanbul</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/cekim-yasasi-ve-web-tasarimi/" rel="bookmark" title="9 August 2007">Çekim yasası ve web tasarımı</a></li>
</ul>
<p><!-- Similar Posts took 5.954 ms --><strong>Rastgele yazılar:</strong>
<ul class="random-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/dunden-yarina-tasarimda-basitlik/" rel="bookmark" title="30 April 2007">Dünden Yarına Tasarımda Basitlik</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/debian-40-etch/" rel="bookmark" title="8 April 2007">Debian 4.0 Etch</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/engin-ardic-ve-bilmeden-dusunmeden-kose-yazisi-yazmak/" rel="bookmark" title="28 November 2007">Engin Ardıç ve bilmeden, düşünmeden köşe yazısı yazmak</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/allaha-mi-tapiyoruz-insana-mi/" rel="bookmark" title="29 October 2007">Allah&#8217;a mı tapıyoruz insana mı? (Güncelleme)</a></li>
</ul>
<p><!-- Random Posts took 41.257 ms --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osman.borutecene.com/the-secretin-yankilari-suruyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bodrum seks işçiliğinde lider</title>
		<link>http://osman.borutecene.com/bodrum-seks-isciliginde-lider/</link>
		<comments>http://osman.borutecene.com/bodrum-seks-isciliginde-lider/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Aug 2007 13:12:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Osman Seyit Börütecene</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bodrum]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osman.borutecene.com/bodrum-seks-isciliginde-lider/</guid>
		<description><![CDATA[Biliyorum, bazılarınız diyecek ki yeni mi farkettin. Hayır yeni farketmedim. Sadece şuna takıldım. Geçen yıllarda Bodrum&#8217;da gece sokakta yürürken hala oraya senin benim gibi tatil yapmak amacıyla gelmiş kadınlar vardı. Bugün yoklar. Şaşkınlığımı gizleyemiyorum.
Dünyanın dört bir yanından getirilmiş kadınlar (evet insan ticareti var, kanlı canlı, şu anda yaşanıyor bu) barlarda pazarlanıyor. İnanmanız için gözlerinizle görmeniz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Biliyorum, bazılarınız diyecek ki yeni mi farkettin. Hayır yeni farketmedim. Sadece şuna takıldım. Geçen yıllarda Bodrum&#8217;da gece sokakta yürürken hala oraya senin benim gibi tatil yapmak amacıyla gelmiş kadınlar vardı. Bugün yoklar. Şaşkınlığımı gizleyemiyorum.</p>
<p>Dünyanın dört bir yanından getirilmiş kadınlar (evet insan ticareti var, kanlı canlı, şu anda yaşanıyor bu) barlarda pazarlanıyor. İnanmanız için gözlerinizle görmeniz lazım. Ben gördüğüm manzara karşısında hala kendime gelebilmiş değilim.</p>
<p>İster Türk olsun ister yabancı, tatil amacıyla gelmiş insanlar genelde ya burada sahip oldukları evlerdeler ya da all-inclusive otellerde kalıyorlar. Bunların dışında son iki gecedir gözlediğim Bodrum Merkez ve Gümbet seks ticaretinden başka neredeyse hiçbir şey yapmıyor.</p>
<p>Barların kapılarında zeka testinden geçirilmiş güvenlik görevlilerinin (IQ maksimum 30 olmak zorunda) yanında duran çoğunlukla İngiliz ya da Avustralyalı kızlar gel bedava bira içelim şeklinde kolunuza yapışıp sizi içeri çekmek istiyorlar.</p>
<p>Klasik tartışmalara girmeyceğim. Elbette dünyanın dört bir yanında her zaman varolan, cinselliği yüzeysel değeriyle gören insanlar için muhteşem bir tuzak.</p>
<p>Allah islah etsin, Allah arkadaşlara acil şifa versin.
</p>
<p><strong>Benzer yazılar:</strong>
<ul class="similar-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/mirac-kandilinde-allahi-aramak/" rel="bookmark" title="11 August 2007">Mirac Kandili&#8217;nde Allah&#8217;ı aramak</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/tatilimi-nasil-gecirdim/" rel="bookmark" title="8 September 2009">Tatilimi Nasıl Geçirdim</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/gunes-ve-gunah/" rel="bookmark" title="5 June 2007">Güneş ve Günah</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/turkiye-umumi-tuvalet-olur-mu/" rel="bookmark" title="5 October 2007">Türkiye umumi tuvalet olur mu?</a></li>
</ul>
<p><!-- Similar Posts took 5.646 ms --><strong>Rastgele yazılar:</strong>
<ul class="random-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/tatilimi-nasil-gecirdim/" rel="bookmark" title="8 September 2009">Tatilimi Nasıl Geçirdim</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/halk-daima-haklidir/" rel="bookmark" title="22 July 2008">Halk daima haklıdır</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/microsoft-windows-masaustune-asla-hazir-olamayacak/" rel="bookmark" title="16 March 2007">Microsoft Windows Masaüstüne Asla Hazır Olamayacak</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/kule-savunmasi-aliskanlik-yapan-bir-flash-oyunu/" rel="bookmark" title="4 February 2007">Kule Savunması: Alışkanlık Yapan Bir Flash Oyunu</a></li>
</ul>
<p><!-- Random Posts took 49.081 ms --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osman.borutecene.com/bodrum-seks-isciliginde-lider/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadını aşağılamak nereye kadar?</title>
		<link>http://osman.borutecene.com/kadini-asagilamak-nereye-kadar/</link>
		<comments>http://osman.borutecene.com/kadini-asagilamak-nereye-kadar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Aug 2007 16:20:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Osman Seyit Börütecene</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kritik]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[merak]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osman.borutecene.com/kadini-asagilamak-nereye-kadar/</guid>
		<description><![CDATA[Haberleri takip etmeme inadıma rağmen bir arkadaşımın yolladığı bir link, bir kahvenin önünden geçerken gözlerimin televizyona takılması ve benzeri nedenlerle dünyada ne olup bittiğinden haberdar olmak zorunda kalıyorum.
Geçenlerde Semih Saka bir yazısında Hz. Muhammed karikatürlerinden duyduğu rahatsızlığı anlatmış, olayın karikatürle sınırlı kalmadığını ve terbiyesizliğin ayyuka çıktığını belirtmiş. Kendisine katılıyorum, bir yandan da verdiği linke kendisinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Haberleri takip etmeme inadıma rağmen bir arkadaşımın yolladığı bir link, bir kahvenin önünden geçerken gözlerimin televizyona takılması ve benzeri nedenlerle dünyada ne olup bittiğinden haberdar olmak zorunda kalıyorum.</p>
<p>Geçenlerde Semih Saka bir yazısında <a href="http://semihsaka.wordpress.com/2007/08/16/muhammedin-olay-yaratacak-karikaturleri/">Hz. Muhammed karikatürlerinden duyduğu rahatsızlığı</a> anlatmış, olayın karikatürle sınırlı kalmadığını ve terbiyesizliğin ayyuka çıktığını belirtmiş. Kendisine katılıyorum, bir yandan da verdiği linke kendisinin uyarılarına rağmen göz atmadan edemedim. </p>
<p>Orada beni çok rahatsız eden bir durumla yeniden karşılaştım: Bir erkeği aşağılamak amacıyla ona kadın benzetmesi yapmak.</p>
<p>Bunu aklım almıyor o yüzden yazarken de şaşkınlığımı gizleyemiyorum, bir erkeğe kendisinin kadın cinsel organına sahip olduğunu söylediğinizde onu aşağılamış oluyorsunuz.</p>
<p>Çok ama çok ilginç. Galiba bu konuda sözü ve özü bir olan en dürüst toplum eski Yunan toplumuydu. O toplumda kadın ikinci sınıf bir varlıktı ve söylenenlerle yapılanlar tutarlıydı. Mesela erkekler bir kadına aşık olmayı kendilerine layık görmüyor ve erkeklere aşık olmayı yüceltiyorlardı. Hal böyle iken eski Yunan&#8217;da yaşayan biri bana hakaret amaçlı olarak kadın benzetmesi yapsa şaşırmayacağım. Derim ki sözü özü birdir, o gerçekten kadını insandan saymıyor, aşık olacağı zaman da bir erkeği seçiyor.</p>
<p>Çok merak ediyorum, günümüz toplumlarındaki bu gizli ibnelik nereden çıktı? İbne demişken bu kelimeye de değineyim. İbne, Arapça&#8217;da kız çocuğu anlamına geliyor. Yani bugün birçok yerde küfür olarak kullandığımız bu sözcük de kadının aşağılık ve bir erkeğe asla yakışmayan özelliklere sahip olduğunu vurguluyoruz küfür ederken. Bırakın eşcinselliği hor görmeyi, biz daha ikinci cinsiyet olarak kabul ettiğimiz kadınlarla barışık değiliz. Bir erkeğe kadın diyerek hakaret etmiş olabiliyorsun. Birçok yerde şuna da şahit oldum, bir kadına erkek muamelesi yaparak onu yüceltebiliyorsun.</p>
<p>Allah inancı olanlara sesleniyorum, Allah bunların hesabını tek tek soracak. Kadını ben yaratmadım mı? Sen kim oluyorsun onu hor görüyorsun diyecek. Bu kişiler bunun hesabını vermekten kaçamayacaklar.</p>
<p>Allah inancı olmayanlara da sesleniyorum: Derdiniz nedir? Kadınlarla sorununuz ne? Anlatın, kurtulun. Derdini söylemeyen derman bulamaz.
</p>
<p><strong>Benzer yazılar:</strong>
<ul class="similar-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/mirac-kandilinde-allahi-aramak/" rel="bookmark" title="11 August 2007">Mirac Kandili&#8217;nde Allah&#8217;ı aramak</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/kadin-cinselliginden-korkmak/" rel="bookmark" title="30 May 2007">Kadın Cinselliğinden Korkmak</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/youtubea-erisim-engellendi-namusumuz-temizlendi/" rel="bookmark" title="7 March 2007">YouTube&#8217;a Erişim Engellendi, Namusumuz Temizlendi</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/allaha-mi-tapiyoruz-insana-mi/" rel="bookmark" title="29 October 2007">Allah&#8217;a mı tapıyoruz insana mı? (Güncelleme)</a></li>
</ul>
<p><!-- Similar Posts took 7.207 ms --><strong>Rastgele yazılar:</strong>
<ul class="random-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/ingilizce-yazan-blog-yazarlarina-tavsiye/" rel="bookmark" title="11 April 2007">İngilizce Yazan Blog Yazarlarına Tavsiye</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/facebookta-garip-mesajlar/" rel="bookmark" title="27 October 2008">Facebook&#8217;ta garip mesajlar</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/ataturkun-genclige-hitabesi-cok-cool/" rel="bookmark" title="23 January 2008">Atatürk&#8217;ün Gençliğe Hitabesi çok cool</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/mardin-ilk-izlenimler/" rel="bookmark" title="25 July 2007">Mardin: İlk İzlenimler</a></li>
</ul>
<p><!-- Random Posts took 50.555 ms --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osman.borutecene.com/kadini-asagilamak-nereye-kadar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çekim yasası ve web tasarımı</title>
		<link>http://osman.borutecene.com/cekim-yasasi-ve-web-tasarimi/</link>
		<comments>http://osman.borutecene.com/cekim-yasasi-ve-web-tasarimi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Aug 2007 08:57:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Osman Seyit Börütecene</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Web Sitesi tasarımı]]></category>
		<category><![CDATA[Web tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[css]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[xhtml]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osman.borutecene.com/cekim-yasasi-ve-web-tasarimi/</guid>
		<description><![CDATA[Çekim yasası çok kısadır ve şunu söyler: Gerçeği siz yaratırsınız. Bu yaratımınız düşüncelerinizle gerçekleşir. Bu süreç her an işler, asla durmaz. İnsan sürekli düşünür ve bu sırada düşündüğü herşeyi kendi gerçekliği içine çeker. Bu düşünceler içinde daha fazla zaman ayırdığınız düşünceler daha da hızlı gerçekleşir ve diğerlerinin önüne geçer.
Web tasarımının amacı insanlara bilgiyi eli yüzü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://osman.borutecene.com/cekim-yasasi-sendromu/">Çekim yasası</a> çok kısadır ve şunu söyler: Gerçeği siz yaratırsınız. Bu yaratımınız düşüncelerinizle gerçekleşir. Bu süreç her an işler, asla durmaz. İnsan sürekli düşünür ve bu sırada düşündüğü herşeyi kendi gerçekliği içine çeker. Bu düşünceler içinde daha fazla zaman ayırdığınız düşünceler daha da hızlı gerçekleşir ve diğerlerinin önüne geçer.</p>
<p>Web tasarımının amacı insanlara bilgiyi eli yüzü düzgün bir biçimde sunmak ve bilgiyi sunduğunuz insanlara okuma, görme, bilgiler arasında gidip gelme kolaylığı sağlamaktır. Bilgi sunmanın sayısız amacı olabilir. Satmak istediğiniz ürünlerin bilgilerinden oluşan bir web siteniz olabilir. Satmak istediğiniz fikirlerin bilgilerinden oluşan bir web siteniz olabilir. Sadece bilginizi insanlığa açmak amacıyla yarattığınız bir web siteniz olabilir. Nesnel bir değer taşımayan, tamamen sizin iç dünyanızı dış dünyaya aktaran (gerçi iç dünya dış dünya derken bu bizim yanılgımız) bir web siteniz olabilir. Tıpkı şu anda okumakta olduğunuz blog gibi.</p>
<p>Web tasarımcılarının elini taşın altına sokmuş olanlarından büyük bölümü müşterinin bilgisizliğinden ve ne istediğini de bilmeyişinden şikayet eder. Bundan her gün şikayet eder. Her toplantı öncesi birazdan karşılaşacağı kişi ya da kişilerin webden anlamadıklarını, akla mantığa sığmayacak taleplerde bulunacaklarını, yeterli bütçeleri olmadığını, şimdi anlaşıp iki hafta sonra vazgeçeceklerini düşünür.</p>
<p>Düşünceleri çoğunlukla gerçek olur.</p>
<p>İşin bir diğer yanı ise, bizzat kendisi ya da başkaları için web tasarımı yapanlarla ilgili.</p>
<p>Web tasarımı yapmak özünde kolaydır. Bilgiyi sayfaya yerleştirmek; renkleri, fontları seçmek; bunlara css kullanarak görsel tasarım kazandırmak kolaydır. Ta ki siz işleri karıştırıp arapsaçına döndürene dek.</p>
<p>Yapmak istediğiniz web sitesi ya da blog için bir template seçersiniz. Sonra onu değiştirmeye çalışırsınız. Template büyük ihtimalle kötü kodlanmıştır. Web standartlarına uygun değildir ya da web standartları kullanıcıyı düşünerek değil, ezberden uygulanmıştır. Bir yerin rengini değiştirdiğinizde sayfanın düzeni değişir. Sağdaki sütunu sola almak istediğinizde orta alan kaybolur vs.</p>
<p>Şimdi bu süreç nasıl oluştu bunu inceleyelim.</p>
<p>Web sitenizi kendiniz hazırlayabileceğinizi düşünmediniz. Düşünseydiniz bu gerçek olurdu ama daha acıklısı var. Çekim yasasının devre dışı kaldığı tek bir saniye yoktur. Siz web sitenizi kendinizin hazırlayabileceğinizi düşünmemekle kalmadınız; kendi web sitenizi <strong>hazırlayamayacağınızı düşündünüz</strong> ve bunu gerçekleştirdiniz. Böylece, zor ve zahmetli olması gerektiğine karar verdiğiniz web tasarım işini halletmek için kendinize tanımadığınız birinin hazırladığı bir temayı / şablonu seçtiniz.</p>
<p>Sonra onu değiştirmek isterken templateler ile oynamanın tehlikelerini düşündünüz. Bunun ne kadar zor olduğunu düşündünüz.</p>
<p>Aslında başlangıçtaki düşünceniz ve bu nedenle yarattığınız zorluklar&#8230; balık baştan kokar. Mesela bir web siteniz olacaksa cıvıl cıvıl, hareketli, kımıl kımıl olması gerektiğini yoksa insanların ilgilenmeyeceğini düşündünüz ve bunu yarattınız.</p>
<p>Sade bir web sitesi sahibi olmanın size yeteri kadar görünürlük sağlamayacağını düşündünüz ve çekim yasası bu arzunuzu yerine getirdi.</p>
<p>Başınızı kodlarla derde sokmak istediniz ve çekim yasası size istediğinizi sundu.</p>
<p>Bunlar, hiç durmadan işleyen çekim yasası ile ilgili bazı örnekler. Siz evde örnekleri çoğaltabilirsiniz.
</p>
<p><strong>Benzer yazılar:</strong>
<ul class="similar-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/cekim-yasasina-dair-buyuk-yanilgilar/" rel="bookmark" title="10 August 2007">Çekim yasasına dair büyük yanılgılar</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/cekim-yasasi-sendromu/" rel="bookmark" title="25 July 2007">Çekim yasası sendromu</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/erisilebilir-web-siteleri-yapmak/" rel="bookmark" title="1 December 2006">Erişilebilir Web Siteleri Yapmak</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/web-sitesi-tasarimi-yaparken-nelere-dikkat-etmeliyiz/" rel="bookmark" title="18 December 2006">Web Sitesi Tasarımı Yaparken Nelere Dikkat Etmeliyiz?</a></li>
</ul>
<p><!-- Similar Posts took 6.817 ms --><strong>Rastgele yazılar:</strong>
<ul class="random-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/googledan-alti-anasayfa-temasi/" rel="bookmark" title="20 March 2007">Google&#8217;dan Altı Anasayfa Teması</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/ataturkun-genclige-hitabesi-cok-cool/" rel="bookmark" title="23 January 2008">Atatürk&#8217;ün Gençliğe Hitabesi çok cool</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/nette-neler-okuyorum-opml-dosyam/" rel="bookmark" title="7 June 2007">Nette Neler Okuyorum: OPML Dosyam</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/yapi-kredi-ve-nazim-hikmet-markali-urunleri/" rel="bookmark" title="17 January 2007">Yapı Kredi ve Nazım Hikmet Markalı Ürünleri</a></li>
</ul>
<p><!-- Random Posts took 46.825 ms --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osman.borutecene.com/cekim-yasasi-ve-web-tasarimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>500 Erkek Milletvekili</title>
		<link>http://osman.borutecene.com/500-erkek-milletvekili/</link>
		<comments>http://osman.borutecene.com/500-erkek-milletvekili/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Aug 2007 18:45:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Osman Seyit Börütecene</dc:creator>
				<category><![CDATA[22 Temmuz]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osman.borutecene.com/500-erkek-milletvekili/</guid>
		<description><![CDATA[Şu anda NTV&#8217;de bir program var. Bu yasama döneminde milletvekili olmak için seçilmiş olan 50 kadından birkaç tanesi sohbet ediyorlar.
&#8220;Meclisteki kadın milletvekilleri&#8221; ifadesinde muazzam bir ayrımcılık var. Hatta ayrımın kökü burada. TV&#8217;de böyle bir program yaptığınız zaman da bu ayrımı köküne kadar onaylamış oluyorsunuz.
Burada demek istediğim kadın sorunlarından bahsetmeyelim gibi saklayıcı, bastırıcı bir yaklaşım değil. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şu anda NTV&#8217;de bir program var. Bu yasama döneminde milletvekili olmak için seçilmiş olan 50 kadından birkaç tanesi sohbet ediyorlar.</p>
<p>&#8220;Meclisteki kadın milletvekilleri&#8221; ifadesinde muazzam bir ayrımcılık var. Hatta ayrımın kökü burada. TV&#8217;de böyle bir program yaptığınız zaman da bu ayrımı köküne kadar onaylamış oluyorsunuz.</p>
<p>Burada demek istediğim kadın sorunlarından bahsetmeyelim gibi saklayıcı, bastırıcı bir yaklaşım değil. Kadın milletvekilleri gibi bir deyim kullanıldıkça ayrımı beslemiş ve büyümeyi sürdürmesini sağlamış oluyoruz. Bunu kastediyorum.</p>
<p>Bu seçimlerde meclise 50 kadın girdi. Bu her yerde haber oluyor. Oysa bir kez olsun &#8220;bu seçimlerde meclise 500 erkek milletvekili girdi&#8221; gibi bir ifade kullansak ayrımı azaltmaya başlayacağız.
</p>
<p><strong>Benzer yazılar:</strong>
<ul class="similar-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/milletvekili-adaylarini-halk-secmeli/" rel="bookmark" title="22 July 2008">Milletvekili adaylarını halk seçmeli</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/siyasi-partilerin-gereksizligi/" rel="bookmark" title="23 June 2007">Siyasi Partilerin Gereksizliği</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/dis-mihrak-gercekte-ne-demek/" rel="bookmark" title="18 May 2007">Dış Mihrak Gerçekte Ne Demek?</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/okullarda-fuhus-var/" rel="bookmark" title="4 June 2007">Okullarda Fuhuş Var</a></li>
</ul>
<p><!-- Similar Posts took 6.884 ms --><strong>Rastgele yazılar:</strong>
<ul class="random-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/2007-nasil-bir-yil-olacak-2/" rel="bookmark" title="24 December 2006">2007 Nasıl Bir Yıl Olacak? 2</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/akli-olan-evinde-otursun/" rel="bookmark" title="8 April 2007">Akli olan evinde otursun</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/acik-kaynak-bir-yasam-tarzidir/" rel="bookmark" title="21 December 2006">Açık Kaynak Bir Yaşam Tarzıdır</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/suruden-ayrilani-kurt-kapar-mi/" rel="bookmark" title="24 February 2008">Sürüden ayrılanı kurt kapar mı?</a></li>
</ul>
<p><!-- Random Posts took 47.379 ms --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osman.borutecene.com/500-erkek-milletvekili/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>19</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşam koçluğuna başka ne isim konamaz?</title>
		<link>http://osman.borutecene.com/yasam-kocluguna-baska-ne-isim-konabilir/</link>
		<comments>http://osman.borutecene.com/yasam-kocluguna-baska-ne-isim-konabilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Aug 2007 08:57:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Osman Seyit Börütecene</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Notlar]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Referans]]></category>
		<category><![CDATA[Reklam]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[konjonktür]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osman.borutecene.com/yasam-kocluguna-baska-ne-isim-konabilir/</guid>
		<description><![CDATA[GÜNCELLEME!

Bu yazıyı yazdıktan bir süre sonra koçluk temel becerileri eğitimi aldım ve ardından dünyanın dört bir yanından 2000 sayfanın üzerinde coaching eğitim materyalini okudum ve gözden geçirdim. Bu materyaller içerisinde yaşam koçluğu alanında kullanılan yüzlerce çalışma formu da var.
Görüldüğü gibi yazının başlığını değiştirdim. Koçluk eğitimi aldıktan sonra koçluğun kendini içine koyduğu disiplini ve limitlerini gördüm.
Yaşam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="alert">GÜNCELLEME!</p>
<blockquote><p>
Bu yazıyı yazdıktan bir süre sonra koçluk temel becerileri eğitimi aldım ve ardından dünyanın dört bir yanından 2000 sayfanın üzerinde coaching eğitim materyalini okudum ve gözden geçirdim. Bu materyaller içerisinde yaşam koçluğu alanında kullanılan yüzlerce çalışma formu da var.</p>
<p>Görüldüğü gibi yazının başlığını değiştirdim. Koçluk eğitimi aldıktan sonra <a href="http://osman.borutecene.com/yasam-koclugu-ve-etik-sinirlar/">koçluğun kendini içine koyduğu disiplini ve limitlerini</a> gördüm.</p>
<p>Yaşam koçluğunu profesyonel olarak kendi limitleri içinde uygulamaya karar verdim. Son iki yılımı vererek geliştirdiğim kişisel ilerleme ve değişim programı ise koçluk sınırlarını aşan, mentorship kapsamında değerlendirilebilecek bir iş. Elbette çalışmaların bu yönünü geliştirerek sürdüreceğim.</p>
<p>Dolayısıyla yaşam koçluğuna başka bir isim koyma yarışması bitti <img src='http://osman.borutecene.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Koçluk kendi disiplini içinde değerlendirilecek. Bu konuyu eğrisiyle doğrusuyla zaman zaman blogda tartışmaya devam edeceğim. Önceden de belirttiğim gibi, koçluk hizmeti vermek üzere hazırlıklarımı tamamladım.</p>
<p>Aşağıda yazdıklarım, bu yazının önceki içeriği. Hem bir yazar olarak, hem bir blogger olarak &#8220;akım derken bokum demek&#8221; gibi bir özelliğe sahip değilim. Ayrıca geçmişi yoketmeye çalışan biri de değilim. Dolayısıyla o gün ne yazdıysam, olduğu gibi aşağıdadır, buyrun okuyun. Keşke herkes açık, seçik ve net davransa bir ömür boyu.</p>
<p>Sevgiler ve harika bir yaşam dilerim.</p>
</blockquote>
<p>Yıllardır gayrıresmi olarak sürdürdüğüm bir işi sonbaharda yaşam koçluğu sertifikası alarak resmiyete döküyorum. Aklıma takılan bir konu var. Yaşam koçluğu, maalesef biraz içi boşaltılmış bir kavram halini aldı. Buna yeni bir isim bulmak lazım. Ne dersiniz?</p>
<p>Popüler olan hiçbir şeyi yaşam deneyimlerine kabul etmek istemeyen kişileri tedavi etmek için bu kişilere biraz hassasiyetle yaklaşmak gerekebiliyor. Bu durumda bu arkadaşları görmezden gelmek ve yok saymak yerine belki yeni bir isim bu insanların gelişimine katkıda bulunmak için işe yarayabilir.</p>
<p>Mesela &#8220;tanrı iyileştirme merkezi&#8221;, &#8220;aşk ağrıları merkezi&#8221;, &#8220;unutulan pratik bilgileri hatırlatma merkezi&#8221;, &#8220;yaşama geri döndürme merkezi&#8221; gibi isimler geliyor aklıma.</p>
<p>Şaka bir yana, Eylül&#8217;ün ikinci yarısından itibaren olmak üzere benimle hayatınız üzerine çalışmak için randevu almaya başlayabilirsiniz. Ustalık alanlarım; ikili ilişkiler (ağrınızı dindirecek tek kişinin yanına hoşgeldiniz), çalışma hayatı (bu alanda her konuda bir damdan düşmüşlüğüm var; sekreterlik yaptım, patron oldum, iflas ettim, köşeyi döndüm, empati alanım çok geniş) , psikoloji biliminin nevrotik rahatsızlıklar olarak adlandırdığı alana giren herşey (yıllardır insanların psikolojilerini bir daha bozulmamak üzere düzeltiyorum), psikosomatik rahatsızlıklar (aslında hiçbir hastalığınız olmadığını farkedince hiçbiri kalmıyor), dikkat dağınıklığı (bu konuda özellikle ilkokul ve ortaokul seviyesindeki çocuklarda yıllardır mucize yaratıyorum), ve şimdi buraya yazmaya devam edersem &#8220;yeter artık&#8221; diyebileceğiniz bir çok alanda görüşebiliriz.</p>
<p>Web çalışmalarım ne olacak? Aynen devam! Ayrıca yaşam koçluğu çalışmalarımın yanına internet ve bilgisayar bilgisi konulu dersler ekliyorum.</p>
<p>Erken kalkan yol alır!</p>
<p>Harika bir haftasonu geçirin. Bana gelmeden önce yapmanız gereken bir şey yok. Çok istiyorsanız aynaya bakıp kendinizi biraz sevmeye çalışın. Hızlandırır.</p>
<p>Yaşam koçluğuna en iyi alternatif ismi bulan kişiye seçtiği bir konuda 8 saatlik ücretsiz danışmanlık vereceğim.
</p>
<p><strong>Benzer yazılar:</strong>
<ul class="similar-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/evrensel-enerjiyi-merkezi-idareye-baglamak/" rel="bookmark" title="11 October 2007">Evrensel enerjiyi merkezi idareye bağlamak</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/yasam-koclugu-calismalari-nicin-bazen-yarim-kalir/" rel="bookmark" title="2 August 2008">Yaşam koçluğu çalışmaları niçin bazen yarım kalır?</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/neden-bu-kadar-seyrek-yaziyorum/" rel="bookmark" title="20 November 2009">Neden bu kadar seyrek yazıyorum?</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/kocluk-calismalarinda-anksiyeteyi-elimine-etmek/" rel="bookmark" title="7 March 2009">Koçluk çalışmalarında anksiyeteyi elimine etmek</a></li>
</ul>
<p><!-- Similar Posts took 7.151 ms --><strong>Rastgele yazılar:</strong>
<ul class="random-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/su-cilgin-anonim-blog-yazarlari/" rel="bookmark" title="11 December 2007">Şu çılgın anonim blog yazarları</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/recm-cezasiyla-cehaletin-ne-alakasi-var/" rel="bookmark" title="28 October 2008">Recm cezasıyla cehaletin ne alakası var?</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/en-cok-tiklanan-deyimi-yerlesmeye-basladi/" rel="bookmark" title="7 May 2007">&#8220;En Çok Tıklanan&#8221; Deyimi Yerleşmeye Başladı!</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/dotclear-blog-yazilimi/" rel="bookmark" title="21 June 2007">Dotclear blog yazılımı</a></li>
</ul>
<p><!-- Random Posts took 40.244 ms --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osman.borutecene.com/yasam-kocluguna-baska-ne-isim-konabilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>15</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çekim yasası sendromu</title>
		<link>http://osman.borutecene.com/cekim-yasasi-sendromu/</link>
		<comments>http://osman.borutecene.com/cekim-yasasi-sendromu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jul 2007 11:11:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Osman Seyit Börütecene</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osman.borutecene.com/cekim-yasasi-sendromu/</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;The Secret&#8221;ın yayınlanmasıyla beraber iyice ayyuka çıkan çekim yasası konusunda birçok insanın şaşırdığını, bir tür zihinsel karmaşa yaşadığını gözledim. Bu konuya kendi çapımda elimden geldiğince bir açıklık getirmek isterim.
Düşünceleriniz gerçeğe dönüşür. Buna inanmanız gerekmiyor. Nasıl böyle olabildiğini bilmeniz gerekmiyor. Geçmiş yaşamınız bunun örnekleriyle dolu. Sakınan göze çöp batar, korktuğunuz başınıza gelir, birine 40 kere deli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;The Secret&#8221;ın yayınlanmasıyla beraber iyice ayyuka çıkan çekim yasası konusunda birçok insanın şaşırdığını, bir tür zihinsel karmaşa yaşadığını gözledim. Bu konuya kendi çapımda elimden geldiğince bir açıklık getirmek isterim.</p>
<p>Düşünceleriniz gerçeğe dönüşür. Buna inanmanız gerekmiyor. Nasıl böyle olabildiğini bilmeniz gerekmiyor. Geçmiş yaşamınız bunun örnekleriyle dolu. Sakınan göze çöp batar, korktuğunuz başınıza gelir, birine 40 kere deli derseniz deli olur. Herkes aylarca sadece AKP&#8217;den bahsederse AKP rekor oyla tek başına iktidara gelir. Siyasi İslam insanların konuyu çok fazla gündemde tutması ve enerjilerinin çoğunu buna harcamaları sonucu iktidara gelmiştir. Bu heyecan sürerse de iktidardan inmesi zordur.</p>
<p>İkili ilişkilerde sürekli aldatılma korkusuyla yaşayan ve bu nedenle aldatılma görüntüleri ile zihnini dolduran insanların bu düşünceleri gerçek olur ve aldatılırlar.</p>
<p>Sürekli ishal olma endişesiyle yaşayan insanlar hep ishal olurlar. Zihinlerini değiştirmedikçe ishal gerçeği de değişmez.</p>
<p>Bilim dünyası son yıllarda şunu konuşuyor: Düşünce olmadan evren olamaz. Evren ancak birileri onu düşündüğünde varolabiliyor. Bu insanların yaşamları için de geçerli.</p>
<p>Sürekli parasızlıktan ve yoksulluktan bahseden insanların düşünceleri sürekli gerçek olur.</p>
<p>Dünya tarihinde kehanetlerin en büyük marifeti kendilerini gerçekleştirmeleridir. Batıl inançları olan insanları ele alırsanız, merdiven altından geçtiğinde başına kötü bir şey geleceğini düşünen biri nedense sıklıkla haklı çıkar.</p>
<p>Bir şeyi yapabilirim dersiniz veya yapamam dersiniz ama her iki durumda haklı çıkarsınız.</p>
<p>Çekim yasasını değerlendirmeye çalıştığım bu kısa yazıda hep olumsuz örnekler vermemin nedeni deveye diken gerekiyor olması. Nedense insanoğlu olumlu yaklaşımlara olumsuz yaklaşımlardan daha fazla şüpheyle yaklaşıyor. İnsanların hayatlarında bunu değiştirmelerinin zamanı geldi geçiyor.</p>
<p>Ben çekim yasasının olumlu tarafından bahsetsem ve desem ki istediğiniz arabayı hayal edin, yaşayın, heyecanını hissedin; çekim yasası size o arabayı er ya da geç verecek, bana &#8220;hadi ordan&#8221; dersiniz.</p>
<p>Ama size üzüntü kansere yol açıyor desem, sürekli depresyonda olduğunuzu tekrarlarsanız depresyona girersiniz desem &#8220;doğru valla&#8221; dersiniz.</p>
<p>Bu nedenle bu yazının başlığını &#8220;çekim yasası mucizesi&#8221;, &#8220;çekim yasası imkanları&#8221;, &#8220;çekim yasası güzelliği&#8221; gibi olumlu bir ifade yerine &#8220;çekim yasası sendromu&#8221; gibi olumsuz bir ifade olarak seçtim.</p>
<p>Tabii ruhların özgür iradesine inanırım. Siz istemezseniz olmaz. Böyle bir şey yoktur derseniz böyle bir şey yoktur, elbette sizin için yoktur. Bunun tek istisnası, çekim yasasının yerçekimi yasası kadar kesin olmasıdır.</p>
<p>Şimdi titreyecek ve kendinize geleceksiniz.
</p>
<p><strong>Benzer yazılar:</strong>
<ul class="similar-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/cekim-yasasina-dair-buyuk-yanilgilar/" rel="bookmark" title="10 August 2007">Çekim yasasına dair büyük yanılgılar</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/cekim-yasasi-ve-web-tasarimi/" rel="bookmark" title="9 August 2007">Çekim yasası ve web tasarımı</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/tercihli-yol-olumlu-dusunce/" rel="bookmark" title="29 June 2008">Tercihli yol: olumlu düşünce</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/dogala-ozdes-aroma-misali-pozitif-dusunce/" rel="bookmark" title="19 January 2008">Doğala özdeş aroma misali pozitif düşünce</a></li>
</ul>
<p><!-- Similar Posts took 5.744 ms --><strong>Rastgele yazılar:</strong>
<ul class="random-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/kisisel-degisim-grubu/" rel="bookmark" title="6 May 2008">Kişisel Değişim grubu</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/nial-kennedy-microsoft-surtusmesi/" rel="bookmark" title="7 December 2006">Nial Kennedy &#8211; Microsoft Sürtüşmesi</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/virginia-tech-johnson-uzay-merkezi-ve-malatya/" rel="bookmark" title="21 April 2007">Virginia Tech, Johnson Uzay Merkezi ve Malatya</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/sanatta-kadin/" rel="bookmark" title="27 May 2007">Sanatta Kadın</a></li>
</ul>
<p><!-- Random Posts took 41.523 ms --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osman.borutecene.com/cekim-yasasi-sendromu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>95</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurbağa &#8220;devam!&#8221; dedi</title>
		<link>http://osman.borutecene.com/kurbaga-devam-dedi/</link>
		<comments>http://osman.borutecene.com/kurbaga-devam-dedi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jul 2007 04:44:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Osman Seyit Börütecene</dc:creator>
				<category><![CDATA[22 Temmuz]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[maya takvimi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[öykü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://osman.borutecene.com/kurbaga-devam-dedi/</guid>
		<description><![CDATA[Kurbağa, haşlanmakta olduğu tencereden dışarıya çıkmak istemiyor. Ben, ruhların özgür iradesine inanan biri olarak kurbağanın bu kararını saygıyla karşılıyorum.
Son yıllarda dünyayı hayranlıkla izliyorum. Dünya dönüşüyor ve BİR olmaya doğru gidiyor. Hatırlıyorum da Türkiye kadınlara seçme ve seçilme hakkı vermekte de tüm dünyaya öncülük etmişti. Şimdi Türk insanının irfanı ona doğru yolu gösteriyor ve Türkiye dünya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kurbağa, haşlanmakta olduğu tencereden dışarıya çıkmak istemiyor. Ben, ruhların özgür iradesine inanan biri olarak kurbağanın bu kararını saygıyla karşılıyorum.</p>
<p>Son yıllarda dünyayı hayranlıkla izliyorum. Dünya dönüşüyor ve BİR olmaya doğru gidiyor. Hatırlıyorum da Türkiye kadınlara seçme ve seçilme hakkı vermekte de tüm dünyaya öncülük etmişti. Şimdi Türk insanının irfanı ona doğru yolu gösteriyor ve Türkiye dünya ile BİR olmaya karar veriyor.</p>
<p>Dün, 20 milyon kişi tercihini Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın oğlunun satın aldığı geminin parasını cebinden ödemek yolunda kullandı.</p>
<p>Dört buçuk yıldır ülkesinin irili ufaklı en önemli kurumlarını tek tek satan Türkiye, şimdi artık elinde tek bir kurum bile kalmadan herşeyini satmaya devam etmek istiyor.</p>
<p>Saygımız sonsuz. Eninde sonunda tek bir bayrak, tek bir dil, tek bir yönetim altında toplanacak olan dünyamıza Türkiye&#8217;nin öncülük etmesine hayranlık duyuyorum.</p>
<p>Bu vesileyle, dün itibariyle tüm dünyada sona ermiş olan ulus devlet kavramına da tüm kalbimle elveda diyorum.</p>
<p>Bir ülkede seçmenlik hakkına sahip bütün vatandaşların yarısı kararını net bir şekilde gösterdiyse artık bunun karşısında ne hukuk durabilir, ne asker durabilir, ne bilim durabilir, ne din durabilir, hiçbir şey böyle kuvvetli bir irade karşısında barınamaz.</p>
<p>Türkiye kendini evrenin akışına ve dünyanın kucağına bırakma kararı almıştır. Kendisini bu kararı açısından tebrik ediyorum, kutluyorum.</p>
<p>Söyleyecek başkaca bir şey yoktur. Bundan sonra herkes kendi kişisel gelişiminden ve refahından mesuldur.
</p>
<p><strong>Benzer yazılar:</strong>
<ul class="similar-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/windows-huzursuzluklari/" rel="bookmark" title="16 June 2007">Windows Huzursuzlukları</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/youtubea-erisim-yasagi-hakkinda/" rel="bookmark" title="6 March 2007">YouTube&#8217;a Erişim Yasağı Hakkında</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/akp-bin-kisi-bile-toplayamadi/" rel="bookmark" title="12 May 2007">AKP Bin Kişi Bile Toplayamadı</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/yuzde-52-takke-dustu-kel-gorundu/" rel="bookmark" title="19 May 2007">%52: Takke Düştü Kel Göründü</a></li>
</ul>
<p><!-- Similar Posts took 5.489 ms --><strong>Rastgele yazılar:</strong>
<ul class="random-posts">
<li><a href="http://osman.borutecene.com/avrupa-birligi-karsitligindaki-kor-nokta/" rel="bookmark" title="23 January 2008">Avrupa Birliği karşıtlığındaki kör nokta</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/eki-sozluk-yazarligi-uzerine/" rel="bookmark" title="27 November 2007">Ek$i Sözlük yazarlığı üzerine</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/mim-mevzulari/" rel="bookmark" title="28 October 2007">Mim mevzuları</a></li>
<li><a href="http://osman.borutecene.com/haber-kaynaklarini-cogaltmak/" rel="bookmark" title="19 April 2007">Haber Kaynaklarını Çoğaltmak</a></li>
</ul>
<p><!-- Random Posts took 44.879 ms --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://osman.borutecene.com/kurbaga-devam-dedi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>32</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
